İZMİR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İZMİR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ağustos 2013 Cuma

Artık 2+1 oluyoruz


     Merhaba,  
     Hemen hemen 6 ay olmuş blogumda hiçbir şey paylaşmayalı. Paylaşamadım çünkü aldığımız bebek haberi ve sonrası yaşanılan ilk ay zorlukları hayatımızı alt üst etti. Nihayet 22.haftanın sonunda yeni yeni kendime geliyorum. Güç toplamak için uyumaktan ve düşünmekten fırsat bulabildikçe yazarım yine.
    Ama bundan sonra zamanımın çoğu galiba OĞLUM'un olacak :))
   Sevgiyle kalın...

2 Mart 2013 Cumartesi

Mutlu Hafta Sonları


Havalar hızla ısındı yine İzmir'de. 
Bugün 15 derece.
Bahar geldi, hoşgeldi şehrimize...
Korkuyorum tekrar soğur mu diye.
İzmir'in havasına güven olmaz :)


Şu sıralar bu kitabı okuyorum.
Tunus'ta ve Ortadoğu'da geçen bir kadın hikayesi.
Bir arkadaşımın hediyesi bu kitap sürükleyici olmasına sürükleyici ama....
Bir de bolca zamanım olsa!
Camın kenarında, bir fincan çay eşiliğinde okusam da okusam...

Keşke!
Şimdi okuldayım bugün veli toplantımız var da...


Mutlu hafta sonları!
Güzel havanın tadını çıkarın.

Not: Bu fotoğraflar instagram'dan. Artık " sevcanb " kullanıcı adıyla bende ordayım. Beklerim. 

11 Ocak 2013 Cuma

Masal Kuşu Blogger'a Katıldı!

Herkese Merhaba;
2013 bir geldi pir geldi bizim eve. Ben yine hasta oldum, eşim yine kum döktü, uykusuz geceler geçirdik. Bu nedenle 2 haftadır sesimi duyuramadım sizlere. Ama bu arada öyle pek de boş durmadım hani. Fotoğraf makinesinde bir çok resim birikti. Ayrıca resmini çekemediğim şeyler de var. Sanırım bazılarını bu haftasonu sizlerle paylaşacağım.
Bu arada hatırlarsanız geçtiğimiz yaz oluşuturduğumuz Masal Kuşu Organizasyonu sizlere duyurmuştum. Web sitesi ve facebook sayfasından sonra şimdi de blogger'da bir sayfa oluşturduk. Blogger da birşeyler paylaşmak daha kolay ve keyifli oluyor benim için.
Bundan sonra Masal Kuşu'nun marifetlerini
 www.masal-kusu.blogspot.com sayfasından paylaşacağım.
Nehrin kıyısından ise kişisel blogum olarak kalmaya devam edecek.

Sevgili dostlarım, sizleri www.masal-kusu.blogspot.com sayfamızı ziyarete bekliyoruz.
 Sevgiyle kalın...


28 Kasım 2012 Çarşamba

Biraz ondan, Biraz bundan, Biraz da şundan

                                             
     Merhaba;
   Havaların hala güzel gittiği bugünlerde başıma gelebilecek en kötü şekilde bronşit oldum :( bir yandan antibiyotikler, iğneler, diğer yandan mandalina, portakal, bal ve zencefilli çaylarla iyileşmeye çalışıyorum. Pazartesiden beri yatıyordum ama bugün biraz biraz kendime gelmeye başladım ve bir şeyler yapmak istedim. Ya da yatmaktan sıkıldım bilmiyorum artık :)
     İlk iş olarak sizin sayfalara göz attım, ne güzel şeyler paylaşılmış bu birkaç günde. Özellikle yeni yıl temalı olanlara bayıldım. Bende sizle bir şeyler paylaşayım dedim ama kalkıp da fotoğraf çekmek zor geldi. Bende makinemdeki eski fotoğrafları bir bir taradım. Altta ki fotoğraflar 2 hafta önce eşim ve Darkla yaptığımız doğa yürüyüşüne ait.

                                      

                                      

                                     

                                      

                                      

                                      

                                     

                                      

                                     
      Bu gezide topladığımız meşe palamutları ve kozalaklarla bir sepet hazırladım ve içine de mum yerleştirdim. Çok hoş oldu. Belki önümüzdeki günlerde fotoğraf çekebilirsem sizinle paylaşırım.

                             
       Bu çerçeveyi birkaç hafta önce Bit Pazarından almıştım. Orjinal haline pek dokumak istemedim ama kendi renginin üzerine ponpon süngerle beyaz boya uyguladım. Tersten eskitme gibi bir şey oldu ama ben bu halini çok sevdim. :)

                                      

    Ben artık kanaviçemi alıp TV'nin karşısına geçeyim. Sıcacık, bergamutlu bir çay ve çikolatalı muffin eşliğinde hepimize güzel bir gün diliyorum.

19 Kasım 2012 Pazartesi

Hadi Hazırlıklar Başlasın


     Bu sabah şöyle bir blog arkadaşlarımı gezeyim, neler yapıyorlarmış derken sevgili Nilgün hanımın sayfasında süslenmiş çam ağacı ve rengarenk ışıklarla karşılaştım. Dün Çanakkale'den gelen Ali abimiz ve Hülya ablamızla yaptığımız İkea turundan sonra zaten yeterince yeni yıl moduna sokmuştum kendimi gerçi ama. Hadi bakalım sezonu açalım bizde. :)
     Bu yıl İkeadaki bir çok şey kırmızı-beyaz'dı. Boolca mum ve ağaç süsleri vardı. Kapı çelenkleri... Ve kalpler... Heryerde bir tarçın-zencefil kokusu... Anlat anlat bitmez. Ben pek birşey almadım yeni yıl için. Çünkü şu anda çalışma odamın dekorasyonuyla ilgileniyorum ve alışverişim ona yönelikti. Ama bir daha ki ziyaretimde alacağım pek çok şeyi kafamda belirledim bile. Sadece mağzadan çıkarken zencefilli kurabiyelerden bir kutu kaptım. :) Zencefile bayılan biri olarak daha önce denememiştim. Sizde denemediyseniz mutlaka yemelisiniz yoksa çok şey kaçırırsınız.
      İkea'dan resimlerle iyi haftalr diliyorum sizlere... (İlk resim netten alıntıdır. Çok beğendim bu fırçadan kardan adam fikrini ve sizlere de örnek olması için koydum.)




Zencefilli Kurabiyeler (Kutusu nasıl ama?)

Peçeteler

Cupcake ağaç süsleri

Kapı çelenkleri ( En kısa zamanda ben kendim yapacağım :))

Cupcake kağıtları




Mumluk

Mumluk


Peçetelik
   

Kurulama bezleri (sevgililer gününe de uygun :))

9 Ekim 2012 Salı

Bit Pazarı Ganimetleri 2

     Bu pazar yine bit pazarına gittik. Bu kez halam, annem ve kuzenim Umut'da geldi bizimle. Daha önce detaylı bir şekilde anlatmıştım sizlere İzmir'de nerede ve nasıl bir yer olduğunu. Bu kez fotoğraf çekmedim gezerken. Ama çok daha verimli bir gezi olduğunu söyleyebilirim. İşte orada bulduklarımız.



Dünya'nın en eski kakao fabrikası tarafından üretilen kakaonun metal kutusu


Azıcık elden geçmesi gereken bir çerçeve. Rengini krem'e mi çevirsem yoksa böyle mi kalsa karar veremedim.


 Annemin çeyizindeki bardak takımının tıpkısının aynısı. Sadece boyutları farklı. sanırım mumluk olacaklar bundan sonra.


Uzo şişesi. bu haliyle bir harika bence. Kendilerine bayıldım.


Veeeeeeeeeee! Gramafon'umuz. Sahibinin sesi marka!


     Bu da DR OETKER'S ın Migros için özel olarak ürettiği bir kutu. İçinde damla çikolata, çikolata sosu ve cheeskek yap var. Dün markette görünce dayanamadım, onu da aldım.

Benim bu halim ne olacak acaba. Bu gidişle evde yer kalmayacak.

6 Ekim 2012 Cumartesi

Goran Bregovic



 Dün akşam İzmir'de 8.Balkanlılar Halk Dansları Festivalinin açılış konseri vardı. Goran Bregoviç bizlere unutulmaz bir gece yaşattı. Bizler hep bir ağızdan eşlik ettik ezgilere. Müziğin evrenselliğini, bizlerin kardeşliğini, aslında bir olduğumuzu hissettik. 
     Anlatmak istediklerini sizinde hissetmeniz için küçük bir hediye size. İyi haftasonları!





26 Haziran 2012 Salı

Masal Kuşu


     Uzuuuun zamandır ortalarda olmamamın bir nedeni vardı yine. Ama bu kez gerçekten önemli bir neden. Eşimle beraber yeni bir sektöre adım attık. Ve özel günler için cici cici şeylerin olduğu Masal Kuşu'nu hayata geçirdik. 
     Masal kuşu şimdilik nikah, bebek, sünnet ve kına geceleri için şekerler ve süsler içeriyor. Ama yakın zamanda sizin için önemli olan bu günlere en az sizin kadar özen göstererek A'dan Z'ye tüm ihtiyaçlarınızı karşılayacak bir organizasyon firmasına dönüşeceğiz.
     Sitemizde ve facebook sayfamızda gördüğünüz tüm modellerimizi tamamen sizin isteğiniz doğrultusunda size özel olarak yeniden tasarlayarak, sadece size özel ürünler üretmek istiyoruz.
Siz İsteyin Masal Kuşu Omuzunuza Konsun, Tüm Hayalleriniz Gerçek Olsun!

Web sitemiz için: http://www.masalkusu.com/

Facebook sayfamız için: MasalKusu 'nu ziyaret edip, görüşlerinizi bildirerek bana destek olursanız çok sevinirim.





1 Mart 2012 Perşembe

Bahar ne zaman gelecek?

    Bahar ne zaman gelecek? Hayatımda ilk kez İzmir'de bir kış içinde 4.kez kar gördüm. Tamam İzmir'in en yüksek noktalarından birinde oturuyor olabilirim ama yine de garip geldi bana. Hava o kadar soğuk ki Salı günü yağan kar çatıların kenarlarında ve güneş görmeyen yerlerde buza dönüştü ve hala erimediler. 
     Bu sabah yine kar atıştırdı. Bu gün Mart'ın 1'i değil mi? Ve burası İzmir???

Resimler Salı sabahına ait. Yayınlamakta biraz geç kaldım ama :))

9 Şubat 2012 Perşembe

BİT PAZARI VE ÖNERİLER


        Merhaba!
    Pazar günü söz verdiğim yazıyı ancak bugün yazabiliyorum. Ah ah! Her gün yazı yazabilmeyi bir başarabilsem.
    Küçük bir bilgi paylaşımı: Her gün biraz kitap okumak ve bir kaç satır yazı yazmak beynimizin daha fazla çalışmasını sağlıyor ve alzheimer'a yakalanma riskimizi oldukça düşürüyor. Aynı zamanda hafızamızı kuvvetlendirdiği için gün içinde sıkça yaşadığımız unutkanlıkların ortadan kalkmasına yardımcı oluyor. O zaman post yazmaya devam :)
    Üstteki resimler İzmir'deki bit pazarına ait. Oldukça ilginç, eğlenceli, karmakarışık, pis bir o kadar da hüzünlü bir yer. Orada 50 krş ya da 1 TL'ye satılan şeylerle evinin eşyalarını tamamlamaya çalışan insanlar, kullanılmış kıyafet ve ayakkabılarla üst başını tamamlamaya çalışanlar ya da ordan burdan, çerden çöpten topladıklarıyla para kazanmaya çalışanlar... Bu işin gerçek yanı aslında. Ama benim bu yazıyı yazmamdaki temel amaç bu değildi tabi ki.
    Sabah 09:30'da eşim, halam ve ben ordaydık. Ama dolaşırken anladık ki geç bile kalmışız. Çünkü antika toplayıcıları ve satıcıları saat 07.00-07.30 gibi gelip orjinal parçaların tamamını topluyorlarmış. Bir daha ki sefere sabah daha erken saatlerde gidip daha sonra kahvaltı yapmaya karar verdik.
    Burası oldukça kalabalık bir yerdi. Her kesimden ve her türden insanları görmek mümkün. Üniversitede öğrenci olduğunu tahmin ettiğim bir çok genç, evinin dekorasyonu için değişik şeyler arayan bayanlar, tamir aletlerine ya da elektronik ürünlere bakan beyler, aaannnee baaaak! diye bağıran çocuklar....
    İşte bunlarda benim payıma düşenler.
    Doğan Cüceloğlu'nun İnsan İnsana kitabının 2.baskısı. 1980. Benim için önemli bir kitap. 1TL
    Büyük bir metal çikolata kutusu. Şimdi kanaviçe kutum oldu. 1TL
    Eski anahtarlar. Çeşitli projelerle değerlendirilebilir. Tanesi 1TL
    Çatla ve kaşık. Onlardan pano yapmak istiyorum. Takımı 4TL
    Birde 1TL'ye aldığım bir çerçevem var ama şimdilik içi boş. Tamamlayınca sizlerle paylaşacağım.
    Halam da güzel yeşil bir kutu, 2 tane cam şişe ve bir birinin aynı 2 küçük pano aldı. Ama fotoğrafları onun makinesinde kalmış. Daha sonra paylaşırım artık.
    Bit pazarına gidecekler için bir kaç öneri.
1) Satıcıların söyledikleri fiyatların yarısını teklif edin. 10TL olan bir şeyi pek ala 5 ya da 4 TL'ye alabilirsiniz.
2) Yanınızda mutlaka poşet götürün. Çünkü bulamayabiliyorsunuz.
3) Mutlaka bozuk parayla gidin. Hatta metal paralarla.
4) Yanınızda ıslak mendil gibi bir şeyler bulundurun. Bir süre sonra ellerinizi hiç bir yere değdiremiyorsunuz.
  Hoşçakalın.

20 Ocak 2012 Cuma

TARİHİ KEMERALTI ÇARŞI

Bugün annemle birlikte Kemeraltı'na indik. Bizim buralarda böyle söylenir. Aslında inilen çıkılan bir yer yok ortada ama. Bilmiyenler için söylüyorum İzmirin Kemeraltısı sizin bildiğiniz gibi çarşı. Ama ne çarşı! Ne ararsanız var... Hatta aklınıza gelmeyecek ya da daha önce hiç görmediğiniz duymadığınız şeyler bile var. Yolu düşenlere mutlaka tavsiye ederim. Yalnız orada gezerken ara sokaklara girmeli altını üstüne getirmelisiniz. Örneğin balıkçıların oradaki bir dükkanda bulabileceğiniz en ucuz ahşap objelerin olduğunu söyleyebilirim. Ya da Şadırvanın oradaki turşucuda "aaaa! Bununda mı turşusunu yapmışlar dedirtecek kocaman kavanozları görebilirsiniz. Kızlarağası hanının mistik havasında çeşitli otantik objeler bulabilir, Hisarönünde meşhur fincanda pişen boool köpüklü Türk kahvesini içebilirsiniz. Eğer rejimdeyim demezseniz ve sıraya girerseniz yine meşhur şambalinin tadına bakabilirsiniz. Bu arada anneannemin hatırlatmasıyla ekliyorum bir de bir oturuşta 50 tane yemeden kalkamayacağınız bir midyecimiz de var. Kumaşlar, baharatlar, baklagiller, balık, et, sakatat, evcil hayvan, hırdavat, kıyafet, ayakkabı, gelinlik, çiçek soğanı, tesbih, dibek kahvesi bulabileceklerinizden bazıları. Yaşayacağınız nostalji de cabası...
Aklımda böyle birşey yoktu ama bir tanıtım postu gibi oldu bu yazı galiba. Gidişat onu gösteriyor :) Madem öyle birkaç fotoğraf ekliyorum sizler için. Daha sonra devam ederim.





Neyse nerede kalmıştık....
Biz de annemle Kemeraltına indik bugün. İlk olarak Değirmen'e gittik. Burası en az 30-35 sene önce annemin anneannemle beraber geldiği biryer. Şimdi annem ve ben gidiyoruz. Mutfağınız için bulabileceğiniz çeşit çeşit bakliyat, baharat, kuru meyve, salça, tarhana.... falan filan var. Yurdun dört bir yanından geliyorlar.  Miss gibi kokuyor her şey. Benim payıma düşenler : kurutulmuş domates, defne yaprağı, maş fasülyesi, kırmızı fasülye, kabuk tarçın ve karanfil. Annemin payı ise : kırık darı, bulgur, kuru börülce, çekilmiş deniz tuzu.
Daha sonraki durağımız ise hisarönündeki tuhafiyeler oldu. Burdan da annemle ortak projemiz için jelatin, kanaviçelerim için iplikler ve iğneler, beyaz keçe, biraz kordonet ve pembe puantiyeli fırfırlı kurdele aldım. 
Ayrıca belki bilenler vardır ama benim yeni tanıştığım ROSSMAN adında bir mağaza var karşıyakada. Bir şubesi de buradaymış. Orda da kalp süsler ve desenli kağıt mendil buldum ve birer tane kaptım. 
Bu yazdığım en uzun postlardan biri oldu herhalde. Anlat anlat bitmez işte. Gelin, gezin, görün derim. Hatta kahvemizi beraber içelim :)


Bu da benim cicilerin resmi. Kuzulu mendil ne sevimli di mi?
Hoşçakalın...