8 Şubat 2010 Pazartesi

Anket defteri

Ben küçükken "Anket defteri" diye bişi vardı.
Çizgisiz harita metod defterinin sol taraftaki yüzüne o zamanın meşhur artistlerinin, sanatçılarının resimlerini yapıştırırdık. İlk sayfada da çeşitli sayıda sorular konulur, arkadaşlara verilir cevaplanması istenirdi.
Genelde gizli olurdu. Bazende aleni.
Eğer hoşlandığınız biri varsa onun hakkında daha detaylı bilgiler alabilmek adına düzenlenen küçük bir oyun gibiydi bu defterler.
İşte sorulardan bazıları;
Adınız  soyadınız?
Doğum tarihiniz?
Burcunuz ?
Sevdiğiniz 3 diye başlayıp devam eden sorular silsilesi.
İşte sevdiğiniz 3 renk, 3 yemek, 3 sanatçı, 3 arkadaşınız.
Aşık oldunuz mu? 
Kim ? 
Bir adaya düşseniz yanınıza alacağınız 3 şey nedir?
Nerden estiyse aklıma şimdi bu bilmem.

Can sıkıntımın sebebi

Can sıkıntısı yazımın itirafıdır;
Aslında sıkkınlığım dün akşam başlamadı daha önceden oldu.
Şimdi sevgili akedeşlerim,
Biliyorsunuz bendeniz İzmir İmam Hatip Lisesi mezunuyum.
Hasılı bu durumda sağcı olmam lazım değil mi?
Ama değilim.
Ben ne tam sağcıyım ne de tam solcu.
Arası bişeyim. Kendimce şu yaşıma kadar tarttım, ölçtüm bişileri
Kendimce bişi çıkardım onu yaşıyorum, savunuyorum.
Atatürkçü'yüm ama Atatürk'ün ilkeleri üstüne yan gelip yatanlardan değilim.
Diğer tarafı kabul edip, düşünerek elimde sermaye biriktirmeye çalışıyorum.
Ama sırf kendim için zaten öbür tarafta hepimiz kendi bacaüımızdan asılmayacakmıyız?

İşte günümüzde alameti farika Facebook'ta eski okul arkadaşlarımı buldum.
Kimileriyle tanış olmsamada aynı okuldan mezun olmamnın verdiği ruhla arkadaşlık onaylarını kabul ettim.
Ordaki sayfamda bana gelen videoları paylaştım hep.
Ama o arkadaşlarıma göre karşı görüşleri taşıyan videoları.
Ben de onlardan gelenleri sineye çektim,
Kimi zamanda çok sinirlenip ayarlarımdan gizli yaptım onları.
Tenkit etmedim olur dedim elmayla armut neden yaratılmış ki dedim.
Amaaaa işin boyutu
" Dinsizlikle "
Suçlanmaya varıncaaaaa
Açıkta kalmış bir yarama tendürdiyot dökülmüş misali saldırdım durdum.
Sırf karşımdakine acımı hissettirmek adına.
İşte bunlara takıldı kafam.
Kendi hatalarını görmezler,
Tamam benim de seçim zamanı tarafını tuttuklarım çok mu ak sütten çıkma kaşık.
HAYIRR
Ben bu hataları görüyorum da siz nasıl kendi hatalarınızı göremiyorsunuz?
Anlayamıyorum.
Ve boş yere kendi canımı sıkıyorum.
Ohhh beeee rahatladımm....

Canım sıkkın hem de çok ama çooookkk sıkkın.
Dün geceden beri başımı ağrıtırcasına sıkkın hem de.
Ama işin garibi biliyormusunuz
Neye sıkkın olduğunu da bilmiyorum.
Sanki içimde bir balon var şiştikçe şişiyor, şişiyor
Yakında da içimde patlayacak.
1 dakika kadar durdum burda yazacak bişi bulamadım.
Neyse umarım düzelirim,
Keşke bilgisayarlardaki gibi sistemi geri bir tarihe alma programımız olsa.
Hemen geçen haftaya alırdım kendimi :))

Not: Biraz sıkıntım dağılsın diye koydum o resmi,
Aranıyor olabilirim resimdeki gibi ama o para değeri çok az yaaa benimmm içinnn...