genç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
genç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Kasım 2011 Pazartesi

Güzel !

Samsun'a döndüm sevgili yanından, biraz buruğum, biraz hüzünlü...

Yeni bir yıla yaklaşıyoruz Allah izin verirse, umut dolu,huzurlu, sağlıklı olsun tek dileğim...

Ben severim doğal fotoğrafları,süs püs, makyaj olmadan insanların en doğal hallerini fotoğraflamayı !

Gecenin bir saati güzel bir sohbetteyken ve pijamalı çekilen bu fotoğraf tüm fotoğraflarımızdan daha güzel, daha samimi bence! Hele bir de Seda ders çalışırken taktığı, aslında sevmediği gözlüklerleyken :)



Sevgiler..



7 Ekim 2011 Cuma

Geçmiş zamanlar..da!

Sevgili BABA'nın şu yazısıyla bu kaydı oluşturma fikri hasıl oldu bende. O kaydı okuyunca acaba dedim benim anne-babam ben o yaşlardayken ne düşünüyorlardı? Nasıl bir ergenlik geçirttim onlara? Hatırlayınca vallahi üzüldüm bizimkilere..

Ortaokulda çooook şişman bir çocuktum,  72'yi falan görmüştüm basküle çıktığımda. O dönemlere ait  fotoğraflarım sandıkların en diplerinde aslında bir tarayıcım olsa ben buraya yüklerdim ama yok maalesef. Düşünün işte saçlarının uzunluğu kulaklarında bayağı bir gıdığı olan,yuvarlak surat,etli yanak, bariz şişko bir kız çocuğu! Tam olarak tasvirim buydu o zamanlar. Bu kilolar yüzünden asosyal olmuştum, doğum günü partilerine, sınıfça gidilen pikniklere, 4-5 arkadaş buluşup sinemaya falan gitmiyordum tabi ki.. Hiç bişey yapamadığım için kendimi derslerime vermiştim ki bu yüzden ortaokulda derslerim diğerlerinden oldukça iyiydi. Kilolarımın sorumlusu anne-babamdı benim için, neden bana dur dememişlerdi ki? Evde sürekli  suskundum , içime kapanık dolaşıyordum. taa ki Lise zamanlarıma kadar.

O kilonun bir kısmını yaz tatilinde bisiklet tepesinde geçirdiğim için verdim! Şöyle 10kg kadar verdim ama yine tombulum. Artık isyanım herşeye anneye,babaya, okula, düzene, eğitime herşeye :) Eve gelir gelmez odama geçiyor ve ordan asla çıkmıyorum. Annem kapıma gelip kızım birazda bizimle otur içerde, hep burdasın diyor ,hayır diyorum ben burda iyiyim.

Çok acayip sosyalistim o sıralar, önüme gelen herkese anlatıyorum sosyalizmi..(Ne haddime acaba) Siyahtan başka renk giymiyor, rock ve protest müzikten başka bişey dinlemiyor ve deli gibi sigara içiyorum! Başka tür müzik dinleyenleri anlamıyor, TSM seven babama gülüyorum, arabada giderken onun dinlediğine dayanamayıp kavga ediyorum !
Özgür olmak istiyorum , anne-baba, okul vs herşey saçma! Ben özgürüm istediğimi yaparım, diyorum ve gerçekten bu şehrin sokaklarında tabuları yıkıyoruz arkadaşlarımla.. Gitarlar çalıp şarkılar söylerek harçlığımızı çıkarmaya başlıyoruz. Sadece siyah giyiyoruz dedim ya siyahtan başka bir renge katlanamıyoruz.
Aşığız, aynı zamanda  aşık olduğumuz adamlara sinirliyiz, ona da isyan ediyoruz :)  Meydanlarda bağırıken yerel gazetede fotolarımı görüyorlar anne ve babam, çok fena kavga ediyoruz yine; gitmeyeceksin, gidicem... Ve yine seslerini susturuyorum onların protest müziğimin son sesiyle..


Bi de bateri istiyorum babamdan sanki hakediyormuşum gibi! Derslerim berbat, kimi zaman okula kafama göre gitmiyorum bile, okul da neymiş, daha önemli meseleler var halledilecek, bunları konuşuyoruz, arkadaşlarla, ne yapmalı diye..? Bateri almıyor tabi ki babam bana (ki o zaman alabilecek gücü de vardı) harçlıklarımı biriktirip 2.el bi bateri alacaktım ama olmadı, o para başka şeylere gitti. Ama hala ilk bagetlerimi saklarım! İçimde ukde kalan bateriyi sonraları bateri dersi alarak azıcık da olsa gidermiştim.Bu ergenlik dönemi hayatın gerçekten (!) gerçeklerini anladığım yıllarda bitti.. Tüm isyanlarım 18 yaşımdı sanırım, derin bir sessizliğe büründü, çünkü evimizde tüm dünyanın sorunlarından daha büyük sorunlar oluşmaya başlamıştı, neyse..

Sözün özü ailemden özür diliyorum yahu! Ne zorlamışım onların sınırlarını, ben olsam ne yapardım, ne ederdim böyle bir çocuğa? Laftan anlamayan, kafasının dikine giden, sokaklardan eve gelmeyen, odasından asla çıkmayan! Her söyleneni saçma bulan.. Büyüklerine kimi zaman saygısızlık eden ! Allah anne-babamı başımdan eksik etmesin, onlara minnettarım o zorlu dönemde beni yinede (!) anlamaya çalıştıkları için..