Tatile çıkmadan önce kendimi gün be gün yazacağım bir Bozcaada günlüğüne hazırlamıştım ancak , tatile iş bilgisayarımı götürdüğüm ve orada da blog sayfam çalışmadığı için yazamadım.Kısaca Bozcaada tatilimi özetlemek gerekirse:
Tek başına , uzun yol yapmak beni çok korkutsa da , boşuna korktuğumu anladım.Acaip hoşuma gitti , tek başına yol yapmak. Yolda herkes de çok yardımcı oldu.Artık, bol bol beni İstanbul çevresinde yol yaparken duyabilirsiniz.
Bozcaadaya yazın , haftasonu gitmenin en büyük sıkıntısı Geyikli'den adaya feribot sırası.Ama tatile gidildiği düşünülürse , uzatın bacaklarınızı ve muhteşem denizin , manzaranın tadını çıkarın.Ha bi de efil efil esen rüzgarın:)Aşağıdaki fotoğraf limana park emiş arabanın içinde feribotu beklerken çekildi.
Bozcaada'ya vardığımda , artık yol yorgunuydum ama otel odamı görünce kocaman bir "ohh" çektim.Geçen sene Kaş'da yaşadığım hayal kırıklığından sonra oda tam istediğim gibiydi.Şu otelde kaldım:
http://www.latifehanimkonagi.com/Giris_TR.aspx
Oteldekiler ve az ilerisindeki Lale kafedekiler beni hemen adalı yaptılar ve bana çay ısmarlayarak beni en hassas noktamdan vurdular.O saatten sonra neredeyse her saati onlarla geçirdim.
Adada deniz ve manzara muhteşem.O hep bahsedilen "aman çok soğuk , girilmesi zor" cümlelerine kanmayın. Gerçek deniz Bozcaada'dadır.
Bozcaada'da çok restorana girmedim ama Battı balık restoranın battı balık ahtopotunu mutlaka deneyin.Soğuk bir gün de balık çorbasını da . Ben ikisini birden denedim , iki gün acıkmadım:)
Ada küçük olmasına rağmen , görülecek çok sevimli yerleri var.Rüzgar gülleri bunlardan ilki .Gün batımında gidin tabi.17 tane rüzgar gülü var. Söylentiye göre hepsinin bir bayan ismi var. Rüzgar güllerinin sesleri beni çok etkiliyor.Güçlü, emin , sessiz bir güç.Gün batımı buradan çok güzel izleniyor.Hele uyku tulumunuzu alıp buradan yıldızları seğrederseniz , unutulmaz bir tatil olur.
Dedim ya , oteldekiler beni "adalı" yaptı diye , her akşam "adalıların " keyif yaptığı başka bir mekanı gezdim.Aşağıdaki fotoğraf , rüzgar güllerinin bekçisi Ahmet abinin terasındaki rakı sefasından.O her akşam bu masayı kuruyormuş. Haa , bi de eğer sizi severse , çok güzel balık yaptırıyor.
Adanın , belediye başkanını kutlamak lazım. Bi defa yapılaşma çok güzel ilerliyor. Evler belli kata kadar çıkıyor, hepsinin , boyası , kapısı , çiçekleri çok güzel.En önemlisi adada naylon torba kullanılmıyor. Çarşamba günleri adanın pazarı var. Aklınızda olsun ya yanınızda torba götürün ya da benim gibi pazardan sepet alın.
İşte bahsettiğim , beni "adalı" yapan arkadaşlar. Her akşam saat 5 gibi yaptığımız çay keyfinden bir kare.Soğuk kış günlerinde bu ani düşünüp gülümseyeceğim sanırım.
Bir sürü güzel şey yaşadım adada.Bir sürü güzel şey düşündüm , kendimi bir kez daha ölçüp biçtim , cebimde biriktirdiklerime bir kez daha baktım.İşe yaramayanları suya katıp gönderdim .Bana nazikçe anlatılanları , dinledim ve çok güzel şeyler anladım.Geriye kocaman bir gülümseme kaldı:)