çarşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çarşı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ağustos 2009 Cumartesi


Bu hafta da ne çabuk geçti anlayamadım.
Evdeydim bu hafta. Çarşamba günü akşam üstü kuzenimin evine gittim. Bahçesindeki balkonun önü ağaçlık ve yeşilik bir alana bakıyor. Eski bir tahta divanları var oraya oturup esen rüzgara karşı bol bol dedikodu yapıp, gülüp, meyve yiyerek eğlendik.

Perşembe günüde Annem'e ( eşimin annesi yani ) iftara gittik. Sağolsun güzel şeyler hazırlamış . Sonrada eltimle beraber 20 kilo domatı soyup, doğrayıp, rondodan geçirerek büyük tencerede pişirdik ve kavanozlara doldurarak kış için şişe domatı hazırladık. Bana da yapıcaz iftara aldığım bir akşam. Hem iş hem ticaret yani.

Bugün de yine kuzenimle çarşıya gittik. Çok dolanmışız nasıl yorulduğumu eve gelince anladım.

Yarın 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun, umutlu olsun!

Bir de İzmir Fuarı açıldı.

Eskiden ne büyük bir olay olurdu aman Allah'ım. Misafirimiz eksik olmazdı bizim. Fuar için İzmir İlçesinden gelenler bizde kalırlardı. Özellikle pazar günü sabahtan gelirlerdi. Kahvaltı yapılır, çıkılırdı. Artık akşama kadar gezerdik. Gezmekten yoruluncada dinlenirken "Burda elektrik yer altından geçiyor ya nasıl da çekiyor" gibi bir muhabbet yapılırdı mutlaka. Kardeşimle en sevdiğimiz yer lunaparktı. Oyuncaklara binerdik. Aldıktan sonra uçacağını bile bile uçan balon diye tuttururduk. Yıllar geçti büyüdük ama nedense İzmir Fuarını gezme günü kısaldı. Şimdi eşimle gidiyoruz o araba standlarını gezerken bende İzfaş'ın sanat galerisine takılıyorum. Ben salonda gezinmeyi bitirmeden eşim geliyor sonrada insan sel,ne karışarak geziniyoruz ve ne yazık ki ikimizde çocukluğumuzdaki fuarı arıyoruz kıyı köşelerde bulabilme ümidiyle.

10 Mayıs 2009 Pazar

Cumartesi


Cumartesi günleri eşimin en sevdiği günlerdendir.
Tatil demektir ertesi gün, eve erken gelmektir, koca bir demlik dolusu içilecek çay demektir ve bol bol şekerleme yapmaktır.
Ama dün bu kuralı bozduk ve iş çıkışı saat 15,30 gibi Konak'ta İzmir'de meşhur bir buluşma yeri olan- ki daha bunu okurken tüm İzmir'lilerin ağzından çıktığını duyduğum - YKM mağazasının önünde buluştuk. Ordan Konak iskelesine gelip Karşıyaka'ya geçmek için vapura bindik. Aman Allah'ım vapur nasıl kalabalıktı dışarıda oturduk biz. Dalga çoktu ara ara vapura çarptı ama biz ıslanmadık. Sonrada Karşıyaka Çarşısına girdik. Nedense biz hep ana caddeyi gezerdik. Bu sefer dedik ki yan sokaklarada girelim dolanalım. Ne kadar güzelmiş aslında oralarıda. Yemeğimizi yedik yine dolandık. Sonra taşınacağı için kumaşlarında ucuzluk yapmış olan bir mağazaya daldım ben. Ne kumaşlar vardı hem de metresi 1 Lira, 2 Lira falandı. Ben 2 mt. üzeri simli batik vişne rengi tonlarında bir kumaş aldım. Niyetim şimdilerde pek moda olan uzun beli lastikli eteklerden istiyorum. Bu kumaşda pek uygun. Gerçi Didim'e gittiğimde Annem'e diktiririm artık. Benim dikiş makinam yok :(

Karşıyaka'dan Alsancak'a giden vapura atladık. Vapur gençlerle doluydu cıvıl cıvıldı. İzmir gençliği hafta sonu Kordon'a akıyordu. Niyetimiz arabayla gelmediğimiz için bir yere oturup biraz içmekti. Bizde Eko Pub'a oturduk. Hava esiyordu zaten orasıda denize karşı boğaz gibi yerde iyice esiyordu ama dışarısı çok kalabalıktı. Biraz bira içtik tabii ben pek içmediğimden havanında etkisiyle başım dönmeye başladı ama yinede çok güzeldi. Sonra ordan çıkıp Kıbrıs Şehitleri Caddesini gezip eve döndüğümüzde saat 22,00 olmuştu.