Dünya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dünya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Ağustos 30

Kitap Arasında Yara İzlerim



İnsan bir defterin ya da kitabın arasında çiçek kurutur en fazla. Benim gibi düşen dikişlerini ve yara izlerini kurutan var mı aranızda bilmiyorum(: İlk dişlerimiz düştüğünde saklamıştı canım annem, hem Yunus'un hem de benim ilk süt ve azı dişlerimiz küçük altın kutularında şifonyerin en alt çekmecesinde arada bir ziyaretimize açık bekler. Birinci sınıftaki çapraşık çizgilerle dolu ilk defterlerimiz gibi. Sonra geçenlerde çok eski bir kitabın arasına saklanmış bir yara izi daha buldum, diz kapaklarımdaki yaralardan birinin kabuğuydu belli bir zamanlar onu da saklamıştım.(:

Düşen yiten yenilenen herşeyin bir anlamı var hayatta. İnsan bazı yaraları unutmamalı çünkü, yitip gidenleri hatırlamalı, bazı şeyler istemsizce düşüp gittiğinde (bir diş gibi tıpkı) bunun daha güçlü ve sağlamına kavuşacağı için olduğunu bilmeli..

Bugün hayatımda aldığım ilk narkozun ikinci yıl dönümü, kalp içerisinde bir hayatı tutturan düşmüş dikiş izleri.. İnsan en çok yaralarından tutunuyor hayata...
Zor günlerde elini bırakmayanlarla kalabalıklaşıyor.. Uyanırken yanında gördükleriyle kalbi yeniden kan pompalıyor.

Yaşamak tam da böyle bi'şey ülkem.. Yaşamak biraz da; yaralandıkça daha güzel uyanmak.. Aldığımız yaraların kabukları kuruyacak.. Güzel günlerde bir kitabın arasından çıkıverecek bir gün..

29 Ağustos 2016 | Dünya'da hala..

Perşembe, Mayıs 12

Çiçekli Pencereler


'Dünya bu apartman ise sen o çiçekli penceresin...'

Cümlenin kurucu yüreği Emine Muradoğlu. :) Aynı şehirde olduğumuzu nice sonra öğrendiğim. Yüzü Van Gölü'ne bakan şehrin içinde bulutların yağmurunu süzen birileri lazımdı... İnsanın aynı dilden konuşan birilerine rastlaması güneş dünyaya yaklaşmış gibi ısıtır ya içini.. Emine'yi okudukça ve onu tanıdıkça, kışları uzun ve soğuk bir şehirde bahara inanmak gibi...
Emine'den doğan satırları okurken insan, pencereden bakarken her seferinde güzelim baharı görüyor gibi oluyor; hani çocukmuşuz, dünya güzel ve huzurluymuş, babamız tam da sokağın köşesinde elinde ekmek poşetiyle görünüvermiş de diğer poşette de bize çikolata getirdiğini biliyormuşuz gibi, hem babamızın eve dönüşüne hem de poşetteki çikolataya seviniyormuşuz gibi... İçimi ısıtan, çocukluğumuzda mı bıraktılar dediğimiz samimiyeti her defasında yeniden canlandıran, güzel insanlar ülkesinin Emine'si iyi ki tanışmışız seninle.. 
Uzun olsun dostluğumuzun yolu inşallah..

12.05.2016 | Dünya
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...



Counters
Free Web Counter