Yeni eklenen yazıların mailinize gelmesi için mail adresinizi yazmanız yeterli

video etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
video etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mayıs 2011

Hayatı çaresizliklerle dolu bir adamın öyküsü




7 Yaşındayken babasını kaybetti ve yetim kaldı. Yalnız ve içine kapanık biri olarak yaşamaya, oradan oraya sürüklenmeye başladı.

8 Yaşında okuldan alındı ve köyde yaşadı. Zamanını tarlalarda kargaları kovalamakla geçirdi. 

10 Yaşında yüzü kanlar içinde kalacak şekilde, yeni okulundaki hocasından dayak yedi ailesi onu okuldan aldı. Sinirden ve korkudan üç gün evinden çıkamadı. 

17 Yaşında hayalindeki okulun istediği bölümü için gerekli not ortalamasını tutturamadı. 

24 Yaşında tutuklandı, günlerce sorguya çekildi ve iki ay tek başına bir hücrede hapis yattı.

25 Yaşında sürgüne gönderildi. 

27 Yaşında kendisinden bir yaş büyük meslektaşı kendisinin de üyesi olduğu derneğin çalışmaları ile kahraman ilan edilirken, kendisi hiç önemsenmiyordu. Doğduğu şehrin merkezinde rakibi törenlerle karşılanırken, o kalabalık arasında yalnız başına olanları izliyordu. 

30 Yaşında kendisi başka şehirleri düşman elinden kurtarmaya çalışırken, doğduğu şehir düşmanların eline geçti. 

30 Yaşında amiri, onu kendisinden uzaklaştırmak için başka göreve atanmasını sağladı, yeni görevinde fiilen işsiz bırakıldı. Aylarca boş kaldı. 

37 Yaşında böbrek hastalığından viyana da iki ay hasta ve yalnız halde yattı. 

37 Yaşında komutan olarak yeni atandığı ordu dağıtıldı. 

38 Yaşında savunma bakanı tarafından görevinden atıldı. 

38 Yaşında bir toplantıda giyebileceği bir tek sivil elbisesi yoktu ve başkasından bir redingol ödünç aldı. Ayrıca cebinde sadece 80 lirası vardı. 

38 Yaşında kendisi için tutuklama kararı çıkarıldı. 

38 Yaşında en yakın 5 arkadaşından 3'ü onun kongre temsil heyetine üye olmaması için oy kullandı.
39 Yaşında idam cezasına çarptırıldı. 

SONRA NE Mİ OLDU? 

42 yaşında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı oldu! 

Okuduğunuz öykü efsanevi lider Mustafa Kemal Atatürk'e aittir. Şimdi düşünün, sizin başarılı olmanızı engelleyen ama Atatürk'ün karşısına çıkmamış bir engel var mı?
Başarınızın önündeki engel ne?

Paranız mı yok?
      Atatürk'ün de yoktu!!

Sağlığınız mı bozuk?
      Atatürk'ün de bozuktu!

Çevrenizde sizi çekemeyenler mi var?
      Atatürk'ün de vardı!

Bazı yakın arkadaşlarınız sizi arkadan mı vurdu?
      Atatürk'ü de vurdular!

Aileniz çok zengin değil miydi?
      Atatürk'ün de değildi!

Amirleriniz hakkınızı mı yiyor?
      Atatürk'ünkini de yemişlerdi!

Sizden daha beceriksiz ama hırslı insanlar, sizden daha hızlı yükselip size amirlik mi yapıyor?
       Atatürk'ün de başına gelmişti!
Hakkınızda idam fermanı çıktığı için mi başarılı olamıyorsunuz?
      
Bunun başınıza geldiğini pek sanmıyoruz ama; Atatürk'ün başına bu da gelmişti!
Gündelik hayatta karşılaştığımız küçük ya da büyük kişisel sorunlar büyük başarıların önünde engel değildir.

Atatürk kişisel kurtuluş savaşı ile ülkeyi kurtarma savaşını birlikte götürebilmişti.
Ona, “Para yok” dediler, “Bulunur” dedi,
“Düşman çok” dediler, “Yenilir” dedi ve sonunda tüm dedikleri oldu.

Atatürk'ün gençliğe hitabesinde niçin, “Vazifeye atılmak için içinde bulunduğun vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin” dediğini sanırım daha iyi anladınız.



Kendinize Güvenin

"Kazanma Hırsı" belgeselinde geçen bilimsel bir deney.



Liderlik ve Kararlılık

BBC’nin son harikası "Life-Hayat" belgeseli, NTV sayesinde Türkiye’de de büyük bir beğeniyle izleniyor. İşte o belgeselde yer alan ilham verici sahnelerden birisi. Liderlik ve kararlılık üzerine sergilenen bu mücadele mutlaka izlenmeli...



24 Ocak 2011

Farkındalık testi

15 Ocak 2011

Nietzsche'den Seçmeler

1 Aralık 2010

Zamanın Değeri

6 Kasım 2010

Nick Juvicic

Tetra-amelia adlı bir sorun nedeniyla dünyaya böyle gelen Nick Vujicic, büyük zorluklar yaşadı. Okulda alay konusu oldu. Öyle ki, henüz 8 yaşındayken intiharı denedi. Ama 12 yaşında, dünyayı daha iyi anlamaya başladıkça, aslında herkesin bir sorunu olduğunu kavradı. Dahası üniversite bitirdi ve iyi bir finans planlama uzmanı oldu.

Henüz çocuk yaşta, başkaları için umut olabileceğini anlayan Nick Vujicic, "Hayatın her şeye rağmen yaşanmaya değer" olduğunu etrafındakilere anlatmaya başladı. O kadar başarılı oldu ki, sayesinde pek çok insan hayata yeniden bağlanmayı başardı.

Vujicic;Kolları ve bacakları yok; ancak verdiği hayat dersi tüm dünyanın ilgisini çekiyor. İşte size mükemmel bir hayat dersi!
Eğer herşeyden bıktıysanız…

Kolları ve bacakları yok; ancak verdiği hayat dersi tüm dünyanın ilgisini çekiyor. Okullarda verdiği seminerlerde gençlere kendi yaşamını anlatırken, hayatından da örnekler veriyor. Peki tamamı İngilizce olan bu video da neler anlatılıyor.

İşte o hayat dersi;

Kolları, elleri ve ayakları olmayan adam bir takım komiklikler yapıp, yere düştükten sonra şunları söylüyor:
Her insan hayatta zaman zaman bu derece umutsuz olduğu zannedilen durumlara düşebilir; Hatta tekrar ayağa kalkabilmek için her türlü imkan ve enstrümandan yoksun da kalabilir…
Şimdi sizlere soruyorum diyor:
-Ben 100 kere tekrar ayağa kalkmayı denesem ve100′ünde de başarısızlığa uğrasam, tekrar ayağa kalkabilme konusunda tüm umutlarımı yitirmeye hakkım veya şansım var mı?-
-Yani artık sizce 101. Seferi hiç denemeyi dahi düşünmemeli miyim? Maalesef benim öyle bir şansım yok; yaşamımı devam ettirebilmek için ne yapıp edip tekrar ayağa dikilmek zorundayım !
Ne yapıp edip kendime ayağa kalkmak için bir destek noktası hayal etmek bunu yapmak zorundayım… İşte şimdi yapacağım gibi.

7 Ekim 2010

Dünyanın En Zeki İnsanından İlginç Tespitler

2 Ekim 2010

Mr.W

14 Eylül 2010

Coca Cola vs Pepsi

Kola tutkusu insana neler yaptırıyor.Çarpıcı bir reklam.


13 Eylül 2010

Yeşil Sahalarda Görmek İstemediğimiz Hareketler

FAS Kupası'nda karşı karşıya gelen FAR Rabat ve Mahgrib Fez'in mücadelesi 1-1'lik
sonuçla sona erdi. Ancak maça Rabat kalecisi Khalid Askri'nin bir anlık dalgınlığı damgasını vurdu.

Imaghri'nin 41. dakikada attığı golle öne geçen FAR Rabat, 48. dakikada Ouaddouch'un penaltı golüne engel olamadı.

Mahgrib Fez'in kullandığı penaltı atışında kaleci Khalid Askri, topu kurtardığı için tribünlere doğru yürüdü ancak Askri'nin bu mutluluğu çok kısa sürdü. Çünkü Ouaddouch'un kullandığı şut çoktan kale çizgisini geçmişti.



İsveç Ligi'nde oynanan Gefle-Orebro maçında şok. Konuk takım oyuncusu Fredrik Nordback attığı golün ardırdan kale arkasında duran taraftarlarının yerini şaşırınca tokadı yedi. Norback gol sevincinde ev sahibi takımın taraftarlarına gidince neye uğradığını şaşırdı... 

24 Ağustos 2010

Walkman vs Hoover

Konserve ve Brüksel lahanaları arasındaki bu amansız savaşı kim kazanacak dersiniz ?
Hep birlikte izleyelim ve görelim.

14 Ağustos 2010

Şifalı Bitki Çayları ve Yararları

Tıbbı Bitkiler Uzmanı Prof. Dr. Kerim Alpınar'ın hangi bitki çayının neye iyi geldiğini anlattığı videoları bir araya  toplayarak reklamlardan arınmış bir şekilde sizlerle paylaşıyorum.
 14 dakikalık bu videoyu izlediğinizde adaçayı,ekinezya,ıhlamur,ısırgan,kuşburnu,nane limon,papatya,rezene ve zencefil bitki çaylarının yararlarını öğrenmiş olacaksınız.


28 Kasım 2009

Nejla ve Nejdet



Yusufeli ÇPL öğrencilerinin 2006 yılında sergiledikleri bu oyunu izlemenizi öneririm.
Eski Türk filmlerinin ruhunu çok iyi yakalamışlar.

18 Eylül 2009

Lost parodisi

Bir asansörde, Jack Shephard ile karşılaşılınca ne yapılır ?
Tabii ki Lost ile ilgili sorular sorulur, kimileri ona asılır ve hatta eğer izlemediğiniz bölümler varsa, sohbet spoiler bile içerebilir.

16 Eylül 2009

Super size me

Amerikalıların en büyük sorunu olan obezite konusunu incelemek isteyen Morgan Spurlock, kendisini denek olarak kullanarak ülkeyi dolaşarak "fast food" yemeye başlar.
Spurlock, fast food'un insanlar üzerindeki etkisini görebilmek için, günde 3 öğün sadece ve sadece McDonal's'larda beslenmeye başlar.
Yiyebileceği ve içebileceği şeyler sadece McDonald's menüsündekilerle sınırlıdır.
1 ay boyunca bu diyeti uygulayan Spurlock, kısa zamanda fiziksel ve psikolojik olarak
etkilenmeye başlar.

Fast food yemeye başlamadan önce doktorların yaptığı testler sonucunda son derece sağlıklı olan Morgan,kendi sağlığını ve hayatını tehlikeye atma pahasına bu belgeseli çekmiş.
Belgeselin, adını , amerikadaki mcdonaldsların menülerindeki yer alan en büyük boy seçenek anlamına gelen super size koymuş.
Belgeselde sadece mcdonaldslarda değil amerikadaki okulların yemekhanelerinin bir çoğunda da öğrencilere fast food yiyecekler verildiğini görüyoruz.
Sağlıksız olduğı herkes tarafından bilinen bu tip yiyecekler amerikadaki yemek şirketlerinin lobi çalışmalarıyla yaptıkları baskı sonucunda hükümet tarafından destekleniyor.
Fast food zincirleri,öncelikle çocukları hedef alarak hem menülerde çeşitli oyuncaklar vererek hem de restoranların bahçelerinde yer alan oyun alanlarıyla çocukları cezbediyor.
Böylece yetişkin müşteriler kendileri istemese bile çocuklarının isteğiyle fast food restoranlarına gitmek zorunda kalıyor.

Mc donalds müşterilerinin %20 si haftada bir kez gelen ağır müşteriler %70 isiyse haftada birkaç gelen çok ağır müşterilerden oluşmaktaymış.
Bunun nedeni ise Mc donalds'ın ürünlerinde bağımlılık yapıcı maddeler kullanması.
Bu da besinlerin gıda değerlerinin azalmasına neden oluyor.Böyle olunca da ne kadar çok yerseniz yiyin daha fazlasını yemek istiyorsunuz.

Mcdonalds sistemi, iş modeli olarak gerçekten çok iyi işleyen bir model.
Mcdonaldlaşmanın boyutlarını daha önceki yazımda ele almıştım.
Konuya ilgili olarak George Ritzer'in yazmış olduğu Toplumun Mcdonaldlaştırılması kitabını mutlaka okumanızı öneririm.
Mcdonalds sisteminin sadece beslenme alanında değil giyimden sağlığa kadar hayatımızın diğer alanlarını da nasıl etkisi altına gösteren çok güzel bir kitap.

Belgesele dönecek olursak,Morgan, 30 gün boyunca her gün sabah, öğle ve akşam yemeklerini mcdonalds'tan yiyor.Bu şekilde ilk günlerde hızlı bir kilo artışı yaşarken son haftada ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşıyor.
Karaciğeri iflas etme noktasına geliyor.Doktorlar bu durumun daha önce sadece aşırı alkol tüketen insanlarda gördüklerini söyleyerek bunun mc diyetiyle nasıl olduğuna anlam veremiyorlar.
Ayrıca tüm vücut fonksiyonları kötüye gitmeye başlıyor ve doktorlar bu diyeti sürdürmesi durumunda ölmesinin kaçınılmaz olduğunu söylüyorlar.

Belgeseli daha da fazla anlatmak istemiyorum size de birşeyler kalsın :)
Kısaca bu belgeseli izleyin ve izlettirin.

Belgesel hakkında detaylı bilgi için tıklayın


13 Eylül 2009

Sebastian's Voodoo

Fedakarlık üzerine bol ödüllü 4 dakikalık bir animasyon...


24 Temmuz 2009

Volkan Konak Stand up

Volkan Konak'ın bir konserinde kaydedilmiş kısa bir video.
Bence volkan konak konserlerinde anlattığı bu hikayeleri bir dvd yaparak piyasaya sürmeli.
Albümleri kadar popüler olacağına hiç şüphem yok.


20 Temmuz 2009

Evian

Evian içen çocuklarda görülen gelişmeyi çarpıcı bir şekilde ortaya koyan güzel bir video :)


26 Haziran 2009

8 dakikada karın egzersizi

Yaz aylarının başladığı şu günlerde artan kilolarınızdan şikayetçiyseniz günde sadece 8 dakikanızı ayırarak karın kaslarınızı şekle sokabilirsiniz.

Konu kaslar olduğunda geçerli olan ilke kullan ya da kaybettir.
İşleyen demir ışıldar da diyebiliriz.
Bir çalışmanın etkili olması için yapılması gereken şey az da olsa sürekliliğinin olmasıdır.
Özellikle iş hayatında bütün gününü pc başında hareketsiz geçiren kişiler için bu tip temel egzersizler büyük önem taşımaktadır.

Tabiki tek başına karın egzersizi size çok büyük bir kazanç sağlamaz önemli olan tüm vücudu formda tutacak dengeli bir egzersiz planınızın olmasıdır.
Ne de olsa br zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür.

Spor yapmaya vakit bulamadığını söyleyenler sahillerde yer alan egzersiz aletlerini kullanabilirler.
Temel kas gruplarının çalışması için yeterli olan bu egzersizler sizi formda tutmaya yardımcı olacaktır.
Bu egzersiz aletleri Çin'de evlerin bahçelerinde bulunuyormuş.
Bir Türk girişimcinin çabasıyla ülkemizde de oldukça popüler hale geldi.

Bir fitness DVD'sinden alındığını tahmin ettiğim bu videoyla sizi başbaşa bırakıyorum.
Coni vayt abimi ve takım arkadaşlarını dikkatle izleyin :)

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More