Sayfalar

el yapımıfelt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
el yapımıfelt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Aralık 2011 Cuma

Keçe Kurabiye Adam Aplike Runner

       Ütüyle yapışan aplikelerimden kurabiye adamlarla hazırladım bu iki parçayı. Dün gece siparişlerimi paketledikten sonra dinlenmek için yoruldum yine :)

Önce runner zeminini hazırladım, sonra keçe kurabiye adamları kestim, süsledim, ütüyle yapıştırdım. Bir saatte bitti.

 Mutfak girişinde böyle ıvır zıvırları koyduğum bir dolabım ve tezgahım var. Normalde oraya örtü kullanmıyordum ama bu adamlar oraya da yatmak istedi, dayanamadım.
 
Bu örtüde aslında  fireyi değerlendirdim. Diğer runner için kestiğim keçelerde oluşan kurabiye adam şekillerini ters aplike tekniğiyle gördüğünüz gibi çalıştım. Ütüyle yapıştırdım, kenarlarına kahverengi tonlarında pötikare kurdela diktim.
Örtülerin kenarlarını renginde kendi düz dikiş geçmek yerine kahverengiyle zig zag dikiş geçtim. Hoş oldu sanki.
        Keçe kurabiye adam aplikelerden siz de edinmek isterseniz Emek Sensin'de, ütüyle yapışan keçe aplike şeklinde ve sade keçe halinde satıştalar. Yapışkanlı olanları mutfak tekstilinde, çocuk eşyalarında dilediğiniz gibi süsleyerek kullanabilirsiniz. Sade keçeyle kesilmiş aplikelerden magnet yapabilirsiniz, dolgulu çalışabilirsiniz. Dolgulu kurabiye adamlar da yaptım, son yaptığım kuşlarla birlikte dış mekanda fotoğraflanmak için sırada bekliyorlar.
      Güncelleme: Yayınladığımdan beri bu örtülere çok talep geldi. Kendi mutfağım için yaptım ve kullanıyorum. Bende de olsun diyenler için Emek Sensin'de listeledim. Farklı renk ve ölçülerde de sipariş verebilirsiniz.

21 Kasım 2010 Pazar

Yemek Takımı Düzenleyici

 Annemin yeni aldığı servis takımı için yaptım bu kumaş organizeri.
(Fotoğraftakiler  benim eski servis takımlarım)

       Yemek takımları için kullanılan sandıklar çok yer kaplıyor bilirsiniz. Ben de kendiminkini kullanmıyorum. Ayrı ayrı dikilen kese tipinde olanlar da çok kullanışlı olmuyor. İçlerinde ne olduğu belli olmuyor. Önce o şekilde yapmayı ve üzerine yine bu şekilde keçe aplikeler yapmayı düşündüm. Sonra aklıma tek parça halinde yapmak geldi ve uyguladım.İki kumaş arasına elyaf koyarak diktim ve çevirdim. Daha sonra 12 parçanın rahatça sığabilmesi için cepleri pililerle körüklü çalıştım. İkisi de duck keten. Kum rengi olandan daha önce mutfağıma runner yapmıştım. O kadar çok almışım ki, daha çok yerde görebilirsiniz. Desenli olanı kırlent yapmak için almıştım ama kullanmadım.
Kurdela ve biritle kapanacak şekilde ayarladım.

15 Kasım 2009 Pazar

Kuşlu Keçe Pendant


Ne zamandır aklımda olan bir tasarımdı. yaptım,rahatladım :)


Pasaj'a da koydum. Kargo dahil satış fiyatı 17 lira...


28 Eylül 2009 Pazartesi

Keçe Tablom - Türkan Şoray :P



En sevdiğim tablom. İlham kaynağım Cemil İpekçi. Onun çizimlerindeki kadınlar fazla erkeksiydi. Ben çizdiğim eskizde hatları biraz daha yumuşattım. :)

Arka fonu ben de dolu dolu çalışmak istedim fakat bu sefer kadın figürü gölgede kaldı. Keçenin boyutlu oluşu arka fonda hangi kumaşları kullandıysam çok karmaşa yarattı. En sonunda çerçevecimin de katkısıyla, kadife fon ve paspartuyla olayı tamamladık.

Aşağıdaki resim idolüm Cemil İpekçi' ye ait. Onun altındaki eskizi ben ondan esinlenerek çizdim.
Diğer resimleri için buraya tıklayabilirsiniz.








Kadın figürünü öyle bir anda yapmadım. Tüm kış boyunca gidip gelip yukarıdaki hale getirdim. Broş olarak yaptığım aşağıdaki çalışmayı sonradan saçına takmaya karar verdim. Küpeleri de o aşamada yaptım. Fona karar verene kadar yaz geldi :)
İlk görenler Türkan Şoray'a benzettiler. Filiz Akın'ı da yap, diye istek geldi :)





24 Ağustos 2009 Pazartesi

Dergilerden Yaptım 4...

Önizlemesini burada yaptığım yeni dergi sayfası geri dönüşümüm. Yeni demeyelim de en son aslında. Önizlemeyi yayınladığımda yeniydi. Bunu kendim kullanıyorum. Bu sefer silindir kutu değil köşeli karton kutu kullandım. Ona göre kendimce simgeler çalıştım. Kuş tutkumu çoğunuz bilir. Ev silüetini hep sevmişimdir. Kendimi bildim bileli, elime kağıt kalem alınca, kendilmi ev, çiçek, göz çizerken bulurum.Keçeden göz yapmak ürkünç geldi, onu çıkardım. Matruşkayı anaçlığı sembolize etmesi amacıyla yaptım, bir de itiraf edeyim, ne zamandır keçe matruşka çalışmak istiyordum.Üstelik yüz kısmına delik açıp, içinden sarı kumaşı pörtlettim, çok manalı oldu yüzü :)
Matruşkamın önlüğü Laçin' in gönderdiği tunik kumaşının artanlarından.
Eh püskül zaten yıllardır imzam oldu. Yo yolar da olma yolunda :) (pek açılımlı bir imza oldu)
Bak açılım deyince, aklıma Kürt Açılımı geldi yine. Sinirlerim zıpladı. Türk-Kürt Uçurumu dense daha iyi olur sanırım...
Yapılış aşamalarının olduğu link burada ve diğer dergi sayfası değerlendirme çalışmalarım da burada...
Olay mahallinden anlık bir görüntü.
Burada taktığı Hamiş Çanı'ndan bahsettiğim kuzenimin Bodrum'da yazlıkta fonda benim onlara yaptığım aksesuarla verdiği pozu görmektesiniz. Akşam facebookta gördüm, gurur oldum :)
Hamiş: Nasıl yaptın? diye sormadan önce lütfen verdiğim linke göz atın. Aşamalarıyla orada anlattım.

23 Ağustos 2009 Pazar

Sponge Bob Tepsilerimiz...

Bu tepsileri 3 yıl kadar önce oğluma boyamıştım. Fotoğrafları geçen haftalarda çektim. Hala iyi durumdalar gördüğünüz gibi. Zemini buz maviye boyayım üzerine çıktı aldığım Sponge Bob figürlerini dekupe ettim. Kenarlardaki tamamlamaları fırçayla yaptım. Uzun gelen ayakları tepsinin dışına doğru yapıştırdım, daha esprili oldu. Çift figürlü olan minik bir tepsi, diğeri 2 boy büyüğü.

22 Ağustos 2009 Cumartesi

Stil Direktörü'ne Tasarladığım Çanta...

Hani Önizleme 2 demiştim ya; hani sizler de merak etmiştiniz ya...
İşte bu çanta yanında benim kaçıncıyı yaptığımı hatırlamadığım, kuşlu kapı süslerimden biriyle beraber emek, kıymet, değer bilen birine; Stil Direktörüne gitti geçtiğimiz haftalarda. Onun da kişisel blogu dışında satış yaptığı Stil Pazarı adlı bir blogu ve isteyene ücretsiz tema hazırladığı Modasal Mevzular adlı bir blogu daha var.
Bu konuyu açmışken bir itirafta da bulunmak istiyorum. İçim rahat etmiyor başka türlü. Stil Direktörü'nü yani Eda Suner' i 10 Marifet aracılığıyla tanıdım. O zamanlar blogum yoktu, Takı Kulübüm vardı ve açıkçası blogları çok ziyaret eden biri değildim. Gözüm de takıdan başka birşey görmüyordu, dolayısıyla kendisiyle öyle çok yakın olmadık. Çok takip etmezdim. Olmamayı da tercih ettim açıkçası. İşte itiraf kısmı burası. Çünkü o zamanlar bloguyla ilgili tartışmalar, söylentiler, şunlar,bunlar ve bir de üstüne onun sürekli canım cicimli, şekerimli konuşmaları bende bir önyargıya sebep olmuştu. Sonra Craft Woman olarak tekrar döndü ve ben onun o olduğunu bilmeden 10 Marifette yayınladıklarıyla, yazılarıyla yorumlarıyla çok sevdim. O kadar sevdim ki blogundaki uzun süren sessizlik dikkatimi çekti. Keşke gitmeseydi, dedim. Sonra yine 10 Marifette Craft Womanın Eda Suner olduğunu okudum. Bu sefer kendimi hesaba çektim. Önyargılarımdan arınmam gerektiğine inandım. Sonrası Nalan ablayla kendisiyle ilgili 1-2 özel mesajlaşmamız oldu. Kendisi Eda'yla ailecek görüşüyordu ve Nalan ablam hem hemşehrim, hem değerli bir büyüüm olarak yeterince iyi bir referanstı. Sonrası Stil Direktörü diye bir bloga takıldı gözüm. Bu blog kalabalığında ışıl ışıl parlayan bir blogdu. Sonrası yaptığım yorumlara cevaben, kibarca mesajlar aldım Eda'dan. Mesajlarından birinde bana güvenerek, inanarak kimliğini açıklamıştı. İşte o an daha da içim ısındı. Bu kızın içinde kötülük arayan insanlara diyorum ki; boşuna aramayın, ben aradım, gerçekten aradım, bulamadım. Olduğu gibi, cıvıl cıvıl, enerji veren, haksızlığa, aptallığa ve aptal yerine koyulmaya gelemeyen, marifetli, becerikli, kıymet bilen ve bilinmesini de doğal olarak bekleyen, gerçekten özünde mükemmel bir insan. Onun güzel hitaplarına layık olmayanlar var, sırf bu yüzden adsız, kimliksiz, saldırgan yorumlarla hala onu yıpratmaya çalışanlar var. Bırakın Allah aşkına. Ben onu bu haliyle tanıdığım için çok mutluyum. Önyargılarıma uzun süre kulak asmadığım için çok mutluyum. Sadece Eda için değil, sanal dünyada kimseye önyargıyla yaklaşmamam gerektiğini ben onunla öğrendim. Nasıl bakarsak öyle görürüz tüm çevremizi, insanları. İnsanların birbirine hep ihtiyacı var ve olacak. Bu güzel dünyayı salakça ihtiraslarımızla, kıskançlıklarımızla yaşanmaz hale getirmek çok kolay ama öyle bir dünyada yaşamak zor. İyiyi, güzeli tercih edelim, mutlu olalım.

30 Haziran 2009 Salı

Dergilerden Yaptım 2...

bahsettiğim, eski dergilerin geri dönüşümüyle ortaya çıkardığım ne idüğü belirsiz :) objeyi, o zaman da bahsettiğim gibi mumluk dışında başka amaçla kullanmak üzere hayal edip, tasarlamıştım. Sevgili keçe ve kumaş kuşlarım( 2 kuş var biri görünmemiş), içi boş ve dolu yo-yolar ve keçe parçalarıyla süsleyerek tamamladım. Verandama astım. Fotolara tıklayarak birer çarşaf edasında yayılmalarını görebilirsiniz :)

17 Haziran 2009 Çarşamba

Teyzoşlar Bu da Bodrum'a Gitmek İstiyor...

Bu aksesuar da Bodrum'daki teyzemlere gideceklerden. Daha önce, dükkan zamanında da çok yapmıştım bunlardan. Çıfıt çarşısı gibi, evde ne varsa takıp takıştırdım. Polimer kil boncuklardan, annemin ördüğü çiçeklere ve pek tabii püsküllere vs... kadar ne varsa kullandım. Araya da çöp şiş yerleştirdim.
Bu geçen yaz kendi verandam için yaptığım. Altına ses çıkarsın diye eski rüzgar çanımın çubuklarını ve pazardan aldığım inek çanını da taktım. Bıdığın boynuna geçen kış yeni tasma ve zil alırken keşfettim ki; petshoplarda çok çeşitli ziller, çanlar var. Üstelik bu inek zillerinden daha ucuz :) Takılacak hayvanın hacmine göre fiyat biçiliyor sanırım. Daha sonra dükkanda satmak için yaptıklarıma kedi, köpek zillerinden alıp taktım, maliyeti düşürmek adına...

11 Haziran 2009 Perşembe

Hobi Günlerimiz 3

Hobi günlerimiz 1 ve 2 den sonra 3. seri...
h
Çöp küpüm. İlk fotoğraf boyanmamış hali. Doğal olsun istedim. Kilerde evin çerçevelerinden kalan 8 yıllık Pinotex ahşap koruyucuyu buldum. İki kat sürdüm. İçini de boyadım. Doğal ve güzel oldu.
Belma abla saksılığını boyuyor. Onu ve ondan sonraki çöp küplerinin hepsini o boyadı. Eskitmesini ben yaptım. Alttaki verniklenmemiş halleri. Uyum içinde olsunlar diye hepsini yeşil boyadık.
Bu iki mumluğa taşlar yapıştırıp süslediler. Yanınca ışıldasın diye. Bitmiş halini çekmemişim.
Bu da küplerin vernikli hali.
Bunlar da saksılık olarak satılıyordu. Kimimiz bahçeye büyük mumlar koymak için kullanacak, kimimiz saksılık... Bunlar benim biri küçük biri büyük olmak üzere yine Pinotexle boyadığım saksılıklarım.