22 Ekim 2011 Cumartesi

Hallettim

Dünkü yaptığım işin bokunu temizledim
Sifonu çekmeye karar verdim.
Akıp giden suyun temizlediklerine baktım
Nasıl da suyun gücüne, akışına kapılıp gittiler
Anladım ki yapmam gereken bu
Akışına bırakmak....


O uçurumun kenarında durup atlasakta
O eli sıkı sıkı tutmaya karar verdim.

Sabah ola hayrola

Ben bir insanım benimde aptallıklarım oluyor hani olmazsa her daim hani Fuar'da ki Kaskatlı havuz başındaki yatan taş gibi hatunlardan değilim ki, tek derdim güneş, sıcak, soğuk, yağmur, üzerime pisleyen kuşlar, memelerimi tutmaya çalışan ergenlerle uğraşmak olsun. 

Dert çok ama derdimi bana dert edinen de tek kişi yine ben. Hani düşünürdüm hep ulen madem sıkıntıyla oluyo bu kanser illeti sıkmayıver canım sende kendini demi ama yaa demekle olmuyor muş olmuyor muş. Ağacı yiyip bitiren kurtlar misali girmeyiversin bi tane hani ha on tane ha bin tane hepsi bedelmiş yüzbinlere... Bi eşiğin kıyısından dönmek zehrini boşaltmak sonrasın da kendini kurtarmak isterken bir başkasını kötü bi hâl içinde bırakmak. Beraber atlamak lazım mış uçurumdan elele tutuşup 3'e kadar sayıp hop aşağıya bırakmak kendini elini sımsıkı tutan kişinin bırakmıyacağını bilmek içinden bırakmak gelse de senin yapmamak lazım mış. 

Sabah ola hayrola demiş atalarımız bişileri bok ettim şu akşam vaktinde, şimdi ben diyorum sabah ola hayrola düzeltmem lazım yaptığım hatayı, kan tükürüp kızılcık şerbeti içtim deme pahasına.