1989 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1989 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
0 com

Yximalloo - Oollamixy (Pumf Records And Tapes, 1989)



Experimental çölünde hava ılık; yalnızlığınızın getirdiği huzur ve özgürlüğünüzü kum taneleri kadar çok hissediyorsunuz.. Kirpiklerinizi havalandıran esintinin adı yel değirmeni. Öpüp, koklaştığınız yerleri unutuyor, merdiven altında ki sandığınıza sığıyorsunuz. Mutluluk, bacaklarınızdan akarken, evinize aldığınız puantiyeli yastığınızla bir olmuş durumdasınız.. Zevkinizin kokusunu, burnunuza ve koltuk altınıza nüfus etmişken, elinizin altında oluşan heyecanı yaşamalısınız.. 

Naofumi Ishimaru'nun tek kişilik projesi. Pumf Recrods & Tapes etiketinin önemini bilenler, bu albümünde önemini anlayacaklardır. 1989 yılında, kaset formatında çıkartan labelın, 147. ürünü. Yximalloo'nun ise 24. 

Unutulmayacak bir düş..








The number limit has expired





Limited Download: 14

0 com

Offrez un Homme - Tears Compilation (1989)


The number limit has expired

DSM IV Tanı Kriterlerine göre aşağıdaki 8 belirtiden en az 4'üne sahip kişiler obsesif kompulsif kişilik bozukluğuna sahiptir.
  1. Yapılan etkinliğin asıl amacını unutturacak derecede ayrıntılar, kurallar, listeler, sıralama, organize etme ya da program yapma ile uğraşır durur.
  2. İşin bitirilmesini zorlaştıran bir mükemmelliyetçilik gösterir (örn. kendisine özgü aşırı katı ölçütler karşılanamadığı için bir tasarıyı tamamlayamaz.)
  3. Boş zamanlarını değerlendirme etkinliklerinden ve arkadaşlıklarından yoksun kalacak derecede kendisini iş ya da üretkenliğe adar (ekonomik gereksinmeleri ile açıklanamaz)
  4. Ahlak, doğruluk ya da değerler gibi konularda vicdanının sesini aşırı dinler ve esneklik göstermez (kültürel ya da dinsel özdeşimi ile açıklanamaz)
  5. Özel bir değeri olmasa bile eskimiş ya da değersiz şeyleri elden çıkartamaz
  6. Başkaları, tam olarak kendisinin yaptığı gibi yapmayı kabul etmedikçe görev dağılımı yapmak ya da başkalarıyla birlikte çalışmak istemez.
  7. Para harcama konusunda hem kendisine, hem de başkalarına karşı cimri davranır; para, gelecekte ortaya çıkabilecek felaketler için biriktirilmesi gereken bir şey olarak görülür.
  8. Katı ve inatçıdır.
0 com

Philip Glass - 1000 Airplanes on the Roof (Virgin Records, 1989)





Koyungözü (Bellis perennis), papatyagiller (Asteraceae) familyasından Avrupa kökenli, yaygın bir çayır papatyası türü. Papatya olarak ilk anılan türün bu olduğu düşünülse de, bugün birçok ilgili bitki de aynı ismi taşımaktadır bu nedenle bu türü aynı ismi taşıyan diğer bitkilerden ayırmak için ona çayır papatyası veya adi çayır papatyası da denmiştir. Zaman zaman İngiliz papatyası olarak da anılmıştır. Batı, orta ve kuzey Avrupa yerlisidir.










Limit Tüketildi / Sold Out




Artwork [Globe], Other [Set Design/projections] – Jerome Sirlin

Composed By – Philip Glass
Conductor [Winds, Brass & Vocals] – Michael Riesman
Design [Front Cover] – Jennifer Clark
Engineer [Additional] – Jack Leahy
Engineer [Assistant] – Blaise Dupuy
Engineer, Synthesizer, Sound Designer, Effects [Sound] – Miles Green
Keyboards, Directed By [Music Direction] – Martin Goldray
Mastered By – Bob Ludwig
Other [Produced For The Stage By] – Jedediah Wheeler, Robert LoBianco
Other [Written By] – David Henry Hwang
Producer – Kurt Munkacsi
Producer [Realized By] – David Henry Hwang, Jerome Sirlin, Philip Glass
Saxophone [Saxophones] – Richard Peck
Saxophone, Flute, Synthesizer [Wind] – Jack Kripl, Jon Gibson (2)

Vocals – Linda Ronstadt





Limited / Limitsel: 12
1 com

The Thieves - Soul Thief 12'' EP (Planetarium, 1989)




2 Ekim 1992 - Ege Denizi'nde yapılan "Kararlılık Gösterisi 92" adlı NATO Tatbikatı sırasında Amerikan Saratoga gemisinden atılan iki adet sea sparrow füzesinin Türk Deniz Kuvvetleri'ne ait TCG Muavenet muhrib'ini vurması sonucu, 5 denizci öldü.





Limit Doldu / "limit has been reached"


Limited Download / Sınırlar: 57
0 com

Diastereomer - Mothersun / Place 7" (Puppets Records, 1989)


Erkek Sünneti

Yunan mitolojisinde Attis, Kybele'nin sevgilisidir. Ancak Kybele'ye verdiği sözü unutarak Kral Midas'ın kızıyla evlenir. Düğüne Kybele de davet edilir. Düğün sırasında Kibele ile karşılaşan Attis ne yapacağını bilemez. Kybele'ye karşı duyduğu pişmanlıktan ötürü cinsel organını orada keser ve kanlar içinde kıvranmaya başlar. Sevgilisinin böyle acı içinde kıvranmasına dayanamayan Kybele Attis'i bir çam ağacına dönüştürerek ona sonsuzluğu bağışlar.
Pessinus Mabedi'nde Tanrıça Kybele adına her sene düzenlenen şenliklerde tapınakta rahip olmak isteyen erkekler Kibele rahibi olmanın ön şartı olarak hadım edilir ve kesilen cinsel organları bir çam ağacının altına gömülür. Bu inanış daha sonra Sami ırkında (Arap ve Yahudiler) cinsel organı değil ama ucunu (erkeklerde prepusium, kadınlarda klitoris) kesme şeklinde günümüze kadar devam etmiştir


Sünnet Yahudi dini inancında büyük yer tutar. Kutsal kitaplarına göre, Tanrı, elçisi İbrahim aracılığı ile Yahudilerle arasında "Akide" adı verilen anlaşmayı yapmış, ve bu anlaşmanın delili olarak da İbrahim ve halkına sünnet olmalarını emretmiştir. Bu inanışın gereği olarak Yahudiler, doğumdan kısa bir süre sonra erkek bebeklerini sünnet ederler.

Yahudiler arasında doğan Hıristiyanlık inanışında da sünnet önceleri tartışma konusu olmuş, ancak havarilerin ve özellikle de Paul'un "gereksiz" olarak görmesi nedeniyle dini bir gereklilik halini almamıştır. Ne var ki Mısır'daki Kıpti topluluğu gibi Afrika'daki bazı Hıristiyan gruplar hem kadın hem erkek sünnetini, ABD'deki bazı Protestan mezhepler ve Filipinler'deki Katolikler ise erkek sünnetini dinen gerekli olarak kabul ederler.
Müslümanların kutsal kitabında sünnetle ilgili herhangi bir ifade yer almaz, ayrıca İslamiyet'in ilk yıllarında sünnet tartışma konusu da olmamıştır. Bu sıralarda Arapların kadın ve erkek sünnetini ne oranda uyguladıkları bilinmemektedir. Bugün Müslümanların büyük çoğunluğu erkek sünnetini, Afrika'daki inananlarının büyük bir kısmı ise kadın ve erkek sünnetini dinen gerekli görürler. Sünnetin Müslümanlar tarafından gelenekselleştirilmesinin 9. yüzyılda İslam'a dönen Yahudi asıllılarının beraberlerinde kendi dinlerinin inançlarını İslam'a taşıması anlamına gelen İsrailiyyat ile olduğu sanılmaktadır. İslam inanışına göre peygamber sünnetli doğmuştur (Boratav 2003:201).
Sünnetle ilgili dini yorumların, bulunulan coğrafi bölgeye göre değişmesi (Mısır'lı Hıristiyan Kıptiler örneğinde olduğu gibi), uygulamadaki temel belirleyicinin din değil coğrafya (Asya'ya uzanan Sahara çöl kuşağı), ve bununla bağlantılı ataerkillik olduğunu göstermektedir.

19. yüzyıla kadar sünnet, Sahara Çölü, ve bu bölgeyle yakın etkileşim içindeki ve etkisindeki coğrafi alanlar ve topluluklarla sınırlı kalır. Bu ana kadar Batı dünyasının tavrı, sünnete karşı genelde dışlayıcı ve sünnet yapan ulusları küçük görücüdür Ne var ki bu durum 19. yüzyılın yaygın cinsellik karşıtı ortamı ve mastürbasyon korkusu ile değişir. İngilizce konuşan ülkelerde sünnet, pek çok hastalığa neden olduğu düşünülen mastürbasyona karşı bir önlem olarak benimsenir. Sünnetle kesilip atılan prepus, gereksiz, hastalıklı bir organ olarak görülmeye başlanır. Uygulamada daha çok erkek çocuklar söz konusudur, ama kız çocukları da nasibini alır. Bu durum ABD haricinde İngilizce konuşan ülkelerde sünnetin büyük oranda terkedildiği 1940'lara kadar sürer. Bu değişimde cinsellik karşıtı ortamın yumuşaması yanında Douglas Gairdner'in prepusun işlevlerini açıkladığı 1949 yılına ait makalesi de büyük rol oynamıştır. Bugün ABD'de sünnet oranının %60 ile %80 arasında, diğer İngilizce konuşan ülkelerde ise ortalama %10'un altında olduğu sanılmaktadır. Ancak kesin istatistikler yoktur. Bunun dışında sömürge döneminde (19. yüzyıl) Filipinler'de, ve ABD askeri varlığı ile Güney Kore'de de (1950'den sonra) sünnet başlamıştır.
Sünnet olayı ile ilgili olarak psikanalizin kurucusu Sigmund Freud, Oedipus kompleksine atıfta bulunmuş ve bu kompleks sonucu olan kastrasyon anksiyetesi (Hadım edilme korkusu) ile sünnet olayını ilişkilendirmiştir.[kaynak belirtilmeli] Freud'a göre sünnet olayı erkek çocuğun annesine karşı duyduğu özlemden vaz geçtiğini göstermek amacıyla toplum önünde törensel olarak uygulanan bir cerrahi operasyondur. Erkek sünnet olarak artık erkekliğe adım atmış ve annesi ile bağlarını tam olarak koparmış olmaktadır.





Limit Doldu / "limit has been reached"

Tracklist:

Mothersun
Place





Limited Download/Sınıretto: 27

0 com

Xymox – Blind Hearts 7" (Wing Records, 1989)








-Başlamıştı -


- Sizi tanımıyorum ?

- Bilmem!

- Sizi tanıyormuyum ?

- Bilemem!

- Sizi tanıyormuydum ?

- Bilmem ben!

- Sizi tanıtıyormuydum ?

- Bilemem ki ben!

- Sizi tartıyormuydum ?

- Bilsem bir ben!

- Sizi tarıyormuydum ?

- Bilsem bir de ben!

- Sizi taşıyormuydum ?

- Bilsem de bir ben!

- Söylemem ?

- Deldirtmem!

- Sövemem ?

- Sövdüremem!

- Sövdürtmem ?

- Ben!

- Tamam ?

- Tamam!

- Bay ?

- Babay!




- Bitmişti -













Limited Download /Yedilikdownload: 77


0 com

He Said - Take Care (1989)




" KobaGürcü halk kahramanı. Robin Hood gibi, fakirlerin yanında yer alıp otoriteye karşı savaşmasıyla tanınır.
Koba, "asi", "boyun eğmez" anlamına gelir. Stalin, gençliğinde Koba'yı bir idol saymıştır. Daha sonra Koba takma adını almıştır.
Ünlü Gürcü yazar Aleksandre Kazbegi, 1883'te yayımlanan Baba Katili (Mamiskvleli) adlı yapıtında, Koba adlı bu Gürcü halk kahramanını anlatır. "





01-Watch · Take · Care
02-A.B.C. Dicks Love
03-Could You ?
04-Tongue Ties
05-Screen
06-Not a Soul
07-Halfway House
08-Get Out of That Rain
09-Hole in the Sky
10-He Said : She Said
11-A.B.C. Dicks Love (Soft)
12-Suzanne
13-Could You ? (Too)



He Said - Take Care

"limit has been reached"
limited download : 38


0 com

Organum - Horii (1986) & Drome (1989)


1 - Horii
2 - Keloid

Organum - Horii 12"


1 - Drome Pt. 1
2 - Drome Pt. 2

Organum - Drome 7"
2 com

Fugazi - 13 Songs (1989)



Punk, Hardcore, Math Rock ... ne derseniz... İşte onların kökenlerinden biri. Uzun zaman sonra tekrar dinlediğimde yaşadığım şokla, içimde hemen bir paylaşma istediği doğdu ve buyrunuz...

http://www.mediafire.com/?t3qmqzthqmz
0 com

Sigillum S - Studs And Divinity (1989)




















İtalya çıkışlı Sigillum S müziğiyle tanışmama vesile olan bu kaset formatlı albüm beni baştan aşağı süzdü aslında. İlk dinlemem de gayet etkisi altında kaldığım albümü, daha sonraki günlerde de defalarca tükettim. Çok sevdim.

Industrial tadın dayanılmaz hafifliğini, en yakın akrabası olan Noise baskısıyla enfes bir albüm. Kendini tekrar etmeyen kayıtlar yapmayı seven, her kayıtta farklı tadlar, nefesler, birleşlimler ve kategorilere küme halinde girmeye çalışan Sigillum S, bu albümde ki enerjisini hiç bozmadan bir sürü albüme imza atmış ve en son geçen yıl önce çıkardığı albümle halen faal olduklarını bizlere göstermektedir. Eraldo Bernocchi, Paolo Bandera & Luca Digiorgio'dan oluşan Sigillum S olayının diğer albümlerine zamanla atlama yapacağım. Zamanın da Front 242, Clock DVA, Ramleh, Blackhouse, Dive, Shock Corridor gibi projelerin de albümlerini basan label Minus Habens kotarmış bu albümü.

Yepyeni yazarlar almaya devam ediyoruz. 3 Yeni yazarımıza hoşgeldin partisini içimiz de düzenlerken, yazar kapımızın açık olduğunu belirtir, bana ulaşmanızı yeğlerim. Her şey ne için ? Her şey paylaşım ve yol göstermek için.. Yaşasın müzik yemek.


Sigillum S /Offical Site

























Sigillum S - Studs And Divinity (1989)

Label: Minus Habens

Tracklisting:

1. Priesthood Of Whore Kaosdom
2. Two Miniskirted Scorpions Digitally Mating On A Platform
3. Chewing A Just Used Condom In Her After Coming Bliss ... Ageing And Death Of Masses
4. Draw The Spleen Of Divinity
5. Five Or Six Corpses
6. DNA Spilling In A Swine Car
7. Night8. A Violin Is Kissing A Decomposing Liszt
9. Plague Privilege Plug


0 com

The Telescopes - 7th # Disaster EP (1989)





















..oysaki ne ümitlerle gitmiştim oraya. Kendimi belli etmektenin berisinden şeyler düşlemiştim. Olmadı, olamadı. Zamansızlık, nedensizlik ve belirsizlikten kaynaklanan durumları sillesine karıştırmıştım yanımda götürdüklerimide. Tüm suç bende değilmiydi diye düşündüm öncesi. Değildi diye kavradım sonra da. Topuklarım tutmuyor, belim dökülüyordu, ama yine ona sahip olmalıydım. Sonra ne denli herşeyin dahada ters gideceğinin farkındaydım. Üfleyerek yoğurt yeme hesabı hani. Ben onu çok istediğim halde o sahibinin tatil havası yüzünden benim olamıycağını diretiyordu görüntüsüyle. Baktım yine baktım, ama hep kapalıydı. Biraz daha akıttım zamanı, ama olmuyordu. Yine olmuyor ve olamıyordu. Tiksinmiştim o an yürümekten, ama en önemlisi topuklarımdı, bu fikiri tetikleyen. Bir dakika! . Dün rüyamda tabanca görmüştüm ben, gümüş kaplamalı olanından. Sahibini tanıyor, ama şu an hatırlayamıyorum. Belim ağrısını pek azalatmazken, "Song Without An Ending" diyor sonra da birden "Time Again For The Golden Sunset" diyordu. Onun adı "The The", diğerinin adı Philips beyaz kulaklık idi. Gittiğin yağmurla gelesin ki, bir yerime giresin.



Yıl 1988. İngiltere topraklarındayız bu sefer. The Telescopes türdaşı olan Loop ile Split bir şey yayınlamak isterler ve yılın son ayı olan Aralıkta 7 inch'lik bir split albüm basılır Cheree etiketiyle. Daha 1 ay geçmiştir ki Cheree firması bunları okşar ve 7 inch'lik bir kopya basar. Zaman ise 1989 Ocak'tır. Heyecanlı bir üretim aşaması çoktan başlamıştır ki 3 ay bile geçemeden Nisan 1989 tarihine ele aldığımız bu 12 ich'lik EP'yi kazırlar. Yaz sıcağıyla boğuşup 12 inc'lik bir albüm daha basarlar aynı yılın Ağustos ayında. Ve sonunda ilk uzun çalarlarını yine Cheree etiketiyle olmak suretiyle Haziran 1989'da Shoegazing ortamlarına fırlattırırlar. Aslında The Telescopes atılımları 1982'de olmuştur. Space Rock diye de lanse edilen bu olaya daha önce el atmıştım bu sayfalarda. Tekrardan dönelim istedim ki bu kadar bilgi de yeterli dedim.

Anıldıkları ve tavsiye ettiğim diğer isimlerden örnekler: Loop, Moose, Spacemen 3, Chapterhouse ve hatta Pale Saints.

Offical Site: http://www.thetelescopes.com/


























The Telescopes - 7th # Disaster EP (1989)



2 com

Bark Psychosis - All Different Things EP (1989)






















Fotoğraf kadar özel bir albüm.. 2 şarkı ama biraz uzun 2 şarkıdan oluşan bu EP'nin isim sahibi ve açılış kaydı "All Different Things" dinlediğim en iyi şarkılardan biri.. 1989 yılında bu müziği yapmaları ve hayal etmeleri müthiş bir durum. Londra taraflı "Bark Psychosis" çok önemli bir proje olmasına rağmen 90'ların ortasında sevenlerinin kalplerinde yaşatılmak üzere bir el fatiha okunmuştur..


"Keşke, keşke tekrar toplansa şu insan topluluğu" dediğim listenin başlarında yer alıyorlar. "Gitmeden kalasınız bu şehirde" diyelim onlara hadi..


0 com

Sonic Youth - Blow Job (Goo - Demo) 1989




























0 com

Rush - Presto (1989)









<br />
0 com

New Order - Round & Round





"Ian Curtis" intiharı ve "Joy Division" sonrası yürürlüğe giren ama "Post Punk" tadından daha çok "Synth Pop" havasında ilerleyen kayıtlar yapan ve isim olarakda " New Order"ı seçen 3 kişilik "Joy Division" elemanları..
Nadir bulunan bir kopya ile başlamak istedim.. 1989 basımı "Round & Round" Single'ı.



Round & Round (1989)

0 com

Loren Mazzacane Connors - In Pittsburgh (Tape)



(1989)

Side A

1. Trouble in Mind
2. Prelude I
3. Trouble in Mind 2
4. Prelude 2

Side B

5. Night Train
6. Child's Blues
7. Fallen Son
8. Blue Ghost Blues *




0 com

Bauhaus



Yazılara bir süreliğine ara vermek istiyorum.. İyi hissetiğim zaman kendimi yine yazmaya devam ederim sanırım. Röportajlar arada olucak. Sevgiler..



(1982)

"Third Uncle" – 5:14 (Brian Eno)
"Silent Hedges" – 3:09
"In the Night" – 3:05
"Swing the Heartache" – 5:51
"Spirit" – 5:28
"The Three Shadows, Pt. 1" – 4:21
"The Three Shadows, Pt. 2" – 3:12
"The Three Shadows, Pt. 3" – 1:36
"All We Ever Wanted Was Everything" – 3:49
"Exquisite Corpse" – 6:39





(1983)

"She's in Parties" – 5:46
"Antonin Artaud" – 4:09
"Wasp" – 0:21
"King Volcano" – 3:29
"Who Killed Mr Moonlight?" – 4:54
"Slice of Life" – 3:43
"Honeymoon Croon" – 2:52
"Kingdom's Coming" – 2:25
"Burning from the Inside" – 9:19
"Hope" – 3:16



(1989)

A God in an Alcove (4:08)
Telegram Sam (3:25)
Double Dare (4:55)
The Spy In The Cab (4:09)
In The Flat Field (3:46)
St Vitus Dance (2:28)
In Fear Of Fear (2:46)
Poison Pen (3:40)
Party Of The First Part (5:35)
Departure (4:53)
The Three Shadows (part 2) (2:58)
Swing The Heartache (5:12)
Third Uncle (5:17)
Ziggy Stardust (3:12)
Terror Couple Kill Colonel (3:31)
Night Time (3:11)
She's in Parties (4:41)

4 com

Pictures of You - The Cure

Sanırım bir günah işlemiş olmalıyım, büyük bir günah. Garibanın birine kötülük mü yaptım acaba? Belki de dedikodu yapmışımdır ya da biriyle istemeden şaka yapayım derken alay etmişimdir. Yoksa harama el mi sürdüm? Emin değilim ama kesin böyle bir şey var, yoksa bu yaşadıklarımı nasıl haketmiş olabilirim?

Aslında hayatımız belli başlı yol ayrımlarında verdiğimiz kararlar sonucu yönleniyor. Eskişehir yerine Adana’ dan gelen teklifi kabul etseydim hayatım eminim çok farklı olacaktı. Genciyle yetişkiniyle, öğrencisiyle abisiyle, gerçek dostuyla satıcısıyla onca yeni insanı tanımayacaktım o zaman; başkaları olacaktı hayatımda. Derin muhabbetler yaptığım felsefik dostlarım olmayacaktı; ahşap tabureler üzerinde oturup, zamanın herkes için farklı işlediğini tartışamayacaktım büyük ihtimalle. Baştan çıkmış, boğulmuş ve kaybolmuş yeni nesille haşır neşir olmayacak, saçlarını yapıştırıp reggae dışında müzik dinlemeyen birinin yaptığı DJ’ liğe katlanmak zorunda kalmayacaktım. Beni görür görmez bir Smiths şarkısı patlatan o cici sürüngenle de tanışma ihtimalim yoktu Adana’ ya gitseydim. Başka bir hayatım olacaktı, belki de ne insan hayatına ne de doğanın kaynaklarına değer ve önem vermeyen, yol yapacağına silaha yatırım yapan bu eski demir perde ülkesi yerine; gelişmiş, her bir karesine uygarlık eli değmiş, zamanında sömürdüğü afrikalıların sırtından zenginleşip semirmiş bir batı ülkesinde olacaktım bugün. Bu soğuk, doğu ülkesinin bir köyünde, loş ışıkla aydınlatılmış bir odaya tıkılmış, yıllardır dinlemeye doyamadığım müzikleri tekrar ederek ve onları paylaşabileceğim güzel insanlara tekrar kavuşacağımı hayal ederek, tavana ya da bilgisayara bakıp durmak dışında bir faaliyete sahip olamadığıma göre kesin bir günah işlemiş olmalıyım, hem de büyük bir günah.

Ama yine de yol aldığım konular da yok değil hani. Yaşanan zorlukların insana bir şeyler kattığını kabul edersek eğer, bir gün Can Yücel gibi güzel şiirler yazabilirim. Pek çok olaya bağımlılık kazandım, etkilenmiyorum kendini kurtarmak adına başkasına saldıran, dost görünen insanların satışlarından, kaygan zeminde hareket etmeye alıştım; “She Comes in the Fall” ile odamda kişisel parti yapmak gibi bir savunma mekanizması geliştirdim. Artık “Pictures of You” dinleyip hüzün ve melankoliye terk etmiyorum benliğimi. Vahşi cinselliğin kabalığından arındım, biliyorum hiç bir zaman “Ladykillers” dan biri olamayacağım ama, daha güçlüyüm. Blur’ ün doksanların başında dediği gibi “There’s no other way” i söylüyorum artık, düşünmek istemiyorum, boşverebiliyorum; Kim Deal’ in slide gitarları eşiliğinde tekrar zıplamayı hayal ederek, Bunuel’ in sürrealist filminden dem vuran, deli dolu Frank Black ile tanışmak istiyorum Morrissey yerine.


Yıllardır değil “Pictures of You” neredeyse hiç The Cure dinlemediğimi farkettim. İtinayla, kıyıdan kıyıdan, farkettirmeden ve kimseyi ürkütmeden onlardan uzaklaşmışım. “This is a Lie” adlı yaralayıcı şarkıyı duymak bile istemiyorum. Onları o muhteşem ritmik baslarıyla, punkvari delilikleriyle, eski Ankara gecelerinde cümle cemaati coşturan “Jumping Somebody Else’s Train” ile, o zıpır saçları ve boyalarıyla, “Why Can’t I Be You“ ve eşsiz klibiyle, “Eskilerden kim kalmış ki” sözünü ispat edercesine duyduğumda kalabalığı ortadan yararak delice dans ettiğim “Love Song” ile, o naif, sevimli “Lovecats” ile, derin klavye tınıları ve üstüste binen gitarları birbirine karıştırmayan parlak kayıtlarıyla güzel müzisyenler olarak saygıyla anmak istiyorum. Evet var hala aramızda yıllardır onları dinleyip ağlayanlar. Ve evet, biliyorum insan ruhuna çok yakın duruyorlar, yaşanmışlıklara şahitlik ediyorlar, canlandırıyorlar, açığa çıkarıyorlar adeta mutsuz ruh halimizi. Yüzümüze vuruyorlar hayal kırıklıklarımızı, kaybetmişliklerimizi. Hatırlatıyorlar özlediklerimizi, çok yakımızdayken uzakta kaldıklarımızı, “doğru kelimeleri bulamadığımız” için birer kaybeden oluşumuzu, hassaslığımızı, duygusal zavallılığımızı. Depresif olmaya meyilli olduğumuzda dinledik onu, sekiz dakika boyunca kendimize acıdık. Gerçekleri bir tokat gibi vurmadı mı yüzümüze? Dumanlara daldık, battaniyelerin altında titredi içimiz, gözlerimiz boşluğa kenetlendi, bir türlü aşamadık bunu, böylece en güzel günlerimiz harcanıp gitti.

O kötülere niye aşık olmuştuk ki sanki, bizim kadar haketmiyorlardı sevilmeyi. Ama bu dünya acımasız, vahşi bir gezegen güzel kardeşlerim. Ne de olsa doğal seleksiyon diye birşey yok mu, yalnızca güçlünün ayakta kaldığı? Avlanan olmak istemiyorsan avlanırsın. Melankolik şarkılar eşliğinde sızlanmak şeklinde tezahür eden psikolojik sapkınlıktan kurtulamazsak eğer, av olmamız kaçınılmaz. Hele bir de kullanılmayan uzuvların güçsüzleşip yok olması kuramı gerçekse külliyen yandık. Uzun süre sevgisiz kalan bünye, bir bakmışsın sonunda tamamen “sevilemez” olup çıkmış.

Siz en iyisi teslim etmeyin ruhunuzu sarsıcı, sert ve gerçekçi melodrama. Onları hakettikleri müzikal değerlere yakışır biçimde, saygıyla kaldırın raflarınıza; içinizi açın romantik pop melodilerine. Hippi ortamlara, yeşile, çayır çimene yönelin ve oralarda geçireceğiniz bulutlu akşamüstlerine, istop ya da ortada sıçan oynamaya, kamp ateşi etrafında toplanmacalara. Hayalleri sadece kurmak yetmiyor artık, bir kısmı gerçeğe dönüşmeli. Ben bunları yapamayacak kadar kısılmışım maalesef dört duvara. Herkese tavsiye ettiğim pastoral sakinlikten çok uzak, çakılmışsam mıh gibi yatağa, ne elimi bardağa ne de gövdemi açık havaya götürecek enerjim yoksa, bu eziyeti çekmeye mahkum edilmişsem – geçici de olsa – sabrımın sınırları deneniyorsa eğer, mutlaka bir günah işlemiş olmalıyım, hem de çok büyük bir günah.
2 com

G-ANX


Grubun kısa tarihi şu şekilde; Gravida Anker (Hamile Ördekler) 1982'de Huskvarna, İsveç'te anarşist bir orta tempo punk rock grubu olarak kurulur, sonraki yıllarda Penisknyckarna adlı noisecore grubundan Steve, Putte ve daha sonra Hoccy'nin aralarına sızmasıyla isim G-ANX şeklinde kısaltılır. Grubun son orijinal elemanı Sonnerby 1987'de gruptan ayrılır ve yerine Hedda geçer. 1991'de dağılana kadar yaklaşık 20 konser verip, 4 plak basarlar.

Müziklerinde Pink Floyd'dan Crass'a, roots reggae'den grindcore'a kadar geniş bir perdeleri var, deneysel hardcore punk denilebilir belki ama sonuçta bayağı kaliteli ve eşsiz bir iş çıkardıkları aşikar.

Üç adet 7" buyrun, indirin, dinleyin severseniz yorum bırakın.

Farout 7''


Masterpiece 7''



Out of reach 7''



Not: İngilizce bilenler grubun henüz bir kaç gün önce yapılmış bir röportajını buraya tıklayarak okuyabilirler.
4 com

Galaxie 500



Dikkatli olun.. ister istemez onlardan bir çocuğunuz olabilir..

Shoegaze, Indie, Slowcore akımının, dağılıp yürekleri dağlayan kült topluluğu Galaxie 500 huzurlarınızda.. Es geçmek akıl dışı. Detaylı bilgiler net aleminde mevcut. Araştırmak kadar güzel bir şey var mı ?

Dean Wareham (Gitar - Vokal) Damon Krukowski (Davul) Naomi Yang (Bass)







1988






1989









1990








2005

.

.

Öpücük