Alper etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Alper etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ekim 2011 Pazar

O Bizim...

Filinta gibi delikanlımız...Çakı gibi askerimiz (bknz)...Yüz güldürenimiz...
Değer bilenimiz...Hiç üzmeyenimiz...Söz dinleyenimiz...


O bizim zaman zaman asilik edenimiz...Bazen sinirlendirenimiz...
Arada sırada hepimize kafa tutup didişenimiz...
Ama hepsinden önce o bizim kuzumuz, canımız, ciğerimiz, evladımız ALPERimiz...

Ben onun da Küçük Halasıyım...Ayrıca isim annesiyim (bknz)...Her gördüğünde içi titreyenim...Annesi gibi herşeyini bilenim...Annesi gibi onu en çok düşünenim...
Annesi gibi doğduğu günü dün gibi hatırlayanım (bknz)...

Ömrün uzun olsun oğlum...
Sevdiklerin ve sevenlerinle birlikte sağlık, mutluluk, huzur ve güzellikler içinde geçireceğin nice güzel senelerin olsun...
Doğum günün kutlu olsun...

10 Mayıs 2011 Salı

Duble Anlamlı Bugün...

Bugünü duble anlamlı kılan güzel haber nihayet geldi :)
Canımız, kuzumuz, birtanemiz, yakışıklı Komutanımız Alperimiz bütün eğitimlerini tamamlayarak bugün ilk görev yerini belli eden kurasını çekti. İSTANBUL...Dualarımız kabul oldu çok şükür.


Yüce Rabbim görevi başındaki tüm evlatlara güç, kuvvet versin, sağlıkla anne ve babalarına bağışlasın inşaAllah...

Gelinciğimiz, birtanemiz, dünyalar güzeli Sedacığımızın doğum günü olmasıdır bugünün bizim için diğer anlamı. Ne iyi etmiş de doğmuş, ne iyi etmiş de yakışıklı Komiserimiz Yusufumuzla evlenmiş :))


Bahar bahar çiçek açsın her günümüz. Pırıl pırıl parlasın güneş her daim. Işıl ışıl olsun gözümüz, gönlümüz.
Tüm sevdiklerimizle, tüm sevenlerimizle inşaAllah...
Sağlıkla, mutlulukla, huzurla...

30 Ekim 2010 Cumartesi

Çifte Bayram / Kutlu Olsun...Mutlu Olsun...


Tarih  :  30 Ekim 1990
Saat   :  04:00

Eğer 4 saat kadar önce doğsaydı, doğum günü tarih olarak da ayrı bir anlam kazanacaktı, onun hayatımızdaki yerini alışındaki apayrı anlam ve önemden başka.
Bir gün önce kutlanan Cumhuriyet Bayramı coşkusu, ertesi gün küçük beyin gelişiyle evimizde yaşanan sevinçle birleşti...

4,5 kg.lık ağırlığı ve 62 cm.lik boyuyla dünyaya gelirken içerde annesini, dışarda da mutlu haberi almak için bekleyen babasını ve beni epey zorladı o zamanların apalak bebeği, şimdilerin yakışıklı delikanlısı.
Kömür gibi siyah gözleri, her dudak hareketinde iki yanağında oluşan harika gamzeleriyle kucağımızı ve dünyamızı dolduruvermişti kuzumuz ALPERimiz...

Hiç kendini üzmeyen, o kadar uslu, bir o kadar da ağırkanlı bir bebekti ki, bu yapısıyla annesini de hiç üzmedi doğrusu.
Ama abisi Yusuf'la arasında 3,5 yaş olunca ve her ikisi de aynı anda büyümeye başlayınca evde iki canavarla başbaşa kalan Yengem tehdit unsuru olarak beni kullanırdı her daim. "Uslu durun, yoksa Aynur Halanızı ararım, akıllı oturun yoksa Aynur Halanıza söylerim..." :)



Neden beni kullanarak tehdit ederdi çocuklarını?
Çünkü yeğenlerime olan düşkünlüğüm ve onların üzerinde olan etkim o kadar büyüktü ki yavrucaklar bana olan sevgileri neticesinde oluşan saygı+korku karışımından ismimi duyar duymaz çivi gibi çakılırlardı oldukları yere...
Korkuyu aradan çıkardıktan sonra hala da bana olan sevgilerinin ve saygılarının artarak devam ettiğini bilirim bu iki dünya yakışıklısının.


Yemek yemeyi seveceği doğduğunda her halinden belliydi de büyüdükçe Yusuf Abisine tam tezat bir şekilde bu kadar seçici olacağını hiç düşünemezdik.
Gerçi daha minicikken paketleri açıp çerez gibi çıtır çıtır yediği makarnayı geri çevirdiğini şimdiye kadar hiç görmedik bu cici boğaz beyimizin...

8 saat bizi hastane kapısında merakla beklettiği ve doğduğu günü dün gibi hatırladığım yeğenim/oğlum büyümüş de ismiyle müsemma mesleğini seçmiş (bknz.) ve ekmeğini kazanır olmuş.
Yıllar nasıl da su misali akıp gidiyor önüne bizleri de katarak.


Güzel huyuyla, sağlam karakteriyle her zaman ailesine yakışır hareketlerde bulunarak hiç yanıltmadı bizi, hiç hayal kırıklığına uğratmadı.



Ömrün uzun olsun oğlum
Sevdiklerinle ve sevenlerinle beraber sağlıkla, mutlulukla, huzurla geçireceğin nice senelerin olsun..

30 Haziran 2010 Çarşamba

Şafağı Gördük...


Nihayet şafak saymaları bitirdik ailece.
Mezun oldu yakışıklı Komutanımız.
Şafak saymaları bitirdik diyorum da aslında yeni başladı.
30 Ağustos Zafer Bayramı'nda rütbe takıp vatan görevini yapmak üzere yollara düşecek.
O görevi icabı yollara düşerken, bizler de başlangıç olarak iyi bir yere düşsün diye dua etmeye başlayacağız.
En az onun kadar heyecanlıyız ve en az onun kadar merakta...
Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da  adına (bknz.) ve ailesine yakışır davranışlarda bulunacağından hiç kuşku duymadığımız, abisi Yusuf gibi bizi hiç yanıltmayacağını bildiğimiz yavrumuz büyüdü, asker oldu da vatanına hizmet etmeye başladı.
Gurur duyuyoruz seninle ve senin gibi olan tüm evlatlarla...  
 
 
Hep sağlık haberlerini alalım inşallah seninle beraber tüm vatan evlatlarının...






3 Mayıs 2010 Pazartesi

Anne gibi...

Beni tanıyanlar çok iyi bilir bütün yeğenlerime (toplam 8 oluyor) çok düşkünümdür ama erkek kardeşlerimin çocuklarına düşkünlüğüm bir başka...Komiserim ve Komutanım


Şimdi de onlara katılan Yiğit Kartal'ım











Çok acayip, anne olmadan anne gibi düşünmek, anne gibi hissetmek,
ama öyle, katkısız, abartısız...

En Büyük Asker Bizim Asker...




Seçeceği mesleği sanki önceden bilmişim de koymuşum adını: ALPER
"Ulu, Büyük Asker"
İsmiyle müsemma yakışıklı Komutanımız




Hep sağlık haberlerini alalım inşallah seninle beraber tüm vatan evlatlarının...

29 Nisan 2010 Perşembe

Bir Tanecik Amcamızın İki Tanecik Oğlu...

          Komutanım

  



Komiserim

Aldık elimize işlenmeye hazır cevherlerimizi
Hepimiz kendimizden birşeyler kattık
Oya gibi nakış gibi tek tek işledik
Bütün sevgimizi, ilgimizi verdik
"Nasıl İNSAN Olunur"u öğrettik
Kendimizce başardık da çok şükür
Şimdi sıra sende Yiğidim Kartalım
Şanslısın
Hem de çook...

   
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...