Sayfalar

keratokonus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
keratokonus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Şubat 2011 Salı

Sevgili Günlük- Cici Gözlerle Döndüm

       Sömestr tatilinin ikinci haftası hemen her sömestrde olduğu gibi İstanbul'daydım. Bu seferki 3 yıldır düşündüğüm fakat çeşitli sebeplerden dolayı bir türlü olamadığım lasik ameliyatı içindi. Biraz da gezeriz diyerek sömestr tatiline denk getirdim randevumu..

       Ortaokul yıllarından beri gözlüğüm var. Var ama kullandığım günleri toplasanız 2 yıl etmez. 3 yıl lens kullandım, gözlerimde aşırı kuruluk yaptı, devam edemedim. En son 2 yıl önce aldığım gözlüğümü de sadece okurken, iş yaparken kullanıyordum. Gözlük kullanmak bana zulüm geliyor eskiden beri. Estetik olarak ta hoşlanmıyorum. Bu arada gözlük numaralarım -4 ve -4.5 olmuş.

       İki yıl önce Nisan ayında yazdığım yazımda kesinlikle laser ameliyatı olamayacağımı belirtmiştim. O sıralar Dünyagöz Ataköy şubesindeki doktorum keratokonus teşhisi koyup bu sonuca varmıştı. Geçen yıl rutin kontrol için Etiler şubesine gittim. Oradaki doktorum ve aynı zamanda şimdiki ameliyatımı yapan doktorum iki ölçüm arasındaki farkı aşırı olağanüstü bulup, bana konulan keratokonus teşhisinin doğru olmadığını söyledi. İki ölçüm arasındaki bu denli açık farkın olabilirliği için operasyon geçirmiş olmam gerektiğini, yanlış ölçmeden kaynaklanan bir sorun-fark olduğunu belirtti. Lasik için şartları uygun buldu, fakat ben iki ayrı teşhisten dolayı ikna olamadım. Kafamda soru işaretleriyle eve döndüm.

       Geçen Pazartesi için randevu alıp, hikayemi bildiği için tekrar Etiler Dünyagöz'e, yine aynı doktora ( Baha TOYGAR ) gittim. Tekrar yapılan ölçümler ve karşılaştırmalar sonucu, doktorum lasik için uygun olduğumu söyleyince hemen ertesi gün için ameliyata karar verdim. Salı sabah 09:00'da hastanedeydik. 10:00 gibi ameliyathaneye alındım. Yeşil kostümlerle içeride 1,5 saat süren, tansiyonumu yerlerde süründüren, sıkıntılı bir bekleyiş sonunda ameliyata alındım. İLASİK+ Wavefront denen yöntemle 10 dk. lık bir operasyon geçirdim. Daha önce klasik laser ameliyatlarında yapılan bıçakla kesi olayı bu teknikte yok. Bu sebeple de iyileşme de daha çabuklaşıyor ve bıçaklı yönteme göre görüş kalitesi 3 kata çıkıyor-muş. Ayrıca isteğe bağlı, birlikte uygulanan Wavefront teknolojisi tamamen kişiye özel bir tedavi ve özellikle yüksek astigmat sorunu olanlar için biçilmiş kaftan.


       INTRALASE (Bıçaksız Lazer)™ ve WaveFront ™ ‘un kombinasyonu ile uygulanan iLASIK sayesinde görüş kalitesinde %120’ye* varabilen artış sağlanmaktadır ve elde edilen yüksek başarı kalıcıdır. 
(Dünyagöz'den alıntıdır)
     
       Ameliyat sonrası 15 dk. dinlendirilip eve gönderildim. İlk çıktığım anda gözümde bulanık görme vardı. Bir de gözkapaklarım ağırlaşmıştı. Doktoruma sordum. Koruyucu lens takılmış, sebebi buymuş. Riske girmemek için o günü evde dinlenerek geçirdim. 2-3 saat sonra yarım saat süren hafif bir yanma,batma,sulanma dışında hiçbir zorluk hissetmedim. Amelitay sonrası gözleri çok sıkıca kapatmak, göze su, sabun,şampuan vs. kaçırmak, göz makyajı yapmak yasak. 3 ayrı damla kullanılıyor. Damlaların biri bir hafta, diğeri 3 hafta, bir diğeri de 3 ay kullanılacakmış. İlk zamanlar damlaları, saatleri karıştırıyordum ama şimdi düzene girdi.

       Ertesi sabah kontrole gittik. Lensler çıkarıldı ve tekrar görme testi yapıldı. Sol gözümde görüş  %100, sağ gözümde %80 artmıştı. Sağ gözümde eskiden beri göz tembelliği vardı. Göz tembelliği tedavi edilemiyormuş. Fakat görme kalitem 3 aya kadar artarak devam edecekmiş. Kontrolden sonra dönüş gününe kadar  hafiflemiş, rahatlamış ve ipini koparmış bir halde gezdik, gezdik,gezdik... Yollarda, alışveriş merkezlerinde bir köşede elinde göz damlası, gözüne damla yapan, çipil çipil gözlü bir kadın gördüyseniz, o bendim işte :)

       Şu sıralar bu operasyon sonrası erken dönemde görülmesi normal olan yakını görme netliğinde ara ara sorun yaşıyorum. O da geçiciymiş. Bir de eski alışkanlık, her gördüğümü gözüme sokup okumaya çalışmak. Kitaba, bilgisayara, yaptığım işlere göz uzaklığı ayarımı yapma aşamasındayım hala.

       Ameliyattan iki gün sonra bu ameliyatın videolarını izledim. İyi ki baştan izlememişim. Hiçbir kuvvet beni o masaya yatıramazdı. Sizin de aklınızda olsun; ameliyata karar verdiyseniz, öncesi sakın bu tür videoları izlemeyin. O esnada hiçbir acı hissetmiyorsunuz ama görüntüler işkence görüntüsü gibi. Göz kapaklarınıza, gözlerinize yapılan bu ilginç muamelenin en ufak acı vermemesi inanılası birşeymiş gibi gelmiyor. Benden söylemesi...

       Hala alışkanlık ya, bilgisayara otururken, çalışma odama giderken gözlüğümü arıyor elim. Sonra ona artık ihtiyacım olmadığını düşünüp her seferinde daha da mutlu oluyorum. Allah'ım sana şükürler olsun bu muhteşem zeka ürünü teknolojiler için, bunlardan faydalanmaya beni layık gördüğün için...Bugün ameliyattan sonra ilk kez göz kalemi ve rimelimi sürdüm. Mutlu oldum. Kadın olmak ne güzel, her minik ayrıntı mutlu edebiliyor bizi. Detaylarda mutsuzluk arayan tipler bunun dışında tabii. Sakın siz öyle olmayın...

       Yeni gözlerimle ilk olarak iki tane bebek kapı süsü yaptım. Daha sonraki yazılarımda paylaşırım... 
Dün Kandil ve Sevgililer Günü idi. Geçti ama kutlu olsun yine de. Allah dualarınızı herkes için hayırlıysa kabul etsin ve seveniz, sevdiğiniz bol olsun, gerçek olsun...

27 Nisan 2009 Pazartesi

Keratokonus

Ortaokul yıllarından beri görme sorunu yaşıyorum. Miyop-astigmatım var. O zaman ilk gittiğim doktorun verdiği gözlüğü ve ondan sonraki tüm gözlüklerimi zorla taktım, hatta takamadım. Annemler kızmasın diye evden çıkarken takıp, evden uzaklaşınca çantama koyuyordum. Gözümde durmadığı için de neredeyse ayda bir gözlüğüm kırılıyordu. Her seferinde türlü yalan kırılış hikayeleri uydururdum, inanmazlardı tabii. Lise yıllarında artık karışmamaya başladılar. Sadece ders çalışırken, okurken, tv izlerken takma lüksüne sahip oldum. Üniversitede hepten bıraktım. Rutin kontrollerime de gitmedim. Tatil zamanları babamın kontrolüne denk geldiyse zar zor götürürdü beni. Yeni kontrol yeni bir takılmayacak gözlük demekti... Evlendikten sonra da yine sadece okurken, pc başındayken vs... kullandığım, çerçevesiz gözlüklerimden sonra 6 yıl önce Ankara'daki göz hastanesindeki doktorumun önerdiği yumuşak kontakt lensleri 4 yıl kadar kullandım. O doktorum bana o zaman anlayamadığım bir göz hastalığının olabilirliğinden bahsetmişti. Üzerinde durmadım. Neyse işte son paketi de bitiremedim. Lakin gözlerimde aşırı kuruluk, yanma, batma yapmaya başladı. Son 2 yıldır da ne gözlük ne de lens kullanmadım. Bu arada laser ameliyatı için geçen yıl buradaki göz hastanesine gittim. Doktor gözlerime Lasik ameliyatı yapılması gerektiğini, burada yapılamayacağını söyledi. Ben de ameliyat olmaya kesin karar verip Dünya Göz'den 24. Nisana randevu aldım. 23 Nisan dolayısıyla verilen tatili fırsat bilip çarşamba günü öğleden sonra İstanbul'a gittik. Randevuya giderken kendi aramızda gülüşüp durduk. Yarın bu saatler nasıl göreceğim acaba, diye merak içindeydim. Benden daha düşük miyopu olup laser ameliyatı olan kuzenim ameliyat sonrası sevinçle "aaa onu da görüyorum, bunu da okuyorum" diye çığlıklar atıp durmuş, onu andık:) Önce makinayla ölçüm yapıldı. Ardından doktorla yapılan okuma testi... Gözlük mü, lens mi diye soran doktora laser istiyorum deyince pek sevindi. İşte dedim, yolacak kaz buldu, sevindi. Laser testine sokalım sizi dedi. Tekrar çıkıp laser için yapılan testlere, ölçümlere girdim. Gözüme 2 kez yapılan damla sonucu bulanık gören bana bir de doldurmam için form verildi. O gözlerle "gebelik durumunuz var mı" sorusunu "genetik durumunuz var mı" okuyan ve "var" seçeneğini işaretlemeye hazırlanan ben kuzenimin gülmekten zor yaptığı müdahaleyle son anda "yok" u işaretleyebildim :) Neyse test sonucu tekrar doktorla görüşmeye girdim. Bana ameliyat yapılamayacağını, gözlerimde "keratokonus" denilen kornea dikleşmesi olduğunu söyledi. Bu durumda başka doktorların ameliyat yapabildiğini fakat çok riskli olduğunu ve ameliyat yapıldığı takdirde %50 ihtimal bir yıl geçmeden daha ileri bir görme kaybıyla karşılaşabileceğimi söyledi. 6 ayda bir takip edilmesi gerektiğini, ileride kornea bağlarını güçlendirici başka bir operasyon geçirebileceğimi belirtti. Bunları söyleyen doktor hakkında ilk düşündüklerimden ötürü utandım. Ya başka bir doktora gidip ameliyat olsaydım... Diyeceğim o ki, benzer şikayetleri yaşıyorsanız vakit geçirmeden ehil ellerde çaresine baktırın. Dünya Göz'den alıntı bilgiler aşağıda...

Hastalığın Belirtileri

Erken dönemde şikayetler:

  • Devamlı değişen gözlük numaraları,
  • İlerleyen miyopi ve astigmat,
  • Gözlüğe rağmen düşük görme düzeyi,
  • Her doktordan alınan farklı gözlük reçeteleri

Bu dönemdeki hastaların birçoğuna ancak video keratografik (topografi) özel tetkiklerle teşhis konulabilir. Uzun dönem alerjik konjunktivit, gözleri sürekli ovalama, aile bireylerinde keratokonus görülmesi gibi nedenler de dikkate alınmalıdır.

Çok erken dönemde hastaların bir kısmı hiç şikâyeti olmadan sadece miyop veya astigmat şikâyetlerinden kurtulmak için göz hekimine başvurabilmektedirler. Yapılan topografik incelemelerle keratokonus tespit edilebilir. Bu tetkikler detaylı incelenmeden yapılan excimer lazer ameliyatları sonrası kornea daha inceleceğinden keratokonus hastalığı daha hızlı ilerleyebilir.

Türkiye’nin ilk ve tek Keratokonus Tanı ve Tedavi Merkezi Dünyagöz bünyesinde hizmet vermektedir.

2006 yılının Haziran ayından beri keratokonus’lu hastalara hizmet veren merkezde, alanında deneyimli doktorlar son teknoloji tetkik ve tedavi cihazları ile keratokonus hastalığını durduruyor.

Keratokonus gözün kornea tabakasının incelmesiyle ortaya çıkan ve sinsice ilerleyen ve tedavi edilmezse kornea nakline hatta görme kaybına yol açabilen bir rahatsızlıktır. Günümüzde keratokonus hastalığı batı toplumlarında her 2000 kişiden birinde gözlemlenmektedir. Keratokonus’un görülme sıklığı her geçen yıl daha da artmaktadır. İlerleyen miyop ve astigmat, kornea incelmesi ve sivrileşmesi ile belirti vermeye başlayan keratokonus hastalığına, çok özel tetkiklerle erken dönemde teşhis konulabilir.

Keratokonus hastalarının düzenli takibi ve hastalığın seyrine göre planlanacak tedavileri, görme kalitesini arttırmak için son derece önemlidir. Türkiye’de ilk kez hastanemizde uygulanan CROSSLINKING tedavisiyle keratokonus hastalığının tedavisinde önemli başarılar elde edilmiştir.