Poland etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Poland etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
0 com

Kagami Smile - Change Stares Back at You (2023)

0 com

Sado Rituals - Conquering the Passions of the Flesh (2024)

0 com

26.37.24.13 - Canto I

0 com

Zarasai - Place Muzik (Sangoplasmo Records, 2011)




Evde keyifli bir akşam yemeğindeydik. “Her şey bir anda değişebilir” dedi konuklarımdan biri. Daha yaşlı olan gülümsedi: “Doğru, ama hangi an?”, “Ah, o anı bir bulabilsek!” diye iç çektim ben. Sohbet, hayattaki bazı unutulmaz anlara kaydı sonra. Tanıdık kişiler, bildik şehirlerden söz edildi. Şarabın sonuna ve tatlıya gelindiği zaman kapsamlı bir dünya turu yapmış durumdaydık. Dünyanın değişik ülkelerinde aynı insanları tanıdığımızı, aynı yerlerde benzer duyguları hissettiğimizi keşfetmek hoştu.
Zaman üzerine düşüncelere daldım konuklar gittikte sonra. Geçen yazı düşündüm örneğin. İçimdeki delici acıyı, hayatımı saran hüzün bulutunu... Hâlâ kalbimi kırsalar bile, şimdilerdeki uzaklıkta çok farklı görebildiğim pek çok ayrıntıyı... Diğer yazları düşündüm. Her birinin farklı renklerini, tatlarını,  sonsuza kadar kalacak olan bazı anlarını... Sonra geleceği düşündüm. Bilememenin verdiği kaygının yanı sıra giden bir heyecanla, düşündüm geleceği... Geçmişle başa çıkabilmişsem gelecek de ne getirirse getirsin, o kadar korkulu değil diye bir iyimserliğe kapıldım. İki şeyin bana güç verdiğini fark ettim sonra. Birisi hayatta her şeyin başıma gelebileceğine dair bir kabul ve buna dair bir iç hazırlık. Diğeri ise yalnızlığımla ve ona eşlik eden iç sesimle kurabildiğim güçlü bağ.
Başka şeyler de düşünüyorum şimdi. Hayallerin, idealizmin ve akılcılığın iç içe geçebileceğini örneğin. İçtenliğin, gerçekten kaçmamanın önemini... Duygusallığın ve kırılganlığın hayatı zorlaştırmasına rağmen o kadar da kötü olmadığını...
İnsanın başa çıkamayacağı pek çok ruh hali ve durum var kuşkusuz. Dışarıdan yöneltilen türlü türlü zulüm mesela. Kurumlar ya da bireylerden gelebilecek acımasızlık ve kötülük... İnsanın hayatını karartan önyargılar, yanlış anlaşılmalar, görmezden gelinmeler... Kabarık bir liste oluşturulabilir.
Önemli olan bütün bunların varlığının kabulü ve bunlarla başa çıkabilecek zeka, beceri ve dirence sahip olmak galiba... Hayat, acı-tatlı sürprizlerini getirebilecektir.
Yaşadıkça pek çok şeye karşı bileniyor insan. Eskiden beni yataklara düşürebilen gönül kırıklıkları yok artık... Hayretle görüyorum bunu... Şaşırmıyorum mesela eskisi gibi... Sonra pek çok şeyi hiç de üstüme alınmıyorum. Birçok insandan bize gelen bir davranış, bizden çok o insanın kendiyle ilgili çünkü... Bizim için kurulduğunu sandığımız bir cümle aslında cümleyi kuranla ilgili. Bazı insanlar bizi çok sevip beğeniyorken bir diğerleri aynı bizi hiç sevmeyip beğenmiyorlarsa bu bizden çok onlarla ilgili bir durum değil midir? Her şey bir anda değişebilir ama o an aslında sonsuz anların toplamını içinde taşıyan bir an değil midir? Ayrıca, yaşadığımız her an, böylesi anları biriktirmekle ilgili değil midir?
Bazen son yıllarda edindiğim bir tutumu sorguluyorum. Her şeye geçiciymiş gibi davranıyorum örneğin... Sonsuz ve koşulsuz bağlanmalardan kaçınıyorum. Uçucu zamanların dikey derinliğiyle ilgileniyorum daha çok da. Lineer bir zaman algısından uzaklaştım artık. Her şey her an bitebilir, herkes her an gidebilirin gizli kabulünü taşıyorum içimde. Birisi beni ölene kadar seveceğini söylüyor. Hoşuma gidiyor bu, yalan olduğunu bilsem de... Bu ana sunulmuş bir armağan gibi kabul ediyorum daha çok böyle bir cümleyi...
Sonuna kadar kendimleyim. Emin olduğum tek birliktelik bu... O yüzden iyi bakmak istiyorum kendime... Yaralanmaktan kaçamayacağım biliyorum. İyileşmeyi de biliyorum ama..
Tut ki herkes gitmiş. Kendimle, iç sesimle var olabilmeliyim. En tepelerdeyken en diplere inebileceğimi, her şeyin hayata ve insana dair olduğunu bilebilmeliyim.
Her şey bir anda değişebilir. Doğru bu... Ama gökten zembille inmiş bir an değildir bu... Geçmişte işaretleri vardır mutlaka.
Kavurucu bir yaz günü daha başlarken içimden geçenler bunlar. Bir dokunsam mutluluk, bir dokunsam mutsuzluk biliyorum bunu... Bir dokunsalar mutluluk, bir dokunsalar mutsuzluk. Bunu da biliyorum.
Elimden geldiği kadar mutluluk için dokunacağım hayata... Mutsuzluk da gelirse hoş gelmesin, fazla durmayıp çabucak gitsin.
Yeni bir güne kavuşmak az şey mi? Değerini bilmek gerek. Her şey bir anda değişebilir. Kim bilir, belki de çok yakındır böyle bir an...

Neşe Yaşın /  2012 / BirGün





Zarasai - Place Muzik (Sangoplasmo Records, 2011)
Limit Doldu / "limit has been reached"


 A1Zarasaitis15:00
B1Daina, Ežerėnai, Ditkūnų15:00


Limited Download: 15
0 com

Lionel Marchetti and Yôko Higashi - Okura 73°N - 42°E (2009)


1 - Pétrole 73
2 - Okura
3 - Pétrole 42


0 com

Maria Peszek - Miasto Mania


Bi Polonyalardan daha:) favorim Pieprzê Ciê Miasto...


--burada--
0 com

Czeslaw Spiewa - Debuit


Çok eğlenceliymiş bu Polonyalılar... Şahsen sorsanız aklıma ilk Trabzonspor da oynayan şimkovyak gelir herhalde.

Neyse; başta da belirttim böyle akordeon filanlı eğlence seviyosanız iyi gidiyor. Arada damar oldukları şarkılar da yok değil hani.

--burada--
0 com

Krzysztof Orluk - Blurred Reflection (2009)



:Tracklist:

1 - Bright Things, Love Heat
2 - Beautiful Mind
3 - Broken Symmetries
4 - City Frames
5 - Crying Bird
6 - Miniature
7 - Mountains Under The Dust
8 - Overthesky (Bright Sphere)
9 - Path
10 - Soaring
11 - The Girl With The Melody In The Head

3 com

No One Wished To Settle Here - So Simple And Separate And So Simple And Separate And Beautiful (2007)

http://www.myspace.com/nowtsh

No One Wished To Settle Here
So Simple And Separate And Beautiful 2007
Post-Rock/Ambient
Poland (Athens, Georgia, Gdansk)

MP3@ 256Kbit/s, 44100 107mb
Michal Hoppe un katkılarıyla
Tracklist:1. Walking upstairs in front of impossibility
2. So we went separately through urban fields parallel to those who blindly went onwards (part I)
3. So we went separately through urban fields parallel to those who blindly went onwards (part II)
4. For joint educational successes
5. A week time like seasons of months through wind and snow in Old Park Lane

5 com

Grouper - Dragging a Dead Deer Up A Hill

(2008)
Disengaged
Heavy Water/I'd Rather Be Sleeping
Stuck
When We Fall
Traveling Through A Sea
Fishing Bird (Empty Gutted In The Evening Breeze)
Invisible
I'm Dragging A Dead Deer Up A Hill
A Cover Over
Wind And Snow
TidalWave
We've All Gone To Sleep


3 com

Grouper - Dragging a Dead Deer Up A Hill


2008 girdiğinden beri dinlediğim en iyi albümlerden biri. Hatta fazlası.. başlarda yer alıyor direk. Anlattıklarını çokda anlaşılır bir hale getirmek istemeyen "Grouper" projesinin eski albümleri daha Ambient bir havada ilerliyordu. Bu albümle iyice olgunlaşıp, bazılarına göre zor dinlenilen kısımları rendelemiş. Gitar sesi duymak güzel, en alttan gelmesi sağlananan tuşlu sesleride dikkat etmek çok keyifli. Kayıt ilk başta garip gelsede, ilerleyen dakikalarda ve tekrar tekrar dinlediğinizde içine çekicektir sizi. Bayan vokal + tek kişilik proje. Bu beyin ilgimi çekiyor uzun aylardır.. "Liz Harris". Hakkında bir şey bulmak cidden zor. Myspace adresi bile ona ait değil gibi geliyor ilk bakıldığında. Offical sitesini bulanda beri gelsin. Yine internet cafeye gelip albümü upload ettim.. Israrla "Grouper" bekleyenlere, merak edenlere, sevenlerine selam ederim.

Favorilerim: "Wind And Snow", "Heavy Water/I'd Rather Be Sleeping", "Tidal Wawe", "Disingaged" yada hepsi.

Kimleri seven seviyor, sevebiliyor, sevdirebiliyor, sevdirtebiliyor, sevindirebiliyor kısmı: Kemialliset Ystävät, The North Sea, Nadja, Labradford, Pocahaunted, Double Leopards


0 com

Tara Fuki - Auris (2007)


0 com

Tara Fuki - Piosenki Do Snu (2001)

0 com

Tara Fuki - Kapka


Önce ikinci albümleri... Devamı gelecek...

Download Rapidshare : Tara Fuki - Kapka (2003)

.

.

Öpücük