İSTANBUL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İSTANBUL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2010 Salı

AYNA...






Ya olduğun gibi görün...

Ya göründüğün gibi ol...

Pardon????

:))))

İSTANBUL'A GELDİM YOKTUNUZ?



Cumartesi günü buradaydık.Feribot 07:30 da olunca sabah erkenden yollara düştük.Hava şansımıza güzeldi,en azından yağmur yoktu hatta öğleden sonra güneş bile açtı.Gelelim gösteriye;Çok beğendik,çocuklar hep izledikleri masal kahramanlarını karşılarında görünce heyecan ve şaşkınlıkla baka kaldılar resmen.Ben bile uzun yıllardır tanıdığım dostlarımı görmüş gibi oldum öyle mutlu, mutlu.Kostümler,sahne düzenlemesi,seslendirme çok başarılıydı.Biz önlerdeydik o yüzden çok engellenmedik ama bir çok arkadaşım satıcılardan rahatsız olmuş.Tek zorlandığımız satılan ürünlerin yüksek fiyatlarıydı;En basiti;1 paket mısır 20 ytl, e bizde halliyle herşey x 2...Oyuncak kısmına ise hiç girmeyeyim ufak çaplı soyulduk.Dönüş yolunda ise züğürt tesellisi olarak -'ama çok mutlu oldu çocuklar' 'olsun canım kırk yılda bir?'ve 'Bu günün anısı oldu bir yerde?'gibisinden cümlelerle teselli ettik kendimizi?
Öğleden sonra da baktık hava güzel güneşli,dönüş feribotumuza da 3 saat var, ver elini Sultanahmet...Gezdik,güvercinleri besledik,meşhur köftesini Tarihi Sultanahmet Köftecisin de yedik.(Ama İnegöl köfteyi yemiş bu bünye Sultanahmet köftesini pek beğenmedi:P)

Sonra ben?
Ben hep bakındım etrafıma acaba blogdan tanıdık bir yüz görür müyüm diye?
Hani kırk yılın başı istanbula gelmişim siz de hasretle beni beklermişsiniz gibi?:)
Göremedim,belki de gördüm de tanımadım onca insan içinde ama garip bir histi çok garip? Bilmediğim yüzler de Lale ablayı, Elçin'i, Ceyda'yı, Öykü'yü, Meltemi aradım. Hamilelere Gülcan diye baktım:)
.
Sonra İstanbul?
İstanbul yine çok karışık geldi bana hem karışık hem de tozlu?İstanbullu dostlar alınmayın ama ben de niyeyse böyle bir etki yaratıyor sokaklar,dükkanlar? Sultanahmete gitmek için bindiğimiz taksiyle, Çatladı Kapıdan ve o dar sokaklardan geçerken karar verdim buna sanırım...
Bilmiyorum belki de trafiği,kalabalıklığı,karmaşası,ve o karmaşanın tozu dumanı bu duyguma neden...Ara ara gelişlerimiz de günü birlikte olsa çok gezdik eşimle çocuklar doğmadan önce.
Ortaköyü,bebek'i, istiklal cd.sini,Beşiktaşı,Kapalıçarşıyı,sahafları,Yerebatan sarayını,topkapıyı.
Güzel yerlerini de gördüm,hayatımın anlamı iki güzelimi,iki nur tanemi ilk orada görüp sevdim oysa...
Nihayetin de son kararım şudur ki; Kişiyi bir yere bağlayan anılar,yaşanmışlıklar,alışkanlıklar...
Öyle günü birlik gidiş gelişlerle karar vermek doğru değil o yüzden şimdilik ben İstanbul'u;
'Bir İstanbul Masalı' ndan,'Kapalıçarşı'daki sıcak insani ilişkilerden,şiirlerden,resimlerden,
İstanbullu tanıdıklarım ve blogger dostlarımın anlatımlarından sevmeye devam edeceğim...
Hani 'seni uzaktan sevmeeeeek aşkların en güzeli' misali...

Sonra?
Sonra bir de 'aynalar' var onlar da az sonra:)