Buket Uzuner etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Buket Uzuner etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Eylül 2017 Salı

Uyumsuz Defne Kaman'ın Maceraları/Toprak-Buket Uzuner



 Buket Uzuner'in tabiat dörtlemesinin ikinci kitabı Toprak. İlk kitap olan Su'yu severek okumuş ve heyecanla ikinci kitabın çıkmasını beklemiştim. Ama bazen olur ya çok beklediğin halde bir türlü sıra ona gelmez. Toprak okunmak için epey bekledi. 

Nihayet okuduğumda gördüğüm birçok negatif yoruma karşılık ben beğendim. İlk kitaba yaptığım yoruma benzer bir yorum yapacağım. 

Hikaye bu sefer Hititlerin başkenti sayılan Çorum'da geçiyor. Gazeteci Defne yine kayboluyor. Onu bulma çabaları ana konu gibi gözükse de asıl işlenen ilk kitapta olduğu gibi Şamanizm ağırlıklı. 

Bolca kamanlık,toprak etiği,Türk Mitolojisi gibi  konularda bilgi veriliyor. Gezegenimizin ana rahmi olarak tasvir edilen Toprak ile ilgili öyle güzel satırlar vardı ki..Keşke hepsini buraya koyabilseydim. Dönüp dönüp okumak istediğim türden. 

Bu hikayede ilk kitaptan tanıdığımız karakterler (Umay nine,Semahat,komiser Ümit..) olsa da yenileri de ekleniyor. Defne aşık oluyor mesela arkeolog Güneş Aytan'a. Sonra babası çıkıyor ortaya ki sevilesi biri:)
Ama ben en en çok Çorum valisi karakterini sevdim. Yüreğimizin,gözlerimizin aradığı türden. Bu karakter umuyorum ki gerçek hayatta da vücut bulsun bolca. 

Kitabı severek okudum. Artık eminim ki dörtlemeyi tamamlayacağım. Evet Buket Uzuner çok mesaj kaygısı ile kaleme alıyor bu seriyi. Bu çok hissediliyor. Bazı mesajlar gözüne gözüne sokuluyor okuyanın. Arada rahatsız ettiği de oluyor.  Kitapta HESlerden, Kutadgu Bilige; definecilikten Hitit uygarlığına herşeye bir satır ya da fazlası mutlaka yer verilmiş. Es geçmemiş gözüne batan hiçbir şeyi yazar. Yine de ben seviyorum böyle birşeyler öğrendiğim, okurken bir yandan da araştırma yapabileceğim şeyler içeren kitapları. Bu yüzden Uzuner'e kocaman bir alkış!
(Alkış Teşekkür demekmiş eski Türklerde,bu da kitaptan ;) Okuyanlar anlamıştır. )

"İnsanların,çocukluk yıllarının geçtiği coğrafyaya duydukları bağ ve aidiyet hissi yerçekimi gibidir. "

"Bir erkeği babaya dönüştüren kız çocuklarıdır. Çünkü ancak bir kız çocuğu büyüten erkek kadınları anlamayı öğrenir. "

"Hasreti soğuyan ayrılıklar, acısı kabuk bağlayan yaralar ve nefesi soğumuş özürlerin  artık değeri azalmış,eskimiştir. "

"Öyleydi babası,hep öyle olmuştu:sabırlı ve dürüst. Sade ve düz bir insan. Tahmin edilebilir olmanın güven ve huzur vericiliğinde bir kale. "

"İnsan dünyanın en muhteşem manzarasına bile bir süre sonra alışıyor. Hayran olduğun insanın sende hayranlık yaratan özelliği daha sonra onun en itici yanı oluveriyor. İnsan, bütün canlılar arasında alışkanlık sorunu yaşayan tek tür. "

"Hayat defterine girmiş hiç kimseyi silemezsin. "



 

21 Mart 2013 Perşembe

İki Yeşil Susamuru-Buket Uzuner



Bu yıl Tüyaptan aldım kendilerini.Ancak fuara beraber gittiğim arkadaşım Elif'in kitaplarının arasına karışınca elime geçmesi biraz zaman aldı.Çok merak etsem de okumam gecikmiş oldu bu nedenle.

Kitap merak ettiğim kadar varmış,keşke daha önce okusaydım dedim...Çok beğendim ben bu kitabı. 

Sonu hiç tatmin edici değildi ama gerçekten bunu dert etmedim.Çünkü hiç sıkılmadan okudum ve keyif aldım..

Kitap bir mimar olan Nilsu Baranın hayat hikayesini anlatmakta.Çocukluğu,gençliği,aşkları,anne-baba ilişkisi..Ve Nilsuya paralel olarak Teomanın hayatı..

Buket Uzunerin bu kitaptaki tarzını da ayrıca beğendim.Bir anda karakterin yıllar önceki anısına gidiyorsunuz fakat hiç kafa bulandırmadan oluyor bu..
Son zamanlarda okuduğum kitapların arasında en çok altı çizilecek cümleye de sahipti.
ve işte onlardan bazıları;

"Annesi,babası,çocuğu,sevgilisi,arkadaşı,kim olursa olsun,bir insan öbürüne ulaşmak için göze aldıklarıyla sevilir.Öbürüne ulaşmak yürek ister. Göze alabilmek ister. Bir insandan bir başkasına geçmek,emek ister,sevgi ister,yürek ister.Bunlar bile köprüleri kurmaya yetmez bazen.." syf 80

"Birinin iyi niyetini istismar etmek,o iyi niyetin başkalarına sunulmasını da yok eder." syf 81

"Hangi kadın daha iyi tanır bir erkeği;kız kardeşi mi,sevgilisi mi,annesi mi? Bir erkeğin yaşamındaki bu üç önemli kadına sunacağı,üç farklı yüzü ve ruhu olabilir mi?" syf 167

"Terk edilmek, ancak bağlanınca gerçekleşir." syf 172

"Fiziksel hastalığı olan aspirin ya da tylenol alır,ruhu ağrıyansa karar alır." syf 176

"Denize vurgunsan onunla yaşamanın yolunu bulacaksın."  syf 231

"Her kentin ,bir aşk çağrıştırdığını Nedim Gürsel mi söylüyordu?" syf 267

"Bazı insanlarla çalışmak başlı başına zevktir ama ,onlarla başka şey yapılamaz." syf 289



                                                  bu da Elifimin bana notu:)

8 Kasım 2012 Perşembe

Şiirin Kızkardeşi Öykü-Buket Uzuner

Genelde öykü okumak beni çok çekmediğinden elim pek gitmez öykü kitaplarına.Epey bir önce Kitaplaşalım mı etkinlğinde Biricitle kitaplaşmıştık ve O da bana Buket Uzuner'in bu kitabını hediye etmişti.İyi ki de etmiş:)
Severek okudum.Zaten okurken çok zorlanmadım 1günde bitti.

Kitaba adını veren Şiirin Kızkardeşi Öykü isimli hikaye ile başlıyor bu kitap bu öykü gayet güzeldi..Öykünün adı ile konu o kadar güzel içeiçe geçmiş ki..


En sonda 5eski arkadaşın ilk cinsel deneyimlerini birbirleri ile paylaşmaları üzerine kurulu bir öykü var ve beşinin ağzından da ayrı ayrı anlatılıyor.Bu öyküde benim her zaman savunduğum şu düşünceye dayanıyor aslında: Karşımızdaki insanları ne kadar iyi tanıdığımızı zannedersek zannedelim aslında o bize kendini tanıttığı,gösterdiği kadarını biliriz.Bu en yakınımız olsa bile..

ve birkaç altı çizilenlerden..
"Yeri geldiğinde bir yumruk yemenin insanı rahatlattığı durumlar vardır. Ama asıl felaket yumruk atılması veya yenmesi gereken durumlarda suskunluğun yarattığı ezici ağırlıktır."

"Ah bitirmek! Bitirmek, bir şeyi bitirmek, başlamaktan daha büyük bir cesaret ister çoğu zaman. Tanrım ne büyük cesaret ister bitirmek, bırakmak, 'bitti' diyebilmek!"

"Bu çaya karbonat  atmışlar,pek berbat tadı.ama alırım her seferinde işte,İstanbul Vapuruna yakışır diye..."


"Yavaş yavaş çürüyen ruh çok pis kokar. İnsan ne kadar yıkanırsa yıkansın asla temizlenmeyen bir kokudur bu"

"Geri dönebilmek ve anlayabilmek için ille de gitmem gerekiyordu. Bazılarımız için ille gitmek gerekir"

22 Eylül 2012 Cumartesi

Uyumsuz Defne Kaman'ın Maceraları SU-Buket Uzuner



Buket Uzuner'in çıkan son kitabı benimse okuduğum ilk kitabı "SU".
Su; devamı gelecek olan toprak,hava ve ateş dörtlemesinin ilk kitabı ayrıca.

Kitap toplumsal sorunları konu edinen gazeteci Defne Kaman'ın birgün bindiği vapurda kaybolmasıyla başlıyor ve Defnenin Umay Ninesi,Komiser Ümit ile arkadaşı sahaf Semahatin onu bulmaya çalışırken yaşadıklarıyla devam ediyor.Bu sırada genç komiserin aşkı Tasvirle yaşadıklarıda var.                                                 

Kitabı Türklerin eski inanışları olan Şamanizmden yola çıkarak yazdığını söylüyor Buket Uzuner röportajlarında.Zaten Kitabın ismi de Şamanizmde önemli yeri olan "Su"dan geliyor. Okurken de Şamanizm ile ilgili çok ayrıntılı olmasa da bilgiler vermekte.                                                        

Ben kitabı beğendim,2.kitabı beklemedeyim.Kitapla ilgili tek beğenmediğim yönse,bazı tanımlar ya da verilmek istenen mesajlar okuyucunun gözüne gözüne sokulmuş geldi bana.Bu kadarına gerek yok diye düşünüyorum.



"uğursuzluk hep başkalarından ve onların davranışlarından kaynaklanıyor sananlar,hayatlarını aslında hiç tanımadıkları bir beden içinde geçirenlerdir."

"yaşam düşünenler için bir komedi,hissedenler için bir tregadyadır"

"insanın insana ettiği kötülüğün,kabalığın,ikiyüzlülüğün ve zorbalığın açtığı yaralara şifayı yine insanların yarattığı kurmaca karakterlerde arayan milyonlarca okur gibi semahat ve ümit de ideal dostluğu kitaplarda buluyordu."

"nasıl birşeymiş ki bu aşk,insan sevdiğinden ayrılınca hayatı yedeğe alıyor,yaşıyormuş gibi yapıyor ve herşeyi kafasına yazıyor.Bir gün aşkına kavuşacak,bir bir anlatacak o yedekte yaşadığı hayatı.."

"Ya,bilenlerin yıllar sonra bile anlatırken heyecanlandığı aşk denen o mucizeyi hiç bilmeden çekip gitseydim dünyadan?Aşk,insana kalbinin yerini öğretiyor."

"bir kadının baba sevgisi açlığını hiçbir başka erkek veya vitamin hapı gideremez"

"herşey üstüne gelip seni dayanamayacağın noktaya getirdiğinde sakın vazgeçme! Çünkü orası gidişatın değişeceği yerdir"

ve okuyanlar bilir
"AY ÇÖREĞİ YALNIZCA BİR ÇÖREK DEĞİLDİR!"

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...