yeşilköy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeşilköy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Kasım 2012 Çarşamba

Ye,iç,gül,gez !!





Ne haftaydı ama daha doğrusu ne haftasonuydu desem daha doğru olur. Geçen cuma yine bi rakı-balık günüydü bizde ama bu kez misafirlerimiz vardı. İlk kez fırında sarıkanat balığı pişirdik sevdicekle çok da güzel oldu! Bu arada biz uzun zamandır Tekirdağ rakısının Trakya serisinden yaş üzüm olanından tüketiyoruz meraklısına duyurulur içimi çok daha kolay ;) uzun bi masa sohbetinin ardından bırakmadık misafirleri gece bizde kaldılar bu arada misafir diyorum ama gelenler bizim kardeşlerimiz dostlarımızdı;) bize çok güzel ev hediyeleri de almışlar ki bayıldım bayıldım.


English Home dan bu güzel battaniyeyi getirmişler bana bir de balık servis tabağı çok beğendim :)



Bizim düğünlerin cdsini izledik gülmekten katıldık yine ;)) her izleyişte farklı bişey çıkıyor ortaya valla! Yıllar sonra da hep beraber izleyip böyle gülebiliriz inşallah. Neyse sabah hep beraber kalkıp Selimpaşadaki Metro turizm tesislerine kahvaltıya gittik o tesisde Samsuna özgü yöresel yiyecekler bulunur; Samsun pidesi,Samsun simidi ve Samsun'un Çakallı menemeni biz simit ve menemen yedik ve yine efsaneydi ekmek yemeyen ben bile 3 dilim ekmekle hüplettim valla menemeni;) tavsiye ederim mutlaka denemelisiniz. Daha sonra Autoshowa gittik, aman Allah'ım o arabalar da neydi öyle? Ve çoğu da satılmış insanın inanası gelmiyor açıkcası verilen paralara başım döndü arabaları gezerken ama en çok beğendiklerim klasik arabalar oldu onlar bence fuarın en muhteşemleriydi.

3 saat gezmişiz fuarı çıktıktan sonra deli gibi acıktığımızı farkettik ben kanata bayılırım Bahçelievlerdeki meşhur Kanatçı Haydar'ın Yeri'ne gittik çok salaş bi yer ama kanatlar enfesti 8tane kanatı 2 dk içinde bitirdim masadakilerde şaşırdı ;))

Üstüne pelit pastanesinden antep fıstıklı baklavada alıp yedikten sonra dedim herhalde ben 100 kg oldum uzun zamandır bu kadar yediğimi inanın hatırlamıyorum ama iyi geldi dostlarla yapılan, gezilen, yenilen herşey çok çok güzel! Haftasonları şenlik gibi benim için bu haftasonunun ismi ye,iç,gül,eğlen oldu ;) pazar günü tüm günü canım Üsküdarımda geçirdik Dilruba restorantta boğaza karşı salep içtim çok keyifliydi !

Amma uzun yazmışım okuyanın gözlerine sağlık ve sevgiler;))

Yeşilköye hayranım aşağıdaki manzara yine Yeşilköyden..

 

Ben donut denen yiyecekle yeni yeni tanıştım ama şu aşağıda gördüğünüz favorim oldu Krispy Kreme den Karamel Rüyası bu donutun adı :)

Bu da benim ilk kez yaptğım damla çikolatalı muffinlerim çok güzel oldu valla hemen bitirdik :)

Uykusuz karikatür dergisinin bir karakteri "Fırat" bayılıyorum bu çocuğa..Bu resmi de çok sevdim açıkcası.


Bu oyuncağı hatırlayanınız var mı bilmiyorum biz kardeşlerimizle çok oynardık bununla :) Oltaların ucunda ve balıkların ağzında mıknatıs vardı, ortadaki platform dönüyor ,döndükçe de balıklar ağzını açıp kapıyorlardı kim daha fazla balık tutarsa kazanırdı oyunu görünce çocukluğum geldi aklıma.


Bu arada ben Bodrum'u ve yaz mevsimini biraz erken özledim galiba bu foto da Zeki Müren heykeline nasıl bakmışsam elim belimde :)

İşte çocukluktan bi anı daha hatırlayan var mı ? Bu arada hala var mı Cinodan?


Geçen akşam sevdiceğe canım tatlı istiyor dedim sağolsun biraz abartmış :) Kim yiyecek bu kadar abur cuburu ?


18 Ocak 2012 Çarşamba

İstanbul var ama birde Üsküdar var...(Bi de bol foto var) :)

Ben İstanbul'u severim ; aşkımızın şehridir. Her semtinde el ele gezmişliğimiz, her sahilinde kağıt helva yemişliğimiz vardır.

Kah Kadıköy iskelede kahvaltı eder oturur Beşiktaş'a bakarız, kah Beşiktaş sahilde çay içerken Kadıköy'e içleniriz..

İstanbul'u severim her haftasonu Burgazdan kaçıp saklandığım büyülü şehrimdir..Tatilimdir kafa dinleyişimdir sevgiliyle..


Bir İstanbul var bende ; Eminönü'nden Yeşilköy otobüslerine bindiğimiz, Tophane'de nargile kokusuyla sarhoş olduğumuz, İstiklale beş parasız çıkıp sevgiliyle cebimizdeki son ufaklık parayla oynadığımız kazı kazandan tüm günü kotardığımız.. Ben ilk waffle denen tatlıyı Ortaköy'de yedim, pilav üstü kuruyu Ortaköyde tesadüfen sevdim..





İstanbul Avcılar kampüsünden hergün metrobüsle, Mecidiyeköye geldim! Şişli keşmekeşinden bile hayıflanmadım, sonunda huzura gidiyordum çünkü.. Yanımdan geçip giden kızgınlıkların ne önemi vardı?Koca AVMleri bile sevdim ışıklı oluyorlardı ne güzel ben zaten ışıklı biyer görmeyeyim :)










Üsküdar'dan vapurla Eminönü'ne, Eminönünden kankoş yanına Alibeyköy'e giderken otobüs güzergahının güzelliğine hayran kalırdım. Örnekse; Feshaneden geçerken bir Ramazan gelmeli buraya ya da Pier Lottiye çıkılmalı tekrar o da olmadı Eyüp Camii'ye anne-babayı getirmeli..


Evet böyle kocaman bir İstanbul var bende ama, ah bir de Üsküdar var !!

Ben Üsküdar'ı ilk gördüğümde kendimi 1970lerde bir Yeşilçam filminde zannettim.. Kız kulesine bakınca büyülendim, Mihrimah Sultan camiinin yanından öylesine geçen insanlara şaşkınlıkla baktım çünkü ben o camiinin bahçesinde dondum kaldım.. Kar yağıyordu ve sanırım kar Üsküdar'ı daha bi güzel yapıyordu.
Salacak sahilinde yürürdük sevgiliyle, bitmesini istemediğim o yol ahh ahh.. Soğuktu, kar yağıyordu ama üşümüyordum..



Fethi Paşa korusu vardır Üsküdar'da ağaçların, yeşilliklerin arasından zor bir patika çıkarsın ve karşına çıkıverir inanılmaz manzara, Boğaz'ı ilk kez ordan gördüm tüm heybetiyle.. Daldım kaldım. Sonra dedim ki sahi insanlar Üsküdar varken neden başka semtlerde otutururlar ki ?


Fıstıkağacı vardır sonra Üsküdar'da,sokaklarında alış-veriş torbalarıyla eve yürüdüğüm dar ama arnavut kaldırımlı temiz yakışıklı sanki o derece güzel gözümde o sokaklar.. İnsanlar saygılı, birbirine selamlı, gürültüden uzak Üsküdar'ın Fıstıkağacı..




Sonra Üsküdar iskelesi diğer tüm iskelelerin 1 adım önündedir benim için, harika bi kalabalık iskelenin önündeki büfelerden gelen güzel kokular ve az sonra seni karşılayan Mihrimah Sultan camii..

Birde çok parasızdık sevgiliyle o dönemler belki de o yüzden tatlı geldi Üsküdar bana ne bileyim orada yaptığım herşey daha bi değerliydi benim için, hani basit bir börekçi de bir dilim yediğim börek bile bambaşkaydı Üsküdar'da bak hala hatırlarım ismini" KOÇLAR BÖREKÇİ"  :)


Sonra Üsküdar'da yazıhaneler vardır bak orası da apayrı bir tarihi dokudur benim için, orayı bile ayrı severim! O sokak inanılmaz güzel gelir bana nesi güzelse artık!

Paşalimanındaki kahvaltılar, Çengelköy sahildeki yürüyüşler bilmem ki ben nasıl anlatsam ki Üsküdar'ı size?




Ne zaman İstanbul'a gitsem uğramak isterim Üsküdar'a, sahilde gezinmek isterim yine salına salına.. Birgün yuva kurarsam Üsküdar beni de al yanına..

Bende bir İstanbul var ama ondan öte Üsküdar var...Özlediğim, içlendiğim, heveslendiğim...


Sevgiler...

Not: Fotoların hepsi bana aittir ve hepsi İstanbul'da çekilmiştir.. Kız kardeşler ve Gani'de foto içeriklerine dahildir benle beraber :))