Benim şu sonbahar mevsiminde tutan ağlamaklı hallerim yine geldiler sağolsunlar.
Aslında 2 hafta önce hissettirmişti geleceğini
Metroda giderken karşıma oturan bir çalışana takılınca gözlerim.
Orta boyda ve yaşlarda siyah pantolon mavi çizgili beyaz gömleğiyle sarışın bir bey
Siması bile hatırımda diyebilirim..
Karşıma oturdu elindeki laptop çantasını kucağına koydu
Bir elinde telefonu diğerinde bir adres yazılı kağıt
Bir dosya çıkardı sonra çantasından fiyat listesine benziyordu
Baktı, inceledi...
İçimden bir iş görüşmesine gittiğini düşündüm belkide satacak ürünleri var
Pazarlamacıydı sanırım..
İşte o listeyi incelerken eğer yaparsa o satıştan kazanacağı parayı,
Evine götüreceği ekmeği düşündüm ve bir ağlamaya başladım usulca
İşte tıpkı şu an gözüm önüne gelince olduğu gibi..
İçimden kendime ağlamamam için kendi kendime konuşmaya başladım
"şştt noluyo belkide kötü biridir, parasını içkiye yatıracak, eşini dövüyordur ne biliyorsun, niye ağlıyorsun"
Ama olmadı dindiremedim...
Dün 1 haftadır çalıştığım işten
"Bize tam muhasebe bilen eleman lazım" dediklerinde
Birden bir acı düğümlendi boğazıma
O anda aklıma
Bir şekilde ev geçindiren, kira ödeyen, çoluk çocuk büyüten
Tütün ve ter kokan bir işçinin
İşten çıkartılırken yaşadığı anların böyle olabileceği geldi.
Ve o acı boğazımda büyüdü büyüdü..
Ağlamazsam biliyorum ki inmeyecekti...
Akşama kadar zor durdum tuttum kendimi..
Ve eve gelip kapıyı kapayınca koyverdim gözyaşlarımı...
Sonbaharın bir an önce geçmesini istiyorum kış gelsin
Kışın aç kalan minik kuşlara da üzülsem de
Bir avuç buğdayı balkona koyduğumda ağlamak falan kalmıyor....