Balkabağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Balkabağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

04 Haziran, 2020

BALKABAĞI SİNKONTA



























Balkabağı sinkontayı duymayanınız azdır diye tahmin ediyorum, malum sosyal medya hayatımıza hayli hakim oldu ve gidemediğimiz, göremediğimiz, tadamadığımız pek çok yeri, şeyi duyup, öğrenebiliyoruz. Sinkonta da bunlardan biri bence, aslında hayli eski ve geleneksel bir yemek olmasına rağmen, zamanla bilinirliği azalmış bir Ege yöresi yemeği, ama çoğu kişinin sinkontayı Alaçatı'daki lezzetli "Asma Yaprağı" restoran sayesinde öğrendiğini düşünüyorum. Ben de çok önceden bir televizyon programında görmüş ve küçük bir kağıda not almışım ama daha sonraki bu lezzete merakımı arttıran "Asma Yaprağı" oldu. Sinkonta özellikle Manisa'da köklerini salmış ama tüm Ege'de yapılan bir kabak yemeği, benim yaptığım gibi balkabağıyla yapılmasının yanısıra Girit kabağı ile de yapılıyor. Ayrıca etli olarak yapılan bir çeşidinin de bayram yemeği olarak yapıldığını duymuştum. Bugün konumuz etsiz olarak fırında pişirilen sinkonta ve ben tarifi balkabağı ile hazırlamayı tercih ettim. 


Malum pandemi nedeniyle evdeyiz ve yemek çeşitlendirmek de ayrı bir beceri, hal böyle olunca gözüme ilişen yazdan kalma butternut squash tipi olan (uzun armut tipli olan kabuğu da turuncu tonlarındaki kabak) balkabağını kullanarak sinkonta yapmaya karar verdim. Tarif kolay ve çok lezzetli;

Malzemeler:

- 1 adet uzun kabak
- 2 adet soğan
- 2 adet tatlı kırmızı biber
- 4-5 diş sarmısak
-1-2 minik acı kırmızı biber (acı sevmiyorsanız koymayın)

Sosu için:

- 1 yemek kaşığı domates salçası
- 1 yemek kaşığı biber salçası
- 3 yemek kaşığı sirke (elma kullandım)
- 1 yemek kaşığı un
- 1/2 su bardağı zeytinyağ
- 1/2 su bardağı su
- 1 çay kaşığı toz zerdeçal
- 1 çay kaşığı karabiber
- Taze kekik dalları veya kuru kekik
-Tuz

Üzerine

- Sarmısaklı süzme yoğurt
- 2 yemek kaşığı zeytinyağı 
- 1 çay kaşığı tatlı toz kırmızı biber


Yapılışı:

Balkabaklarını çok ince olmayacak şekilde ekranda göründüğü gibi doğrayıp fırın tepsisine alıyoruz. Soğanları piyazlık, biberleri irice doğrayıp tepsiye ekliyoruz. Sarmısakları ezip ilave ediyoruz. Derin bir kasede sos malzemelerini  hep birlikte karıştırıp, pütürsüz hale gelince tepsideki malzemelerin üzerine döküp, tüm malzemelere sos gelecek şekilde karıştırıyoruz. Önceden ısıttığımız 180 derece fırında 30-35 dakika pişiriyoruz. Arada gerekirse alt üst yapmak için karıştırıyoruz. Fırın tepsisini yayvan halde pişmesi, üst üste gelmemesi için tercih ettim, pişirme kabınızda buna dikkat etmenizi tavsiye ederim. Balkabakları yumuşak ise ve dış kısım hafifçe çıtırlaşmışsa pişirme tamamdır. Çok fazla pişirip balkabaklarının parçalanıp, püre gibi olmasına yol açmayalım. Ilınınca yemeğimizi servis tabağımıza alıp, üzerine sarmısaklı yoğurt döküyoruz, son dokunuş olarak yağda hafifçe yaktığımız kırmızı biberi gezdiriyoruz. Afiyet olsun.

Devamını Oku...

17 Aralık, 2018

BALKABAKLI HUMUS


Evdeki davet sofralarından biri için hazırlamıştım balkabaklı humusu. Kıvamını çok az daha açıp, üzerinde kızarttığım yeşil mercimek köfteleriyle birlikte servis etmiştim. O günkü masamda en çok sevdiğim iki lezzetten biriydi, diğeri ise yabani pirinçle hazırladığım bir salataydı. İlerleyen günlerde onun da tarifini yazarım. Ama bugün öncelik balkabaklı humusda. Balkabağı kendine has tatlılığı ile alışık olduğumuz humusu bambaşka bir yere taşıyor. Beraberindeki zerdeçal, zencefil ve muskat gibi çok yakışan baharatlarda bu lezzeti iyice vurguluyor. Klasik humusdan sıkılmış ve farklı bir şeyler arayışındaysanız bu tarif tam size göre. 

Malzemeler:

- 500 gr  haşlanmış balkabağı
- 1 su bardağı haşlanmış nohut
- 1 su bardağı tahin
- 2 diş sarmısak
- 1 limonun suyu
- 1 çay bardağı zeytinyağı
- Tuz, karabiber
- 1 çay kaşığı toz zerdeçal
- 1 çay kaşığı toz zencefil
- Az muskat rendesi
- 1 tatlı kaşığı kadar susam
- 1 yemek kaşığı kabak çekirdeği

Yapılışı:

Dış kabukları temizlenmiş haldeki dilim balkabaklarını 4-5 parçaya kesip bir tencereye alıyoruz. Üzerine yarım çay bardağı kadar su ekleyip, kısık ateşte kendi suyu ile yumuşayana kadar pişiriyoruz. Balkabakları soğuyunca, haşlayıp kabuklarını soyduğumuz nohutlarımızı mutfak robotunun içine ekliyoruz. Tahin, limon suyu, tuz ve baharatlarımızı ekleyip tüm karışım ezilip homojen olana kadar karıştırıyoruz. Daha sonra kıvamını ayarlamak için zeytinyağını da karışımı yavaş yavaş ekliyoruz. Tadı, tuzu kıvamı ve baharatlaırnı damak tadımıza göre ayarlayabiliriz. Daha sonra humusumuzu hafif çukur bir kaseye alıyoruz ve üzerine susamı ve kabak çekirdeklerini serpiştirip, biraz zeytinyağı gezdirerek servis yapıyoruz. Afiyet olsun...


Devamını Oku...

18 Kasım, 2018

EN GÜZEL BALKABAĞI ÇORBASI



Balkabağı çorbası bizler gibi damak tadı çorbada tuzluya alışık olanlar icin değişik bir lezzet.  Hafif tatlı ve bence çok keyifli. Blogda daha önceden hazırladığım bir balkabağı çorbası daha var. Pişirme yöntemi ve malzemelerde ufak farklar mevcut. Bu ufak farklar lezzetin artmasına büyük katkılar yapıyor. En temel lezzet arttırıcı malzemeleri önce fırınlamak, kesinlikle Öner’im bu şekilde pişirmeniz olacak. Ben de kendim artık balkabagını uygun ise mutlaka fırınlama yaparak pişirmek. 
Kullandığım kabak hep rastladığımız helvacı kabagindan farklı bir turdu. Şekli armut gibiydi ve Eylul basında yazlıktan getirmiştim. Kasım başında pişiren kadar oda sıcaklığında bekledi. Açıkcası bana daha dayanıklı gibi geldi bu tür.
Biraz araştırdım ama türünün özel adı yok veya ben rastlamadım. Ama İngilizcede butternut squash diye geçen tür, bildiginiz gibi helvacı kabağı pumpkin olarak çeviriliyor. Gelelim tarifimize.


Malzemeler:

- 1 adet balkabağı ( temizlenmiş hali 1 kg)
- 2 adet büyükçe kuru soğan
- 1 adet havuç 🥕 
- 3 yemek kaşığı zeytinyağı
- 3 adet defne yaprağı
- Tuz, karabiber
- 1 fındık büyüklüğünde taze zencefil rendesi
- 1 çay kaşığı zerdeçal
- Biraz muskat rendesi

Üzeri için:

- Kabak çekirdekleri, biraz kavrulmuş susam
- Krema
- Rende parmesan veya eski kaşar peyniri


Yapılışı:

Balkabağını soyup, çekirdeklerini temizledikten sonra, iri küpler halinde doğruyoruz ve fırın tepsisine birbirine değmeyecek şekilde yerleştiriyoruz. Havuç ve soğanları da aynı şekilde hazırladıktan sonra, üzerine zeytinyağı, tuz ve karabiberi gezdiriyoruz, defne yapraklarını da kırarak serpiştiriyoruz. Önceden ısıttığımız 200 derece fırında dışı çıtır, içi yumuşak olana kadar pişiriyoruz.

Fırından alıp, biraz ılıdıktan sonra kuru defne yapraklarını alıp, diğer malzemelerimizi tencereye alıyoruz. Üzerine zencefil, zerdeçal ve muskat rendesini ekleyip, üzerini kapatacak kadar su ilave edip kaynayana kadar pişiriyoruz. Dilerseniz et, tavuk veya sebze suyu da kullanabilirsiniz.

Tüm malzemeler yumuşayıp, karışım kaynayınca ocaktan alıp, blenderdan geçirerek yoğun bir püre olan çorbamızı hazırlamış oluyoruz. Sevdiğiniz çorba yoğunluğuna göre kaynamış su ekleyerek kıvamını ayarlıyoruz, dilerseniz 2-3 kaşık krema da ekleyebilirsiniz. 1-2 dakika daha kaynadıktan sonra çorbamız hazır, kaseye alıp, üzerine kabak çekirdekleri, kavrulmuş susam serpiştirerek servis ediyoruz, dilerseniz her kaseye 1-2 çay kaşığı krema damlatabilirsiniz. Bir de yoğun aromalı peynirler çok yakışıyor bu çorbaya, ben parmesan ve eski kaşar rendesi öneriyorum. Evdeki serviste parmesan eklemiştim ama fotoğraf çekmeyi unutmuşum:) Afiyet olsun...


Devamını Oku...

18 Aralık, 2017

YOĞURTLU BALKABAĞI SALATASI


Balkabağı salatası yakın zamanda detaylarını yazacağım bir davet sofrasından tam not alıp, davete ait instagram paylaşımlarımda tarifi en çok sorulan  lezzet olmuştu, bugün blogumda da yer alması için buraya ekliyorum. Yaklaşan yeni yıl sofralarında farklı bir tarif arıyorsanız tam karşınızda. 

Evde misafirlerimi ağırlayacağım zaman hepimiz gibi önce menüyü düşünüyorum ve değişik olsun, birbiriyle uyumlu olsun, malzeme tekrarlamasın diye çabalıyorum. Yine böyle düşünürken, grubumuzun buluşmalarında yoğurtlu salatalar her zaman severek tüketiliyor, ben de yoğurtlu bir salata olsun ama hep yaptığımız havuçlu, kabaklı, patlıcanlı ve pancarlı salatalardan olmasın değişik olsun derken aklıma balkabağı ile yoğurtlu salata geldi. Balkabağını haşlayıp püre yapmak istemedim, aslında bu salata öyle de yapılabilir, ben yoğurt tadını alalım, içinde kabaklarda gelsin, önce ekşi ve tuzlu sonra hafif tatlı olarak damağımızda kalsın diye iri halde küp küp doğrayarak, sanki fırında kızartma yapıyormuşum gibi pişirdim. sanırım başarılı da oldum, çünkü çok sevildi, bizim evde de sık yapılacaklar arasına girdi. 

Tarif öncesi bir kaç püf noktasını belirteyim, oldukça pratik bir lezzet ama her şey de olduğu gibi ufak dikkat noktaları mevcut; balkabaklarını çok küçük doğramayın, karıştırma sırasında ezilip kaybolabilirler, bir de salatanızı mümkün olduğunca servise yakın bir araya getirmenizi tavsiye ederim, çünkü balkabağı zaten katı olan yoğurdun nemini iyice içine çekip daha da katılaşabiliyorlar birlikte, ama bu durumu yaşarsanız üzülmeyin, biraz zeytinyağı hem lezzet hem de kıvam verecektir. 

Gelelim tarifimize;




































Malzemeler:

- 7-8 dilim balkabagi
- 1 kg süzme yoğurt 
- 2-3 diş sarımsak 
- Tuz, karabiber
 - Zeytinyağı
 - 1 yemek kaşığı çiğ kabak çekirdeği 

Yapılışı: 
Balkabağını küpler halinde doğruyoruz, ölçü olarak zardan büyük, kuş başından küçük düşünün, tuz, karabiber ve zeytinyağı ile harmanlayıp, yağlı kağıt üzerinde 220 derecede fırınlıyoruz. Bu işlem balkabağının kızartma kıvamında olmasını sağlayacak. Pişen balkabağı soğukken yoğurt karışımını hazırlıyoruz. Sarmısak ve tuz ile süzme yoğurdu karıştıyoruz. Balkabaklarını yoğurtlu karışıma ekliyoruz. Burada biraz dikkat ile karıştırmak gerekiyor ki balkabakları dağılmasın ve ezilmesin. Son olarak üzerine kabak çekirdeklerini serpiştirip, az zeytinyağı gezdirerek ve dereotu yaprakları ile süsleyip servis yapıyoruz. Afiyet olsun



Devamını Oku...

09 Kasım, 2016

BALKABAKLI TART, SONBAHARIN GÜZELLİĞİ VE YENİDEN MERHABA / PUMPKIN PIE AND AUTUMN


Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba.....

Böyle aralar verince klavye başında ne yazacağımı şaşırıyorum:) Aslında yazılacak şey çok ama...
Ben şimdilik kısa yolu seçerek kısa bir güncelleme yaparak yani tarifimi paylaşayım istiyorum.
Takip edenlerin bildiği gibi, geçen yılın sonunda taşındım ve yeni evde düzen tutturmak zaman aldı, bu yıl itibariyle evde bir yardımcımız yok bakıcı olarak, Yağmur ana sınıfına başladı ve bu şekilde bir düzen kurduk.Bizlerin yanı sıra blogum da bir yaş daha büyüdü ve artık 9 yaşında.

Beslenme alışkanlıklarımızı biraz daha sağlıklı hale getirebilmek için çalışıp, çabalıyoruz. İstanbul'da hayat yoğun bir tempoda yaşanıyor bildiğiniz gibi, arada nefes almaya çalışmak, doğaya sığınmak, zevk aldığınız şeyleri yapmak şart; balkabaklı tart ve kahve/çay eşliğinde keyifli bir film izlemek gibi...


Blog kızları toplantılarımız düzenli olarak devam ediyor. Geçen haftasonu Yasemin'in evinde toplandık, bol sohbet ve yemek eşliğinde uzun saatlere rağmen birbirimize doyamadan ayrıldık. Bulışmaya ben balkabaklı tart yapıp götürdüm. Sonbahar olunca aklıma gelen tariflerden biridir ve geçen kış yapamamıştım bu yıl fırsat bulmuş oldum. tartımı hazırlarken Yağmur ile birlikte çalıştık, onun için daha zevkli hale gelsin diye ve sonbaharın hakkını vermek için uygun kalıplarımızı da kullandık.


Sonbahar doğumlu biri olarak, bu mevsimin güzelliklerinden bahsetmek ve geçtiğimiz günlerde beni mutlu eden bir ortamın fotoğraflarından da paylaşmak istiyorum. 
"Bütün sanat doğanın taklididir" demiş Seneca, tüm sanat için geçerliliği tartışılır mutlaka ancak, insanın pek çok üretiminde doğayı ve renklerini yakalamaya çalışıyor bence de. Sonbaharın renklerinin güzelliği ve çeşitliliği tartışılabilir mi? 


Bu güzel görüntüleri bir kaç hafta önce yaptığımız memleket ziyaretinde çekmiştim. Burası Kırşehir Kaman'da bulunan Japon Bahçesi, yıllar önce bahçenin yakınındaki tepelik bir alanda kalıntı bulunduğunu tespit etmiş olan Japonlar kazı başlattılar, geçen yıllar içinde kazı alanından çıkanlarla ufak bir müze bile kurulmuş durumda. Bu güzel bahçe de Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü Kurucusu Japon Prensi Mikasa adına yapılmış. Biz müzeyi gezdikten sonra bahçede sonbaharın tadını çıkarıp bolca fotoğraf çektik.


Gelelim tarifimize; tarif blogda yer alan balkabaklı tart tarifine çok yakın, hatta tabanı tamamen aynı, balkabaklı harç için mevcut tarifte yer alan dondurmayı kullanmak yerine farklı iki harç yaptım, her ikisinin de çok lezzetli olduğunu söyleyebilirim. Birinde krem peynir ve az miktarda yoğunlaştırılmış süt (condensened milk) kullandım, diğerinde ise balkabağı tadı daha yoğun kalsın diye sadece krema kullandım, tercih damak zevkinize kalmış. 

 Malzemeler:

Taban İçin:

- 125 gr tereyağ
- 1 yumurta sarısı
- 50 gr pudra şekeri
- 150 gr un
- 150 gr ince çekilmiş ceviz


Balkabaklı Harç İçin:

-250 gr balkabağı püresi (haşlanıp, ezilmiş)
-2 yumurta
-200 ml krem peynir
-200 ml krema
-75 ml condensened milk
-150 gr şeker
-1/4 çay kaşığı zencefil
-1/4 çay kaşığı toz karanfil
-1/4 çay kaşığı muskat
-1 tatlı kaşığı tarçın
- Üzeri için bütün ceviz

Malzemeler için Not: ön yazımda belirttiğim gibi krem peynir ve condensened milk olmadan da yapabilirsiniz bu tartı, balkabağı tadı daha yoğun olacaktır, dilerseniz sadece krem peynir ile yapabilirsiniz bu durumda şeker miktarını biraz arttırmak gerekebilir.


Yapılışı:

Öncelikle hamurumuzu, yumurta sarısı, tereyağ, pudra şekeri, çekilmiş ceviz ve unla yoğurarak, buzadolabında 1 gece dinlendiriyoruz. (Ben 24 saat beklettim) Hamur yoğurma aşamasında zor toparlanırsa 1-2 yemek kaşığı süt koyabilirsiniz, hamurun kıtırlığını engellemeyecektir. Dinlenmiş olan hamurumuzu tartı pişireceğimiz kalıplara yerleştiriyoruz. Bir karıştırma kabında balkabağı, şeker, yumurtalar, condensened milk, krem peynir, tarçın, zencefil, muskat, karanfil ve kremayı mikserle karıştırarak, pürüzsüz bir hale getiriyoruz ve tart kalıplarımıza döküyoruz. ceviz ile süslediğimiz tartlarımızı 180 derecede ısıttığımız fırında 45 dakika, karışım katılaşana kadar pişiriyoruz. Afiyet olsun...


Not: Bu aralar sonbahar romatikliğime "Autumn leaves" şarkısı eşlik ediyor, ben genelde Eric Clapton veya Paula Cole yorumlarını seviyorum. Dinlemek isterseniz linki tıklayabilirsiniz.

Devamını Oku...

15 Ocak, 2009

BALKABAKLI KEK


Kışın güzelliklerinden biridir balkabağı, bizler genelde tatlı olarak tüketiriz ama kavurması, yemeği, gözlemesi, böreği ve çorbası da yapılır. Blogumda da cheesecakek'i, tartı, çorbası, kurabiyesi ve tatlısına ait tarifler mevcut. Şimdiki tarifim ise keki, diğer tariflerden farklı olarak ben keklerimi sunum için hazırlarken aralarına ayrıca balkabağı püresi sürdüm ve hissedilen bir balkabağı tadı yakaladım. Önümüzdeki günlerde blogumda yeralacak olan, geçmiş günlerden kalma çay daveti soframızın lezzeti balkabaklı kekimin tarifi şöyle;

Malzemeler:

- 3 adet yumurta
- 1 su bardağı yoğurt
- 1 büyük boy çay bardağı sıvıyağ
- 1 su bardağı esmer şeker
- 1 su bardağı balkabağı püresi*
- 1 yemek kaşığı tarçın
- 1 su bardağı iri dövülmüş ceviz
- 1 paket vanilya- 1 paket kabartma tozu- 2,5 su bardağı un

* Balkabağı Püresi

- Yarım kilo doğranmış balkabağı
- 1/2 su bardağı toz şeker

Yapılışı:

Kekimizi hazırlamadan önce balkabağı püremizi hazırlıyoruz. Doğranmış balkabaklarını ve şekerimizi bir tencereye ekleyip, balkabakları yumuşayana kadar arada karıştırarak pişiriyoruz ve ocaktan alıp, balkabaklarını çatal ile ezerek püre kıvamına getiriyoruz ve soğumaya bırakıyoruz. Ben genelde bu işlemi daha çok balkabağı ile önceden hazırlıyorum ve fazla kısmını buzluğa daha sonra kullanmak üzere kaldırıyorum. Püremiz hazırlandıktan sonra kekimizi hazırlayabiliriz. Oda sıcaklığındaki malzemelerimizi kullanmaya yumurtalarımızdan başlıyoruz. Yumurtalarımızla, şekerimizi krema kıvamına gelene kadar çırptıktan sonra, yoğurt ve sıvıyağı ekliyoruz. Sonra kabartma tozu ve vanilya ile karıştırdığımız unumuzu 3-4 parçada ekleyerek çırpmaya devam ediyoruz. Tarçınımızı da ekledikten sonra, son olarak balkabağı püremizi ve cevizimizi ekleyip çırpmayı bırakıyoruz. Yağlanmış kalıbımıza döktüğümüz kekimizi önceden ısıtılmış 150-160 derece fırında pişiriyoruz. Fırından çıkarınca, oda sıcaklığına gelene kadar bekleyip, kekimizi kalıptan çıkarıyoruz. Ben ufak desenli muffin kalımı kullandım. Keklerimi kalıptan çıkardıktan sonra kabaran bölümlerini keserek düzleştirdim ve iki keki tabanından yapıştırarak birer adet balkabağı yapmış oldum. Kekleri biraraya getirmek içinde balkabağı püresinden artan kısımı ve renklendirerek hazırladığım kremşantiyi kullandım. En üstüne ise yine renkli hazırladığım çikolata sosunu dökerek şeker hamurundan sap ve yaprak yaptım. Siz tek tek uğraşmak istemezseniz kekinizin üzerini veya arasını balkabağı püresi ve kremşanti ile kaplayarak pasta havasına büründürebilir veya yalnız da çok lezzetli olan bu keki tek başına yiyebilirsiniz. Afiyet olsun...

Not: Şimdilerde daha iyiyim, sağlığımı ve blogumu eski günlerine kavuşturmaya çalışıyorum, ilgilenen herkese teşekkür ederim.

Devamını Oku...

24 Ocak, 2008

BALKABAĞI ÇORBASI

Fotoğraflardan daha çok tatlıya benzeyen çorba tarifimizi de sıra geldi. Tam da mevsiminde çorba çeşitliliğini arttırıyoruz. Balkabağı çorbası da Hatsum'un tariflerinden. Ben daha önce başka bir tarifle yapmıştım balkabağı çorbası ama Aşçı Yamağı ve o günlerde bizde olan annemler pek fazla beğenmemişlerdi. Ama bu tarifi Aşçı Yamağı çok beğendi, açıkcası ben de diğerinden daha başarılı buldum, o nedenle artık eski tarifi yazmayı düşünmüyorum. Diğer tarif biraz klasik sayılabilecek balkabağı muskat ikilisini içinde barındırıyordu, bu tarifte ise defne yaprağı var. Tarifimiz şöyle;

Malzemeler: (6 kişilik)

- 750 gr temizlenmiş balkabağı
- 2 diş sarmısak
- 1 orta boy soğan
- 2 yemek kaşığı zeytinyağı
- 2 su bardağı tavuk suyu ve 2 bardak normal su
- 3-4 adet kurutulmuş defne yaprağı
- Karabiber, kimyon, tuz
- 100 ml krema

Yapılışı:

Öncelikle ufak doğradığımız soğan ve sarmısağı hafifçe kavuruyoruz ve doğradığımız balkabaklarını ekliyoruz (benimkiler kuşbaşından iriceydi) Balkabakları biraz kavrulduktan sonra tavuksuyumuzu, suyumuzu ve defne yapraklarını ekleyip, balkabağının haşlanmasını bekliyoruz. Balkabakları yumuşayınca, defne yapraklarını içinden çıkarıp, blendardan geçiriyoruz. Sonra tuz, karabiber ve kimyon ekliyoruz. Ben burada bahsettiğim baharat karışımından kullandım. Hatsum kimyonla yapmıştı. Çorbamız tekrar kaynayınca kremamızı ekleyip kıvamını ayarlıyoruz. Eğer kıvamı çok yoğun gelirse, sıcak su veya krema ilavesi ile ayarlayabiliriz. Afiyet olsun....

Devamını Oku...

04 Mayıs, 2007

BALKABAKLI CHEESECAKE (PEYKEK)

balkabaklı

Balkabaklı peykek... Sanırım pek fazla kişi denememiştir. Peykek yapmayı da yemeyi de çok seviyoruz ben ve aşçı yamağı, tabi aşçı yamağının katkısı yemek kısmında oluyor daha çok:) Balkabağı ile peykeki bir arada düşünen kaç kişi oldu bilmiyorum ama ben bir süredir nasıl yapmalıyım diye düşünüyordum. Klasik cheesecake tarifimde ayarlamalar yapmayı düşünürken yabancı sitelerde daha önce denenmiş tarifleri gördüm ve bunlardan birini denemeye karar verdim. Sonuç muhteşemdi, kesinlikle denemenizi öneririm. Gerçi balkabağı bulmak biraz zor olabilir ama hala pazarlarda balkabağı var ve benim gibi siz de biraz fazla alıp, püre yaparak, sonraki kullanımlar için dondurabilirsiniz.
Balkabaklı peykek de kabaklı kiş gibi geçen haftasonu deneyimlerinden ve bu tarif de kadak tadı için uygulandı. Tarifin aslı Joy of Baking'den ama ben orjinal tarife ölçü konusunda uymadım. Vereceğim ölçülerle 6 adet küçük kalp peykek oldu siz aynı ölçüyü 18 cm'lik bir kelepçeli kalıp için uygulayabilirsiniz. Tarif şöyle;

Malzemeler:

-1 paket yulaflı bisküvi
-1,5 yemek kaşığı tereyağ
-400 gr krem peynir
-125 gr esmer şeker (yarım su bardağı kadar)
-2 iri yumurta
-2 tatlı kaşığı mısır nişastası (ben ekledim)
-50 gr krema (ben ekledim)
-1 su bardağı balkabağı püresi
-yarım çay kaşığı tarçın
-yarım çay kaşığı zencefil
-Çok az muskat rendesi
-Çok az tuz
-1-2 adet dövülmüş karanfil
-1 çay kaşığı vanilya aroması (kullanmayabilirsiniz)
Üstü için:
-100 gr krema
-2 tatlı kaşığı pudra şekeri
-Yarım çay kaşığı vanilya
-Kırmızı ve sarı gıda boyası veya turuncu gıda boyası

Yapılışı:

Öncelikle peykekin tabanını hazırlıyoruz. Yulaflı bisküvilerimizi mutfak robotundan geçirip, eritilmiş tereyağ ile karıştırıyoruz ve çok az zencefil, tarçın ve muskat rendesi ekliyoruz. (Orjinal tarifte zencefilli kurabiye de kullanılmıştı taban için, ben onun yerine bisküvi karışımına çok az zencefil, tarçın ve muskat rendesi ekledim) Taban harcımızı, çok iyi yağladığımız kalıbımıza, eşit yükseklikte olacak şekilde elimizle veya bir bardak tabanı ile bastırarak yerleştiriyoruz ve peynirli karışımı hazırlayana kadar buzdolabında bekletiyoruz. (Ben kalp şeklindeki muffin kalıbı kullandım ve bu kalıp kelepçeli olmadığı için alt kısımlarına yağlı kağıt yerleştidim ve kenarlarını iyice yağladım, böylece peykekleri kalıptan çıkarmak sorun olmadı)
Ayrı bir kapta krem peyniri, şekeri ve nişastayı krema kıvamına gelene kadar çırpıyoruz. Zencefil, tarçın, muskat rendesi ve tuzumuzu ekliyoruz, sonra birer birer yumurtalarımızı karışıma ekliyoruz (ilkini ekleyip karıştırıp, ikinciyi ekliyoruz) ve bu sırada karışımı çok fazla çırpmıyoruz. (Fazla çırpmak pişerken kekin üzerinde çatlamalara neden olabiliyor) Son olarak krema, vanilya ve balkabağı püremizi ekleyip, bir spatula ile karıştırıyoruz ve tabanımızın üzerine döküyoruz. Önceden ısıttığımız 170 derece fırında 30 dakika pişiriyoruz ve sonra fırın ısısını 90 dereceye düşürüp, 20 dakika daha pişiriyoruz. Pişirme sırasında fırın içine ısıya dayanıklı bir kapla su koyarak fırının nemli kalmasını ve peykeklerimizin çatlamadan pişmesini sağlıyoruz. Bu arada krema, vanilya ve pudra şekerini çırpıp pişen kekimizin üzerini kaplıyoruz. (Ben daha sonra kırmızı ve sarı gıda boyalarını karıştırıp, turuncu renk elde ederek, kremalı karışımın bir kısmına ekledim ve kürdan yardımıyla üst süslemelerini yaptım.) Üstünü kapladığımız peykekimizi 7-8 dakika daha üst kreması yerleşene kadar fırınlıyoruz ve fırından çıkarıyoruz, ızgara telinde soğutuyoruz. Peykekimiz oda ısısına gelince buzdolabına koyup, servisten önce 1 gece üstü kapalı şekilde dinlendiriyoruz. Afiyet olsun...
Devamını Oku...

04 Nisan, 2007

MERENGLİ KURABİYELER (YAĞSIZ VE UNSUZ)

Tarifin orjinali teatime'da, ben bazılarını balkabaklı yaptım ve un koymadım। Şeker de olmasa tam anlamıyla diyet kurabiyesi olacaktı. Gerçi şeker yerine de bitkisel tatlandırıcı "stevya"yı denemeyi düşünüyorum bir sonraki denemeye. Gelelim tarife, yukarıdaki linkde orjinal ölçüleri bulabilirsiniz, ben kendi ölçülerimi yazıyorum. Bu ölçülerle 30 adet kurabiye yaptım.
Malzemeler:
-2 yumurta akı
-180gr pudra şekeri
-1 paket vanilya
-1 tatlı kaşığı tarçın
- 300 gr. çekilmiş badem
- 80 gr. kestane püresi
-1 tatlı kaşığı portakal kabugu rendesi
- 1 tatlı kaşığı kakao
- 30 gr balkabağı püresi
Yapılışı:
Yumurta aklarını mikserle çırparak kar yapıyoruz। Pudra şekerini ekleyip, tekrar karıştırıyoruz ve 3 çorba kaşığı kadar bezeyi ayırıyoruz ve 1 tatlı kaşığı kadar olan kısmına kakao, 1 çorba kaşığı kadar olan kısmına sarı gıda boyası ekliyoruz, süslemeleri yapmak için। (Sarı boyayı balkabaklıları süslemek için kullandım, eğer gıda boyanız yoksa kullanmayabilirsiniz) Yumurtalı karışıma, vanilya, tarçın, portakal kabuğu rendesi ve bademi ekleyip karıştırıyoruz। Bu aşamada ben hamurun 1/3'ünü ayırdım ve balkabağı püresini ekledim। (Siz isterseniz hepsini kestaneli veya balkabaklı yapabilirsiniz) Hamurun 2/3'üne kestane püresini ve kakaoyu ilave ederek yoğuruyoruz ve yapışkan kıvamda olan hamuru streç filme sarıp rulo yaparak buzdolabında 2-3 saat bekletiyoruz। Balkabaklı hamuru da yoğurup, streç filme sarıp rulo yaparak buzdolabında bekletiyoruz। Burada önemli olan hamurun dolaptan çıktığında oldukça sert olması, aksi takdirde bıçakla keserek şekil vermek zor olacaktır। Sertleşen hamur rulolarımızı bıçakla 1 cm kalınlığında keserek yağlı kağıt serdiğimiz tepsimize yerleştiriyoruz। Üzerlerine ayırdığımız bezenin beyaz olanından sürüp, kakaolu ve sarı bezeler ile kürdan kullanarak süsleme yapıyoruz. Bu aşamalar linkde detaylı şekilde gösteriliyor, maalesef ben yalnız olduğum için görüntüleyemedim. Biraz zahmetli bir kurabiye, tadı badem ezmesine benziyor, kestane ve balkabağı tadını çok yoğun olarak almıyorsunuz, badem ve portakal daha baskın geliyor. Ama görüntü şıklığı nedeniyle bile denemeye değer. Afiyet olsun...

Devamını Oku...

03 Nisan, 2007

BALKABAKLI TART

Balkabağı bitmeden denemeniz gereken bir tat... Tarifin orjinali allrecipes'den, ben bazı farklılaştırmalar yaptım, evdeki imkansızlıklar nedeniyle:) Tarifi ilk olarak ablam denemişti farklı bir hamurla, çok güzel olduğunu söylediğinde denemeye karar verdim। Gerçekten çok lezizdi, ben vereceğim ölçülerle 20cm'lik büyük ve 3 küçük tart kalıbını kullandım. Maalesef büyük olanı sıcakken çevirmeye kalktım acelem olduğu için ve çok kötü parçalandı. Parçalanması tadına hiç zarar vermemişti açıkcası. Tartlar kırılmaya zaten müsaitler bir de sıcakken çıkarmak hiç yapılmaması gereken bir eylem. Bana da ders oldu:) Tarife gelince;
Malzemeler:
-125 gr tereyağ
-1 yumurta sarısı
-50 gr pudra şekeri
-150 gr un
-150 gr ince çekilmiş ceviz
-1 yumurta
-250 ml vanilyalı dondurma (oda ısısında)
-100 ml krema
-150 gr esmer şeker
-1/4 çay kaşığı zencefil
-1/4 çay kaşığı muskat
-1 tatlı kaşığı tarçın
-250 gr balkabağı püresi (haşladığımız balkabağını mutfak robotundan geçiriyoruz)
Yapılışı:
Öncelikle hamurumuzu, yumurta sarısı, tereyağ, pudra şekeri, çekilmiş ceviz ve unla yoğurarak, buzadolabında 1 gece dinlendiriyoruz. (Ben 24 saat beklettim) Hamur yoğurma aşamasında zor toparlanırsa 1-2 yemek kaşığı süt koyabilirsiniz, hamurun kıtırlığını engellemeyecektir. (Benim ki öyleydi) Dinlenmiş olan hamurumuzu tart kalıplarına yerleştiriyoruz. Ayrı bir kapta balkabağı, esmer şeker, yumurta(orjinal tarifte 3 yumurta vardı, bana fazla geldi ve 1 yumurta kullandım, çünkü yumurta kokusundan rahatsız oluyorum), tarçın, zencefil, muskat, dondurma ve kremayı (orjinal tarifte sadece dondurma kullanılıyordu, ben krema eklemek zorunda kaldım, çünkü aşçı yamağı tart için aldığım dondurmanın büyük kısmını yemişti:) mikserle karıştırarak, pürüzsüz bir hale getiriyoruz ve tart kalıplarımıza döküyoruz. ceviz ile süslediğimiz tartlarımız 180 derecede ısıttığımız fırında 30 dakika, karışım katılaşana kadar pişiriyoruz. (Cevizler de bu konuda yol gösterici olacaktır, renkleri koyulaşmışsa pişmiş demektir) Vanilyalı dondurmayla oldukça iyi bir ikili oluyor. Afiyet olsun...

Devamını Oku...

29 Mart, 2007

TAHİNLİ KABAK TATLISI

Tahinli kabak tatlısı, bildiğimiz kabaktan pişirme yöntemi ve tadı nedeniyle biraz farklı. Çünkü kabakları önce fırınladım, sonra pişirdim, böylece dış kısmı hafifce sert içi yumuşak oldu. Fırınlama fikrini ablam verdi, başlangıçta biraz endişelendim ama sonuç güzel oldu. Tarçın, ceviz ve tahin, kabakla birleşince ortaya lezzetli bir tatlı çıktı.

Malzemeler:

-1 kg balkabağı
-3/4 su bardağı esmer şeker
-1 tatlı kaşığı tarçın
-Ceviz (istediğiniz miktarda)
-Tahin (Servis sırasında porsiyon başına 1 tatlı kaşığı)

Yapılışı:

Doğranmış olarak aldığımız kabaklarımızı biraz daha küçültüp, yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine yerleştiriyoruz. Üst üste gelmeleri sorun yaratmayacaktır. Üzerlerine tarçınımızı serpip, önceden ısıttığımız 180 derece fırında 30 dakika, kabaklar hafif yumuşayana kadar pişiriyoruz. Sonra biraz soğutup, (beklemek dış kısımlarının sertleşmesini sağlayacaktır) tencereye alıyoruz ve şekerini ekleyip, pişmeye bırakıyoruz. Arada karıştırmak şekerin yanmasını önleyecektir. Kabaklarımız istediğimiz yumuşaklığa gelince altını kapatıyoruz ve geniş bir tabağa alıp soğutuyoruz. Servis yaparken tabağımıza çiçek şekli vererek dilimleri yerleştirip ceviz ve tahinle süslüyoruz. Tahin severlerdenseniz bu farklı tadı beğeneceğinizi düşünüyorum. Afiyet olsun…


Devamını Oku...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...