Keşkebizimevdekonserverseler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Keşkebizimevdekonserverseler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
0
com
Beyin:
Etiketler:
Vaykorus
Zaman:
25.10.19
Beyin:
Etiketler:
Vaykorus
Zaman:
14.2.19
2019
,
Garage Rock
,
Haossaa
,
Heyecan
,
indie
,
İstanbul
,
Karga Bar
,
Keşkebizimevdekonserverseler
,
Kim Ki O
,
krıtik konserler
,
Live
,
noise rock
,
punk
,
Synth Pop
,
The Raws
,
Turkey
,
ychorus volume serisi
Beyin:
Etiketler:
Vaykorus
Zaman:
6.6.17
2015
,
Bandcamp
,
drone
,
experimental
,
Keşkebizimevdekonserverseler
,
Kluizenaer
,
Merak
,
Netherlands
,
noise
,
Other
,
Power Electronics
SIGNALS FROM OUTSIDE # 30
TRansmit// sunar : SIGNALS FROM OUTSIDE # 30
experimental electronic noise music events - istanbul
Deneysel Elektronik Noise Müzik Konserleri
Ülkemizde, günümüz elektronik, deneysel, noise ve avant-garde müzikleri adına yaptığı çalışmalarla tanınan, TRansmit Müzik, hazırladığı 30. gecede, Japonya’dan iki önemli avant-garde müzisyeni konuk ediyor.
Signals From Outside, yurtdışından gelen müzisyenlerle yapılan canlı performans etkinliklerini kapsayan bir proje, konserler dizisinin otuzuncusu, Japon öncü müzisyenler, Sabu Toyozumi ve Fumihico Natsuaki sürüyor. Bu etkinliklerin temel amaçları arasında, yurtdışında, bu alanda çalışma yapan nitelikli müzisyenlerle, Türk müzisyen ve dinleyicilerini buluşturmak ve ortak bir paylaşım alanı yaratmak, önemli yer tutmaktadır.
TRansmit Music as known as the curator/organizer of electronic, experimental, noise and avant-garde music events in Turkey. It will be hosting tow avant-garde musicians from Japan in the 30th event. Signals From Outside is a project involving live performances of musicians from all over the world. The 30th of the series will continue with Sabu Toyozumi and Fumihico Natsuaki performance in Turkey. The main aim of this project is to create meeting point for a cultural and artistic exchange between musicians from abroad and Turkish musicians/audiences.
Sabu Toyozumi:
Japonya’nın gelmiş geçmiş en önemli free jazz, avant-garde davulcularından, Sabu Toyozumi, 1943 yılında doğdu. 1965 ‘de profesyonel müzik kariyeri başlayan müzisyen, ilkin rock grubu Samurais ‘e katılır. 1969 yılında ise Sabu Toyozumi ’nin free jazz, doğaçlama üzerine müzik çalışmaları başlar. İzleyen yıllarda, Anthony Braxton, John Russell, Evan Parker, Peter Brötzmann, Keiji Haino, vb. uluslararası müzisyenle ortak çalışmalar yapar. Ayrıca, Toyozumi bir çok müzik çalışmalarının yanı sıra, öncü Japon noise grubu, Hijokaidan ‘da da davul çalmaktadır.
Fumihico Natsuaki - Hico:
Müzik dünyasında Hico olarak tanınan Fumihico Natsuaki, melodika, çene arp, overtone flüt, perküsyon, vb. birçok etnik müzik aletini çalan bir multi-enstrümantalistir.
Hico melodika da benzersiz ve epik bir çalma tarzı icat etti. Çalarken, dairesel nefes tekniğini ve her iki elini de kullanan müzisyen, bulduğu tekniklerle kesinlikle diğer müzisyenlerin önüne geçer. Sanatçı, 2011 ‘de büyük ilgi gören ilk Avrupa turunu yapar.
Batur Sönmez:
Çağdaş müzik ve sanat çalışmalarına, 1998 yılında başlayan, Batur Sönmez, deneysel, elektronik, endüstriyel, noise müzik alanında yaptığı çalışmalarla, tüm dünyada tanındı. Japonya'dan İspanya'ya, Rusya'dan Lübnan'a, dünyanın bir çok ülkesinde çeşitli festival ve konserlere katıldı. Bir çok farklı müzik projesi yanında, multimedya, görsel-işitsel, ses ve video sanatı çalışmalarıda var.
Bu etkinlik, Japon öncü besteci Takehisa Kosugi‘ye itaf edilmiştir.
This event was dedicated to Japanese pioneer composer Takehisa Kosugi.
Beyin:
Etiketler:
Vaykorus
Zaman:
20.9.14
Beyin:
Etiketler:
Vaykorus
Zaman:
1.4.14
2014
,
Biblo
,
İstanbul
,
Keşkebizimevdekonserverseler
,
krıtik konserler
,
Live
,
Peyote
,
Tim Hecker
,
Tokkat gibi
,
Turkey
2013
Geçen yılın önemli bilmemnesi durumlarına pek girmeyi sevmiyorum ama yapılanları okuyorum tabii, zevkli oluyor. Bana göre farklı, onlara göre çok farklı listeler uzayıp, durmadan gidiyor..
2013'ün en iyi konseri kısmına değinmek isterim ki; evet, hepsine elbette gitmedim ama bazılarına da kaçırmak olmazdı tabii. İşte bu konser de; 27 Ekim 2013 tarihli NADJA konseri idi..
Uzun zaman metal, rock ve bağlantılı tür ve dalları dinleyen ama sonradan Electronic tabanlı, bol sallanmalı dans şarkılarıyla kendinden olduğu gibi geçen insanların da orada olup, büyük bir tekme-tokat silsilesiyle baş başa kaldıkları ve kendinlerine geldikleri konserdi, diyebiliriz rahatlıkla.. Sevenin orgazm, sevmeyenin de koşarak kaçma girişimi yaşadığı konser, gerçekten çok, çok iyiydi! Mekan da oluşan ses yükselmesi ile her an yan komşuların yada aynasızların basacağını sanırım hepimiz ara, ara düşündük orada.. Arkaoda'daki küçücük konser alanında, dev gibi bir şey oluşmuştu sesten ve giderek de büyüyordu! Saatlerce sürmesini dilediğim konserde ki şaşkınlığımı ve zevkten dört bucağımı doldurduğum anları hiç unutamayacağım sanırım..
Tanıdığım ve seveceğini düşündüğüm tüm insanlar beynimden film şeridi gibi geçti.. gerçekten! Ne kadar çok şey kaybettiklerini yazmasam daha iyi, evet. Konser öncesi, CD/Plak/Tişört için açılacak standı kendi elleriyle açan NADJA ve hemen yanlarında sadece benim olmam.. İngilizce bilmeyen ben ve birbirimize yan gözle bakıp sempati duymamız ve o boşluksal sessizlikte döne, döne bir yokulup, bir var olmamız, müthişti! Hemen bir tişörtlerini satın almak isteği ile yanıp tutuşan ben ve tişörte bakarken bana br şeyler söyleyip gülmeleri ve benimde hiç anlamadığım halde gülümsememle, dillerimizin yoksunluğunu her iki taraf böylelikle anlamış olmuştu ve artık dönerek, uğultular eşliğinde var olan sessizliğe kendimizi tekrar bırakmıştık..
Konserin, benim için çok da enteresan bir durumu var aslında.. Enterean diyorum çünkü böylesi sanırım hiç başıma gelmemişti. Konser haberini almadan 6 gün öncesi, yolda dinlemek adına en çok takıldığım 2 isim Aidan Baker ve NADJA idi. Daha sonra, bir arkadaşımla NADJA ve Aidan Baker'dan muhhabbet ettik ve eve gittim. Bilgisayarı açtığımda, gördüğüm etkinlik haberine cidden inanmakta zorlandım. 27 Ekim 2013, NADJA konseri diyordu! Bir süre öyelece kalakaldım.. 2 Kişiden oluşan NADJA'nın, uzuvları daha uzun olan elemanı da zaten Aidan Baker'dı ki; bilenler bilir ama bilmeyenler de elbet olacaktır.
Bitiriyorum. Bu konser, hayatımda çok büyük yer etti ve ben hala 27 Ekim gecesini ve Kadıköy'ün o huzurunu üstümden atabilmiş değilim.. Atmak istemiyorum ve zaten atamıyorum da.. Hem fikirlerime de, iki elimi sallıyorum ve konseri gerçekleştiren BANT tayfasına da bin, bin, teşekkürlerimi borç eyliyorum.
Dimdip not: Uzuun zamandır yazı yazmıyordum, cidden iyi geldi. Özlemişim..
Beyin:
Etiketler:
Vaykorus
Zaman:
21.1.14
2013
,
Arkaoda
,
Huzur
,
Kadıköy
,
Keşkebizimevdekonserverseler
,
krıtik konserler
,
Nadja
She Past Away - Kasvetli Kutlama EP (2010)
Bu toprakların Goth tabanlı gururu, Bursa çıkışlı göz kapakların da Post Punk'ı selamlayan She Past Away'den beklenen EP sonun da geldi işte !
3 kaydın yer aldığı EP'nin dışın da, EP'de yer almayan bir kayıtlarına da, grubun kendi uploadları olan farklı linkle, alt katta yer verdim. Sahne duruşlarını ve canlı performanslarını da beğendiğim She Past Away'i 3 kişi oluşturmakta. Myspace adreslerin de gerekli bilgilere ulaşabilceğiniz gibi, underground gruplara destek veren İstanbul'daki barlar da kendilerini izleyebilirsiniz. Güneş ısısını gün geçtikçe arttırıyorken, siyahın gizemi hiç bir zaman akıllarımız dan çıkmadığını da, EP'yi dinlerken tekrar, tekrar anlayabiliyoruz.. Hepimiz için de bir tutam siyah varken, o hissiyata kim engel olabilir ki..
İndirmeliktir !
She Past Away - Kasvetli Kutlama EP (2010)
Tracklist:
Kasvetli Kutlama
Ruh
Bozbulanık
Beyin:
Etiketler:
Vaykorus
Zaman:
18.7.10
2010
,
Bursa
,
EP
,
Goth
,
indie
,
Keşkebizimevdekonserverseler
,
Nadir bulunan
,
post punk
,
She Past Away
,
synth
,
Tokkat gibi çarpar ha
,
Turkey
,
Underground
Beyin:
Etiketler:
Vaykorus
Zaman:
20.6.10
Wild Nothing - Gemini (Captured Tracks, 2010)
Güneşli tatil sabahlarınıza, bisikletinizle eşlik edecek naiflikte. Yaza giriş albümlerinden ve lay lay lom havanıze eş değer nitelikte. İndirin yahhu işte !
Wild Nothing - Gemini (Captured Tracks, 2010)
Tracklist:
1 Live In Dreams
2 Summer Holiday
3 Drifter
4 Pessimist
5 O, Lilac
6 Bored Games
7 Confirmation
8 My Angel Lonely
9 The Witching Hour
10 Chinatown
11 Our Composition Book
12 Gemini
Tracklist:
1 Live In Dreams
2 Summer Holiday
3 Drifter
4 Pessimist
5 O, Lilac
6 Bored Games
7 Confirmation
8 My Angel Lonely
9 The Witching Hour
10 Chinatown
11 Our Composition Book
12 Gemini
Beyin:
Etiketler:
Vaykorus
Zaman:
10.6.10
2010
,
A.B.D.
,
dream pop
,
Huzur
,
indie
,
indie pop
,
Keşkebizimevdekonserverseler
,
Lay lay lom
,
Pop
,
shoegaze
,
Synth Pop
,
twee pop
,
Wild Nothing
Kim Ki O
Kim Ki O - En Az İki, En Fazla Sekiz (2007)
Diğerleri Nerde? (2008)
Güzellik abideleleri "Kim Ki O" müziğiyle uzaktan tanışıp ya da hiç tanışamayanlar için toplamda olan 2 albümlerine kulak kabartmanızı istedim. Uzun zamandır planlanıp, upload edilip, beklettiğim kopyalardan.. Bir türlü rahat olamadığım 3 aylık dönemimin sancılı bekletişlerinden.. Yine kendime acıyor, yine bir şey yazamıyor ve yine elimi "Kim Ki O"ya uzatıyorum..
Basit güzeldir.. Yeter ki zekice tasarlansın.
Basit güzeldir.. Yeter ki zekice tasarlansın.
Beyin:
Etiketler:
Vaykorus
Zaman:
24.3.10
Big Beat
,
çifte bass
,
indie
,
İstanbul
,
Keşkebizimevdekonserverseler
,
Kim Ki O
,
Klavye
,
Pop
,
Power Pop
,
riot girrl
,
Synthesizer
,
tekrar eden melodiler
,
Turkey
,
Underground
Beyin:
Etiketler:
Vaykorus
Zaman:
14.3.10
Beyin:
Etiketler:
Vaykorus
Zaman:
5.1.10
Sigillum S - Studs And Divinity (1989)
İtalya çıkışlı Sigillum S müziğiyle tanışmama vesile olan bu kaset formatlı albüm beni baştan aşağı süzdü aslında. İlk dinlemem de gayet etkisi altında kaldığım albümü, daha sonraki günlerde de defalarca tükettim. Çok sevdim.
Industrial tadın dayanılmaz hafifliğini, en yakın akrabası olan Noise baskısıyla enfes bir albüm. Kendini tekrar etmeyen kayıtlar yapmayı seven, her kayıtta farklı tadlar, nefesler, birleşlimler ve kategorilere küme halinde girmeye çalışan Sigillum S, bu albümde ki enerjisini hiç bozmadan bir sürü albüme imza atmış ve en son geçen yıl önce çıkardığı albümle halen faal olduklarını bizlere göstermektedir. Eraldo Bernocchi, Paolo Bandera & Luca Digiorgio'dan oluşan Sigillum S olayının diğer albümlerine zamanla atlama yapacağım. Zamanın da Front 242, Clock DVA, Ramleh, Blackhouse, Dive, Shock Corridor gibi projelerin de albümlerini basan label Minus Habens kotarmış bu albümü.
Yepyeni yazarlar almaya devam ediyoruz. 3 Yeni yazarımıza hoşgeldin partisini içimiz de düzenlerken, yazar kapımızın açık olduğunu belirtir, bana ulaşmanızı yeğlerim. Her şey ne için ? Her şey paylaşım ve yol göstermek için.. Yaşasın müzik yemek.
Sigillum S /Offical Site
Sigillum S - Studs And Divinity (1989)
Label: Minus HabensTracklisting:
1. Priesthood Of Whore Kaosdom
2. Two Miniskirted Scorpions Digitally Mating On A Platform
3. Chewing A Just Used Condom In Her After Coming Bliss ... Ageing And Death Of Masses
4. Draw The Spleen Of Divinity
5. Five Or Six Corpses
6. DNA Spilling In A Swine Car
7. Night8. A Violin Is Kissing A Decomposing Liszt
9. Plague Privilege Plug
Beyin:
Etiketler:
Vaykorus
Zaman:
30.10.09
1989
,
ArızaTat
,
electronic
,
experimental
,
Huzur
,
industrial
,
italya
,
Kasetten çekim
,
Keşkebizimevdekonserverseler
,
Label: Minus Habens
,
noise
,
Other
,
Sigillum S
,
Tape
,
Tokkat gibi çarpar ha
Myspace Volume 9 / Ratbag (Australia)
Pc onarıldı derken, 2 günde saçmaladığının farkına mecburen vardım. Adult sitelere hiç girmeye gerek yok gerçketen, albüm indirmek için sitelerde dolaşmak yeterli oluyor, pc'lerin sapıtması için. Herneyse.. derken bu sefer de biriken 3 aylık internet borcuyla dün gece kapanmış olan internetimin kaderiyle baş başa kalıp, 1 aylığını bile ödeyemediğim bugün ise yine soluğu internet cafe de sizlere bir şeyler paylaşayım diye aldım. Heyecan, istek ve yol gösterici olmanın verdiği sorumluluk herhalde böyle bir şey. Herhaldesi de fazla aslında..
Myspace'in en kadar güzel ve özel olduğunun yasak geldikten sonra kavrayan beyinlerdenim sanırım. Delicesine giriştiim sayfalarına. Öyle güzel ve özel şeyler çıkıyor ki karşıma. Zamanla bunları paylaşmaya çabalıyorum sizlerle. Ve işte yine onlardan biri ama yine herkesi heyecanlandıramıyacak kapasite de bir müziksel profil daha. 1978 Melbourne douğumlu deneysel beyin Julian Percy'den, okyanus misali dalgaların, uğultusal boşlukların da kaybolup gitmeye hazır 3 teneüffüs-i alımında güzellikler.. Aşağıda gördüğünüz bu video tipli kutucaklar, tam akisne birer müzik çalar. Çok şık görünüyor değil mi ? Bu durum da yakın da moda haline gelebilir kesinlikle. Gayet şık. Sound'dan ve fikirlerim den bahsedeyim biraz da. Aslında, Ychorus bundan 3 sene evvel kurulmuş olsaydı, takipçileri; benim tarafımdan yazılmış uzuun yazılar bekliyor olucaktı her yeni post gişirim de. Ama zaman için de oluşan bir takım olaylar, gelişemeyen gidişatım, yaşamımın boy atamaması, içime kapanmış gibi görünen ifadesizliğim, olanaksızlıklarım ve her daim bizi yücelten, yerlerde süründüren, sağ gösterip ortadan vuran, sevince boğan, üzüntüyle baş başa bırakan ve daha onlarcasını bedenimize sarfeden insanlığın acımasızlığından kaynaklanan içsel durumlarımın tamamen gerçeğini yansıttım ister istemez, bir çırpı da.. Şükür ki, yine eski yıllarım da ki heyecanımı, damarlarım da ve beynim de hissetmeye yavaştan başladım şu günler de. Bu geriye dönük bir devrim benim için ve çok özel elbette ki. Tamam, susuyorum..
Kulaklık her daim çok önemli bir unsur olmuştur hayatım da. Eviniz de son sistem bir müzik setiniz olsa da, albümleri orjinal CD'den dinleseniz de, kulaklılığın direk kulağınıza nüfus eden hazzını hiç bir zaman veremeyecektir. İşte bu durumun bir örneği, aşağı da paylaştığım kayıtlardır. Hoporlörünle dinlerseniz eğer kayıtları, pek zevk almayıp, benim gibi heyecanlanmıyacağınıza kesin gözle bakıyorum. Ki bu durum hemen hemen her tür müzikte geçerli benim için. Geçelim konumuz olan Ratbag olayına. İlk kayıt, 21 Ağustos 2009'da (sanırım) NK adlı bir mekan da verdiği konserin kaydından iberat ki bu kayıt toplam 49 dakika sürmekte ve hepinizin bu kayıdı baştan sona, bir anda tüketmiyeceğinize de kesin gözle bakıyorum. Elbette kulaklığın kaliteli olması da, alıcağınız hazz-ı doruğun yükselmesine hatta nirvana'ya varıcağınız anlamına da gelicektir. Misal, bu kayıdı daha önce başka bir cafe de dinlemiştim ve aldığım haz bambaşkaydı. Şu an başka bir cafe den dinlemeye çalışıyorum ama o hazzı alamıyorum ne yazık ki. Gerek kulaklığın verdiği yetersiz ses kalitesi, gerekse yanımdan geçip gidenlerin ayak sesleriyle, tamamen bir garnitür oluşmuş durumda. Berbat bir durum, evet. Devamlılık kaydeden tek ses vuruş tadı, en tepeler de gezinmeme sebep oluyor ve "allahım, böyle şeyleri tasarlayan, sunan ve zevk alan insanları benimle rastlaştırdığın için sana şükrediyorum" lakırdısını içimden iç geçiriyorum.. Ne güzel bir hissiyat bu yareppim.
Bir diğer husus ise müzik dinlerken bir şeylerle oyalanmanız, bir şeyler okunamınızdır. Dikkatin dağıldığı yetmiyormuş gibi, bir süre sonra da çalan müziğin güzelliğini de kavrayamadan kapatacağınız ayrı bir acı gerçektir. Özellikle Ambient/Drone/Noise/Experimental/Industrial gibi bu güzelim türdaşlar da bu durum çok hassastır. O yüzden pek çok insan tarafınca sevilemeyen, içine girmesi zor, bir süre sonra kapatılan ve daha sonra da beyin de yer edinemeyen müzik türleridir. Çok acıdır. Acıtır.. Hepimiz, herhangi konuda özgür iken diğer kayıtlara da dokundurayim. 2. sırada duran Trial dinlemesi ve beğenilmesi en zor kayıt niteliğini taşıyor bence hepimiz için. Extrem bir Noise'sal durum yok, merak etme. Kayıt tekniği konusun da lo-fi sınırlarının göbeğin de durmakta. Arkadan fısıldayan ablamızı da yakın zaman için de sizlere tanıtmayı düşünüyorum. Düşünmekle kalamam da, biliyorum. Baya arıza bir durum çünki. Orjinalitesi de yüksek.. Ve sıranın sonun da yer alan kayıt 16 Haziran 2009 tarihli King Kong konserinden alıntı olan canlı ses kayıdı. Şarkı sonun da duyacağınız el çırpmaları az buldum kendi adıma. 09:12'lik zamanıyla, bir nebze de olsa o konserde bulunma hayaliyle örtüşüyor. Gayet yerli yerinde bir kayıt.
Eveet.. Bu denli yazıyı sizlerle paylaştıktan sonra, haraket etmeyi sizlere bırakıyorum. Bol, bol, ses üzerine kayıtlar yutmanız dileğiyle, yorumlarınız kabul buyurur, arkadaş teklifiniz için myspace linkini göstermek isterim.
Ratbag Myspace
Beyin:
Etiketler:
Vaykorus
Zaman:
18.10.09
Lezrod - Data Transfer (2006)
mLezrod bu albüm de yanına yardım sever dostlarını görmezden gelmeyi ihmal etmemiş ve daha önce de ele aldığım, daha alamadığım, isimlerini altta görüceğiniz bedenler bu albüme katkı sağlamış. Hatta bir bonus bilgi daha vericek olursam, kimlikte yazan ismi David Velez olan Lezrod abidesinin, kendi ismiyle çıkardığı bir solo albüm de Ychorus sayfalarını uzuun zaman öncesi süslemişti. Albüm linki halen yaşıyor bile olabilir. Search ya da soldaki etiketlerden yola çıkabilirsiniz. Ne demiştim, David Velez.
İtalya toprakları mis gibi kokuyor yine.. Bu albümü *brokenchord" ve geçen yüklediğim Lezrod - Retorno A La Nada (2005) albümünü es geçmeden sevenler için yükledim. Umarım geç kalmadım..
Tracklist:
01. Jas [+ Darren McClure]
02. Opitas [+ Fgmcvp]
03. Remix1norm [+ Darren McClure]
04. North Coast [+ Darren McClure]
05. Masato [+ Darren McClure]
06. Ramute [+ Stephen Walter]
07. Final Dub [+ Gurdonark]
Beyin:
Etiketler:
Vaykorus
Zaman:
16.10.09
Myspace Volume 8 / RuralFaune Collective (France)
Tam sürüm Experimental. Video sonrası, myspace'lerin de paylaştıkları kayıtlar iyi gidecektir. Türü içenlere ya da pasif içicelere..
www.myspace.com/ruralfaunecollective
RuralFaune collective - June 2008 - Tapette Fest. (frannce)
|
Beyin:
Etiketler:
Vaykorus
Zaman:
14.10.09
Yellow Swans with John Wiese - Portable Dunes (2009)
LastFm, Myspace engeli vs. derken pek çok şeyi geride bıraktık yine, yeniden.. Derken myspace bir kaç gündür açılmaya başladı. Onlara istediğim kadar çok üzülemedim bile. İlk sürüm olan think pad'li lap top olayım el fatiha olmaya yakın oldu ve 14 gündür beni cafelere, eskisi gibi mahkum etti. Tabii devam eden ve kullanılamayan internet borçları da bir, bir katlanmaya devam etmekte. Son bir şans olaraktan yarın başka bir bilgisayarcıya götürmeyi planlıyorum, tamir için. Bakalım..
Pozitifliğe doğru adımları attığım şu dönemlerim de bile beni yalnız bırakmayan bahtsızlığım ve ipe, sapa gelmez terslikler oluşumları, artık dayanılmaz boyutlara çıktı. Aklıma geldikçe şaşkınlıktan gülüyorum çoğu zaman. Resmen ilan-ı hodri meydan yapmış durumda bana karşı. Herşeyin farkındayım. Ama çok da nedeni olmayan pozitifliğimi pek öldüremiyor açıkçası ve yine şaşırıp seviniyorum bu dönem de ki içime. Bir şeylerin zamanı çoktan gelip, geçmekte olduğunu iyice sindiren beynim, artık bana oyunlar oynamıyor. Hiç olmadığı kadar istekli ve arzulu. Ak ve karaları vücuduma boyadım bir bir. Daha da her şeyin farkın da olabilmek için. Bana zarar verememeleri için. En önemlisi de, bir şeyleri başarabilmek için. Artık gözünüzü açmanız ve bazı konularda da gözünüzü yummanız gerekiyor. Yoksa çoktan iş işten geçicek. Biliyorsun değil mi ?
Zaman önemli. Zaman demişken; 11 Kasım dönemi yola çıkmayı planlıyorum. İstanbul topraklarına basmak için. Bir nedeni elbette var. 15 Kasım günü Kadıköy / Arka Oda adlı mekanda Liz Harris, yani sahne ismiyle Grouper bir performans gerçekleştirecek. Bant dergisinin nefis oluşumu Kulaktan Kulağa konser serisince Portland toprağından getirilecek olan Grouper'ı tanımayanlara, Ychorus içi bir search yapmanızı tavsiye ediyorum. Linkleri hala çalışan albüm olayları karşınıza çıkıcaktır. Bunun dışın da benim için bir nevi bonus olan ve 12 Kasım günü gerçekleştirilicek olan, İrlanda'lı Post Rock/Ambient projesi God Is An Astronaut konseri var olmakta. Kendilerini 2007'de Barışa Rock festivalin de bir avuç bileniyle izlemiş olan ben için çok heyecan verici bir durum değil aslında. Yine de bir ihtimal gitmeyi düşünüyorum. Şimdilik biletler 40 ytl. Daha sonra da 45 olucakmış. Belki de daha da katlanıcakmış bu ücret-i tarif. Pahalı bir konser benim açımdan. Yine de gidilesi bir etkinlik olduğu kesin. İstanbul'dan çıkma ve son dönemlerin de daha bir Post Rock eğilimi gösteren Düş Macunu'da konserin açılış grubu olucakmış. Jolly Joker Balans'da olucak herşey o gün, evet.
Ve her şey bir yana, bugün çok sıkıcı bir gün. Körelemememin zevkini yaşıyorum bir yandan. Bir yandan da fazladan yalnız olmanın acısını ve yüksek dozajdaki unutkanlığımın acı gerçeğini. Bitsin bazı şeylerimiz, sürsün tüm güzelliğimiz. Çok önemli bir söz ise; 'Tek güvenebileceğimiz şeyin müzik olması'dır. Devamlılıklar..
Açılışı, Harsh Noise tadında yapan grubun, daha sonra hiç böyle devam etmediğinin işitsel kanıtından oluşan albüm paylaşımım. Hangimiz herkese göre ki ? Ya da hangi herkes bize göre. Hatta hangi albüm hepimiz dinlesin diye yaratılmış ? Kimseyi kandırmanın bir anlamı yok, günahı ise daha çok. Kapağı da Grouper tasarlamış.
Susalım ve dinleyelim.
Beyin:
Etiketler:
Vaykorus
Zaman:
11.10.09
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)