sokak köpekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sokak köpekleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2011 Perşembe

Bir yavru köpüşümüz oldu yine



Sular kesik bugün İzmir'deki muhtelif yerlerde
Zaten havada soğuk bişi yapası gelmiyor insanın 
Mesela yataktan çıkmak.
Ee sular kesilmeden yola çıkmadan 
Yıkanıp kuruması gereken çamaşırlar çoğalınca
İki sefer yapıldı makinaya karşı
Ama en zoru o savaştan tertemiz çıkan çamaşırları asmak oldu.
Parmaklarım bi sür sonra hissetmez oldu
Mandalı açmak güç oldu
Kıpkırmızı eller koltuk altında ısınıp biraz tekrar işe  koyuldu
Mutfak elden geçti "yıkanmak istemezük" diye tabak kaldıranlar 
Hemen bulaşık makinasına atıldılar ki akılları başlarına gelsin.
Bu sırada bi ses duydum bahçeden yavru köpek havlaması
Bahçeye bir çıktım ki bir yavru 2 aylık sanırım
Çirkin mi çirkin, titrer bir halde
Geçen gün de görmüş karnını doyurmuştuk
Bir arkadaşım var sanırım o buldu koydu bahçeme
Neyse yemek olarak sadece tarhana çorbası vardı ekmekle beraber
Torba içinde koydum önüne ve açlığın bir canlıyı ne hale soktuğunu gördüm
Poşetin içine girdi resmen tutmama rağmen 
Burun, yüz, ön patiler tüm tarhana oldu karnı şişti doydu
Ve titremesi geçti merdiven altında bir yer buldu kendine
Şimdi ona güzel bir yer yaptık havalar ısınana kadar bizde misafir olucak
Evet bahçeyi biraz pisleticek ama olsun varsın yaşam savaşını atlatsın da
Ben temizlerim geçen sen 4 yavru köpeğin ardından az temizlememiştim.


Resimdekiler, geçen seneki yavrularım Tontiş ve Pontiş. 
Şu anda misafir olanı yakında çeker eklerim.

28 Mart 2010 Pazar

Kötü pazar - kötü pazar

Sevgili Leylak Dalı yazısında Kötü pazar-İyi pazar demiş ama
 Benim ki kötü pazar-kötü pazar :(

Yaklaşık bir seneden beri geceleri kapımızı aşındıran
Yemeğini verdiğimiz bir sokak köpeğimiz
Ne yazık ki dünden beri hasta.
Kıpırdıyamıyor, kaza geçirdi falan sandık
Şükür öyle bişi yok ama ne yiyor, ne de içiyor.
Geceden beri yattığı yere ziyaret edip bakıyor, yokluyoruz.
su içmek için bile başını kaldıramıyor 
Elimle su içirdim şükür içti.
Eşim onu taşıyıp bahçemize almak istedi 
Elimizi vücuduna değdirdiğimizde başlıyor inlemeye.
Allahtan bizi biliyor da ısırmaya falan kalkmıyor.
Yalnız sokaktaki çocukların zulümlerinden korumakta zorlanıyoruz biraz.
Neyse sizleride üzdüm :((
Kötü pazar-kötü pazar.

10 Mart 2010 Çarşamba

Evimde şenlik onlar

Sabah kapıyı açtığım anda  koşup arka taraftan gelip ayaklarıma dolanıyorlar.
Oturma odamızın penceresi bahçemizden alçakta bütün gün o pencerenin içine girip camları yalıyorlar.
Işık açılmasın hemen kapıya koşup tırmanmaya başlıyorlar.
Geceleri bizi kaldırıp onlarla oyun oynamamızı istiyorlar.
Onlara yemek verdiğimiz zaman yemiyorlar ama sokaktaki köpekler için koyduğumuz yemek tabağını yalayıp yutuyorlar.
Bahçeyi yıkayıp süpürmeye çalışırken hergün bıraktıkları hediyelerle! süpürgenin peşine düşüp oyunlar oynuyorlar.
Mutfak penceresi açıkken sesimizi duyduklarında bir ağlama mıyıklama.
Hep onları sevelim, oynayalım, konuşalım istiyorlar.
Kimler mi?
Tontişimmmm'le Pontişimmmm...





Yazarın saat 01,24 notu:
Bahçeye baktım yoklar Eşim almış onları sokağa çıkarmış sokak turu attırıyor. Ben de takıldım peşlerine bakkalın yerini öğrettim ekmek alabilsinler diye :))
Yerde lokum bulmuşlar almışlar ağızlarına ama yapış yapış olmuş dişleri çok komiklermiş Eşimin deyimiyle. Yerleri koklamışlar sürekli :))


24 Şubat 2010 Çarşamba

Tontişm, Pontişim


İzmir'de dışarıda çok güzel bir yağmur var şu anda. ( saat: 23,19 )
Önce şimşek çakıyor ve ben başlıyorum saymaya.
1, 2 , 3, 4, 5....
Eğer gökgürültüsü rakam sayım az olduğunda geliyorsa demek ki
Elektrik yüklü kızgın bulutlar yakında demektir.

Aklımıza minik köpeklerimiz Tontiş'le  Pontiş geldi,
Akşam yemeğinden kalan tarhana çorbasına ekmekleri doğradık Eşim'le ufak ufak.
Sonra içine yine biraz kalmış patates püresi,
Dün onlara alıp haşladığım tavuk sırtının suyundan da ekledik.
Ben de arka bahçedeki eski odasından alıp getirdim onları.
Birbirlerine sokulmuş yatıyorlardı,
Yemeğin kokusunu alınca şapır, şupur tabağı yalarcasına yediler.
Karınları nasıl şişti yaa :))

Şimdi bugün bir arkadaşım bir köpeği sahipleneceğini söyledi.
Düşünüyorum hangisini versem diye ne zor bir karar yaaa...
Aslında niyetim boz renkli olan Tontiş'i vermek çünki o biraz daha sakin
Sokakta ya da barınakta yaşayamaz.
Siyah olan Pontiş ise biraz daha cevval,
Kardeşiyle ya da benim eşofmanların paçalarıyla oynarken daha çok sinirleniyor ve hırlıyor.
Sanki hakkını arıyor gibi,
aslında onlar için böyle bir kararı verdiğimden dolayı da üzülüyorum
Ama en azından bir tanesi daha yuva bulmuş olucak.
Umarım Pontiş'i de yan komşularımız alır çıtlattım biraz çünki isteklerini belirtmişlerdi
Ehh bu kadar zamana kadar bile onları yaşatabilmek güzel bir duygu.


10 Şubat 2010 Çarşamba

İşte benim yavru köpüşlerimmmm

İşte evimde bana dertlerimi unutturan yaşama sevinci katan 20 günlükken annesiz kalan yavru sokak köpeklerim.




31 Ocak 2010 Pazar

4 tane yavru köpeğimiz oldu


4 tane köpek yavrumuz olduuuu :)))

Sokağımızda doğum yapmış bir sokak köpeği ne yazık ki birden ölünce yavrularda bize kaldı.
Önce çok zorlandım, üzüldüm.
Yerlerini yadırgadılar, annelerini aradılar.
Biberondan emmediler bir kaç saat geçipte acıkınca şimdi deli gibi saldırıyorlar biberonlara.
Bahçemizde kapalı bir yerimiz var koli içinde eski giysilerden yumuşak yatak yaptık onlara.
Geceleride üşümesinler diye bir pet şişeye su kaynatıp dolduruyoruz ona ve birbirlerine sokulup uyuyorlar.(Pet şişe içindeki su onları yakacak kadar değil )

2 tanesi kahverengi renk ve çok sinirliler ayrıca çok da açıkgözler :).
Ssürekli hırıltılar çıkarıyorlar, biberonlara diğerlerinden önce saldırıyorlar.
Ve uyurken bile sanki sürekli olarak şu hallerine söylenirler gibiler.
Bir tanesi siyah kahverengiler gibi asabi değil sakin sakin yatıyor.
Ama 4.sü o kadar sakin ki en çok aç kalan ne yazık ki o.
Biberondan bişi yememek için inat ediyor sanki.
İlk gün ağzını açmadı ve neredeyse 24 saat süt içmedi,
Ama şimdi yavaş yavaş ta olsa içmeye başladı.
Sıcak su şişesini koliye koyduğumda şişeye saldırıp emmeye çalışıyor.
Onlara biberonla süt verirken ellerime saldırıp meme arıyorlar.

Bir süre daha kendilerini toparlayıncaya kadar bizdeler.
Umarım şu yaşam savaşını atlatıp onları gerçek yaşama alıştırabiliriz.


Not: Resimler İzmir'de Şopen Gazi Barınağı, mavi yağmurlukluda bendeniz Şeniz :))


29 Ocak 2010 Cuma

Bugün hep yağmur yağdı İzmir'de.
Ama hava sıcaklığı hemen fark etti ılındı ortalık.
Küçük köpek yavruları sabah içmişler sütlerini komşumda 
Ama ben bütün gün içiremedim.
Sıcak su yapıp- kaynar değil ama- yuvalarında yanlarına koydum ısınsınlar diye.
Şimdi uyuyorlar.
Ama nedense benim beynim uyuşmuş gibi.
Bir sıkkınlık içimde.
Hayra çıkar inşallah.

Üzgünüm :(((

Bir süredir bir komşumuzun balkonu altında doğum yapmış bir sokak köpeği ve 4 yavrusunu beslemekle meşgulduk bir iki  mahalleli olarak. Hele şu soğuklarda yapmadığımız kalmamıştı. Anne köpek ve yavruları için yeni yer yaptık, yemek  götürdük. Anne köpeğin  kalkamadığı zamanlarda o alçak balkon altına iki büklüm girip elimle besledim, koyduğumuz tahta paletin altında kalan yavrusunu buldum, ıslanan yavruyu kuruttum, boş arsadan bulduğum büyük bir naylonu balkon etrafına çevirip taşlarla kapattım yuva yaptım.

Ama bu gün bir telefon aldım Annem'deyken. Mahelleden hayvansever bir arkadaşım arıyordu. Ne yazık ki anne köpeği kaybettimişiz. Öğlenleyin koşturuyormuş sokaktaki çocuklarla oynuyormuş. Ama saha sonra üst sokaktaki boş arsada ölü bulmuşlar. Ne bir kanama, yara, darp ne de ağzında köpürme falan yokmuş. Çünkü önce zehirlenmiş olabilir mi diye düşünmüş arkadaşım. Arkadaşıma sahibi oldukları bakkaldan boş koli alıp benim evin bahçesindeki merdiven altına koymasını yavrularıda gece gelince oraya alacağımı söyledim. Sonra yine konuştuk çok şükür ki sokağımda değil insanlık, hayvanseverlik bile ölmemiş bir komşumuz almış 4 yavruyu sobanın yanında eşiyle biberonla beslemeye çalışıyorlarmış. Yarın gidip bakıcam bir iki arkadaşı arayıp ne yapabiliriz diye konuşucam inşallah bi yer bulabiliriz onlara.

Üzgünüm :((

11 Eylül 2009 Cuma

TERK EDECEKSEN ALMA!





Yazlıklarda adettir çocuklar eğlensin diye oyuncak gibi bir köpekçik alınır, beslenir, nereye gidilirse götürülür. 
Ne de olsa yazlık bahçelidir ya bahçede yatar o köpekçik. Sevinir mutlu olur bir yuva buldum der bağlanır size ama siz anlamazsınız. 
Yaz biter eve dönüş başlar eşyalar toplanır üzerine çarşaflar serilir, panjurlar kapanır, ahşap varenda denizin tuzuna karşı naylonlanır, kapılar kitlenir. Arabaya doluşulur. E geriye bir yolcu kalır. Üzgün gözlerle bakar size. Bütün bir yaz her yerde sizinle olan, çocuklarınızı eyleyen köpekçiğe arabada bir yer bulunmaz. 
Geride kalır. Gözleri yaşlı, üzgün, boynu bükük. Peki o köpekçik ne yapacak şimdi? Koca yaz mangalınızdan kalan kemiklerle beslediniz onu. Kışın kimselerin kalmadığı o ıssız yazlık sitelerinde kim yemek verecek ona?
Sürekli bakmayacaksınız almayın.
TERK EDECEKSEN ALMA!
O sıkılınca bırakabileceğiniz, atabileceğiniz bir oyuncak değil.
Canlı senin gibi benim gibi.
Nefes alır o oksijenle beslenir.
Senin gibi beyinsiz anlamaz ama neden?
Çünkü onun beynine oksijen gider seninkine gitse de bulamaz yolunu.

28 Temmuz 2009 Salı

ŞİMDİ BEN BUNUN ÜSTÜNE NE YAZSAM BOŞ :((



"DOG"
Ajans: MARKOM LEO BURNETT (Turkiye)
KreatifDirektor: YASAR AKBAS, IDIL AKOGLU
Sanat Direktoru: ATILLA KARABAY
Copywriter: SELVA BAYYURT
Muzik: JINGLE MINGLE
Yonetmen: FATIH KIZILGOK
Produksiyon: HAZER BAYCAN

ODULLER:
Eurobest 2007 TV Kategorisi Shortlist
Goldendrum TV Kategorisi Shortlist
EPICA SosyalSorumluluk/TV Kategorisi Bronz Odul

 
http://www.bgd.org.tr/