27 Ekim 2009 Salı

Biz küçükken

Biz küçükkken;
Bir keresinde Babam tarasadaki asmada olgunlaşmış üzümleri vermiş arkadaşlarına.
Sanki çok yiyoruz da bir surat yapmıştıkki of of.


Bir keresinde de Babam kahvede arkadaşlarına sigarasından ikram ederken erkek kardeşim görmüş. Babamı çağırmış kahvenin karşısında caminin köşesinde kızmaya başlamış. Babama "sigaranı niye dağıtıyorsun". Bu laflara değil ama son anda kardeşimin Babama attığı tokada yetişmiştim.


Bir keresin de Babacım bıyıklarını kesmiş akşam eve gelince fark ettim. Başladım bağıramaya," Sen benim babam değilsin, başka adamsın ne işin var evimizde gitt"  diye.


Bir keresin de Babam yine kahvede -zaten kahveyle aramızda bir ev, bir cami var- misafir gelmiş eve annem çağırtıyor Babamı. Ama kalkıpta geldiği yok babamın .
Bu sefer ben gidiyorum kahvenin kapısına ne kadar kızmışsam bağırıyorum "Babaaa annem seni kapının arkasında odunla bekliyorrr" tüm kahve kahkahadan yıkılıyor, babam yine eve gelmiyor :)))


Yine bir gün  Annem teyzenden bir kavanoz yağ alıp gel diyor bana .2 sokak aşağıda oturuyor teyzemler. Gidiyorum ama dönüşte dinlenmek için kaldırıma yağ dolu kavanozu koyarken elimden kayıyor yere sert oturan kavanoz kırılıyor. Ben elimde kapağı kalmış şekilde gidiyorum eve. Annem aynen şöyle diyor " Doğruuu banyoya " eh bundan sonrasını anlatmama gerek yok sanırım.