..
Soslar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Soslar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ağustos 2015 Cumartesi

Acılı Domates Ezmesi


  Mutlu günler sevgili dostlar,
Kış hazırlıklarımı bu sene epeyce tamamladım çok şükür. Bu ezmeleri 20-25 gün kadar önce yapmıştım. Yayınlamak yenice kısmet oluyor. Domates sosu da diyoruz tabii ki. Siz isterseniz biberleri benim gibi minik minik doğramayıp, küçük acı biberleri bütün olarak da kullanabilirsiniz.
  Özellikle kısırın ve çorbaların yanında çok seviyorum ben. Kalın sağlıcakla...

Malzemeler;

  • 3 kg domates (ben sobe domates kullandım)
  • 1kg kadar acı sivri biber (biberin acılığına ve damak tadınıza göre azaltıp çoğaltabilirsiniz)
  • 1 demet maydanoz
  • 1 küçük çay bardağı sıvıyağ
  • 1 küçük çay bardağı üzüm sirkesi
  • yeteri kadar tuz
  • 2 baş sarımsak

Yapılışı;
  1. Domatesler rendelenir, rendelenirken kabukları ayrıldığı için ben ayrıca kabuk soyma işlemi yapmadım, siz eğer kabuklarını soymayı tercih ederseniz, robotta da çekebilirsiniz.
  2. Tencereye alınır, kaynamaya bırakılır.
  3. Biberler küçük küçük doğranır, domatese eklenir. Kaynatılır.
  4. Tuz ilavesi yapılır, herkes kendi damak tadına göre ayarlayabilir.
  5. Sarımsaklar doğranır ve ilave edilir. Ardından sıvıyağ ve sirke eklenir.
  6. Domatesler suyunu çekip, yenilecek kıvamda sos haline gelince, ocağın altını kapatırız. Maydanoz ince doğranır ve domatese ilave edilir. 
  7. Sıcak sıcak temiz kavanozlara doldurulur. Ağızları sıkıca kapanıp ters çevrilir. Soğuyana kadar bu şekilde bekletilir sonra serin bir yerde kışın kullanmak üzere kaldırabilirsiniz.
Not;
Tüm kışlık hazırlıklarınızda, kavanoza dolduracağınız zaman mutlaka kavanoz kapaklarını sıfır tercih edin. Ayrıca konserveler ve bu tür kış hazırlığı olan soslarda, kavanoz kapaklarını bir tencerede kaynatın sonra kullanın. Böylece daha iyi sonuç alırsınız.


3 Kasım 2012 Cumartesi

Kahvaltılık Sos (Lutenitsa ) Tarifi ve Migrenik Durumlarım




             Küçük küçük, tombul tombul elleriyle, iki avucunun ortasında getirmiş bana iğdeleri.
             _Anne ben iğde yedim, iyi oldum, sen de ye. " diyor.
             Başım bana ağır, ben başıma mecbur... Canımdan bezdiğim andır yine,  yaşadığım o tarifsiz ağrılar. Küçük kızım, " _Anne sana iğde getirdim, yersen iyi olursun." diyor.
             O zaman ağrıdan ağladım kabul.
             Ama şimdi farklı bir duygu şu an beni ağlatan. Yavrum benim. Küçük kuzum.
             İğdeyi de o pamuk eller kadar seviyorum artık. İkisi bir noktada birleşti beynimin bir yerlerinde. İğdeler de pamuk pamuk, küçük kuzumun küçük parmakları da...
            Bilenler bilir, migren ne meder birşeydir. İnsanı hayattan da bezdirir, hayatı zehir de eder. Bazen yorgunluk, yada uykusuzluk, bazen üzüntü bazen yediğimiz birşey... Uzar gider bu liste böyle. Sebebi tam olarak bilinemiyor, tedavisi de. İlaçları günlük kullanmam gerekiyor bunu istemediğim için de böyle haftada iki güne kadar artabiliyor.
             Her zaman güzel şeyler konuşamıyoruz doğal olarak, her zaman mutlu olamadığımız gibi... Hayat tam da böyle olması gerekmez mi sizce de? Karanlık olmadan aydınlığın ne kıymeti var öyle değil mi?
             Ben bir başladım mı, akıyor kelimeler. Meğer ne çok anlatacak şeyim varmış, neyse ki tariflerin arasına sıkıştırıyorum da döküyorum içimi. "Çok iş az laf " diyemiyeceğim, muhabbetsiz yemek de olmaz nitekim.
             Yine haftalarca öncesinden kalan bir tarif doğal olarak. Baktım zamanı geçiyor, nihayet görüntüleyebildim sonunda. Herhalde yapmayan kalmamıştır kahvaltılık sosu. Ben bu sene turşu ve soslardan yana bereketli bir yıl geçirdim. Dolabım kışlıklarla dolu. Kış gelsin isterse, hazırım ben evvelallah. Migrene de razıyım aslında, hayatta illaki birşeyler olacak. Benim sepetime de bu düştü ne yapalım.
               Ve işte karşısınızda benim lutenitsam. Elimdeki malzemelerle yaptım bu sosu. Kanımca herkesin damak tadına göre ayarlayabildiği bir lezzet bu. Bazısı domatesi çok kullanıyor. Ben bu sene için yeterince domates sosu yaptığını düşündüğümden bu tarifte domateste biraz cimriliğe gittim doğrusu. Patlıcan, kırmızı biber ve havuç kendini gösterdi böylece.  Kışın kar dışarda lapa lapa yağarken,  sıcacık çayınızın yanında, kızarmış ekmeğinize sürmek isterseniz şayet, deneyin derim. Zira içinde yok yok... Bu iyi birşey yani :))



Malzemeler:

  • 2 kg kırmızı biber
  • 2 kg patlıcan
  • 2 büyük havuç
  • 4 orta boy domates
  • 1/2 demet maydanoz (bunu ben kattım)
  • 1/2 baş sarımsak
  • 1 tane kuru soğan
  • 3 yemek kaşığı sirke
  • 1/3  su bardağı zeytinyağı
  • tuz
  • isteğe göre karabiber

Yapılışı:
  1. Kırmızı biber ve patlıcanları fırında közleyin.
  2. Biberler közlenirken, biz bir tarafta domates ve havuçları rendeleyelim. Biraz tuz ve zeytinyağı ile ikisini  kısık ateşte kavurmaya başlayalım.
  3. Közlenen biber ve patlıcanları soyup, robota atalım. Robotun üstüne, kuru soğan, sarımsak, maydanoz  da atıp iyice çekelim.
  4. Pişmekte olan domatesli havuçlu karışıma ekleyip, birlikte pişirmeye devam edelim. Koyulaşınca indirip, robota tekrar atıyoruz. Bu arada içine baharatlar ve zeytinyağını ve sirkeyi ekliyoruz. Karışımı tekrar ocağa alıyoruz. 
  5. Koyulaşınca ocaktan alıp, temiz ve kuru kavanozlara alıyoruz. Kavanozun kapağını sıcakken kapatıp ters çeviriyoruz. Böylece 12 saat kadar bekliyor. Afiyet olsun...

       

6 Haziran 2012 Çarşamba

Dulce De Leche (Süt Karameli)


                      " Ya Rabbi, bana ilim ve hikmet ver ve beni salih kullarının arasına kat. Bana arkamdan hayırla yad edilmeyi nasip et. Beni nimetlerinle dolu cennetin varislerinden kıl."
                                                                                                     Şuara Suresi 83-85 meali.

                      Amin diyerek başlıyorum dostlarım. Bugünlerde Kuran mealini okumaya çalışıyorum. Daha önce de okuduğum bu mukaddes kitabı her okuyuşumda, ayetler bana sanki daha farklı görünüyor, başka hazlar başka tatlar bırakıyor. Sanki her okuyuşumda tekrar keşfediyorum.
                     Beklenen gün geldi. Yarın Bengisu'nun operasyonu var. Gözyaşı kanalından ameliyat olacak. Tamam kolay bir operasyon, ama ben yine çok korkuyorum. Dualarınızı bekliyorum. Kalın sağlıcakla...
                    Sizi daha önce hazırladığım bu tarif ve postla başbaşa bırakıyorum.
                   

                   Bu süt kremasını yapalı epey oldu. Bir türlü yayınlamak nasip olmadı . Temiz bir mandıranın sütünü bulduğunuzda demenizi tavsiye ederim. Özellikle çocuklarınız için, çikolata yerine, doğal sütten yaptığınız bu karameli deneyin derim. Onlar çikolata niyetine yiyedursunlar, siz de güvenli, temiz ve kendi yaptığınız doğallıkta bir şeyle beslemiş oluyorsunuz. Benden Söylemesi...
                   Ayrıca bu krema için bazı küçük hatırlatma yapmadan edemiyeceğim; Öncelikle doğal mandıra sütünü kullanmanızı öneririm. İkinci olarak, sütün yağ oranı, kesinlikle pişme süresini etkileyecektir. Ben diyeyim 1 saat 45 dakika, sen de 1 saat 30 dakika. Üçüncüsü ise, soğuyunca koyulaşacağını hesaba katarak, kaynatma işlemini sürdürün derim. Belki siz daha  akışkan olmasını isteyebilirsiniz mesela.


Dulce De Leche için Malzemeler:
  • 2 kg süt (pastörize olmayan)
  • 2 su bardağı tozşeker
  • 2 çay kaşığı karbonat(silme)
Yapılışı:
  1. Sütü derince bir tencereye alıp kaynatıyoruz.(Ben daha önce kaynatmıştım, tekrar ocağa alıp kaynama kıvamına kadar beklettim.)
  2. Kaynayınca şekeri ekle.( Büyük ocağı, kısık ateşte kullandım ben.) İyice eriyene kadar karıştır. Şeker eriyince, içine karbonatı ekle.
  3. Hiç başından ayrılmadan karıştır sürekli. Bu şekilde 1 saat 45 dakika pişirdim ben. Kıvamı  tam çikolata kıvamında oldu. Benim sütüm daha önceden kaynadığı için bu süre yeterli oldu. Zaten biraz da dolapta bekleyerek koyulaşacak. Afiyet olsun...
Not: Süt karameli, sabah kahvaltılık olarak kullanılabileceği gibi, tart yada değişik tatlılarınızda da kullanabilirsiniz.





16 Mayıs 2012 Çarşamba

Erik Ekşisi Sosu

                 
                   Uzun zamandır satalatalarımda severek kullanıyorum ekşi erik sosunu. Ama hazırını tabi. Hazır mevsimiyken " -Neden, kendim de yapmıyorum." dedim.
                   Bizim memlekette, İnsihar ilçesinde biliyorum ki yapıyorlar erik sosu. Fakat onlar dağdaki yabani eriklerden yapıyorlar. Bu yaptıkları erik sosunu ise mantıda kullanıyorlar. Ben daha önce hiç tatmadım ama bu yaz yabani erikten ben  de yapmayı düşünüyorum.
                  Büyük kızım eriği çok sever. Bu kez aldığım erikler epeyce ekşi çıktı. Tam da düşündüğüm gibiydi. Bunlardan çok güzel sos olur dedim. Hazırı pek benimkinin renginde olmuyor. Hazır erik sosu, biraz daha kırmızıya çalan rengi ve nişastanın akışkınlığının vereceği kıvamlı birşey oluyor. Benimkisi ise tamamen orijinal rengi ve tadında. Yaptığım iki haftaya yakın oldu, her salatamı büyük bir keyifle bu sosla hazırlıyorum.
                  Tadına gelince limonu aratmıyor; çok ekşi. Biraz koyu kıvamlı yaptım ben, siz isterseniz su miktarını artırıp daha akışkan bir şekilde yapabilirsiniz. Biz böyle sevdiğimiz için sakınca görmedim. 

                    Daha önce erikten pestil yapmıştım. Tarif için Buraya bakabilirsiniz. Bu kez yeşil erik kullandım. Sevgili Pembe Kekik 'in dediğine göre, erik pestili kalbi güçlendiriyormuş. Ben bunun erik sosu için de söylenebileceği kanısındayım. Yapılış olarak pek bir farkı olmayan bu iki ayrı şey, kurutma işlemi hariç aynı şekilde yapılıyor. Erik sosu kullanın salatalarınızda ve kalbiniz güçlensin diyorum ve tarife geçiyorum...

Malzemeler:
  • 1,5 kg  ekşi yeşil erik
  • 1,5 kg içme suyu
Yapılışı:
  1. Erikleri yıka, saplarını ayıkla, derince bir tencereye suyunu da ekleyerek koy.
  2. Erikler sararınca, biraz daha kaynat.
  3. Ağzı açık bir tencenin üzerine metal süzgeci koy. Ocaktan indirdiğin erikleri bu süzgece boşalt.
  4. Soğuyunca elinle yada kepçeyle süzgeçten geçir.
  5. Tencerede biriken, erik püresini, tekrar ocağa al, kıvamı gelinceye kadar kaynat.
  6. Soğuyunca cam kavanoza al ve buzdalabına kaldır. Kullanmak istediğin zaman, 1 kaşık zeytinyağı ile istediğin miktar erik sosunu karıştır salatalara kullan. Afiyet Olsun...