Ne kadar oldu güneşi görmeyeli, ay ve yıldızlar hala gökyüzünü ziyaret ediyorlar mı, ya da hayat devam ediyor mu, neydi hayat. Yaşıyor muyum ben, varlığım var mı bu dünyada, yoksa hiçliklerden mi ibaretim. İnsan neye sahip olduğunda tam oluyor, ne eksikse eksik oluyor. Ben olmak için neye ihtiyacım var, yeniden güneşi görmek için ne gerekiyor bana? Ben kendimle hesaplaşmamı sürdürürken;
Madem kapımı çaldın ve beş yıl sonra gözlerimin içine bakmaktan korkmayan bir insan var karşımda
o zaman bende yıllardır içimde kalanları paylaşıp belki yeni bir başlangıç yaparım, ya da bir son ama değiştireceğim hayatımı bunu biliyorum.
Hoş geldin aşkım. Beş yıl önce hastahane odasında öyle bir iğretiyle baktın ki yüzüme, hatırladığım tek şey; o son bakış. Benim seçimim olmayan bir kazanın yüzümde ve bedenimde bıraktığı izlere o son bakışın imza oldu benim için. Hastahane odasında yakınım diyebileceğim insanlardan gizli gittiğim banyoda aynadaki ilk görüntüm; yüzümde hiçbir organım olması gereken yerde değildi. İnan bu görüntü bile senin bana son bakışın kadar değmedi hayatıma.