italyan mutfağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
italyan mutfağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

06 Temmuz, 2020

LİMONLU BADEMLİ KEK - LEMON CAPRESE CAKE - TORTA CAPRESE AL LİMONE








Limonlu Capri keki veya lemon Caprese cake veya torta Caprese al limone, yani yoğun limon aromalı, badem unlu, glutensiz nefis kek...  Caprese cake hayatıma doğal olarak İtalya seyahatlarimde girdi. Şimdi yaşadığımız zamanın en ufak bir belirtisinin olmadığı özgürce seyahat edip, yeni yerleri keşfedebildiğimiz günlerdi. Ailece İtalya'yı çok sevip, fırsat buldukça seyahat ederiz. 2016 yaz sonunda Amalfi kıyılarını ve Capri adasını görme şansına sahip olmuştuk. Amalfi'de kaldığımız tatilimiz boyunca her akşam aynı pastanede (Meydandaki Pansa) oturup nefis tatlıları ile bir şeyler içiyorduk. O günlerde klasik torta Caprese girdi hayatıma, sonraki yıl Roma tatilimde yine tarihi bir işletme olan Caffe Greco'da yine karşımdaydı.



Blogumdaki klasik tarif bu iki seyahat ile oluştu ve hala da çok sevdiklerim arasında yer alıyor. Amalfi tatilimde eve bizimle bir de ufak bir poster geldi, poster diyorum ama aslında eski bir kağıt üzerine yapılmış bir tarif baskısıydı, böyle şeyler pek çok İtalyan şehrinde karşımıza çıkan eski tarz kağıtlar üzerine yapılmış baskı ve el yazısı ürünü üzerine dükkanlarda satılıyor, benimki de Amalfi kıyılarının sembolü olan limon çizimli ve üzerinde  lemon caprese cake tarifi bulunan bir baskıydı. Çerçeveletip mutfağıma astım ama uzun süre bu tarifi uygulama fırsatım olmadı. Bu yılın özel koşullarında evde geçrdiğimiz şeker bayramı için nasıl bir tatlı yapayım derken, eşimin glütensiz bir şeyler tercih etmesi nedeniyle bu tarifte karar kıldım. Çok da doğru bir karar vermişim çünkü nefis bir lezzeti daha kendi usulümce keşfetmiş oldum.

Tarif İtalyan mutfağında aynı zamanda torta caprese bianca olarak da biliniyor, yani beyaz Capri keki, çünkü orjinal caprese kekte bitter çikolata kullanılırken bu tarifde beyaz çikolata kullanılıyor, ben tarifi oluştururken elimdeki poster, eldeki malzemeler ve yaptığım araştırma sonuçlarından faydalandım. Zaten Capri kekini sıklıkla yaptığım için genel tat dengesini nasıl oluşturacağımı biliyordum, üzerine limon aroması için limoncello ve limon da ekleyince tarif oluştu.


Beyaz çikolatayı sade olarak tüketmeyi sevenlerden değilim ama keklere, kremalara çok lezzet kattığını da belirtmem gerekir. Badem, limon ve çikolata bir araya gelince torta Caprese Bianca bizim mutfağın klasikleri arasına girdi. Malzemeleriniz varsa uygulaması kolay bir tarif, limoncello herkesin evinde olacak bir içki değil tahmin ediyorum ama imkanınız varsa evde yapın veya edinmeye çalışın, hiç bulamıyorsanız onsuz da olur ama likörlerin tatlıların lezzetini bir kat daha yukarı çektiğini de bilmenizi isterim. Alternatif bir ürün olarak eğer bulabilirseniz doğal limon aroması da ekleyebilirsiniz. Böylece limon tadı iyice vurgulanmış olur.


Malzemeler: (20 cm'lik kalıp için)

 4 yumurta
- 150 gr tereyağ
- 200 gr beyaz çikolata
- 200 gr badem unu
- 125 gr toz şeker
- 50 gr mısır nişastası
- 50 ml limon suyu
- 3 limonun kabuğunun rendesi
- 2 yemek kaşığı limoncello
- 1 çimdik tuz
- Üzeri için 1 yemek kaşığı kadar pudra şekeri



Yapılışı:

Tereyağını ve beyaz çikolatayı birlikte benmari usulü eritiyoruz. Bu karışım ılınınca limoncelloyu, limon suyunu ve limon kabuğu rendesini ekleyip karıştırıyoruz. Derin bir kasede 4 yumurtayı ve toz şekeri rengi açılana kadar çırpıyoruz ve sonra çikolatalı karışımı ve tuzumuzu ekliyoruz. Daha sonra mısır nişastasını ve 2-3 seferde badem ununu karışıma yediriyoruz.



Kek hamurumuzu tabanı ve kenarları yağlanmış ve tabanına yağlı kağıt kesilmiş kalıbımıza döküyoruz ve önceden ısıtılmış 170 derece fırında 50-55 dakika kadar pişiriyoruz. Pişmeyi anlamak için kürdan testini yapmanızı öneririm. Limon suyu nedeniyle iç dokunun pişmesi zaman alıyor ama kekin üst kısmıda aşırı pişmemeli, bunu sağlamak için kürdan batırıp, gerekirse fırın derecesi biraz düşürerek biraz daha pişirebilirsiniz. Kek tamamen soğuyunca pudra şekerini serpiştirip, üçgen dilimlerle servis edebiliriz.


Ben servis ederken creme fresh kullandım, creme fresh (taze krema diye çevrilen Fransız kökenli fermente krema diyebiliriz) yerine çırpılmış krema da kullanılabilir.  Ayrıca incecik dilimlediğim lime ve normal limon dilimlerini fırında düşük derecede kuruttum ve servis sırasında creme fresh üzerine sapladım, ayrıca evde olan çikolata nanesi yapraklarını da kek dilimlerinin üzerine serpiştirdim. Afiyet olsun...


Devamını Oku...

05 Mayıs, 2020

MİNESTRONE SOUP / İTALYAN USULÜ SEBZE ÇORBASI


Minestrone soup, yani İtalyan usulü sebze çorbası... Kış ve mevsim geçişleri için çok güzel bir çorba, çünkü elinizdeki sebzelerle yapabileceğiniz ve damak tadınıza göre çeşitlendirebileceğiniz bir tarif. Karantina günlerinde evde dolapta kalmış az miktardaki sebzeleri temizlemek için ne varsa onunla yaptığım haliyle paylaşıyorum sizlerle, sizlerde elinizdekiler ve sevdiklerinizle kendi versiyonunuzu yapabilirsiniz. Tek başına öğün olabilecek yoğunlukta  olan bu çorbanın adının, et veya sebze suyu içinde makarna, pirinç ve sebze ile hazırlanan çorba anlamını taşıyan minestra kelimesinden geldiği yazar pek çok kaynakta. Tarihi çok eskilere dayanan çorbanın İtalya'da çok sayıda çeşidi bulunduğunu, et ile hazırlananlarının da olduğunu ve güney ve kuzey İtalya'nın yapış şekillerinde farklılıklar olduğunu belirterek tarife geçiyorum.

Malzemeler:

-  1 adet patates
-  1 ufak kereviz veya sapı veya birlikte
-  1 adet soğan
-  2-3 diş sarmısak
- 1/2 adet kırmızı biber
- 1 adet yeşil biber
- 2 dal pırasa
- 1 adet kabak
- 2-3 dal taze soğan
- 5-6 çiçek brokoli
- 1 adet havuç
- 1 çay bardağı bezelye
- 1 adet domates
- 1-2 dal defne yaprağı
- 1-2 dal kekik
- 3-4 yemek kaşığı zeytinyağı
- Tuz, karabiber
- Parmesan peyniri
- 2-3 dal taze fesleğen
- 1 çay bardağı haşlanmış barbunya veya fasülye çeşitleri
- 1 çay bardağı sevdiğiniz bir makarna çeşidi

 

Yapılışı:

Zeytinyağımızı tencerimize alıyoruz ve önce kuru soğan, sarmısak sonra taze soğan ve pırasayı ekleyerek kavuruyoruz. Pırasalar biraz sönünce, kereviz, havuç ve biberleri ekliyoruz, daha sonra patatesimizi ekliyoruz. Biraz sotelenince domatesimizi ekliyoruz. Sonra kabak, brokoli ve bezelyemizi ekliyoruz. Daha sonra önceden haşladığımız barbunyayı ekliyoruz. Tuz, karabiber, defne yaprakları, taze kekik ekledikten sonra kaynamış su ekliyoruz. Kıvamı yoğun bir çorba olacak 2-3 su bardağı suyu kıvama bakarak ekleyebilirsiniz. Ben bu sefer koymadım ama klasik minestronelerde makarna veya kuskus da olur. Dilerseniz bu aşamada sevdiğiniz çok iri olmayan bir makarna çeşidini ilave debilirsiniz. Lezzetler bir araya gelecek kadar hep birlikte 10-15 dakika pişirip ocaktan alıyoruz. Çorbamızı üzerine parmesan parçaları, taze fesleğen yaprakları ve varsa fesleğen pestosu ile servis ediyoruz. Afiyet olsun... 



Devamını Oku...

05 Haziran, 2019

CAPONATA



Caponata, İtalyan mutfağının en güzel lezzetlerinden biri, içinde patlıcan ve domates olan hangi lezzet güzel değil gerçi...
İtalya'da da pek çok bölgede yapılan ama daha çok Sicilya'ya ait olan ve yapıldığı bölgeye göre malzeme farklılıkları  gösteren bu tarifde  vazgeçilmez malzemeler patlıcan, domates, kereviz sapı, soğan, sarmısak, sirke, kapari ve bol zeytinyağı. Siyah veya yeşil zeytin, çam fıstığı, badem, kuru üzüm, patates de eklenebilen malzemeler, hatta ahtapot, ton balığı ve karidesle yapılan çeşitleri de var. Kakao veya çikolata ile de zenginleştirilebilen bu tarif Sicilya tarafında deniz ürünleri ile yapılırken kuzeyde Toscana tarafında zeytin çeşitleri ekleniyor.
Aslında bir ada yemeği olarak eldeki malzemelerle yapıldığı düşünüldüğünde, çok farklı birleşimler çıksa da, bence bu tarifin asıl lezzeti kızartılmış patlıcanın yanısıra, hem tatlı, hem de ekşi yani Agrodolce bir sosun varlığı. Tatlılığı kuru üzüm ve şeker veya bal ve sebzelerin(kırmızı biber, soğan) içindeki şeker verirken, ekşiliği ise sirke, zeytin ve kapariden geliyor.  Ben kereviz sapını tarifin orjinalinde bulunması sebebiyle kullanıyorum ama kereviz sapı olmadan da yaptığım oldu, ayrıca yazımın başında da belirttiğim gibi yemek biraz çıktığı bölgenin malzemelerine göre farklılık gösteriyor, bu nedenle biz de kendi malzemelerimize göre geliştirmeler yapabiliriz, bu şekilde yeni tarifler oluşturmaya da imkan doğmuş olur. 
Ben İtalya tatillerimin birinde yemiştim bu lezzeti ve menüden içindeki malzemelere bakmıştım hemen, eve dönüşte de araştırdığım tarifleri kendimce düzenleyerek deneyip tam not vermiştim. Yazdığım tarif Sicilya usulüne daha yakın ama zenginleştirilmiş halinden de malzemeler kullanarak bir lezzet yakalamaya çalıştım. Gittiğim restoranda aperatifler arasında yer alsa da bence yanında buratta veya mozarella ile tek başına nefis bir öğün olur. Ben genelde burrata ile eşleştiriyorum bu tarifi, hatta yurtdışında yanına istediğimiz burrata füme idi tadı hala damağımda diyebilirim tabi bir diğer eşlikçisi de bir dilim ekşi mayalı ekmek. Caponata meze olmaya, ana yemek eşlikçisi olmaya çok uygun olduğu gibi ayrıca son yaptığımda makarna sosu olarak yedik, bu bilgileri size de fikir vermesi için yazıyorum:) 
Sicilya bölgesinde konserve olarak da yapıldığını ve satıldığını da daha sonradan öğrendim ve ben de bu yıl konservesini de yapacağım, çünkü kış boyunca aklıma geldikçe olsa da yesek dedim, malum patlıcan yaz sebzesi. Tarif malzemeler ayrı ayrı pişirildiği için biraz aşamalı ama kesinlikle zor değil ve iyi bir ön hazırlıkla çok da hızlıca yapabilirsiniz.

Malzemeler:

- 6 adet patlıcan
- 1 adet kapya biber
- 2 dal kereviz
- 2 adet kırmızı soğan
- 3 diş sarmısak
- 4 adet büyük domates
- 2 yemek kaşığı çam fıstığı
- 1 çay bardağı çekirdeksiz yeşil zeytin
- 1/2 çay bardağı kapari
- 1/2 çay bardağı kuru üzüm
- 1 çay kaşığı kuru kekik
- Tuz, karabiber
- 1 su bardağı zeytinyağı
- 1 tatlı kaşığı toz şeker veya bal
- 2 yemek kaşığı üzüm sirkesi
- Servis için maydanoz veya taze fesleğen
- Benim servis önerim olarak burrata veya mozzarella peyniri

Yapılışı:

Ben tarifimi tek bir döküm yayvan tencere içinde pişirdim, kendi yaptığım şekilde tavsiye ederim. Öncelikle yağsız olarak çam fıstıklarını tencerede hafifçe kavurup, bir kaseye alıyoruz. Önceden alacalı soyup, iri küpler halinde doğradığımız ve  tuzlu suda beklettiğimiz patlıcanları iyice yıkayıp kurutuyoruz. Tenceremize yağımızın yarısını koyup ısıttıktan sonra patlıcanlarımızı 2-3 parçada kızartıyoruz ve fazla yağını almak için kağıt havlu üzerine alıyoruz. Kalan yağ az ise biraz daha ekleyip, önce doğranmış kereviz saplarımızı soteleyip, tenceremizden alıyoruz. Ardından irice doğradığımız kırmızı soğanlarımızı soteleyip sonra, ince kıydığımız sarmısaklarımızı ve sonra doğradığımız  kırmızı biberleri ekleyip pişiriyoruz. Kavrulmuş olan malzemelere kabuklarını soyup, ufak doğradığımız domatesleri ekliyoruz. Biraz bu şekilde piştikten sonra, tuz, şeker, karabiber, kekik ve sirkemizi ilave ediyoruz. Sosumuz fazla suyunu çekip yoğunlaşınca tenceremize, kereviz ve patlıcanlarımızı ekliyoruz. 3-4 dakika pişirdikten sonra yeşil zeytin ve yıkayıp, iyice süzdürdüğümüz kaparilerimizi ilave ediyoruz.  Son olarak yıkayıp süzdürdüğümüz kuru üzümleri de ekleyip 4-5 dakika daha pişiriyoruz ve ocağı kapatıyoruz. Soğuduktan sonra bir tabağa alıp üzerine çam fıstıklarını ve doğranmış maydanoz veya fesleğen serpiştirip servis yapıyoruz. Caponata bir gün sonra daha lezzetli oluyor, en azından bir kaç saat dinlendirmek tadının artmasını sağlamak için gerekli. Havalar ısınıp patlıcanlar çıktığı için, bizim mutfakta bolca pişirmeyi planlıyorum. Afiyet olsun....




Devamını Oku...

28 Kasım, 2017

ÇİKOLATA VE BADEMLİ UNSUZ KEK - TORTA CAPRESE - CAPRECE CAKE


Çikolatalı unsuz kek, orjinal adıyla torta caprese, İtalya'nın Capri Adası'na ait geleneksel bir tarif. Bu ünlü tarifin  nasıl oluştuğuna dair bir kaç efsane mevcut. Bunlardan biri Napoli Kralı ile evli olan Avusturya prensesinin Capri Adası ziyareti sırasında, prensesin kendi ülkesine ait, başka bir çikolatalı tarif olan sacher kek/turta istediği ve tarifi bilmeyen şeflerin kendi bölgelerindeki bademi kullanarak bu kekin tarifini yarattığını söylerken, başka bir hikaye ise yine Capri Adası'na gelen turistleri ağırlayan bir restoran şefinin keke un koymayı unutması üzerine bu tarifin oluştuğunu ve turistlerin beğenmesi sonucu yayıldığını söylüyor. Her iki iddiaya göre de kek Capri Adasın'na aittir. Kekin ilk defa 1920'lerde yapıldığı, ilk zamanlar dönemin sosyalleşme ortamı olan çay partilerinde ikram edildiği iddia edilmektedir. 


Benim gibi tarifler nasıl oluştu sorularına cevap arayanlardansanız bu bilgiler sizi mutlu eder, ben bu kekin un koymayı unutan şef tarafından yapıldığını varsaymayı tercih ediyorum:)


Gelelim bu kek nasıl mutfağımın favori tariflerinden biri oldu, çünkü bu keke benzeyen bazı tarifleri denemiş ve dışarda yemiştim. Ancak geçen yıl Amalfi'de yaptığımız tatil sırasında her akşam gittiğimiz ve bu sevimli tatil beldesinin meydanında bulunan Andrea Pansa isimli pastane (bizdeki pastane kavramından biraz farklı ama en uygun tanım sanırım) oldu. Burası da 1830'dan beri varolan bir aile işletmesi. Menüsünde yer alan nefis tatlılar arasında en çok caprese cake yedik sanıyorum ama dönüşte yapmak istesemde uzun süre fırsat bulamadım, ta ki bu yıl Mayıs ayında Roma'ya gidip dönene kadar. 


Roma'da İspanyol Merdivenleri'nin karşısında kalan Via Condotti üzerinde yer alan 150 yıllık bir mekan olan Caffe Greco'da tatilimizin uğrak mekanlarından oldu, buradaki çok zengin çeşitliliğe rağmen yine sıklıkla torta caprese yani caprese cake yemeyi tercih ettik. Tabi dönüşte mutfakta yapılan ilk tatlı bu nefis kek oldu.

Bol çikolata ile biraz brownie görünümde olsa da tadı içindeki badem ununun baskınlığı ile farklı bir lezzet. Tarifi araştırırken bir kaç web sayfafını inceledim, ayrıca Pansa Pastanesi'nin menusünde bulunan bilgilerden de faydalandım sonuçta Little Viena blogunun tarifinde karar kıldım. Ancak bu tarifte bulunan şekeri de kullanmak istemedim onun yerine stevia ve hindistan cevizi şekeri denedim ve farklı olarak az miktarda krema ekledim. Kremayı neden ekledin derseniz, aslında çok gerekli değil, adından da anlaşılacağı üzere bu kek bir çeşit turta ve hamur çok nemli olması gerekmiyor, ama ben denemelerim sırasında az miktarda yumuşatma amacıyla krema ekledim, karar size ait. Ayrıca stevia veya hindistan cevizi şekeri yerine normal şeker de kullanabilirsiniz. Tarifi aşağıya seçenekli olarak ekliyorum. Ölçüler 24-26 cm'lik kalıp için uygun olacaktır.


Malzemeler:

- 4 yumurta
- 200 gr tereyağ
- 160 gr pudra şekeri (yerine 100 gr hindistan cevizi şekeri veya 1 yemek kaşığı toz stevia)
- 255 gr badem unu
- 200 gr bitter çikolata
- 2 yemek kaşığı krema (benim ilavem)
- Bir çimdik tuz

Yapılışı:

Çikolata ve tereyağını benmari (bain-marie) kurarak eritiyoruz. (yani alttan kaynayan suyla temas etmeyen bir kap içinde, buharın sıcaklığı ile) Yumurtaların beyaz ve sarılarını ayırıyoruz. Beyazlarını 1 yemek kaşığı şeker ile bembeyaz bir köpük olana kadar çırpıyoruz.(Şeker yerine stevia veya hindistan cevizi şekeri kullanacaksanız, yumurta aklarını sade olarak çırpın.) Yumurta sarılarını da ayrı bir kapta kalan şeker ile (veya hindistan cevizi şekeri veya stevia ile) sarı bir köpük olana kadar çırpın. Yumurta sarılı karışıma önce ılımış olan çikolata ve tereyağ karışımını, sonra da badem ununu, tuzu ekleyip, iyice karışmasını sağlıyoruz. Son olarak yumurta beyazlarını ilave ediyoruz ve yumurta beyazları karışım içinde kaybolana kadar yumuşak dairesel hareketlerle karıştıryoruz. Yumurta beyazlarını ekledikten sonra mikser yerine spatula kullanmanızı tavsiye ederim, yumurtanın köpüğünü söndürmeden karıştırabiliriz bu şekilde. Kek karışımımızı, taban ve kenarlarını yağladığımız ve tabanına ayrıca yağlı kağıt serdiğimiz kalıbımıza boşaltıyoruz. Önceden ısıtılmış 175 derece fırında 45-50 dakika pişiriyoruz. Fırından alınca ılımasını bekleyip, öyle kalıptan çıkarıyoruz. Eğer şeker kullandıysanız, servis öncesinde pudra şekeri serpiştirebilirsiniz. Afiyet olsun...



Devamını Oku...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...