30 Eylül 2010 Perşembe

Eteğini kaldır mayın var

                                   




Bi kaç gündür çok boşladım sayfamı.
Yazacak kayda değer bişey olmadığından,
Aklıma bişey gelmediğinden değil
Oysa öyle bomba olaylar yaşıyorum ki
Mayınlar arasında dolanıyorum ki
Eteğimi kaldırıp dolanıyorum
Basmadan, patlatmadan geçmek gerektiğinden 
O mayınlardan birisine basarsam vay halime
Tüm dikkatimi bunlara verdiğimden 
Bayağı bi dikkatsizim başka şeylere karşı.


Diye yazmışım şu yukarıda ki satırları geçen gün.
Şimdi vakit geçti ama o bombalar hala patlamadı
Bekliyorum,


Anlayın yani o kadar karışık ki kafam
Sayfama girip yazı yazayım demişim sonra da vazgeçmişim
O da ne bi baktım tam 5 tane taslak halinde yayınlanmamış yazılar.
O kadar değişik ruh hali içinde yazmışım ki...





26 Eylül 2010 Pazar

Kış hazırlıkları 1


Yarın iş çok,
Yani pazar günü.
Armut domat alınacak 20 kg.
Tarla domatı olmasına, 
Çürük olmamasına dikkat edilecek.
Bir de kavanozlar çıkarılıp yıkanıcak
Yeni kapaklar alınacak.
Sonra da Eltime gidilip
Hem O'nun 20 kg. domatı sıcak suda bekletilip soyulup
Rondodan geçirip pişirilip kavanozlara doldurulacak,
Ardından da kendi domatlarıma aynı işlem yapılacak.
Şişe domatı yapıyoruz,
Biraz zahmetli gibi görünse de 
Kışın öyle bir işe yarıyor ki...

25 Eylül 2010 Cumartesi

uyku hali



Yok bi diyeceğim bu gecelik
Uykum var hemde çokkk.
Hadi size hayırlı geceler
Son kalan ağustos böceklerinin sesleri karışsın düşlerinize.

İyi uykular

24 Eylül 2010 Cuma

Yaramaz kız






Bazen çok konuşurum ben kendi kendime 
E sus demi kızım ne gerek var fazla konuşmaya
Sağda solda lak lak peynir gemisi yürütmeye
Bi sus Allah aşkına yaaa
Ama yok dinlemiyor ki içimdeki yaramaz kız beni
Ellerini yumruk yapıp, başını da dik dik kaldırıp
Vuruyor da vuruyor tek ayağını yere
Dudaklarını da büzmüş 
"Bana ne bana ne konuşucam işte" diyo
Şeytan diyo 
Çek kulağını, çarp ağzına bi tane
Hayır bi sussa dinlese beni 
Ne kulağının çekilmesine gerek kalacak
Ne de o tokadı yemesine
Ama nerdeeee


Aldım karşıma oturttum bi gün
"Kızım" dedim 
Yine dudağını büzer, başını dik dik kaldırır gibi oldu
"Olmaz böyle, 
Millet aç kurtlar gibi salyaları aka aka, 
Pençelerini taşlara bileye bileye bekliyorlar kapılarda
Bir kan kokusu yeter 
Beyinlerindeki en akla hayale gelmeyecek fantezilerini uyandırmaya, 
Sürü halinde gezerken bir de bakarsın bir birlerini satarlar bunlar. 
Sen daha A demeden  çoktannn görürsün Z'yi.
Elini verir kolunu, kişiliğini kaptırırsın"
Önce büyük bi nefes çekti içine
Beynindeki tilkiler dolandı bi şöyle
Birbirlerinin kuyruklarını yakalamak istercesine
Sanırsın Sokrates büyük bi laf edecek
Şah mat edecek seni 
Sonra başını indirdi yere gözlerini kapadı 
Bir iki defa salladı başını 
"Haklısın" dedi.
Sustu...

22 Eylül 2010 Çarşamba

Sen kimsin?



Dilime dolandı yine bu şarkı bu günlerde
Döner durur söylerim artık.
Biraz durup düşünmemiz gerektiğini hissediyorum.
Yok ay sonunu nasıl getiricem, 
Çocuğun okula servis parasının çokluğu, 
Güne ne hangi kurabiyeyi yapayım, 
Melahat'in saç rengini bende yapayım mı ?
Gibi sorunları değil,
Daha içsel 
Biz kimiz ? Nereye gidiyoruz ? 
Bi sorgulamak lazım bazen
Hele hele bu günlerde...

21 Eylül 2010 Salı

Sataşasım var


Leğeni turuncuymuş gacının
Benim ki beyaz nolucak şimdi ?
Turuncu leğenin de yıkarken bulaşıkları yavaş şarkıyla yıkıyormuş
Bense
Yıkarken leğende bulaşıkları akan musluğun sesine kanıp
Şakıyorum hem de bülbül gibi
Bulaşık makinasına atarken bulaşıkları hızlı şarkı söylüyor muş
Hatta bileğini de kıvırıyor muş
Bense
Bulaşık makinasına atarken bulaşıkları mehter marşıyla
Çıkarırken de İzmir marşıyla çıkarıyorum
İşim bitince de sağ ayağımla kapağı kaldırıp
Popomla da makinayı kapatıyorum
Ayrıca bulaşık makinasını doldurmayı severim de
Boşaltması öldürür beni,
Yıkamaya gelince
Dedim ya leğenim beyaz benim
Hiç albensi yok yani
Eteklerimi kıvırıp dizime çöküveriyom başına
Bildiğin leğen işte ne kadar hayal kurdurabilir ki insana
Yoksa
Turuncu olunca leğen daha mı çok köpürüyo deterjan ?






20 Eylül 2010 Pazartesi

İş-güç



Çocuk baktım bugün
Temizlik yaptım,
Yemek yaptım,
Az biraz soluklanayım
Okurum birikmiş blog yazılarını
Yaparım yorumları...

Bir hafta böyle geçti








Geçen haftam çok güzel geçti.
Liseden arkadaşlarla buluştuk uzun bir aradan sonra
Ardından Fuar'a giden teyzemlere katıldım.



Cuma akşamı Emre Aydın konseri 
Cumartesi Torbalı'dan gelen liseden arkadaşımla
Saatlerce süren kah gülmeyle, kah ağlamayla geçen sohbet, 
Bu günde Friend Feed camiasından İzmir'li arkadaşlarla tanışmak.
Balçova'da Best Buy'da toplandık bowling oynadık
Kendi takımımızda 1.oldum 3 kere tüm lobutları devirdim.








18 Eylül 2010 Cumartesi

Afilli yalnızlık



Konserdeydim ben dün gece.
Emre Aydın konserindeydim Ooze Venue'de Bornova'da.
Eşim dün radyodan konsere bilet kazanmış 2 kişilik.
Bir bayan arkadaşımla beni götürdü konsere teslim etti
Kendisi'de abisinin yanına takılmaya Deniz Atı'na gitti.
00,00-da konser başladı,
Ne yalan diyim Emre aydın topu topu 2 şarkısını biliyorum sadece
Git gideceksen beklemeeeee ve afilli yalnızlık.
Diğerlerini bilmediğimden eşlik edemedim.
Ama çok eğlendik.

Ama asıl Teoman'ı bekliyorum ben...
Hadi bakalım haftaya gideriz belki.

17 Eylül 2010 Cuma

-malı -yım, -meli -yim, -TIM



Şu saat oldu sorsanız 
"Ne yaptın bakalım bugün ? diye,
Yatağı topla-malı -yım,
Çiçekleri sula-malı -yım,
Biraz güneş girsin gözüme diye dışarı çık-malı -yım
Çıkmadan önce eteğimi ütüle-meli -yim
Renk gelsin diye yüzüme bişiler sür-mel i-yim
Akşam menüsü mercimek çorbası, kuru köfte, piyaz
Alış veriş yap-malı -yım
Ha bu arada belirteyim
Sabah kahvaltımı yap-TIM :)



Not: Yukarıdaki resim 500'lük ilk yaptığım puzzle 

Bu dünya ne sana ne de bana kalmaz...

                                     


İzmir'liyim, 
Düşündüm de bir insanı düşüncesinden dolayı, 
Evet-Hayır'ı seçmesinden dolayı kınarsam ben,
Şayet 
Beni kınayanlardan ne farkım kalır ? 
Hangimiz Sezen Aksu modeli saç kestirmedik ?
O'nun gibi dudaklarımızı büzüp 
"Bir sevgilim bile yok " demedik? 
Beni unutma unutma derken hangimiz ağlamadık ?
Şinanay'la coşmadık ?
Beni al onu alma demedik ? 




Geçer mi hiç küçükken düşüp de dizimde açılan yaranın izi ?

O izle yaşamayı öğrenmeliyim, 

Hatırlatmalı bana 

Nerelerde koştuğumu, düştüğümü 

Sadece dizimi değil canımı da acıttığını...

15 Eylül 2010 Çarşamba

Kahvaltı

 


Sabah kalktığımda yalnızsam şayet kahvaltı hazırlamak gibi huyum yoktur benim.
Dün bi arkadaşımla konuşurken telefonda mutlaka yapmamı söyledi
Hem kiloda vermişsin hem de havalar serinledi hadi yap dedi.
Telefonu kapatınca çayı koydum ocağa hazırladım bi kahvaltı
Doyurdum karnımı.
Bu sabah yine kalktım hazırladım kahvaltımı ohh yaptım misler gibi.


Arkasından da biraz geçince bi kahve patlattım kendime en şekerlisinden...

Bir de fal kapattım 


Kendim attım, kendim inandım baktığım fala




















Aslında farkındayım hayatımdaki sahte varlıkların.
İstesem bir anda temizlemesini de bilirim.
Ama bunca sahteliğin benim samimiyetime ihtiyacı var.

Mevlana

14 Eylül 2010 Salı

Semizotu





Bir saksı içinde semiz otları
Ne kadar da arsız bir bilseniz.


Bakmayın az gibi göründüğüne
Bir tabak dolusu yoğurtlu, sarımsaklı
Harika bir salata oldu soframda.





13 Eylül 2010 Pazartesi

Çocukluk işte


Dalmışım tv başında izlerken Esra Erol'u
dışarıdan gelen çocuk çığlıklarıyla açtım gözümü
"Noluyoo" dercesine çıkarken balkona 
Toplamışlar su, kola içeceklerinin kapaklarını 
Atıp yakalamaya çalışıyorlar çığlık çığlığa.


Verin kutuyu dedim ben atayım balkondan. 
Bi sürü çocuk çıktı yukarı
Kutunun içine bayramdan kalan şekerleri de karıştırdım.


Atar gibi yapıp tempoyu ve tezahüratları yükselttim
Sonra da boşalttım kutuyu sokağa 
Atılan çığlıklar, yüzlerinde oluşan gülücükler
Çok güzel di çok...















Kim bunlar ?

                                                               

Eloy - Castle ın the air

Haklarında en ufak bir bilgim varsa ne olayım.
Ha bi alman bi grup olduğunu buldum sadece.
Bir yerlerde buldum ve dinledim.
Çok ama çok hoşuma gitti.
Var mı hakkında bilgisi olan.
Not: dinleyende ya çok severmiş ya da hiç sevmezmiş. 
Vallaha ben bayıldım...



12 Eylül 2010 Pazar

12 Dev Adam


Seviyorum ülkem insanlarını. 

Evet-Hayır için 

Konuştuk, tartıştık, köpürdük, 

Ama akşam final maçında tek yürek olucaz...

Kalpten gitmeye hazır mısınız ?

Haydi bakalım o zaman tv başına...

73.Bayramım

Lütfen önce şarkıyı tıklayın ve öyle dinleyin....
73. Bayramı mı, 
37. de de Ramazan Bayramı mı daha kutlayıp bitirdim bugün.
Benim öyle sıkıntılı geçen bi bayramım olmadı hiç.
Kimi bayram 3 kıyafetim olurken 
Kimi bayramsa sadece ayakkabı alındı yeni.
Bazı bayramlar çok param oldu 
Bir de mendillerim en pembesinden çiçekli
Kimi bayram evde oldum 
Kimi bayramsa uzaktaki sevdiklerimin yanında.
Ama illaki ailemle beraber kutladım.
İlk defa bu bayram nedense sevdiklerimin yanına giderken 
Geri geri gitti ayaklarım biraz.
Sanki kocaman bir balonun içine hapsolmuş gibi hissettim kendimi.
Gönlümü hafifletme adına konuşurken bir sevdiceğimle
İçinde yaşadığı sıkıntıları, kaybolmaya, kendisini yutmaya başladığını hissettiğim 
O insanı umutsuz, yaşama sevincini kaplayan karanlıkları fark edince
Şu 37 yıllık hayatımda ilk defa korktum.
Çok zor aslında biliyor musunuz sevdiğiniz birinin ağzından
Sizin yerinize toprağı daha çok sevdiğini söylediğini işitmeniz.
Koyuyor adama be....


Şarkı : Quilapayún - Elegia al Che Guevara



8 Eylül 2010 Çarşamba

İyi bayramlar





Damağımızı, ruhumuzu ve çevremizi tadlandıran, 


Birlik ve beraberliğimizi, kardeşlik ve dostluğumuzu 
En sıcak şekilde hissedeceğimiz 




Sağlığımızı tehlikeye atmadan geçireceğimiz


Bol harçlıklı

Güzel ve bereketli bir bayram geçirmemizi diliyorum.

7 Eylül 2010 Salı

Kuru fasulye

Zaten randevu için verdiği vakit dardı. 
Metroya koşarak giderim diyerek vakitten çalıp en az 5 kıyafet denedim. 
Tam kapıdan çıkarken tekrar geri dönüp ilk giydiğim kıyafeti geçirdim üstüme. 
"Dikkat kapılar kapanacak" anonsuyla yetiştim metroya. 
Kafamdan eski anılar geçti. 
Yüzünü çıkaramadım bi türlü. 
Çok uğraştım yumdum gözlerimi olmadı. 
Saçının alnına düşüşü onu sağ eliyle kaldırışı geldi yalnızca, 
Bir de bileğindeki çizik. 
Anlatmıştı, küçükken ağaçtan inerken olmuş 
Bileğini o izi öpmüştüm usulca.
Randevu yerine geldiğimde bir sağa bakındım bir sola. 
Önümden geçen herkes birden O'nun yüzü oldu sanki 
Kafam karıştı ne oluyor,
Derkennn aklıma geldi, 


Aman Allah'ım ocakta kurufasulye vardı unutmuşum...



6 Eylül 2010 Pazartesi

Sayfamda bir konuk yazar,


                                                  


Bulamıyordum bir türlü diğer yarımı, bildiğin tarif ettiğin, sorsalar diğerlerini inandıracak gücü hissedicek kadar bildiğin bir duyguyu paylaşamamak, kimi zaman hüzün veriyordu kalbe kimi zamansa gereksiz bir neşe ama sorun burda değildi asıl sorun, çözemiyordum içimdeki buzları bir türlü.. 
Birincisi, ikincisi, üçüncüsü derken kaç bedeni eritecek sıcaklığı bulabilirdim ki bedenimde.

Daha kaç hayal kırıklığının başrolünü paylaşacaktım.


Düşündüklerimi öldürmeye çabalarken, yeniden düşünmenin hayali düşmüştü bile bir kere içime. Saçlarımı beyazlatan O’ydu belki de yada düşünmekten yorulmuş vücudumun dur sinyalleriydi. Binevi reddettiklerimin, zorunlu kabulünün isyanı.


Ve anlıyorum ki hayal ettiklerim sahip olduklarımın birer kopyasıydı gerçekte...


Ne kadar iğrensemde bunu geç farketmekten, ne kadar kusmak için kendimi hayatın uçurumlarına savursamda yeri değildi şimdi bunların. Sadece tek birşeye odaklanmalıydım. Henüz neye odaklacak olduğumu bilmesemde birşeylere odaklanma fikri bile bana mutluluk veriyordu..


Sürekli gülenleri görüyordum, sürekli ağlayanları da peki hangisi gerçekti ? 


Hangisi inandırabilirdi beni, rol müydü yüzler yoksa yönetenlerin konusu, doğru insanlara komplo olan bir senaryomuydu bütün bunlar?


Önemsemekten vazgeçtim artık hiçbir şeyi önemsemiyorum çünkü yakışmıyor üstüme daha fazla önem vermek. İhanet edenlerin yüzleri kadar çirkin duruyor. Yalan söyleyenlerin anlattıklarını doğru sanarcasına çığlık çığlığa kabul ettirmeye çalışması gibi rahatsız edici..


Ve inandıklarım, inançlarıma sadık olamadı..


Gözümde büyüttüğüm insanları tanıdıkça onların gözle görülemeyecek kadar küçülmesini izlemenin zevkini daha önce yaşadığımı sanmıyorum. Onlar seçtiği karanlıklarında birbirlerini yakıp kurtulacaklarına inansalar da, ben ise insanlığımın ilk mükafatını alıp aydınlık geleceğim için hiç olmadığım kadar önlerindeydim hayatın..

5 Eylül 2010 Pazar

Kadir Geceniz Mübarek Olsun





Gözyaşımız var yanaklardan ağrı akar akar toprağa düşer ve turabî olur.. 

Dûalar var ıtrîce Rabb'e okunan bizsi dualar ki; 

Gökyüzüne doğru kaybolurlar. 

Sanıyorum onlar da Rabbi olurlar!!



4 Eylül 2010 Cumartesi

Yorgunum

Çok yoruldum ben bugün.
Yine o ayağıma vuran ayakkabıları çektim 
Bilekten bağladım bağcıklarını attım kendimi sokaklara.
Yeğenimle beraber önce Alsancak Havagazı Fabrikası Kültür Merkezine
Medeniyetler sergisine !
Ünlem işareti orada "bumuy muş yaa" anlamında kullanılmıştır.
Ben şöyle büyük, kapsamlı, ayrıntılı bi sergi beklerken
Toplam 7 tane İskanderiye-Roma dönemi giysisi ile karşılaşınca
Zaten sıcak olan hava iyice indi tepeme.
Not: Yapılan el emeğini küçümsemek değil bu asla..
Neyse çıktık ordan önümüzdeki durakta Karşıyaka otobüsü durdu.
Attık kendimizi Karşıyaka Çarşıya gittik. 
Gezdik, tozduk yeğene bişiler ısmarladık.
Atladık vapura Konağa doğru.
Çarşıda bir arkadaşıma uğradık sohbet ettik biraz soluklandık.
Ordan da taa Lozan Meydanına kadar yürüdük.
Abimize uğradık dinlendik.
Kalan son enerjimizle de iftara yakın trafik sıkışıklığına girmemek için
Lozan'dan da Alsancak Gar'ına taban tepip yeni açılan
Alsancak - Cumaovası arasında çalışmaya başlayan Elektrikli trene binmek için.
Eşimde işten çıkıp Halkapınara geldi ordan bindi.
Ezan okunurken yollarda iftar açtık....
Not: Kaval kemiklerim çok ağrıyor...

2 Eylül 2010 Perşembe

Tarkan

                              

Hiç fark etmez,
Dünya starıymış, onu kullanmış bunu kullanmış
O benim gönlümün starı...



1 Eylül 2010 Çarşamba

Gitmek


Nasıl bir işleyişi vardır şu vücudumun şu yaşımda anlamış değilim.
Hani sonbahar melankoli olur, 
Baharda canlanan tabiat bu mevsim de ölür ya
Eylül 1 
Benim vücut başladı hemen sonbahar programıyla çalışmaya
Aslında bahanesi işin bu
Bende var bişiler, hani hep cıvıldarım ya ben
Hiç bişi ! yapmak istemiyor şu anda
Sadece şu şarkıyı yükleyip cdye hiç durmadan gitmek istiyorum.