Etli Yemekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Etli Yemekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mayıs 2020 Cumartesi

BOSTAN PATLICANINDA BEĞENDİLİ ET



Patlıcan açık ara en sevdiğim sebze. Nikotinmiş falanmış bilmem bence herşeyi harika oluyor.
Beğendi ise en sevdiğim patlıcan versiyonlarından. Bu sefer işe sunum farkı katarak evdeki bostan patlıcanlarını böyle kullandım. Ramazan sofralarında iyi gider diye düşündüm ne dersiniz?

Malzemeler: (3 kişilik)
  • 3 adet bostan patlıcanı
  • 300 gr dana kuşbaşı
  • 1 adet kuru soğan
  • 2 adet yeşil biber
  • 1 su bardağı domates rendesi ( ben yaz domateslerimden kullandım)
  • 1 tatlı kaşığı salça
  • tuz, karabiber
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağ
Beğendi için;
  • 2 yemek kaşığı un
  • 2 su bardağı süt 
  • 2 yemek kaşığı tereyağ 
  • 1 yemek kaşığı sıvıyağ (ben zeytinyağ kullanıyorum)
  • 1 su bardağı taze kaşar rendesi
  • tuz
Yapılışı:
  1. Bostan patlıcanlarını yıkayıp birkaç yerinden delerek ızgara modunda fırına veriyoruz. Sürekli çevirerek iyice közlüyoruz. 
  2. Patlıcanlarımız közlenirken kuşbaşı etlerimizi bir tencereye alıp renkleri dönünceye kadar soteliyoruz. 
  3. Rengi döndüğünde zeytinyağ ve soğanı ekliyoruz.
  4. Soğanlar yumuşayınca ince kıyılmış yeşil biberleri de ekliyoruz.
  5. Sonrasında domates ve salçayı katıyoruz.
  6. Tuz ve karabiber ile tatlandırıyoruz. 
  7. Kısık ateşte bir taşım pişiriyoruz.
  8. Patlıcanlarımız közlendiğinde fırından çıkartıp kabuklarını bozmadan içini bir tabağa alıyoruz.
  9. Bir tencereye tereyağ ve sıvıyağı koyup  unu ekliyoruz.
  10. Unun kokusu çıkınca sütü katarak karıştırıyoruz.
  11. Koyulaşmaya başladığında patlıcanları katıp karıştırıyoruz.
  12. Ocağın altını kapatıp blendarla patlıcanları iyice eziyoruz.
  13. Son olarak kaşar peyniri katarak beğendiyi bitiriyoruz.
  14. Şimdi bu aşamada bir fırın kabına direk beğendiyi döküp üzerine eti koyup fırına verebilirsiniz. Ya da benim yaptığım gibi içi boşalan bostan patlıcanlarının içlerini beğendi ile doldurup üzerine etleri koyup o şekilde sunum hazırlayabiliriz.
  15. 220 derece fırında 20-25 dk pişiriyoruz.
Afiyetle, sağlıkla




28 Ocak 2014 Salı

İSLİM KEBABI

Patlıcan Kebabı (islim kebabı)

Herkese kocaman bir günaydın. Kışın içimde oluşturduğu karanlığa inat tüm coşkumla geçtim klavye başına. Dışarıdaki gri havanın aksine de renkli bir ekran olsun istedim karşımda. Fotoğraf arşivini açtım ve yazdan kalma bu tarifi görünce içim ısındı birden bire. Patlıcan.... sebzelerin kralı ... girdiği yemeği şenlendiren patlıcan..

Hele de kızartılarak giriyorsa yemeğe o yemek değil tadından yenmemek yanında yatsan yeridir :) 
Patlıcan fanatiği bendeniz bugün sizlerle islim kebabını paylaşmak isterim. Kuşbaşı et, köfte, tavuk .. hepsi ile son derece lezzetli ve sunumu şık bir yemek .. Benim yaptığım köfteli idi..

Malzemeler:
  • 3 adet kemer patlıcan (uzun olan)
  • 4 adet çarliston biber
  • 10-12 adet cherry (çeri) domates (normal domates de kullanılabilir)
  • 300 gr dana kıyma
  • 1 adet kuru soğan
  • 2-3 dilim bayat ekmek
  • tuz-karabiber
  • kızartmak için sıvıyağ (ben Komili ayçiçek yağı kullanıyorum)
  • 2 yemek kaşığı domates salçası
  • 1,5 - 2 bardak su
  • süslemek için ince kıyılmış maydanoz
  • kürdan

Yapılışı :
  1. Soğanı rendeleyerek kıyma, ufalanmış bayat ekmek, tuz ve karabiber ile köfte harcı yoğuruyoruz.
  2. Harçtan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartarak yuvarlayıp hafifçe bastırarak yuvarlak köfteler elde ediyoruz.
  3. Patlıcanları pijamalı (çizgili) soyup, enine uzun uzun keserek tuzlu suda bir müddet bekletiyoruz.
  4. Bir tavaya kızartmak için yağ koyuyoruz.
  5. Öncelikle iyice kuruladığımız patlıcanları kızartıp havlu kağıt serdiğimiz bir tabağa alıyoruz.
  6. Daha sonra da yuvarladığımız köfteleri kızartarak bir tabağa alıyoruz.
  7. Patlıcanlar hafif ılınınca iki dilim patlıcanı artı şekli vererek üst üste getiriyoruz. 
  8. Ortasına kızarttığımız köfteyi yerleştirip patlıcan dilimlerini köfteyi kapatacak şekilde katlıyoruz.
  9. Kalın dilimlenmiş çarliston biber ve bir çeri domates ile kürdan takarak patlıcan ve köfteyi sabitliyoruz.
  10. Fırını 200 derecede ısıtıyoruz.
  11. Hazırladığımız kebapları bir servis tepsisine ya da fırın tepsisine (misafiriniz olacaksa bir borcam tercih etmenizi öneririm, kebapları iki kere yerinden oynatmamış olur, direk o tepsi ile servis yaparsınız) diziyoruz.
  12. Bir kasede salça ve suyu, tuz ve karabiber ile karıştırarak sos hazırlıyoruz.
  13. Kebapların üzerine dökerek tepsiyi fırına veriyoruz.
  14. İyice kızarana ve suyunu azalana kadar fırında tutup, sıcak servis ediyoruz.
  15. Servis ederken üzerlerini kıyılmış maydanoz ile süsleyebilirsiniz.
Not : Bir gün önceden tüm hazırlığını yapıp, misafiriniz geleceği zaman fırına vererek sıcak servis edebilirsiniz.

Afiyetle & sağlıkla,





15 Ocak 2014 Çarşamba

DANA HAŞLAMA

Dana Haşlama

Çok sevdiğim bir yemek...
Hele suyuna bayılırım.. suyunu bol tutup kaşıklamaktan çok ama çok keyif alırım :)
Türk mutfağının klasiklerinden biri haşlama.. Ben dana eti ile yapıyorum, eşim kuzu sevmediği için ancak, şöyle hafif yağlı kısmı da olacak şekilde kuzu eti hele de kemikli yerinden olsa pekala daha bir güzel olur :)
Yok ben et yemem derseniz, tavuk ile deneyin :)

Malzemeler:

  • 1/2 kg yağsız bonfile ya da antrikot kısmından orta irilikte dana eti
  • 4 adet orta boy havuç
  • 4 adet orta boy patates
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 yumurta
  • 1/2 limon suyu
  • ince kıyılmış maydanoz (1-2 yemek kaşığı)
  • tuz - karabiber
  • 2-3 yemek kaşığı sıvıyağ (ben ayçiçek yağı kullandım)
  • su
Yapılışı :
  1. Etleri akan suda iyice yıkayıp düdüklü tencereye koyuyoruz.
  2. Etlerin üzerine çıkacak kadar su koyup düdüklüyü kapatmadan kaynamasını bekliyoruz.
  3. Kaynayan ve köpüren suyu döküp, etlerin üzerine tekrar su ilave edip, soyulmuş kuru soğanı da bütün olarak koyup, düdüklüde 10 dk pişiriyoruz. (etlerimiz tam pişmemeli)
  4. Havuçları temizleyip boyuna iki ya da üç parçaya kesiyoruz. (Çok küçük olmasın)
  5. Patatesleri de soyup iri elma dilimleri halinde 4 parçaya bölüyoruz.
  6. Bir tavaya sıvıyağ koyup patates ve havuçları bir müddet soteliyoruz.
  7. Düdüklüyü soğutup açıyoruz. Sotelenen patates ve havucu etlere ilave edip, suyu azsa sıcak su da ekleyerek düdüklüyü kapatıp 15 dk daha beraber haşlıyoruz.
  8. Bir kasede yumurta sarısı ve limon suyunu çırpıyoruz. 
  9. Haşlanan et ve sebzelere tuz ve karabiber ekliyoruz.
  10. Yumurta-limon karışımına yemeğin sıcak suyundan katıp sosu açıyoruz. 
  11. Yemeği sürekli karıştırarak sosu ilave edip, terbiyeyi tamamlıyoruz.
  12. Üzerine ince kıyılmış maydanoz serpip servis ediyoruz.

Afiyetle & sağlıkla,

12 Şubat 2013 Salı

TÜRLÜ VE PATATES PÜRESİ

Türlü

Türlü.. seviyorum bu yemeğin ismini.. türlü türlü sebzeler koymak mümkün.. Evde ne varsa olur... Sevdikleriniz girer sevmedikleriniz çıkar.. 
Ben türlü yaparken yazın derin dondurucuya koyduğum bezelye ve taze fasulyeden de kullandım.. Haa bir de yaz domateslerinden tabii..

Ben genellikle düdüklü tencerede yaptığım için bu şekilde tarif vereceğim sizlere.. Ancak siz normal tencerede  de pişirebilirsiniz ancak bu sefer pişme süreleri uzayacaktır.

Malzemeler:
  • 1/2 dana kuşbaşı et
  • 1 adet patates
  • 1 adet havuç
  • 1 su bardağı bezelye
  • 1 kase taze fasulye
  • 1 adet kabak
  • 1 adet kuru soğan
  • 4 diş sarımsak
  • 1 kase doğranmış domates
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 3 yemek kaşığı tereyağ 
  • tuz, karabiber, kırmızı biber, kimyon
  • su
Yapılışı :
  1. Düdüklü tencereye yıkadığımız etleri koyup suyunu salıp çekene kadar kavuruyoruz.
  2. Suyunu çeken etlere tereyağ ve yemeklik doğranmış soğanları ve 4 diş sarımsağı ilave ediyoruz. Soğanlar  renk değiştirince domates ve salçaları da ekliyoruz. Üzerini 1 parmak geçecek kadar sıcak su ilave ediyoruz.
  3. Düdüklü tencereyi kapatıp pimi çıktıktan sonra kısık ateşte 20 dk pişiriyoruz. 
  4. 20 dk sonra yıkayıp eşit büyüklükte doğranmış diğer tüm sebzeleri tencereye ekliyoruz. Arzu ettiğimiz şekilde baharatlandırıp yine 2 parmak üzerini geçecek kadar sıcak su ekliyoruz. 
  5. Düdüklü tencerenin kapağını kapatıp yine pimi çıktıktan sonra 20 dk kadar daha pişiriyoruz.
Not: iki aşamada pişirmemizin sebebi sebzelerin erimesini engellemek.

Patates Püresi


Patates püresi türlünün yanına çok yakışacaktır.

Malzemeler:

  • 4 adet büyük boy patates
  • 1 - 1,5 su bardağı süt (kıvama göre değişecektir)
  • 3 yemek kaşığı tereyağ
  • tuz
Yapılışı:
  • Patatesleri soyup gelişigüzel doğrayarak tuzlu suda haşlıyoruz.
  • Patatesler yumuşayınca suyunu süzüp çatalla ya da ezici ile ezerek püre haline getiriyoruz.
  • Bu aşamada patatesler sıcakken tereyağı da ilave ederek içinde erimesini sağlıyoruz.
  • Sütü yavaş yavaş ekleyerek yoğun akıcı bir kıvam elde ediyoruz. 
  • Tuz ile tatlandırarak sıcak servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

10 Şubat 2013 Pazar

KADINBUDU KÖFTE

Kadınbudu Köfte

Hepinize iyi pazarlar... Eskiden yani bundan 1 ay önce pazar günleri birçok çalışana olduğu gibi bana da pazartesiyi çağrıştırdığı için pek sevimli gelmezdi. Yani cumartesinin krallığını kimse zaten alamaz elbette ama pazar da tatil olmasına rağmen nedense yine de ben de tuhaf bir sıkıntı yaratırdı..Ama işten ayrıldıktan sonra pazar da pazartesi de bu sıkıcılığını yitirdi, hatta instagramda tatlıpazartesi diye bir tabela dahi açtığıma göre, pazartesileri de sever oldum diyebilirim.

Etrafımdakiler soruyorlar.. Müge, sıkılmıyor musun? Onca yıl çalıştın, evde olmak seni sıkmıyor mu? diye.. Bir süre sonra ne hissederim bilmem ama şu anda oğlumla beraber olmak, zamana karşı yarışmamak, günümü kendi istediğim gibi şekillendirmek, her günü kurulmuş bebekler gibi aynı yaşamamak bana keyif veriyor. Uzun zamandır yapmak isteyip de yapamadığım ne varsa yapıyorum. Hatta geçen hafta çok uzun süre sonra sevgili arkadaşlarım Sinem ve Seda ile tadına doyamadığım bir Beyoğlu gezisi yaptık. Kendimi uzun zamandır bu kadar hür hissetmediğimi farkettim. Uzun uzun kitapçılarda dolaştık, sergi gezdik, pasajlara daldık çıktık... Çok mutlu oldum...

İnsanın mutlu olması aslında çok basit. Özgürlük bir nevi mutluluk. Sadece bazen bunun farkında olmuyoruz ya da unutuyoruz. Ne demiştik, yemek bahane, mühim olan insanın sevdiği şeylere vakit ayırabilmesi :)

Ooooo bıraksanız beni bu sabah yazasım var .. ama gelelim bizim kadınbuduna :)

Ben pilavın ısınmasından hoşlanmam O yüzden bir gün önceki pilavdan artarsa çoğunlukla ya kadınbudu ya da yayla çorbası yapıveririm. En nihayetinde ikisinde de pirinç haşlamak gerekiyor. 

Malzemeler:
  • 1/2 kg kıyma 
  • 1 adet büyük boy soğan
  • 1 büyük çay bardağı haşlanmış pirinç
  • 2 yumurta
  • 1 kase un
  • karabiber, tuz
  • kızartmak için sıvıyağ
Yapılışı :
  1. Soğanı rendeleyerek kıyma, haşlanmış pirinç, tuz ve karabiber ile köfte harcımızı yoğuruyoruz.
  2. Yoğurduğumuz harçtan uzun oval formda köfteler şekillendiriyoruz.
  3. Yumurtaları bir kasede çırpıyoruz.
  4. Bir tavaya sıvıyağ koyarak kızdırıyoruz.
  5. Köfteleri önce una sonra yumurtaya sonra tekrar una bulayarak kızgın yağda her iki yüzü de pişene kadar kızartıyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

5 Eylül 2012 Çarşamba

BEĞENDİ & TAS KEBABI

Beğendi & Tas Kebabı

Bu sene Razaman ayında hiç misafir ağırlayamadım malesef. Taşınmaydı, yerleşmeydi o telaşlarla geçti gitti. Ama Aras'ın yazlıkta kaldığı günlerde eskisi gibi mutfakta vakit geçirip, iftar için yemek pişirdim. Benim için son derece normal olan şeyler nedense birden anormal oldu :) Engin bile yemek yapınca şaşırır oldu duruma :)

Beğendi ve Tas Kebabı çoğumuzun evinde pişen yemeklerdendir. Patlıcanın lezzetini zaten tartışmaya gerek dahi yokken etle buluştuğu bu yemeği eminim çoğunuz yapıyor ve seviyorsunuzdur. Yapmasını bilmeyenler, henüz denememişler için buyurun benim tarifim ...

Beğendi için;
Malzemeler: (4 kişilik)
  • 4 adet kemer patlıcan (bostan da kullanabilirsiniz o zaman 2 adet yeterli olacaktır)
  • 1  tepeleme yemek kaşığı un
  • 1  tepeleme yemek kaşığı tereyağı
  • 1,5 su bardağı süt
  • 2 adet kesme şeker
  • tuz
Yapılışı :
  1. Patlıcanları közlüyoruz. (Direk ocağın üzerinde, közleme tenceresinde ya da fırında közleyebilirsiniz)
  2. İyice közlendikten sonra soğutup soyuyoruz ve kararmaması için limonlu su dolu bir kasede bekletiyoruz. 
  3. Tenceremize tereyağını koyup eritiyoruz. Unu katıp kısık ateşte kokusu çıkana kadar kavuruyoruz. 
  4. Unumuz kavrulurken patlıcanları kesme tahtasının üzerine alıp bıçakla iyice ufak parçalar haline getiriyoruz (çatalla da ezebilirsiniz)
  5. Kavurduğumuz una patlıcanları ilave edip üzerine sütü ekliyoruz. Koyu bir kıvam alıyor olacaktır. Eğer çok koyu olduysa bir miktar daha süt ekleyebilirsiniz. 
  6. Şeker ve tuzunu katıp ocağın altını kapatıyoruz. 


Tas Kebabı için;
Malzemeler: (4 kişilik)
  • 1/2 dana kuşbaşı et (tas kebabı için olduğunu kasabınıza söylerseniz size uygun et verecektir)
  • 1 adet kuru soğan (ufak ufak yemeklik doğranmış)
  • 1 tepeleme yemek kaşığı tereyağı (sıvı yağ da kullanabilirsiniz)
  • 1 tepeleme yemek kaşığı domates salçası
  • tuz - karabiber
  • 2 adet kesme şeker
Yapılışı :
  1. Ben düdüklü tencerede pişiriyorum.Tencereye yağı koyup soğanları renkleri değişinceye kadar kavuruyoruz. 
  2. Soğanlar kavrulunca yıkayıp suyunu iyice süzdüğümüz kuşbaşı etlerimizi tencereye ilave ediyoruz.
  3. Etleri suyunu salıp tekrar çekinceye kadar iyice kavuruyoruz. 
  4. Etler kavrulunca salçasını ekleyip, kısık ateşte hafif hafif sıcak su ekleyerek bir müddet de salça ile pişiriyoruz.
  5. Tuz - karabiber ve şekeri ilave edip üzerini 1 parmak geçecek kadar sıcak ekleyip düdüklüde yaklaşık 20-25 dk kadar pişiriyoruz. (Kendi düdüklünüzün et pişirme performansına göre süreyi ayarlamanızı tavsiye ederim)

Afiyetle & sağlıkla, 

3 Şubat 2012 Cuma

İÇ PİLAV VE BİBERLİ TAVUK CİĞER SOTE

İç pilav


Ben küçükken Tekirdağ'a anneanneme gittiğimizde bazen Trakya'da çok sevilen bir yemek olan gömlek ciğer pişirilirdi. Ciğerin gömleği yani zarının içine doldurulan ciğerli içpilav fırına verilir, üzeri nar gibi kızarınca hazır olmuş olurdu. Son derece ağır ve yağlı olan bu yemeği, çocuk olmama rağmen tabiri caizse yumularak yerdim. Onun yerini elbette tutmaz ama ciğer=iç pilav denkliği benim için o yemekten yadigardır.
Son derece ekonomik bir protein olan tavuk ciğerini yazın sıkça tükettiğimizi söyleyebilirim. Çabucak pişiyor olması ve lezzeti nedeniyle, yanına hooppp diye hazırlanan bir marul salatası ve ayran üçlemesi yazın favori menülerimizdendi.
Geçenlerde ciğer alınca bu sefer yanına pilavı yapmak istedim. Ne zamandır da iç pilav yemediğimiz için midemiz bayram etti. Sevenler varsa buyurun tarifi ...

İç Pilav için;
Malzemeler :
  • 2 su bardağı pilavlık pirinç
  • 2 adet orta boy soğan
  • 1 çay bardağı dolmalık fıstık
  • 1 çay bardağı kuş üzümü
  • 1,5 tatlı kaşığı yenibahar (arzu ederseniz daha az koyabilirsiniz)
  • 1 çay kaşığı tarçın
  • 4 adet kesme şeker
  • tuz
  • 2 adet Maggy Tavuk Bulyon (Tercihen konmasa da olur, tavuk suyu da kullanılabilir)
  • 1/3 çay bardağı sıvıyağ (ben mısırözü yağ kullandım)
  • 3,5 su bardağı su (oda ısısında)
Hazırlanışı :
  1. Pirincin üzerine 30 dk kadar önce sıcak su ilave ederek, kapağı kapalı bir kapta bekletiyoruz.
  2. Soğanları ufak ufak doğrayıp hazırlıyoruz.
  3. Bu süre sonunda pilavı yapacağımız tencereye (tercihen teflon tencere) sıvıyağı koyup, soğanları renkleri hafifçe dönene kadar kavuruyoruz. Fıstıkları da ilave ederek bir müddet de onlarla beraber kavuruyoruz.
  4. Daha sonra suyunu iyice süzdüğümüz pirinçleri ilave ederek kavurmaya devam ediyoruz.
  5. Pirinçler birbirine iyice yapışmaya başladığında kuş üzümünü, baharatları, şekeri, tuzu (bulyon kullanılıyorsa konacak tuz miktarına dikkat edilmelidir) ekliyoruz.
  6. Pilavın suyunu ilave ederek kapağını kapatarak yüksek ateşte pişiriyoruz. (Pilavın suyu normal oda ısısında su olmalı)
  7. Pilavı ara ara açıp karıştırabilirsiniz, böylelikle birbirine yapışmayacaktır.
  8. Suyunu çekmesine yakın altını kısıp iyice suyunu çekmesini sağlıyoruz.
  9. Kapağın altına havlu kağıt koyarak demlenmeye bırakıyoruz.
Biberli Tavuk Ciğer Sote için;
Malzemeler:
  • 1/2 kg tavuk ciğeri
  • 3 adet yeşil biber
  • 1 adet büyük kırmızı kambo biberi
  • Tuz
  • Kekik
  • Sıvıyağ (Mısırözü kullandım)
Hazırlanışı:
  1. Ciğerleri akan suda iyice yıkayarak suyunu süzdürüyoruz.
  2. Biberleri uzun uzun doğrayarak hazırlıyoruz.
  3. Bir tavaya 2-3 yemek kaşığı sıvıyağ koyarak biberleri bir süre soteliyoruz.
  4. Biberler hafifçe yumuşayınca ciğerleri ilave ederek kapağı kapatmadan yüksek ateşte soteliyoruz. Önce su salacak sonra suyunu çekecek kızaracaktır.
  5. Pişmesine yakın tuz ve kekik ilave ederek sıcak servis ediyoruz.
Afiyetle & sağlıkla,

14 Ocak 2011 Cuma

KIYMALI BAMYA YEMEĞİ

Kıymalı Bamya Yemeği



Yazın buzluğa atılan sebzeleri tüketmeye devam ediyoruz.Kıymalı bamya ise etli sebze yemeği tüketmek için iyi bir vesile oldu benim için. Yine yaz sonu hazırladığımız domates sosları ile yazdan kalma bir lezzet oldu desek yeridir.

Malzemeler:

  • 1/2 kg bamya
  • 100 gr kıyma (yağsız dana kıyma)
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 2-3 yemek kaşığı domates sosu (yoksa doğranmış domates de kullanılabilir)
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 1 adet orta boy kuru soğan
  • tuz, karabiber
  • limon suyu
  • Sıvıyağ (ben mısırözü kullanıyorum)

Yapılışı:

  • Soğanımızı soyup ufak ufak yemeklik doğruyoruz.
  • Tencereye 2-3 yemek kaşığı sıvıyağ koyup, kıymayı kavurmaya başlıyoruz. Kıyma renk değiştirince soğanları da ilave ederek beraberce kavurmaya devam ediyoruz.
  • Salçaları ve domates sosunu ilave edip bir müddet beraber pişiriyoruz.
  • Ayıklanmış ve yıkanmış bamyaları ilave edip, 1-2 damla limon suyu sıkıyoruz. Baharatlarını ekliyoruz.
  • Sıcak su ilave (yaklaşık 1 su bardağı) ederek kısık ateşte pişmeye bırakıyoruz.

Afiyetle & sağlıkla,

12 Ocak 2011 Çarşamba

KADINBUDU KÖFTE

kadınbudu köfte



Ben çok sık pişirmesem de çocukken annemin çok yaptığı ve çok da sevdiğim bir köfte çeşididir,kadınbudu köfte. Engin pek sevmiyor diye ben yapmıyordum ama son yapışımda sever oldu, nasılsa :) Dolayısıyla, sanırım bundan sonra daha çok elim gidecek. Aslında orjinal tarifinde kıymanın yarısı kavrularak hazırlanıyor ama ben böyle yapmıyorum, tamamen çiğden uyguluyorum. Bana daha pratik geliyor ve aynı sonucu aldığımı düşünüyorum açıkçası.Yanına da Nohutlu Bulgur Pilavını şiddettle tavsiye ediyorum, çok yakışıyorlar.


Malzemeler: (10 adet köfte için)


  • 250 gr kıyma (yağsız dana kıyma kullanıyorum)
  • 1 su bardağı haşlanmış pirinç (diri olması önemli, çok lapa gibi haşlanmaması lazım)

Not: Ben bir önceden kalan pilav varsa onu değerlendirmek için kullanırım, siz de değerlendirebilirsiniz.


  • 1 adet orta boy kurusoğan
  • tuz, karabiber, kimyon
  • 1 yumurtanın sarısı
  • 4-5 yemek kaşığı un
  • kızartmak için sıvıyağ

Yapılışı:

  • Soğanımızı rendenin ufak tarafı ile ağza gelmeyecek şekilde rendeliyoruz.
  • Bir kasede soğan, kıyma, pirinç ve baharatı yoğuruyoruz.
  • Yoğurduğumuz harçtan orta irilikte parçalar alıp, elimizle şekillendiriyoruz.
  • Yumurta sarısını bir kasede çırpıyoruz.
  • Köftelerimizi önce una, sonra yumurta sarısına sonra tekrar una bulayıp kızgın yağda kızartıyoruz.
  • Sıcak ya da soğuk servis edebilirsiniz. (Açık büfe davetlerinizde soğuk olarak da tercih edebilirsiniz.)

Afiyetle & sağlıkla,



21 Aralık 2010 Salı

KIYMALI BEZELYE YEMEĞİ

Kıymalı Bezelye



Bezelyeyi çok severek tüketiyorum.Her yaz, mevsimi biterken pazardan bezelye alıp, ayıklayıp derin dondurucuda kışın değerlendirmek için muhakkak stokluyorum. Eminim bir çoğunuz yapıyorsunuzdur.Ama üzülmeyin, eğer yapmadıysanız IGLO'nun bezelyesini gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz. Geçtiğimiz cuma günü düzenlenen IGLO workshopunda edindiğim bilgi ve deneyimleri sizinle bu hafta içerisinde paylaşıyor olacağım ancak şunu şimdiden söylemem gerekiyor ki IGLO'nun ürünleri toplama biçimi, işleme sokma yöntemi ve saati bizim kendi evimizde yaptığımız bu hazırlıkları dahi gölgede bırakacak şekilde sağlıklıymış. Bu nedenle sanırım önümüzdeki yaz evdeki kış hazırlıklarının bir kısmını yapmıyor olabilirim :)


Daha önce sizlerle zeytinyağlı yemeğini ve nar ekşili salatasını paylaştığım bezelyenin bu sefer kıymalı şeklini paylaşmak istiyorum. Bizim evde parça et tüketimi değerli yemek seçer eşim tarafından pek hoş karşılanmadığı için ben daha ziyade kıymalısını pişiriyorum. Ancak sizler kuşbaşı et (kuzu olursa daha lezzetli olacaktır) ya da kırmızı et sevmiyorsanız tavuk eti ile de aynı tarifi uygulayabilirsiniz elbette.


Yanına pişireceğiniz tereyağlı pirinç pilavı ile de mönünüz tamamdır.


Malzemeler:

  • 1 kg bezelye (burada kastettiğim ayıklanmamış bezelye kilosudur, ayıklanmış olarak değerlendirmek gerekirse 1/2 kg yeterli olacaktır)
  • 1 adet kurusoğan
  • 150-200 gr yağsız dana kıyma (tercihen kuşbaşı et ya da tavuk da kullanılabilir)
  • 1/2 su bardağı domates püresi (bu da yaz sonunda yaptığım hazırlıklardan, eğer yoksa 2 adet domatesin rendesi kullanılabilir)
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • tuz - karabiber
  • 3-4 yemek kaşığı mısırözü yağ

Yapılışı:
  • Tenceremize yağı koyup kıymayı kavuruyoruz. Kısık ateşte kıyma renk değiştirip pişene denk bu işleme devam ediyoruz.
  • Kuru soğanı çok ufak şekilde doğrayıp sotelenen kıymaya ekliyoruz ve bir müddet de beraber pişiriyoruz.
  • Sonrasında salçalar ve domates rendesini ilave ediyoruz. Bu şekilde 2-3 dakika pişirip baharatını ayarlıyoruz.
  • Bezelyeleri katıp üzerini hafif geçecek şekilde sıcak su ekleyip tencerenin kapağını kapatıyor, kısık ateşte pişmek üzere bırakıyoruz.

Yaklaşık 25-30 dk pişirmemiz yeterli olacaktır. Eğer suyunu çok çekerse, arada sıcak su ilave edebiliriz.


Afiyetle & sağlıkla,

27 Ekim 2010 Çarşamba

FIRINDA PATATES OTURTMA

fırında patates oturtma



Lezzetli, bilindik, herkesin sevdiği bir kış yemeği daha. Gerçi benim için yaz-kış farketmez ama sanırım yanına güzel bir pilav ve yoğurt ya da turşu ile harika bir menü olur. Tencerede pişirmek yerine bu sefer fırında yaptım. Üzerine de Selanik'te yediğim musakkada yaptıkları gibi galeta unu serptim hakikaten üzeri çıtır çıtır oldu. Denemenizi tavsiye ederim. Klasik bir yemeğe farklı bir dokunuş diyebiliriz sanırım.


Malzemeler:


  • 3 adet orta boy patates
  • Kızartmak için sıvıyağ
  • 100-150 gr kıyma
  • 1 adet rendelenmiş domates
  • 2-3 adet yeşilbiber (ufak doğranmış)
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 1 adet orta boy kurusoğan
  • 1/2 çay bardağı sıcak su
  • 2-3 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 2 yemek kaşığı galetaunu
  • tuz-karabiber

Patateslerin kabuklarını soyup eşit yuvarlaklar halinde dilimliyoruz. Yıkadıktan sonra iyice kurulayıp kızgın yağda altın sarısı renk alana dek kızartıyoruz.


Bir tavaya zeytinyağını koyup, ufak ufak yemeklik doğranmış kurusoğanı soteliyoruz. Soğanlar yumuşayınca kıymayı da ilave ediyoruz. Biberleri de ekleyip birlikte pişirmeye devam ediyoruz. Daha sonra salçalar ve domates rendesini ekliyoruz. Baharatını da koyduktan sonra sıcak suyunu ilave edip bir süre kısık ateşte pişmeye bırakıyoruz.(yaklaşık 4-5 dk)


Fırın tepsisine bir sıra patates dizip üzerine hazırladığımız kıymalı sosu yayıyoruz. Kalan patatesleri de sosun üzerine dizdikten sonra üzerlerine galeta ununu serpip önceden ısıtılmış 200 derece fırında yaklaşık 20 dk kadar pişiriyoruz.


Sıcak servis ediyoruz.


Hepinize afiyetli günler diliyor, Cumhuriyet Bayramı'mızı en içten dileklerimle kutluyorum. Yarını olan çocuklar olabilmeleleri için çocuklarınıza Cumhuriyet'i ve Atatürk'ü anlatmayı unutmayın...


Afiyetle & sağlıkla,

25 Eylül 2010 Cumartesi

BİBERLİ BONFİLE

Biberli Bonfile



Yine Actifry ile pratik bir yemek..Üstelik hem görsel olarak şık hem de lezzetli. Hazırlaması da sadece 30 dk sürüyor, yani işten dönen ve hızlıca sofra kurması gereken bayanlar için çok ideal. Yani benim gibiler için :) Etiniz kendi kendine pişerken siz de öbür yanda nefis bir şehriyeli pilav ya da bulgur pilavı yaptınız mı yanına menü tamamdır.


Malzemeler : (2 kişilik)

  • 4 parça dana bonfile
  • 1 adet kırmızı kambo biber
  • 3 adet sivri biber
  • Kotanyi Kekik
  • Kotanyi Karabiber
  • Tuz
  • 1 yemek kaşığı soya sosu (Eğer baskın tat seviyorsanız biraz arttırabilirsiniz)
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağ

Bonfilelerimizi uzun şeritler halinde doğrayıp yıkıyoruz. Suyunu iyice süzdükten sonra Zeytinyağ ve soya sosu ile karıştırıyoruz. Actifry'ı çalıştırıp 2-3 dk boş halde ısıtıyoruz. Isınınca etleri koyup yaklaşık 8-10 dk kadar pişiriyoruz. Bu arada biberleri uzun ve çok ince olmayacan şekilde doğruyoruz. Etlerin ilk pişme süresi dolunca biberleri ilave ediyoruz. Biberler yumuşayıncaya kadar (yaklaşık 5 dk) etlerle beraber pişiriyoruz. Son olarak kekik, karabiber ve tuzunu ilave edip pişirme işlemini tamamlıyoruz.


Pilav eşliğinde servis ediyoruz.


Afiyetle & sağlıkla,

7 Haziran 2010 Pazartesi

FIRINDA MUSAKKA

musakka



Şu patlıcanın her haline bayılıyorum...
Musakka ise favori yemeklerimdendir. Bazen tencerede pişirebildiğim gibi bazen de fırına veririm. Her ikisinin de keyfi başka elbette ama yanındaki arkadaşı mis gibi tereyağlı pilav oldu mu nasıl yapıldığına pek takılmamak lazım sanırım :)



musakka



Malzemeler:

  • 3-4 adet patlıcan
  • 3 adet domates
  • 8 adet yeşil biber
  • 1 adet orta boy soğan
  • 300 gr kıyma
  • 4-5 diş sarımsak
  • 1,5 yemek kaşığı domates salçası
  • 1/2 yemek kaşığı biber salçası
  • Maydanoz
  • Kızartmak için sıvıyağ
  • tuz, karabiber



Patlıcanları alacalı soyup eşit boyutta halkalar olacak şekilde dilimliyoruz. Tuzlu suda 15-20 dk kadar beklemeye bırakıyoruz.

Havlu kağıtla patlıcanları iyice kuruluyoruz. Bir tavada yaklaşık 2 su bardağı kadar sıvıyağını kızdırıp patlıcanlarımızı kızartıyoruz. Havlu kağıt serdiğimiz bir servis tabağında patlıcanların fazla yağını çektiriyoruz.




Soğanı yemeklik doğruyoruz. Sarımsakları ince ince kıyıyoruz. Derin bir tavaya 2-3 yemek kaşığı sıvıyağ ekleyip, soğan ve sarımsakları kısık ateşte soteliyoruz. Soğanlar yumuşayınca kıymayı da ilave edip, beraberce pişirmeye devam ediyoruz. 4 tane biberi doğrayıp, kavrulmakta olan kıymaya ilave ediyoruz. 2 tane domatesin kabuklarını soyup küp küp doğruyoruz. Doğradığımız domatesleri de ekledikten sonra salçaları da katıyoruz.Tuz ve karabiber ilave ediyoruz. İnce kıyılmış maydanozu da katıp 2 çay bardağı su da ekleyerek kısık ateşte bir miktar pişmeye bırakıyoruz.




Bir borcama bir sıra patlıcan dizip üzerine kıymalı karışım yayıyoruz. En üstte patlıcan kalacak şekilde bu işlemi tekrarlıyoruz. Kalan 1 tane domatesi yuvarlak şekilde dilimliyoruz. 4 tane biberi de ortadan ikiye kesip hazırlıyoruz. Musakkanın üzerini domates ve biber ile süslüyoruz. Kıymalı sosun kalan suyundan üzerine gezdirip musakkayı 200 derecede ısıttığımız fırına veriyoruz.




Domates ve biberler kızarınca musakkayı fırından alıyoruz.



Afiyetle & sağlıkla,

1 Ekim 2009 Perşembe

KARNIYARIK


Karnıkyarık, evlerimizin vazgeçilmezlerinden biri. Hatta menüsü dahi belli değil mi? Karnıyarık varsa pilav da vardır. Hatta çoğu evde yanında cacık da bizzat hazır ve nazırdır. Sağlıklı beslenme fikri hayatımızın tam ortasına çöktüğünden beri zavallı karnıyarık "kalorili" , "sağlıksız" gibi sıfatlar aldı. Karnıyarık yemekten vazgeçmeyen bizler ne yaptık? Patlıcanı közledik, belki de çiğden yaptık ... Ama ne yaparsak yapalım Türk mutfağının neferlerinden karnıyarık yemeğinden patlıcanı kızartınca aldığımız tadı alamadık. Yani ben alamadım :)
Az yerim ama öz yerim ideolojisi ile yapıyorum karnıyarık yemeğini. Patlıcanı yemeğin hak ettiğini vererek kızartıyorum valla. Ne yapalım, diğeri bunun gibi tat vermiyor :)
Malzemeler: (4 adet karnıyarık için)
  • 4 adet patlıcan (aşağı yukarı aynı boylarda seçmeye gayret ediyorum)
  • 200 gr kıyma (yağsız dana kıyma kullanıyorum)
  • 2 adet orta boy domates
  • 3-4 adet sivri ya da çarliston biber
  • 1 adet orta boy soğan
  • 2-3 diş sarımsak
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • süslemek için biber ya da domates
  • sıvıyağ
  • tuz-karabiber

Patlıcanları yıkayıp bir müddet tuzlu suda bekletiyoruz. Sonrasında iyice kurulayıp kızgın yağda kızartıp soğumaya bırakıyoruz.

Soğanı, ufak ufak yemeklik doğrayıp , 2 kaşık sıvıyağ koyduğumuz tencerede soteliyoruz. Sarımsakları da ufak ufak doğrayıp soğanlara ilave ediyoruz.

Ne güzel.. Kıymayı yazmayı unutmuşum :) Kıymasız karnıyarık yazacaktık :) Sevgili Nesrin hatırlattı da ekledim :) Kusuruma bakmayın lütfen !

Kıymayı de ekleyip, kavurmaya devam ediyoruz.

Biberleri ince halka şeklinde doğrayıp hazırlıyoruz. Domateslerin kabuklarını soyup küp küp kesiyoruz.

Biberleri sotelenmekte olan kıyma, soğan ve sarımsaklara ilave ediyoruz.

Bir müddet sonra domatesleri katıyoruz. 1 yemek kaşığı salçayı da katıp bir çay bardağının yarısı kadar su ilave ediyoruz. Tuz ve karabiberini de katıp 4-5 dk kadar pişmeye bırakıyoruz.

İç malzememiz hazır olunca patlıcanların karın kısımlarını açıp içlerini dolduruyoruz. Üzerlerine biber ya da domates dilimi koyup isteğe göre tencere ya da fırın tepsisine diziyoruz. Bir miktar su koyup pişiriyoruz. (Arzuya göre ocakta ya da fırında pişirilebilir)

Afiyetle,

3 Eylül 2009 Perşembe

FIRINDA DOMATES SOSLU KUZU



İftar davet menümün baş kahramanının tarifini vermek istiyorum bugün sizlere. Yumuşacık, tam kıvamında pişmiş, tabiri caizse "lokum" gibi bir et yemek isterseniz bu tarifi denemenizi şiddetle tavsiye ederim.
Tabii tarifde marifet var ancak bu işin sırrı doğru kasaptan doğru eti alabilmek aynı zamanda. Kasap alışverişinde işi bilir kişiye muhakkak danışırım. Kasap eğer bu et olmaz, öyle pişmez derse üzerine laf söylemem. Bu yemeğin sosu da muhakkak lezzetinde önemli pay sahibi ancak ben sezarın hakkını sezara vermek taraftarıyım.
O yüzden malzemelerin başındaki ilk şey:
  • Doğru kasaptan alınmış doğru et :)

Eti açalım biraz isterseniz.. Ne eti?

Ben bu sosu daha önce muhtelif kereler dana bonfile ile de uyguladım, kesinlikle tarif şaşmıyor.

Ama bu sefer yazımda da belirttiğim gibi alerjik bir durum söz konusu olduğu için kuzu eti ile yapmaya karar verdim. Kasaba gidip, yapmak istediğimi anlatınca bana kuzu koldan 7 parça et verdi. Kemikli kısımları da var tabii.

Etleri güzelce yıkadıktan sonra bu sefer de anne sözü çalındı kulağıma :) "Kuzu etini çelik tencerede margarin ya da tereyağ ile hafifçe dış yüzeyi kızaracak şekilde bir müddet kızart, sonra sosla. Suyu içinde kalır, yumuşacık olur" demişti..Normalde bu işlemi bonfile için uygulamıyorum. Bonfilede eti yıkadıktan sonra direk tepsiye dizip üzerine birazdan malzemelerini vereceğim sosu döküyorum.

2-3 yemek kaşığı margarin ya da tereyağını çelik tencerede ya da tavada eritip etlerin yüzlerinin rengi değişene kadar hafifçe kızartıyoruz.

Fırın tepsisine yada servis etmek istediğimiz bir borcama kızaran etlerimizi dizip , kızarttığımız yağı da etlerin üzerine gezdiriyoruz.

Sos Malzemeleri:

  • 1 adet büyük domates - kabukları soyulacak
  • 1 adet orta boy soğan
  • 4-5 diş sarımsak
  • 3-4 adet sivri ya da çarliston biber
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • varsa 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • tuz, karabiber, kırmızı biber, kekik
  • 1 yemek kaşığı margarin ya da tereyağ
  • su

Domates, soğan, sarımsak ve biberi mutfak robotunda iyice ufalana kadar çekiyoruz. Tüm bu malzemelere salça, baharat ve yapı da ilave edip bir kez daha mutfak robotunu çalıştırıyoruz. Yaklaşık 1/2 su bardağı su ile sosumuzu sulandırıyoruz. Koyuluk durumuna göre su ilave edebilirsiniz. Boza kıvamında olması yeterli.

Tepside dizili olan etlerin üzerlerine sosu döküp, alüminyum folyo ile tepsiyi sıkıca kapatıyoruz.

200 derece fırında yaklaşık 2,5 saat pişiriyoruz.

Not: 1,5 saat sonrasında kontrol etmeye başlayabilirsiniz. Etin ip ip ayrılıyor olması gerekiyor.

Servis Önerisi:

Mantarlı & Mısırlı Pilav


Dereotlu Bulgur Pilavı


Afiyetle,

28 Ağustos 2009 Cuma

TEPSİ KÖFTESİ

Fırında pişen yemeğin tadı daima başka oluyor. Köfte esasen aynı köfte, üzerindeki de aynı patates olmasına rağmen bu yemeği çok severek tüketiyoruz. Halen güncel bir iftar sofrası menüsü yayınlayamamış ben, Tepsi Köftesi ile bir sonraki yazıma kadar sizleri baş başa bırakıyorum.

Bu ara çok uzun sürmeyecek onu da belirtmek istiyorum:) Dün akşam iftar sonrası bir mesai ile bu akşamki konuklarım için hazırlandım. Yani bir sonraki tarifim güncel bir ramazan sofrasından geliyor...

Gelelim köfteye :)
Malzemeler: (2 kişilik - ancak 4 kişi rahatça tüketti) :)


  • 250 gr yağsız dana kıyma

  • 1 adet orta boy soğan

  • 1 çorba kaşığı tereyağ

  • tuz-kimyon-kırmızı biber-karabiber

  • 2 adet orta boy patates

  • domates,biber

Soğanı rendeleyip suyunu iyice sıkıyoruz. Kıyma, soğan ve baharatları iyice yoğuruyoruz. Tereyağını da ilave edip bir harca iyice yediriyoruz. Pişireceğimiz tepsi ya da borcamın (ortalama 20-22 cm çapında olmalı, daha büyüğü köftenin çok ince olmasına neden olacaktır) dibini yağlayıp kıyma harcımızı koyuyoruz. Elimizle bastırarak tepsinin dibine iyice yerleştiriyoruz. Patatesleri soyup yuvarlak doğruyoruz ve köfte harcının üzerine diziyoruz.Domatesleri de yuvarlak doğrayıp, patateslerin üzerine yerleştiriyoruz. Biberleri de koyup önceden ısıtılmış 170 derece fırında pişmeye veriyoruz. Ara ara kontrol ederek, gerekirse tepsimizi çeviriyoruz. Patatesler pişince yemeğimizi fırından alıyoruz.


Bir spatula yardımı ile köftemizi servis edeceğimiz tabağa çıkartıyoruz.


Afiyetle,

Servis Önerisi:

Mantarlı & Mısırlı Pilav

26 Ocak 2009 Pazartesi

O SOFRADAN BU SOFRAYA SEFAM & EKŞİLİ KÖFTE

Ohh benimki de hayat valla. Bütün haftasonu evde bir bardak su içmeden, o sofra senin bu sofra benim gezdim. Hepsini de malum pilates dersinden sonra yaptım yani sonuç olarak şu çıkarımım bulunuyor "Bu hafta tüm eğilmeler, doğrulmalar, kıvrılmalar ve de yamulmalar boşa gitti, yalan oldu" :)
Ama ne yapayım siz söyleyin ?

Şu sofraya ne yapılabilir ? (Şimdi tabureleri croplamadım diye Müge bana kızacak!!!)
Yani blog camiasının duayenlerinden birinin evinde çaya davetlisiniz ve yok kusura bakma az önce kocaman bir topla haşır neşir atladık zıpladık ondan yiyemem mi diyecektim? Niye diyecek mişim canım, ohhh afiyetle yedim hepsinden :) Hem de kaç tur :)


Adaş şekerim birbirinden nefis mamalarıyla bizi hem ağırladı hem de yolluk yapıp evde de devam etmemizi sağladı :)

Neler yoktu ki , patlıcanlı harika kıtırlıkta bir poğaça, kabak salatası, makarna salatası, sosyete mantısı (Cumartesi gecesi misafirlikten döndüğümüzde saat 03:00'de (gecenin üçü yani) Engin'in karnı acıkıp sana ne yolladı bak Müge diye ona da yedirdim, mutluluktan uçuyordu zavallıcık) , havuçlu kek, profiterol ve Yasemin'in müthiş aşuresi. Hepsinden şimdi de olsa yerim valla, hiç pişman değilim :)

Müge'den çıktım eve döndüm bu sefer de komşucum aradı, bugün yemekler benden diye :) Bana bak, ekmek elden su gölden hayatıma tam gaz devam :) Lahana dolmaları, kabak tatlıları, makarnalar , salatalar ohh ohh... Güya akşam yemek yemem diyordum kendime :)

Okeyler oynandı, filmler seyredildi... Çerezler, meyveler, pörtletilmiş (patlamış yani) mısırlar (haa bu mısır pörtleklerini ben yaptım sahi, mikroldalganın tuşuna basmışım!)

Gecenin bir körü eve gidip yatıldı ve sabah itina ile kalkılıp bu sefer de aşağıdaki sofraya ulaşmak adına yola çıkıldı :) Okey sofrasından kalkarken davet edildiğimiz kahvaltı sofrasına vardığımızda sanki o yemekleri yiyen biz değildik valla. Aynı başarılı yaklaşımla bu sofraya da gereken ilgiyi gösterdik.

Bak yaptığım bir işi daha tespit ettim, ekmek makinasını kurmuşum :) Cevizli ekmekler bendendi efendim :)

Dün akşam yemeğini yine komşucumlarla dışarıdan balık söylemek suretiyle kapatınca şu Müge kardeşinizin haftasonu özeti budur: Biz yedik Allah arttırsın, sofrayı kuran kaldırsın :)

Tembellik hatsafhada olunca bu hafta üretim sıfır düzeyindeydi. (Ekmek ve pörtlemiş mısırları saymazsak tabii)

O nedenle fotoğrafı çekilmiş eski bir tarifi paylaşacağım bugün sizlerle..

Sizi bilmem ama ben bu yemek diyim çorba mı diyim neyse işte Ekşili Köfteye bayılırım, hatta bayılır ayılır üzerine tekrar bayılırım :)


Yapılışı bence çok zor değil, köfteleri ufak ufak yuvarlarken hem kendimi yöresel bir şey yapıyormuşum hissine kapılıyorum, havaya sokuyor beni yanii :)



Malzemeler:
  • 250 gr yağsız dana kıyma
  • 2 yemek kaşığı yıkanmış pirinç
  • 1 adet orta boy soğan
  • tuz - karabiber
  • un (köfteleri yuvarlamak için)
  • 2 yemek kaşığı un
  • 1,5 litre su
  • 1 yemek kaşığı tereyağ
  • 1 adet limon
  • 1 adet yumurta (sadece sarısı)
Soğanı rendenin küçük tarafı ile rendeliyoruz. Kıyma, soğan, pirinç, tuz ve karabiberi bir kasede yoğuruyoruz. Hazırladığımız harçtan ufak ufak parçalar alıp yuvarlayıp un koyduğumuz bir tabak ya da tepsiye koyuyoruz. Tüm kıyma harcı bitene kadar aynı işlemi tekrarlıyoruz. Tepsiye koyduğumuz köfteciklerin heryerini tepsiyi sallayarak una buluyoruz. Daha sonra başka bir kaseye alarak un fazlalığından kurtarıyoruz.
1 yemek kaşığı tereyağını eritip 2 yemek kaşığı un ilave ederek kavuruyoruz. Unun kokusu çıkınca üzerine suyu ilave ediyoruz. Su kaynamaya başladığında köfteleri atıp zedelemeden karıştırıyoruz. Limonu sıkıp yumurtanın sarısına ilave ediyoruz ve çırpıyoruz. Hazırladığımız bu terbiyenin üzerine kaynayan sudan biraz alarak karıştırıyoruz. (Bu kesilmesini engelleyen hareket olacak) Köfteler pişince (pirinçleri şişecek ve bunu görebileceksiniz) terbiyeyi tencereye ilave ederek karıştırıyoruz. Bu aşamada tekrar tuz kontrolü yapılıp, zevke göre eklenebilir.
Kıvamı koyulaşan yemeğimizi bir taşım daha kaynatıp ocağın altını söndürüyoruz.

Servis ederken arzuya göre tereyağını kızdırıp kırmızıbiber ilave ederek bir sos hazırlayıp dökebiliriz.

Afiyetle,
Not : Acaba bu haftasonu nereye gitsek :))

17 Temmuz 2008 Perşembe

MUSAKKA


Patlıcanın Faydaları:

Yazın patlıcan benim için bir göz bebeği niteliğinde.Şöyle çekirdeksiz, kütür kütür taptaze patlıcanı bulursam hiç kaçırmam hemen alıveririm. Engin'in de ender sevdiği şeylerden biri olunca biliyorsunuz artık bıkana kadar yaparım :)

Patlıcanın pek çok faydası olduğunu biliyoruz. Kalorisi düşük olan bu sebzenin tek kusuru - bence tabii - kızartmadan ya da közlemeden pek bir şeye benzemediği :) Yani direk su ilave edip pişirince benim damak tadıma pek uymuyor :) İşte kilo almamın sebebi de bu ya ... Damak tadımın , pantalon bedenimin sürekli önüne geçmesi :)

İnternette yaptığım küçük bir araştırmaya göre patlıcan,
"Kansızlığı giderir. Karaciğer ve Pankreasın muntazam çalışmasını sağlar. İdrar söktürür. Kilo vermeye yardımcı olur. Böbrek yanması ve ağrısını keser. Sinirleri yatıştırır. Kalp çarpıntısını giderir.Cilt hastalıkları, şeker, mide bağırsak ve karaciğer hastalıkları aşırı derecede olanlar patlıcan yememelidir."

Yani musakka tarifi vermeden önce faydasında sanırım hemfikir olduk :)

Şimdi ben musakkayı usulünce kızartarak yaptım..Ama siz, çiğden yapıp mevzuyu sağlıklı yemek konseptine de dönüştürebilirsiniz elbette :)

Malzemeler : (6 kişilik)

  • 5 adet orta boy patlıcan
  • 250 gr yağsız dana kıyma
  • 1 büyük boy soğan
  • 4 adet domates (rendelenmiş)
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 3-4 diş sarımsak
  • tuz, karabiber, kırmızı biber
  • üzeri için domates (ben evde bulunan kiraz domatesleri kullandım) ve sivri biber
  • 1/2 çay bardağı sıcak su
  • kızartmak için sıvıyağ

Patlıcanları alacalı olarak soyuyoruz ve halka halka dilimliyoruz. Tuzlu su dolu kapta patlıcanların karasını almak için bir müddet bekletiyoruz. Havlu ile iyice kurulayıp , kızgın yağda renkleri dönene kadar kızartıyoruz.

Tüm dilim patlıcanları kızarttıktan sonra derince bir tencerenin tabanına patlıcanlarımızı diziyoruz.

Soğanı piyazlık doğruyoruz ve 1 yemek kaşığı sıvıyağ koyduğumuz bir başka küçük tencerede, kısık ateşte iyice öldürüyoruz.

Pişen soğanları patlıcanların üzerine gelecek şekilde koyuyoruz.

Soğanları aldığımız tencerede kıymamızı kavuruyoruz. Salça , tuz, karabiber ve kırmızı biberi ekleyip pişirmeye devam ediyoruz. Son olarak rendelenmiş domatesleri de ekleyip bir müddet kapağını kapatarak suyunu çektiriyoruz. Kıymalı harcımız da hazır olunca patlıcan ve soğanların üzerine eşit miktarda döküyoruz.

Sarımsak, domates ve biberlerle üzerini bolca süsleyip sıcak suyu ilave ediyoruz. Çok kısık ateşte 20-25 dk kadar pişiriyoruz.

Bunun yanına benden tavsiye :

  • Pirinç pilavı
  • Cacık

Afiyetle,

20 Şubat 2008 Çarşamba

SOSYETE MANTISI



Hep ismi komik gelmiştir bana ... Şimdi bakıyorum bakıyorum... sosyetelik bir şey ortada yok :) Diğer taraftan düşünüyorum... Sosyete vakitsizlikten mantı yapamadığı için mi bunun adı böyle diye :) Adı nerden gelir bilinmez ama bizim evde şöyle bir gerçek var ... Sosyete mantısı Engin'e her şeyi yaptırır , inanılmaz bir ikna mekanizmasıdır :)
Abartmayayım hadi :)

Enginle gençken :) yani flört ettiğimiz dönemlerde (annem olsa gülerdi) evlilik hayallerimizin başrolünde vardı "Sosyete Mantısı" ... Engin'in canı çeker , ben mantıyı yapar, bir kaba koyardım.. Ya işyerine götürürdüm ya da bizim evin önünde arabada yedirirdim çabucağından sıcak sıcak :) Evlensek de evde yapsan bana şunu derdi :) Eeee erkeğin midesine giden yol bulunmuş hiç şaşar mı :)

Geçenlerde nostaljisi gelen Engin Bey, "evlendik artık pek nadir yapar oldun... hani benim sosyete mantım?" diyince o kadar pastanın altından kalkan ben şu garip mantıcıktan mı erineceğim dedim cengaverce tuttum yufkacının yolunu... Akşam bizimkini görmeniz lazım... "Hep yap, daha sık yap" diyip durdu :) Şu erkekleri anlamak ne mümkün... Saatler harcarsın.. Ete, tavuğa, sebzeye vizyon katarsın ... yemez ... iki yufkaya kıymayı sar, yoğurdu dök senden alası yok :)
Büyüklerimiz "daha ne istiyorsun? Bizim beyler gecede 3-4 çeşit isterdi, aynı yemeği ertesi gün yemezdi" diye benim gazı almaya gayret gösteriyorlar... :)
İşte Engin'in başının tacı...Bence acemi mutfak tutkunlarına lezzetli bir alternatif..
SOSYETE MANTISI
Malzemeler: (4 kişilik)
  • 3 adet yufka
  • 200 gr kıyma
  • 1 adet orta boy soğan
  • kırmızı pul biber - karabiber - tuz
  • sıvıyağ
  • sarımsaklı yoğurt
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 2-3 yemek kaşığı tereyağ

Öncelikle bir tencereye soğanı rendeleyelim. Bir , iki yemek kaşığı sıvıyağ ilave edip kısık ateşte soğan ölünceye kadar kavuralım. Daha sonra kıymayı ekleyip , pişinceye kadar kavurmaya devam edelim. Kıymamız pişince (rengi oturunca) baharatlarını ilave edip ocağın altını kapatalım.

Yufkamızın ilkini tezgaha serelim ve 8 eşit parçaya keselim .. (Ben mantıları küçük seviyorum, büyük isterseniz 4 parçaya bölebilirsiniz). Her bir üçgen parçanın geniş kısmına iç malzemesinden koyup önce ince tarafına doğru rulo yapalım, sonra içe içe , gül böreği gibi saralım...Tüm yufkalara bunu uygulayalım.

Geniş bir tavaya sıvıyağ dökelim ve orta ateşte yağın kızması için bekleyelim. Kızgın yağa hazırladığımız börekleri atalım ve alt üst kızaracak şekilde pişirelim. Pişenleri , peçete serili bir servis tabağına ,fazla yağını almak üzere alalım.

Ayrı bir tavada tereyağını eritelim.Salçayı ilave edip bir miktar su ekleyelim...

Kızarttığımız mantıların üzerine sarımsaklı yoğurt ve salçalı sosu döküp servis edelim.

Afiyetle,

29 Ağustos 2007 Çarşamba

KÖZLENMİŞ PATLICANLA KARNIYARIK

Türk Gecesi- Turkish Night



Beslenme biçimleri, içinde bulunulan kültürel- coğrafi- ekolojik- ekonomik yapıya ve tarihsel sürece göre şekillenir.Uzun bir tarihsel süreç boyunca birbirinden farklı birçok kültürle yaşanan etkileşim, Selçuklu ve Osmanlı gibi imparatorlukların saraylarında gelişen yeni tatlar, mutfak kültürümüzün yapılanmasında rol oynamıştır.Türk mutfağı çorbası, et ve sebze yemekleri, hamurişleri, tatlıları, şerbetleri,pilavları ve daha nice özel lezzetleri ile dünya mutfakları arasında yerini almıştır. Sevgili Ayşe Yaman'ın öncülüğünde Türk mutfağından lezzetleri tanıtıyoruz bu etkinliğimizde...





Ben etkinliğe en sevdiğim yemeklerin başını çekmekte olan Karnıyarık ile katılmak istedim...





Malzemeler: (6 kişilik)



  • 6 adet orta boy patlıcan

  • 3 adet orta boy domates

  • 1-2 diş sarımsak

  • 1 adet kuru soğan

  • 5-6 adet sivri biber (süslemek için ekstradan 3 adet gerekir)

  • 250 gr yağsız dana kıyma

  • 1 yemek kaşığı domates salçası

  • tuz-karabiber-kırmızı biber

  • 1/2 çay bardağı mısırözü yağı

  • toz şeker

Patlıcanları yıkayıp ocağın üzerinde ya da fırının ızgarasında közlüyoruz. (Kök kokusunu içinize çekin, tabii seviyorsanız, bana göre muhteşem bir koku!!!)


Patlıcanlar közlenirken soğanlarımızı yemeklik doğrayıp, ince kıyılmış sarımsaklarla beraber bir tavada mısırözü yağımızda soteliyoruz.İnce doğradığımız sivribiberleri de soğanlarımıza ekleyip sotelemeye devam ediyoruz.Kıymayı da pişmekte olan malzemelere ekleyip kavuruyoruz. Yemeklik doğradığımız domatesleri ve salçayı katıp , baharatlarımızı ekliyor ve bir miktar su ilave ederek iç harcımızı yaklaşık 5 dk kadar pişiriyoruz.


Közlediğimiz patlıcanların kabuklarını soyup tepsimize diziyoruz. İçlerine bir çay kaşığı yardımı ile az miktarda şeker serpip (patlıcanın acısını alsın diye), hazırladığımız iç harcını patlıcanlarımıza paylaştırıyoruz.


Üzerlerini biber ile dekore edip, tepsimize az miktarda sıcak su döküyoruz.


Yaklaşık 200 derecede ısıtmış olduğumuz fırında ortalama yarım saat kadar pişiriyoruz.


Karnıyarığın kardeşleri : pilav ve cacık daha ne denir ki ?


Afiyetle Kalın !!!



** ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN !!**






LinkWithin

Related Posts with Thumbnails