I Create Soundscapes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
I Create Soundscapes etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 com

I Create Soundscapes + In Between: F91W'nun Peyote gecesinden taze taze videolar !

Mermaids videosu da çok yakında burada

I Create Soundscapes (F91W Party Live @ Peyote) from Hemi Behmoaras on Vimeo.



In Between (F91W Party Live @ Peyote) from Hemi Behmoaras on Vimeo.

0 com

I Create Soundscapes - High Dive (2010)



Bu sefer daha değişik. Gerçekten bak...

tracklist:

01 - High Dive
02 - Tube Riding
03 - No Mood
04 - Sun Diver

Evet bunu istiyorum!
2 com

27 Ocak 2010 Çarşamba, 21:25 / 6:45 Gram Bar / Ücretsiz Dinleti


I Create Soundscapes
"Yedi düvele meydan okumayan cinsten, loop'a düşmüş bir sayıklama gibi I Create Soundscapes. Tuhaflığın o kadar da abzürd görünmediği bir noktada; ele avuca sığar, ama biçimsiz. Kovalarsan kaçmaz, ama dirençli. Bir kaya kadar kararlı olmadığına şüphe yok; ama istikrarlı. ICS, yıllar öncesinden gelen bir sesle selam ediyor."


27 Ocak 2010 Çarşamba, 21:25 / 6:45 Gram Bar / Kadıköy / Ücretsiz Dinleti
Ben yine mekan da olup, gelen herkese çileksiz dondurma hediye edeceğim. "Rusya sonrası, karlı dağın arkasında, ilk dondurma yalayanlar" diye kitaba geçmek istiyorsanız, orada olun ki gerçekliğe doyalım.
2 com

I Create Soundscapes - Pulsations (2009)




"I Create Soundscapes" müziğiyle tanıştığım günü düşünüyorum da.. bambaşkalaşmıştım.
15 Mart 2008. İzmir'de küçücük bir bar, adı 72. İçerisi ve bar kapısının önü hınca hınç dolu. İzmir'de pek alışılageldik durumlardan olmayan bir gece ve orada olmamızın nedeni "Kahverengi Karton Ayı" ve "HMPF!" konseri. Önce insan silüetlerine, sonra da bir masa üzerine açılan CD standana iliştim. 5-6 farklı CD vardı. Ama sayı olarak bir sürülerdi. Hepsinin kapakları farklı ve el yapımı, göz nuru idi. O kadar güzel ve ihtişaımlı gelmişlerdi ki gözüme, hepsini satın almak istedim ama cebimde ki pek az para buna müsade etmiyordu. 2 Tanesini seçmek zorundaydım ve ısrarla baktım hepsine defalarca. Gözüme kestirdiğim ve "bu benim olmalı" dediğim 2 güzelim CD'yi satın aldım. Aslında çok, çok ucuzdu fiyat olarak ama yanımda taşıdığım kağıt parçalarıda
bir o kadar azdı.

Her zaman ki gibi ve her yerde olduğu gibi, CD'lere ilgi azdı ve insanlar masanın yanından sadece geçiyordu. Ben ise her zaman ki gibi, CD'lere bakmaktan kendimi alamıyor, insanları ise hiç umursayamıyordum. Alamadığım CD'lere bakarak ve son otobüse yetişmek adına konser bitmeden mekanı terketmek zorunda kaldım. İzmir'den çıkan en iyi grup olan, Experimental gönüllerin mütevazi kahramanları "In Between"nin efsanevi davulcusu Murat'ın casio tadlı Lo-fi projesi "Kahverengi Karton Ayı" hepimizin aklında, becerikliliğiyle ve zekasıyla bir kez daha yer edinmişti. Ritmik ve doğaçlama çıkışlı "HMPF!" normalde tek kişi diye bildiğim, Ychorus'da yazar olan "temiz" beylere aitti ama konser esnasında 2 kişi olmuşlardı ve daha sonradan öğrenicektim ki tanımadığım o sarı kıyafetli insan "I Create Soundscapes" sahibi idi. Ritmik duygu selinde, beraber sürtünerek titrediler. Aslında hepimiz ortalığı yıkmak istiyorduk sanırım. Fırlatmak ve kan akıtmamak. Herkes birbirine sürtünsündü, kardeş, bacı olsundu ama var olduğumuzdan beri karşımıza çıkan olnaksızlıklar, o gün de bizi bulucaktı. Kahretsindi..



Derken saat geldi ve soluğu koşar adam otobüs duraklarında aldım. Kulaklık her zaman olduğu gibi kulağımda, kıçım ise her zaman olduğu gibi arka koltuklardaydı. CD'nin üzerinde "I Create Soundscapes" yazıyordu. Neydi bu ? Nasıl bir şeydi ? Hiç bilmiyordum.. Sabah olana kadar da hiç bilemiyecektim. Zarf gibi bir şeyin içindeydi CD ve üzerinde hayvanları tanıtan bir dergiden kesilip, uhu ile yapıştırılmış kolaj bir çalışma vardı. Parlıyordu.. Dinlemek için sabırsızlanıyor ama sabahı beklemek zorunda bırakılıyordum. Malum ev halkı uyuyordu. Yeni bir müzik seti almıştı kardeşim ve ne denli müzikle iç içe olduğumu en iyi o biliyordu. Ev halkı işe gitmiş, ben ise o dönemlerde olduğum gibi, yine yalnız uyanmıştım. Hemen müzik setinin dibinde bittim ve CD kapağına bir kez daha dikkatlice baktım. Play..


Martı seslerinin afallatıcı güzelliğine saklanan Ambient hava, naksetmişti usulca kulağıma. "Shock Corridor"du ismi ve müzik setine tutunduğumu hissetim. Hoporlörle birleşen vücudumun içsel boşluğuna çoktan düşmüş, "Cold Hands" ile daha da dibe vurmuş, "Saturday Night/Sunday Morning" ile ağırlımı hafifleten halıya dokunmaktan fazlasını yapmıştım. "The Ghost Voice Of" adını vermişti albüme ve tekrarları sevdiğini CD'de son kayıt olan "Talk Radio"dan anlıyabiliyor ve kocaman bir gülümsemeyle tutunmaya devam ediyordum..
Derken günler hafta, haftalar ay oldu. Olmadan öncesi de, o gün, hemen nette araştırmaya koyulmuş ve göz bebeklerimi myspace sayfasında süzülürken bulmuştum. Samimiyetime inanan "I Create Soundscapes" sahibi "Berk Çakmakçı" ile zaman için de arkadaş olmuştuk. Tekrarları seven ama bastığı EP'ler de kendini tekrar etmeyi sevmeyen bir yapısı olduğunun da altını, kayıtların da çizmiş ve ne kadar seri bir üretim yaptığına şahitlik etmemizi istemişti kibarca. Severekti. Ki bu zamana kadar çıkardığı sürüsüne bereket EP'ler de, ne denli özel bir iş yaptığını şahsıma tekrar tekrar öğretmiş, halıya bakıp donuklaştırmaya devam etmiştir.
Bir kaç gün öncesi atladığımız yıl olan 2009'un son anlarında nadide bir kopya ile kırmızı halım da yürümek için habersizce izin istedi. Kapağın güzelliği yine dikkat çekiyor ve Shoegaze akımına renk uyumu sağlıyordu. Başladım dinlemeye ve "I Create Soundscapes"in zaman için de ne denli geliştiğini anlamamak için anca sağır olmak gerekiyordu. Şöyle bir durdum ve ilk dinleyişte tekme, tokat girişen bünyeme sordum; Önceki işlerinin içinde en sana uygun olanı bu değil mi ?
İnleyen Industrial bir hava ve Ambient, Drone, Noise üçlüsünün dayanılmaz hafifliği. Etkilenmenin verdiği o inanılmaz donukluk, herşeyin an itibariyle yok olması. Umarsızlaştığını hissetmek ve tüm çıplaklığınla yastığına büzüşmek. Hafızanda oluşan derinliğin ağırlığını kaşlarında hissetmek ve sadece sana sen gibi bakan aynanın karşısına geçip kendini izlemek.. Ve kulaklığı kulağından hiç elememek.

Duvarından akan nemin damlası kadar güzel, büyük yaprakların damarları kadar özel..





I Create Soundscapes - Pulstations (2009)
Tracklist:
Pulstations 1 08:52
Pulstations 2 10:16

New Link
9 com

I Create Soundscapes ile Soru/Cevap ve Son EP'si Sleep Swimming





Geçtiğimiz hafta son Ep'si Sleep Swimming'i salıveren I Create Soundscapes ile Salı günü Peyote'de sergilediği inanılmaz performans sonrasında sahne arkasında sıcağı sıcağına bir röportaj yapamadık ama yine de ona benzer bir şeyler oldu.


Naber?

İyiyim aslında. Okul sonrası boşluğun avantaj ve dezavantajlarını aynı anda yaşıyorum.

Kaç yaşındasın?

22

Ne kadar zamandır bu müziği icra ediyorsun?

ICS yaklaşık 3 senedir var.

Bana I Create Soundscapes’i 3 kelimede anlatır mısın?

Hevesli, değişken ve reverblü.

I Create Soundscapes için tek başına uğraşıyorsun, yani ben öyle biliyorum. Yanına adam almayı düşündün mü hiç?

Hep düşünüyorum aslında. Başından beri aklımda ama yanına adam almak demek aldığın adamla beraber müzik yapmak, yeni şeyler üretmek demek. Daha önce beraber çaldığım arkadaşlarım canlı performans sırasında yardımcı olmak için yanımdaydılar. Üretim sürecine kimseyi katmadım şimdiye kadar. Katamadım daha doğrusu. Birileriyle müzik yapmak şu ara en çok istediğim şey olabilir.

Her EP’de farklı bir olay dönüyor. Bana öyle geliyor ki şarkılarda ritmi arttırmaya başlamışsın ve sanki biraz daha karanlık güçler hakim. Benzetme işini sevmem ama örnek olarak son ürünün Sleep Swimming’te böyle biraz Sun Araw tandansı yakalamışsın. Giderek daha tropik bir ICS mi göreceğiz?

Sleep Swimming’de tropik bir hava var bence de. Ritm katmayı –özellikle canlı performans sırasında- seviyorum. Kayıtlar daha farklı oluyor. Odamda yere serilerek kayıt yaptığım için daha uzun, daha ağır şeyler çıkıyor genelde. Giderek daha tropik bir ICS olur mu bilmiyorum ama daha pis bir ICS olacağının garantisini verebilirim.

Konserler nasıl gidiyor bu sırada?

Konserler güzel gidiyor. Denemek istediğim farklı şeyler var canlı performans adına. Peyote o açıdan iyi bir yer. Kendimi baskı altında hissetmeden çalabiliyorum. İzlemeye gelenlerin çoğu arkadaşım olduğu için konserler genelde bayram günü gibi oluyor. Herkes toplanıyor falan. Küsler barışıyor...

Konser öncesi ve sonrası nasıl hissediyorsun? “Oh be! Üzerimden bir yük kalktı.” mı diyorsun yoksa işini bitirmiş olmanın haklı gururunu mu taşıyorsun?

İkisini aynı anda hissediyorum aslında. Üzerimden bir yük kalktığını inkar edemeyeceğim. Ama bir yandan da güzel vakit geçirdiğim için kendimi iyi hissediyorum. Ortaya çıkan şeyden memnunsam gururlu ve rahatlamış oluyorum.

Her konser daha çok insan görmeye başladık. Bu seni nasıl etkiliyor?

Ben çalarken izleyenlere pek bakmadığım için kaç kişi gelmiş dikkat etmiyorum. O yüzden izleyenlerin çokluğu performansımı pek etkilemiyor. Kalabalık olmasının şöyle bir dezavantajı olabiliyor bazen. İnsanlar sohbet ederlerken benim duymalarını istediğim şeyleri kaçırabiliyorlar. Konserleri ilk anından son anına kadar bir bütün olarak düşünüp tasarlıyorum. Bir bakıma albüm dinlemek gibi. İzleyici ile etkileşime çok açık değil aslında ICS performansları (en azından şimdilik). Bir topluluk deneyiminden çok kişisel deneyim yaratmaya çalışıyorum. İzole edici biraz.

Şarkılar nasıl ortaya çıkıyor? Seni besleyen şeyler neler?

Aklımda şarkılarla ilgili fikirler oluyor genelde. Çok planlamadan doğaçlama olarak demo kayıtlar almaya başlıyorum. Değiştirilmesi gerektiğini düşündüğüm çok önemli birşeyler varsa tekrar kaydediyorum. Eğer yoksa ilk kayıt yani demo, myspace’te de sunduğum kayıt oluyor. Şarkılar ortaya çıktıktan sonra üzerlerinde pek oynamıyorum. İlk kayıt genelde en güzeli oluyor. Şarkıları mükemmelleştirmeden sunmayı seviyorum.

Geçtiğimiz aylarda konsersiz bir turneye çıkmıştın. Dönüşünde İstanbul müzik sahnesi ve Madchester hadisesi hakkındaki benzerliklere değinerek yorumlar ve çözümlemelerde bulunmuştuk. Takipçilerimizle bunu paylaşabilir misin? Bu son 2-3 yıldır senin de büyük bir parçası olduğun yerli piyasada dönen oluşumları nasıl yorumluyorsun?

New York sahnesini kısa bir süreliğine de olsa gözlemledim iki ay önce. İstanbul ile kıyaslayıp İstanbul sahnesini yermek doğru değil kesinlikle ama örnek alıp değiştirebileceğimiz çok şey var. Konserler Peyote ve Arka Oda ile kısıtlı kalmamalı. Müziği icra eden, ya da sadece dinleyip destekleyen insanların yeni canlı performans alanları yaratması lazım. Bu bahsettiğim alanlar bar-kafe dışında sadece konser verilen döküntü yerler de olabilir. Resim çizen, fotoğraf çeken, video ile uğraşan, müzik yapan ya da herhangi bi şekilde bu tür alanlar dahilinde üretimde bulunmak isteyen herkesin dahil olabileceği ve ortaklaşa işlerin çıktığı bir platform yaratılması lazım mesela. İstanbulda hiç yok diyemeyiz ama çok kopuk, fazla pasif. İnsanların heyecan duyması ve birşeylere inanması lazım bütün bunların gerçekleşebilmesi için.

Ha, bir de basılı müziğe (kaset, cd, cd-r, plak) daha çok değer verilse ne kadar güzel olur mesela.

Yavru projelerinden Hey Rabies ve Heartsparxx’dan bahsedebilir misin?

Hey Rabies’in iki albümü de 1er günde kaydettiğim albümler. Hey Rabies materyalleri birkaç ay boyunca birikiyor. Bazen ICS demosu olarak kaydettiklerim Hey Rabies şarkısı oluyor. Sürekli uğraştığım bir proje değil yani. Daha dönemsel, birkaç ay arayla başına oturduğum birşey. Bence Heartsparxx bir enerji. Herkesin içinde bir Heartsparxx var.

Ciddi olarak ulaşmak istediğin bir nokta var mı yoksa gittiği yere kadar mı?

Ulaşmak istediğim bir nokta yok galiba bilmiyorum. Bağımsız bir plak şirketinden 45lik bastığım gün ICS ulaşabileceği en üst noktaya ulaşmış olur sanırım.

Müzikle uğraşıyor olmasan ne yapıyor olurdun?

Hiçbir fikrim yok.

Bu aralar hangi sanatçı/grupları dinlemektesin?

Oneohtrix Point Never, Ariel Pink’s Haunted Graffiti, Bill Callahan, The Magnetic Fields, Sibylle Baier, Lucky Dragons, Prince ve Neil Young.

Senin için 2009’un en iyi 5 albümü?

Sıralı değiller. 5ten çok daha fazla aslında ama senin hatrına:

Oneohtrix Point Never – Rifts

Ducktails – Landscapes

Girls - The Album

The Flaming Lips – Embryonic

Phoenix – Wolfgang Amadeus Phoenix

Megan Fox mu Angelina Jolie mi?

Angelina Jolie.

Buradan gizli hayranlarına söylemek istediklerin var mı?

Konserlere gelin. Ha bir de mailime birşeyler yollarlarsa çok sevinirim. cakmakciberk@gmail.com Herhangi bir şey olabilir.







Not: 18 adet özel basım I Create Soundscapes - Sleep Swimming cd'sinden bir adet elde etmek istiyorsanız, yarından itibaren Deform Müzik'e uğrayabilirsiniz. Ancak çabuk olmanızda fayda var, zira sadece 10 adet kaldı.

Fotoğraf: Belkıs Işık
Deform Müzik: Turnacıbaşı Cad. No: 45 Çukurcuma / Beyoğlu
0 com

I Create Soundscapes @ Roxy 14.11.09





















Amber kapanış partisi. Bu Cumartesi

Konserin 20:30 civarı başlaması planlanıyor. Tavsiyem; gecikmeyiniz.

myspace.com/icreatesoundscapes
0 com

I Create Soundscapes - Two Holidays (2009)



Yorum yapmam için çok erken.. Ambient, Drone, Electronic ögelerin iyice köklendiği, tekrar eden melodilerin hipnozluğuna girildiği, sevenlerini eskilere götürdüğü naçizhane kayıtlar kompostosu.. Bayıldım!

Zaman kaybetmeden paylaşmak istedim. Biraz daha zorlayın.. Tadı dibindedir.








I Create Soundscapes - Two Holidays EP (2009)





0 com

I Create Soundscapes - Flats (2008)



Ülkemiz.. Ülkemizde giden yada gidemeyen müzikal gidişatın temellerini yıkan bir sürü grup çıktı aslına bakarsanız son bir kaç yıldır.. Ama pek çoklarımız bu gruplardan bir haber olaraktan "Yerli grup dinlemem. Müzik yapmasını bilmiyorlar.. hem bir sürü yabancı güzel grup varken neden onları takip edeyim ki" gibi saçma sapan lakırdılarla beni deliye döndürdükleri yetmiyormuş gibi, dinleyenleride küçük görenleri hatta mümkünse müzik muhabbeti açmama gibi durumlarıda mecvut olabiliyor.. Garip ötesi.

Kendilerinde yarattıkları bu tabusal gidişatı kırabilicek çok güzel gruplar, müzisyenler, projeler olduğuna yüksek dozaşta iananır ve benimserken, dinletmeden önce grubun Türkiye'den çıkma olduğunuda söylemediğiniz zaman bakın neler oluyor... Pek çok kez bu taktiği uyguladım insanlar üzerinde ve çıkan sonuçlar gülümsetti hep beni.. ama bir de dinletmedne önce "Arkadaşım bunları bir dinle bak ülkemizden çıkmalar" dediğinizde, dinlettiğiniz şarkı boyunca paso eleştirileri savurup, sanki bok atarmışcasına yada kafasında "yerli grupları takip edip dinlemem" tabusuna ihanet etmemek için bir sürü safsataya girişirler.. Ciddi anlamda o an bir sürahi dolusu suyu kafasından aşağıya boşaltasım geliyor hatta bazen fazlasını yapasım geliyor karşımda bu lafları savuran insanlara..

"Beğenmek zorundalar mı ?".. Elbette ki hayır. Ama bahsettiğim 2 taktiğide uygulayın ki dikkatlide olun şarkı esnasında size 3-4 defa "Kim bu çalan" sorusunu yönelticektir.. "Sen dinle, bitsin bu şarkı anlatıcam" demelisiniz cevap olarakta.. Şarkı bitimi samimi sözlerini söyleyen o kişiyi gülümseyerek dinleyecek, eğer ki grubun yada projenin ismi ingilizce bir isimse hemen araştırmaya giricek yada sizden albümünü edinmek isteyeceklerdir.. Ama daha fazla uzamasın bu durum, dinlettiğiniz şarkının sahibinin yada sahilerinin ülkemizden çıkmış olduğunu belirttiğinizde şaşkın tavırları izlemek çok zevkli oluyor ki tavsiye ederim.. Aslında en önemli hususta dinleticeğiniz şarkıyı mümkünse kulaklıkla dinletin.. Mp3 player yoksa hatta evdeyseniz bile bir kulaklığınızın elbet evde bulunucağınıda düşünerekten, takın müzik setine yada bilgisayarınıza kulaklığı, verin arkadaşınıza ve dinlemesi için playe basın.. Gerisini izlemekte size kalsın..

İşte kafamda ki yerli projelerden ve bu anlattığım durumlara örnek olabilicek en güçlü adaylardan biri!! "I Create Soundscapes"..

Sık sık çıkardığı EP'lerle insanı şaşkına çevirip, gözyaşlarına boğan bu güzel bedenin yaşadığı yer İstanbul.. Müzikal beslenişteki besin maddelerini şöyle bir sıralıycak olursak.. Ambient, Drone, Electronic, Experimental, Other.. tekrar eden ses ve melodivari şeyleri sıralayıp, inan üzerinde hipnoz etkisi yapan değerlerin peşinde bu güzelim insan..

"Ychorus Volume Serisi"nde bolca yer verdiğim "I Create Soundscapes"in albümlerininde hepsini blogda yaynlamışlığım ve dinleyenlerce çok güzel sözler duyup, okumuşluğumda var.. Şarkı düzenleme konusunda çok güzel yerlerde gördüğüm bu projenin yepyeni bir EP'si çıktı geçtiğimiz günler içerisinde.. Renk seçimi, yazı karakter seçimi, kapak tasarımı ve sunulan kayıtlarla beni büyüleyen bu EP'nin ismi "Flats".. 3 kayıt bulunan bu EP beni bir güzel tokatladıktan sonra, her EP sonrasıda dahada iyiye gittiğini hissetirdi bana..

Flats (Pt. 1) adlı kayıt ile açılan albüm, alttan alttan çok hafif Noise dokunuşlarının üstüne serpiştirdiği ve şarkı boyunca süren harika vokal sample'ına ek olarak yerleştirilen yataktan yeni kalkmışcasına mırıldanan vokal kaydındaki ekosal durumların verildiği ses döngüsüyle hemen de yukarıya çekiyor.. ki düşmenize engel olamayan hatta beni tavan yaptıran Flats (Pt. 2) adlı kayıt müsadeyle giriyor.. Gözyaşlarının sele dönüştüğü girişiyle "I Create Soundscapes"in Drone, Ambient tadlarına tekrardan bu denli köklü dönüşü beni sevindirmekten öteye gidiyor.. 6 Dakika 58 saniye süren bu favori kaydımın 2. dakikasında sonra tasarladığı bölümü beni benden alırken ince belli bir Dark Ambient okşuyormuşcasına devam histerik Drone elyaflarıyla albümdeki hipnoz etkisinin en büyük ve şaşalı anları oluyor.. 7 dakika gibi çok da kısa olmayan bu kayıdı dinlerken ki düşüncem hep "Keşke daha uzun olsaydı" oluyor.. Ve kendisine sesleniyorum burdan.. 15 dakikalık kayıtlar istiyoruz be "I Create Soundscapes"..

"Oha mı".. Tarzın yabancıları için ohalık bir durum olabilir ama sadece tek kayıt üzerinde 1 saatten fazla olan kayıtlar olabiliyor bu tarzlarda.. Belirtmek isterim ki ben gaddar bir isteyiş sergilemeden 15 dk. dedim : )

Sırasıyla albüm kapanışına seçilen "Flats (Pt. 3)" 5buçuk dakikalık bir çalışma olmasına rağmen çok çabuk bittiğini anlıyorsunuz diğer dinleyişlerinizde.. Başladığı gibi bitmeye çalışan bu kayıtta, Wah wah pedalı misali bir tuşlu sesi duymanıza engel olamıyor ve en alttan devam vokal sample'ı ile donuklaşan bedeninizi küflenmeye bırakıyorsunuz.. Çıngıraklı yılan sesi babında duyulan sesle birlikte bir süre sonra okyanus kıyısını duyuyormuşcasına olabiliyorsunuz.. 04:54. saniyede derinleşen kayıt, kendini Everest dağından bırakıp ona kuşbakışı bakmanızı taleb edip gözden kayboluyor.. Albüm biterken tekrar başlatmak istiyor ve "I Create Soundscapes"in yepyeni kayıtlarını ve EP'sini dinlemek için sabırsızlaşıyorsunuz..


Sözün en özü, "Flats" leziz bir albüm.. Tarzın yabancılarınada tavsiye ederken dikkatinizi başka yöne vermemenizi ve mümkün kulaklıkla dinlemenizi öneriyor, albüm bitesiye kadar bir şeylerle uğraşmayıp, konsantre olmanızı taleb ediyor, kulaklarınızdan öpüyorum..

En kötü albümün böyle olması dileğiyle "I Create Soundscapes"..


I Create Soundscapes - Flats (2008)



0 com

I Create Soundscapes - ( - 3 )



28 Temmuz sabaha karşısı 04:00 sularında, çoğumuz yatağında mışıl mışıl uyurken, "I Create Soundscapes" yeepyeni EP'sini bizler için upload etmişti. Bir kaç gün geçde kalsam sonunda eklemeyi başarıyorum.
En has entrumanı olan Piano ile harikalar yaratan "I Create Soundscapes", en yaralıyıcı ve en akılda kalıcı albümüylede karşınızda..
"Eluvium" tadı olan sound ve 80 metre öteden çalınırmışcasına bir hava veren kayıt tekniğiyle, ısrarlı hayalciliğe zorluyor an ve an bizi. 4 kayıt bulunan bu EP'yi çok sevmek yetmezken, artık canlı performans istediğimizi burdan belirtmek istiyorum. Turneye çıkınız bi zahmet.

Ohaa diyebiliceğiniz türden. Vakit kaybına gerek yok.. Yastıklı hayaller diyarı.

Kimlere benzetebiliriz kuşağı: Eluvium, Peter Broderick, Balmorhea, Harold Budd, Deaf Center


3 com

I Create Soundscapes - What We Are





Geçen günlerde yepyeni bir EP haberiyle sevenlerini göz yaşlarına boğan "I Create Soundscapes" yine harika kayıt ve seslerle beynimizde yer edinmeye devam ediyor.. "What We Are" adını verdiği Ep'de, esas enstrumanı olan Piano'ya daha çok yer verip, diğer EP'lerine görede daha Pop ögeler kullanmış.. 4 kaydın bulunduğu bu Ep'yi günlerdir sık sık dinliyorum ve tavsiye elbette ediyorum (Neden ekliyorum ki zaten hoho)
EP'de açılış yapan "Intro" isimli zamanın kısa bölümünü seçen kayıt, heyecan verici bir hava yaratıyor kulağımızda. Daha önce toplama yer verdiğim (Albüm, Ep, Single'lar çıkmadan önce geliyorda bazen grup ve projelerden bana. Havamıda sollayım araya kaynatıp hehe) "Day And Night Come Together At Dawn" Track 2 olarak yer alıyor EP'de. Bariz olarak önce çıkan ve gelmiş geçecek (Geçmiş) en Pop bestesi olan bu kayıtta, hayalet vokallerini bir kenara bırakıp (aahahah) daha insancıl ama bir o kadarda iç gıcırtlayıcı vokal yapıp kaydeden ICS, Track 3 olarak seçtiği Drop City'de bizi 80ler sonunda çekilip hala hafımızda olan filmlerin, en mutlu anları gösteren sahnelerin fon kısmında çalan müziklere benzeştirebiliceğim 05:45 saniyelik kayıdı dinlerken, 2herhalde böyle başladı böyle biticek' derken, son kalan 02:27'ci saniyesinde lezizler ötesi bir hal alıyor ve ister istemez birinin elini tutmak istiyorsunuz.. İşte buu!
Artık geldik son kayıt, yani EP ile aynı adı taşıyan ve albümdeki kişisel favorim olan "What We Are" özelliğine.. tekrar eden Piano tuşlarının üzerine serpilmiş, Experimental hava, türü sevene uzun yolculuklara çıkmaya zorluyor.. Hafiften noisevari ve hiç bitmesini istemediğim ekolumsu üfletilen seslerle 05:34'lük "What We Are" ile EP sona eriyor..
Kendisine burdan çok çok teşekkürler ediyorum.. arayı soğutmadan, beynini zorlayıp, zamanını kayıtlara döküp, büyük heyecanlar içinde ruh halini bizlere açıp, EP'leri yılmadan sık sık yayınlayıp paylaştğı için.. Yeni çıkıcak olan kayıtları büyük bir merakla beklemeye devam ederken, daha fazla bir şeyi şu an için yazamıyacağımın farkına varıp bitiriveriyorum.. EP'yi indirmeyenlere, zorla Yurtseven Kardeşler albümleri dinletilip, bir güzelcemde ezberletilsin.


-Bitti-


1 com

I Create Soundscapes - Nuclear Super Power


0 com

I Create Soundscapes - I Create Soundscapes

0 com

I Create Soundscapes - National Geographic

0 com

I Create Soundscapes - Vessels, Basket And Fruit

Son dönemde duyduğum en iyi seslerden oluşan proje. Hayvan gücünde!

Download Mediafire: I Create Soundscapes - Vessels, Basket And Fruit 2008 EP
0 com

I Create Soundscapes - The Ghostly Voice Of


.

.

Öpücük