mekan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mekan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ocak 2014 Cuma

Hediye Magnolia Puding - En Güzelinden Tarifler...



Cookshop bize yakınlığı nedeniyle sürekli olmasa da ara sıra uğradığımız yerlerden biri. Aldığım kitap kapağında da hediye olarak Magnolia puding verildiğini okuyunca hadi gidelim dedik. Adını çok  duymuş ama hiç tatmamıştım bu pudingi. İlk başta kampanyamız bitti deseler de, belki yemek de sipariş ettiğimiz için verdiler daha sonra. Karışık istedik, muzlu, çikolatalı, çilekli. Çok hafif ve lezzetli.

22 Mayıs 2013 Çarşamba

Bodrum'da Doğal İki Lezzet Durağı


Yemek günlüğü tutmaya başladığımdan beri gittiğim yerlerde yöresel yemek yapan yerleri araştırmaya başlar oldum. En azından bir kere gidip denemek hoşuma gidiyor.

7 Mayıs 2013 Salı

Limon Cafe - Gümüşlük - Bodrum


Yıllar önce bir sonbahar günü Gümüşlük sahilden, çok kolay çıkarsınız dedikleri için biz de yola düşmüştük bu nefis cafeye doğru. Sanki tam tersini söylemişler, bir güzel kaybolmuş ve epey yürümüştük o zaman. Buluştuğumuzda nefes nefese bıkkın olan halimize şaşıran arkadaşlar akıllılık ederek ana yoldan gelmişlerdi tabii ki... 

13 Ocak 2013 Pazar

Enis'in Mutfağı -Samsun'da Yeni ve Keyifli Bir Mekan


Anneciğimle yürüyüş yapıp yorulunca biraz oturup dinlenmek bu arada bir şeyler atıştırmak hoşumuza gider. Yeni yerleri, yeni lezzetleri denemek de öyle. 

12 Ocak 2013 Cumartesi

Samsun'dan - Şehir Kulübü



Anadol Steyşınımızla Matasyon’dan geçerken babacığım “eskiden buralarda avlanırdık her taraf ağaçlıktı” gibi sözler eder beni çok şaşırtırdı. Tamam o zaman da çok fazla bina yoktu ama gene de ne bileyim çok çocuktum belki uzak geliyordu her şey.

6 Aralık 2012 Perşembe

Samsun'dan ve Yalancı Tandır Böreği


Anacığımla arada yürüyüş yapıp, bir yerlerde oturmak hoşumuza gidiyor. Bu zamanlardan birinde 56lardaki (çocukluğumun 56 Evler’i  kesintiye uğradı, 56 lar oluverdi, garip geliyor işte) Sarı Zeybek’e uğramış ve çok hoşumuza gitmişti. Sonraki gidişimizde de el değiştirmiş ve menüde değişiklik olmuş ama fena gelmemişti gene de. Dün öğlen sevgili arkadaşımla gittiğimde çok kalabalık, değişmiş ve hoş bir menü, üstelik nefis salatalarla karşılaştık. Kalabalıktan ötürü servis biraz yavaştı ama ne gam. Arada sırada gidilecek yerlere eklendi bile Sarı Zeybek. 

4 Nisan 2012 Çarşamba

Huzurlu Bir Akşam Yemeği


Hızla değişiyor mekanlar artık, adları aynı kalsa bile el değiştiriyor, yeniden düzenleniyor, bambaşka bir anlayışla tekrar hizmet vermeye başlıyor. Evimize çok yakın olan Biber de bunlardan biri. Çok yakın olmasına rağmen gitmediğimiz bir yer haline gelmişti. Sonra uzun bir tadilata girdi, genişledi. Sürekli önünden geçtiğimiz için değişimini görebiliyorduk. Ama hadi bir girelim diyene kadar ne kadar değiştiğini fark edememişiz doğrusu. 

11 Mart 2012 Pazar

İki Günün İstanbul'u... 2

Her daim deniz kıyısını tercih eden benim atlamış olduğum bir yer Özgürlük Parkı. İtiraf ediyorum bu kadar güzel ve büyük olacağını hiç tahmin etmemiştim. Gidelim dendiğinde farketmez deyip onayladım hemen. Hani önemli olan arkadaşlarımla buluşmaktı, mekan geri pilandaydı. 

İki Günün İstanbul’u … 1


Çok sevdiğim yerler bile olsa,  zorunluluk ya da hüzünlü olaylar için gitmeye başladığımda soğumaya başlıyorum usul usul. Gitmek iç sıkıntısı, gerginlik yaratıyor. Bu hissiyattan biraz uzaklaşmak için günübirlik düşündüğüm İstanbul seyahatimi iki güne çıkardım.  

14 Aralık 2011 Çarşamba

Samsun'dan Bir Lezzet Durağı ...


Damak tadına düşkün bir arkadaşım çok övmüştü pidesini ve sıklıkla gittiklerini söylemişti. Öyle olunca ziyaret etmek kaçınılmaz oldu, toplulukla gidince daha da keyifliydi üstelik My House Otel. Tek kusuru terastaki restoranda oturduğunuzda pencerelerin çok yüksek olması yani yer bir 10 - 15 cm yukarıda ya da pencereler bir o kadar aşağıda olsa süper. Yukarıdaki manzaranın bir kısmı  ve adliye karşısına düşüyor yeri.

27 Eylül 2011 Salı

Sezonun İlk Balığı

Bu senede her sene olduğu gibi balık sezonuna haftada en az iki gün balık tüketmek hevesi ve dileğiyle girdik. Girdik ama bir türlü gidip alan yok, caanım hamsiler de seyyar arabalar da gözükmüyor henüz.

19 Ağustos 2011 Cuma

Samsun'dan....

Geçen ay doğumgünümde değişik, daha önce hiç gitmediğimiz bir yere gidelim istedim. O sıralar ablamın da görev yerine yakın olan Midilli Restoran'a gittik. Samsun Çarşamba'ya daha yakın çok hoş bir yer diye duymuştuk. Gidelim mi gitmeyelim mi derken atladık gittik annem ve abimle.Yemyeşil çimlerle kaplı bir bahçesi var, hani ayakkabılarını çıkarıp yürümek istiyor insan...

19 Temmuz 2011 Salı

Laz Böreği Nerede Yenir ?


Arılı Deresi kıyısındaki iki saatlik yürüyüşümüz sonunda Fındıklı çarşısına inerken abim laz böreği yiyebileceğimiz bir yer olup olmadığını sordu. İyiki de sormuş. Yörem Tatlıevi'ni keşfetmiş olduk. Ev yapımı laz böreğiyle, o yorgunluktan sonra aklımızı başımızdan aldı. Öyleki fotoğraf çekerken öylesine basıverdim deklanşöre : )

10 Temmuz 2011 Pazar

Atlı Spor Tesislerinde Pide

Atlı Spor Tesisleri adını duyduğum ama hiç gitmediğim hatta yerini bile bilmediğim bir yerdi. Geçenlerde bir tanıdığımız pidesini övünce e hadi gidelim dedik dün. İyiki de gitmişiz. Samsun'a hiç bu kadar yukarıdan bakmamıştım. Üniversite çıktığım en yüksek mekandı, oraya bile Kuşbakışı bakmak çok acayipti : )

6 Temmuz 2011 Çarşamba

Hoş Bir Öğle, Meşe Tesislerinde ...

Samsun'un en güzel yerlerinden biri bence Meşe Tesisleri. Her yere hakim bir manzarası, geniş bir bahçesi var. Alt kısımda Hasköy piknik alanı. Bizim misafirlerimiz geldiğinde gittiğimiz yerlerden. Bugün de gidelim dedik öğle yemeğinde değişiklik olsun. Pidesi güzel, fiyatlar da ekonomik . Yani gitmek için çok sebep var, hele de hava güzelse...  

25 Haziran 2011 Cumartesi

Tatlı mı Tatlı Bir Rüzgarla Gelen Anılar

Güllerle donanmış bir bahçede oturmuş 3-4 arkadaş. Tatlı mı tatlı bir rüzgar esmiş, getirmiş 50 küsur yıllık anıları...Gülüşürek hatırlamışlar, yaşamışlar tekrar tekrar yemyeşil bir bahçede... 

16 Haziran 2011 Perşembe

Samsun'dan...

Çocukken her pazar evde pide içi hazırlanır. Canım babacığım yaptırmaya fırına götürürdü. Öğlene doğru hepimiz ayranlarımızla nefis kokular arasında sofraya oturur bir güzel yerdik pidelerimizi.

23 Mayıs 2011 Pazartesi

Minicik Bir Bodrum Günlüğü- Gulet Otel


Gönülden muhabbetlere doyum olur mu , hele de böyle bir masadaysa insan yani sadece manzara bile karın doyuruyorsa... Masadakilerin ne önemi var diye bile düşünebilir  insan hep sevdikleri yanındaysa ... 

8 Mayıs 2011 Pazar

Erguvanlar Arasında Mini Yemek Günlüğü2

Erguvanlarına doyulmaz şehirde gidelecek mekanlardan biri de Cezayir Restoranıydı. Hastaneden çıkıp ne yapalım derken hoop kendimizi burada buluverdik. Yeşillikler arasında rahat ve ferah bir mekan burası hani iyiki de gelmişiz dediğimiz. Yukarıdaki anlaşılacağı üzere somon ve karides eşliğinde yeşillikler, balzamik sosla ve Cezayir usulü patlıcan salata. Cezayir usulü olan farklılığını pek anlamasak da lezzetliydi her ikisi de : )

7 Mayıs 2011 Cumartesi

Erguvanlar Arasında Mini Yemek Günlüğü1

 
Aksaray - Nişantaşı arasındaki zorlu, kısa koşuşturmalarımız arasında çiçeklerle donanmış erguvan ağaçları eşlik etti bize yollarda mutlulukla... Arada zaman bulunca kaçıverdik biraz alışveriş, biraz sevdiğimiz mekanlar derken geçiverdi zaman. Döndük işte ana kucağına, baba ocağımıza.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...