Dokuz ay karnında büyüttükleri bebeleri cami avlusuna koyan zihniyete karşıyım.
Bu nasıl bir ruh halidir.
evet akşam eşimle özgürlüklerine kavuşmaları için iki köpeği sokağa bıraktık.
Moral bozuklu, gözyaşları içinde.
Ama yapabilecek, davranabilecek başka bir seçeneğimiz yoktu.
Biz bırakmasak eninde sonunda ya bahçe kapısından atlayacaklardı ya da biz evde yokken bahçeye girecek çocuklardan birileri alıp götürecekti.
Onları 20 günlükken aldık, elimizle besledik, sıcak su torbaları koyduk yattıkları yere.
Onlar için hem yemeğimizden hem de aldığımız tavuk parçalarını haşlayıp ekmeklerle karıştırıp verdik yemeleri için.
Dün akşam üstü vermedik yemeklerini, bekledik. Gece olunca iki ayrı büyük poşet yapıp koyduk yemeklerini. Sonra da arabaya attık evimize çok da uzak olmayan bir yere gittik. Geniş kırlık bir alan ama çevresinde evler var, Lucky'i gezdirirken oralardaki çocukların başka köpeklere olan yaklaşımlarını hep görürdük. Ordaki çocuklar köpekleri beslemek için büyük çaba sarfediyorlardı. Bizde oraya götürdük onları. Ama bi tanesi koltuğun altına girdi çıkmak bilmez, zar zor çıkarttık. Yemeklerini açtık onlar yerken yemeklerini geri döndük.
Üzgünlüğümüzü tarif edemiyorum ama en azından onları bahçemizde bakma imkanımız kısıtlandı, büyümeye başladılar, birbirlerine saldırıyorlar, dış dünyayı tanımaları gerekiyor. Onları bağlayamayız çünki onları zincirle bağlarsak hayvana işkence edenlerden farkımız kalmaz.