IFW’ye az kaldı, eminim yine muhteşem şeyler bizi bekliyor ve biliyorum hepsi de sürpriz. Yine de yeni koleksiyonunla ilgili bize çıtlatacak minicik bir şey var mı acaba?
Bu koleksiyonumun biraz daha eklektik olduğunu söyleyebilirim sadece, gerisi sürpriz olarak kalsın:)
Özgür Masur: Benim tasarımlarımı her kadın giyer demek bana yanlış geliyor, her bir kadının tarzları farklıdır. Ama ben şunu söyleyebilirim ki ben tasarımlarımı her kadına göre mutlaka uyarlayabilirim. Modellerin yanında çıkan model olmayan kişiler olabilir tabii, güzel de görünebilir, saydığın tasarımcılar her bakımdan neredeyse show şeklinde yapıyorlar defilelerini ama ben şahsen böyle bir şeyi şu anda düşünmüyorum, çok da benim koleksiyonlarıma uygun olduğunu da düşünmüyorum.

... etrafını çevirip seni kucaklamalı
Boom: Dijital baskı son yıllarda moda tasarımını oldukça zenginleştirdiği gibi moda tasarımcısına da sınırsızlık getirdi. Sen de son koleksiyonunda baskı tekniğiyle kumaşlara drape efekti vermiştin ve bu ilüzyonla da büyük yenilik yaptın., hatta dalgıç kumaşı kullandın. Yurtdışı defilelerinin neredeyse tamamında gördüğümüz digital prints olayında Türkiye-nam-ı diğer tekstil cenneti- ne aşamada?
Özgür Masur: Bana göre hiç bir aşamada değil. Ben bu koleksiyonuma hazırlanırken gerçekten ama gerçekten ciddi anlamda kafamdaki yapmak istediklerimi gerçekleştirmek için çok uğraştım. Evet çıkan sonuç beni mutlu etti ama yapmak isteyip de yapamadığım o kadar çok şey var ki anlatamam, bir çok baskıcı uğraşmak istemiyor, hemen imalatını yapmak isteyenler oluyor, iyi ama bir numune çıkmadan nasıl karar verilsin, bir numune çıkar da ondan sonra...
Alt Bilgi Blogu adına Yasemen: Hüseyin Çağlayan'ın geçtiğimiz sene 'Fashion Forward' adı altında gerçekleştirdiği moda filmleri seçkisiyle, benim açımdan moda ve sinemanın bir bütün olduğu yeni bir pencere açıldı.. Evet hemen hemen her filmde bir stil ve ikonik bir olgu var ama Çağlayan'ın paylaşımlarının bir kısmı sinemanın bilmediğim bir yüzü idi. Ve eminim ki her tasarımcının gönlünde yer etmiş böyle filmler vardır... Özgür Masur'un sevdiği moda filmleri nelerdir ?
Özgür Masur: Moda sadece ve sadece sinema ile bütün değil. Modanın kendisine yakıştırdığı ve içine aldığı o kadar çok alan var ki, düşünün otomotiv, telefon vs. Hep ve her zaman en yenisini , en güzelini ve en tasarım olanını ortaya çıkarıp PR ve pazarlama teknikleriyle tüketiciye ulaşır. Sinema da bunlardan biri sadece.

...sana kendini seksi ve yenilmez hissettirmeli
Alt Bilgi Blogu adına Yasemen: Tasarımlarınızı yaparken sessizliği mi tercih edersiniz yoksa mutlaka dinlediğiniz bir müzik ya da DVD'de dönen bir filminiz var mıdır ?
Özgür Masur: Genellikle müzik dinlerim ve mutlaka yanımda kahvem de vardır. Dinlediğim her hangi bir müzik türü olabilir ama genelde nedense gergin olurum o esanada:)))
.. rahat ve her şeyi yapabilen
Moda Boncuğu: Yurtdışından en cok begendiginiz/sevdiginiz tasarımcılar kimler?
Özgür Masur: Beğendiğim çok var: Gareth Pugh, Marc Fast, esasen bu durum genellikle her sezon değişebiliyor ama değişmeyen tek isim GIVENCHY

... herkese kafa tutabilen
Moda Boncuğu: Tasarım sürecine başladığınızda ve bir anda aklınıza hiç birşey gelmedigini fark ettiginizde, ne yaparsınız? O anki ilham kaynaginiz ne olur?
Özgür Masur: Tasarım sürecinde eğer çizmeye başlamışsam zaten belli bir birikimin ve araştırmanın sonucu ben kağıdın başına geçmişimdir, vee ardı arkası kesilmeyen çizimler başlar:))
Ama o esnada tıkanıyorsam çok sinirlenirim ve ara vermek durumundayımdır. Biraz daha araştırıp daha sonra devema ederim. Ayrıca ben tasarımda ilham diye bir kelimeye inanmıyorum, ben araştırmalarımda ve almış olduğum eğitimin sonucunda kendi kendime geliştirdiğim matematiksel bir sistemle işe başlarım, yani hiç bir zaman ilham geldi çizim yapayım diye bir şeye inanmıyorum:)

... hem asi hem yumuşak bir kalbe sahip bir kadın yaratabilmeli
Moda Boncuğu: Yanılmıyorsam hep bayanlar icin tasarımlar hazırlıyorsunuz, erkekler için de koleksiyonlarınız var mı? Eger yoksa böyle bi plan/projeniz var mı?
Özgür Masur: Erkek koleksiyonu ile ilgili danışmanlık yaptığım firmada böyle bir proje yürütüyoruz erkek koleksiyonu olarak, fakat kendi labelım için biraz daha ileriye bırakmış durumdayım.

... her nerede olursan ol seni oranın kraliçesi haline getirmeli
CHAIN REACTION: Özellikle ilk çıkışta, tasarımcı kendi içinden geleni, kendi kendine beğendiği ve inandığı bir silueti sunuyor (gibi geliyor bana doğru mu bilmiyorum:)). Belki etrafında ufak bir kamuoyu yoklaması yapıyor, nabız ölçüyor. Sizin bu anlamda bunu kitlelere sunmadan önceki, ama tam önceki hissiniz neydi? Neler hissetti,niz tedirginlik oldu mu acaba, ben napıyorum dediniz mi.? Acaba şurası şöyle olsaydı daha mı çok beğenilirdi gibi hisler oldu mu :)? Yanılmıyorsam ilk kez Galatamoda'da sundunuz, mesela tam onun öncesinde ne hissettiniz?
Özgür Masur: yani o anı bir ben bilirim, bir de arkadaşlarım. Dediğim gibi çok gergin olurum ve size nasıl gergin olduğumu anlatamam, yetişecek mi, oldu mu, nasıl çıktı vs. Ama eskiz aşamalarında bir stylist ile birlikte çalışıyorum, ortağımdan fikir alıyorum, benim de içime siniyorsa tamam diyip dikime başlıyorum. Bu aşamada fazlasıyla heyecanlıyımdır ve bazen sürekli makinanın altında işi alıp bir bakayım, bir bakayım derim, insanlar dikiş bile dikemez:) 10 dakikada bir gidip mankene bakarım, üzerinde değiştirmem gereken bir şeyler olur mu diye:)) Heyecanım bitmez.
Cenk Enüstün: 'Tam' hissetmeden, tereddütle sunduğunuz tasarımınız oldu mu.? Mesela içinize sinmeyen ama mutlaka beğenen olur diye yaptığınız? Veya tam tersi :) Yaparken muhteşem olduğunu düşünüp de ummadığınız olumsuz tepki aldığınız oldu mu, ve ne hissettiniz?(Bunları aşmış olabilirsiniz artık tabii ki, öyleyse böyle zamanlar oldu mu, ben tam o profesyonelliğe geçiş kısmındaki hisleri merak ediyorum galiba:))
Özgür Masur: E olmaz mı oluyor tabii, evet benim içime sinen parçaları çıkarıyorum ama bunun yanında ticari de düşünmek zorunda olduğum işler oluyor evet. Bu durum çok sinir bozucu ama maalesef para kazanmak da zorundayız ki bir dahaki sezon defile yapabilelim:)

... seni karanlıkların içinde ışıl ışıl parlatabilmeli
Cenk Enüstün: Bir tasarım yaratırken kafanızda belirli bir kadın silueti oluyor mu, ya da bilinçaltınızda oluşan (estetik açıdan veya yasam tarzı acısından) ideal kadın figürü üzerine hayal ederek tasarlıyor olabilir misiniz acaba :) Hatta şunu daha çok merak ediyorum, kıyafetini ziiyi taşıyamayan, kötü kombinlemiş veya hani olur ya "üff sen de giymeseydin" deriz (ya da ben mi diyorum sadece :)) böyle bir taşıyış gördüğünde ne hissediyorsunuz merak ettim. Belki şimdi onu aşmışsınızdır başlangıçta oluyor muydu mesela? Sanıyorum tehlikeli bir soru oldu:)
Özgür Masur: Tabii ki her koleksiyonumda kafamda bir tipleme oluyor ve o tipleme üzerine koleksiyonumu geliştiriyorum ama abzen defile sonrası kızları seyredince aman neden sana giydirdim dediğim de olmuştur, olmaz mı:) Yani bu sadece sana özgü değil, herkeste böyle bir duygu vardır hele de mükemmelciysen:) Yok değilsen zaten aman geçti gitti dersin ve biter:)