Yandık demektir :) Bersu yeni bir blog açtı moda ve el - tırnak bakımı hakkında bildiklerini yazmaya başladı.. Çok gevezedir şimdiden söyleyeyim, tabii ki takip etmek isteyen olursa..
Ayrıca çok da eğlenceli bir insandır, umarım onu blog dünyasında yalnız bırakmazsınız..
" Benimde söyleyeceklerim var! " blogunun adı bu..
Sevgiler..
31 Ocak 2012 Salı
29 Ocak 2012 Pazar
Bizce 90'lar..
Geçenler de Okan Bayülgen harika bir program yaptı.Adı da "90'lar Diskosu" idi. Biz kız kardeşler olarak kilitlendik programa hani sabaha kadar sürse izlerdik eminim..
Program boyunca o zaman ki şarkılar,klipler,oyunlar vs konuşuldu. Belki kız kardeşlerin yaşı başı çok fazla değildi ama 90'lı yıllarda biz çocuktuk. Kendimizce doksanları yorumladık. Bakın aklımıza neler geldi, o zamanlara ait
Bizce 90'lar; Okul bahçesinin kapısında bekleyen satıcı amcalardı.(Hani annelerimizin; 'sakın okul dışındaki satıcılardan bişey alma,zehirlenirsin' dedikleri amcalar)..
-O amcalardan alınan leblebi tozuydu. O leblebi tozunun soluk borumuza kaçmasıyla mütevellit , boğulma tehlikesi atlamamızdı.
-Yine aynı amcaların lacivert renkli kollarına asabildikleri kapalı sandıklar için de sattıkları o lahmacunlardan almaktı.
-Ve yine o amcalardan satın alınan "Eskimo" adıyla satılan meyveli buzlardı. Kardeşim biz onları "Meybuz" olarak tanırdık diyor ama benim ve Seda'nın ilk okul zamanında adı "Eskimo" idi.
-Yazlık evimizdeki merdaneli çamaşır makineleriydi, makineler diyorum çünkü çok kalabalıktık ve 2 tane vardı. O merdanenin arkasından çıkan çamaşırları çamaşır selesine yerleştirmesinde, anneye yardım etmekti.
-Bisiklet sürmeyi öğrenmekti, öğrenmeye çalışırken çok fazla düşmek , dizi ve dirseği çürütmekti. Seda'nın "Beldesan Kuğu" benimse "BMX" bisikletimdi.. Bersu'nun minicik 4 tekerlekli bisikletiyle peşimizden gelmeye çalışmasıydı.
-Babam ve annemin yaz akşamları, dostlarıyla Suavi,Edip Akbayram, Ahmet Kaya dinlemesi,şarkılara eşlik etmesiydi..Bu yüzden ilk öğrendiğim şarkının; "Saza niye gelmedin, söze niye gelmedin" olmasıydı.
-Yılbaşı geceleri saat 12'ye kadar beklemeye çalışmaktı , 12'de yılda sadece yılbaşı gecesi çıkan dansözü hayranlıkla izlemekti.
-Annemin okula gönderirken cebimize koyduğu telefon jetonuydu. Annemin, acil bişey olduğunda ara bu jetonla diye tembih etmesi, ama benim ilk tenefüste koşa koşa jetonla eve telefon edişimdi.Ne yapıyorsunuz demek için sadece :)
-Beslenme çantamıza koyulan sandviç, meyveler ve küçük kutu süttü. Annem bitiremediğini geri getir diye tembih etmesiydi. Bitiremediğim sütü beslenme çantasına geri koyup sallaya sallaya eve gelişimdi..Üstüm başım süt içinde :)
-90'lar yaramazlığımızdı, Seda ile benim inanılmaz kavgalarımızdı. Camı çerveceleri indirişimizdi.Annemin dayaklarıydı.
-Kur'an kurslarından hemen sonra, sitenin tüm çocuklarıyla denize koşuşturmalarımızdı.
- İlk kaset alma heyecanlarıydı, Hadi yine iyisin, iyisin, iyisin en sevdiğimiz şarkıydı.Seda'nın ilk kez aşık oluşuydu.
-Dansa davet oynamaktı, sandalye kapmaca, beş taştı.
-Adam olacak çocuktu, bizimkilerdi, süper babaydı, akşam saat 8'de uykuya dalmaktı. Sadece pazar günleri bizimkiler bitene kadar oturabilmekti.
-Parliament sinema kulübünden sinema izlemek için can atmaktı ama asla izin verilmemesiydi.
-Kolalı yakalıkları giyinmekti mavi önlüklerle, tertemiz kumaş mendillerimizdi süslü,püslü.
-Okulda kaçamak şişe cola içmekti tüm parayla.
-Arı Maya silgileriydi mis gibi kokusuyla.
90'larda çocukluk çok daha değerliydi,istediklerimize hemen sahip olamıyor,sahip olduklarımıza da gözümüz gibi bakıyor bıkmadan usanmadan kullanıyorduk. Şimdi herşey çok kolay..Arkadaşımın 2 yaşındaki bebeği bile benden iyi tablet bilgisayar kullanır durumda.. Sadece biraz ağlıyor ve istiyor hemen eline tutuşturuveriliyor,telefon,pc,yahut herhangi bir büyük oyuncağı..
Bakalım bizim çocuklar nasıl olacak ?
Sevgiler..
He bide..Zıııttt! Erenköy...
27 Ocak 2012 Cuma
Bir kadını elinde tutmak için...
Bugün bir tweet okudum şöyleydi;
Bir kadını elinde tutmak için:
1) Verdiğin sözleri tutmalısın.
2) Her zaman romantik olmalısın.
3) Ne olursa olsun, dürüst olmalısın.
1. ve 3. şık tamam ,ki zaten bu iki şık tüm insan ilişkileri için geçerli bence.Ben 2. şıkkı eliyorum arkadaş :)Yanımda sürekli romantik takılan bi adam bana göre değil.. Ben romantizm falan filan sevmem.. Kırmızı güller, şaraplar, mumlu akşam yemekleri, serenadlar, şiirler vs vs..Ben biraz odun muyum acaba? Mesela alış-verişi de sevmem ben.. Ben de bi gariplik var sanırım.. Neyse..
Hiç biri bana göre değil bunların, ben o romantik ortama asla adapte olabilen biri değlim:) Her kadın romantizmi sevmek zorunda mı? Allah aşkına benim gibi sevmeyen var mı???
Bir kadını elinde tutmak için:
1) Verdiğin sözleri tutmalısın.
2) Her zaman romantik olmalısın.
3) Ne olursa olsun, dürüst olmalısın.
1. ve 3. şık tamam ,ki zaten bu iki şık tüm insan ilişkileri için geçerli bence.Ben 2. şıkkı eliyorum arkadaş :)Yanımda sürekli romantik takılan bi adam bana göre değil.. Ben romantizm falan filan sevmem.. Kırmızı güller, şaraplar, mumlu akşam yemekleri, serenadlar, şiirler vs vs..Ben biraz odun muyum acaba? Mesela alış-verişi de sevmem ben.. Ben de bi gariplik var sanırım.. Neyse..
Hiç biri bana göre değil bunların, ben o romantik ortama asla adapte olabilen biri değlim:) Her kadın romantizmi sevmek zorunda mı? Allah aşkına benim gibi sevmeyen var mı???
23 Ocak 2012 Pazartesi
Aslan gibi bir çocuktu, benim gözümde küçüktü..
Bugün yine senin doğum günün! Yine bi sürü soru kafamda 6 yıldır cevaplayamadığım.. Ruhun şad olsun kardeşim ve yaşın 29 şimdi, ama sen 22 de bitsin dedin..İyi ki yaşamışım seni, keşke dahası olsaydı ama keşkeler çakılı kaldı! Seni seviyorum kardeşim iyi ki doğmuşsun, iyi ki..
Hani bir kez demiştin ya bana ;" Elma dersem çık, armut dersem çıkma" Şimdi ve sonra hep bağırıyorum ben "Elmaaaaaa!" çık artık kardeşim ne olur...
..BEN SANA KÜSÜM ASLINDA HABERİN YOK.
KOYUP GİTTİĞİN YERDE KÖTÜLÜK ÇOK,
KİME KIZAYIM, NAZIM SENDEN BAŞKA KİME GEÇER?
BENİM SENSİZ KOLUM, BACAĞIM, OCAĞIM YOK...
Hani bir kez demiştin ya bana ;" Elma dersem çık, armut dersem çıkma" Şimdi ve sonra hep bağırıyorum ben "Elmaaaaaa!" çık artık kardeşim ne olur...
..BEN SANA KÜSÜM ASLINDA HABERİN YOK.
KOYUP GİTTİĞİN YERDE KÖTÜLÜK ÇOK,
KİME KIZAYIM, NAZIM SENDEN BAŞKA KİME GEÇER?
BENİM SENSİZ KOLUM, BACAĞIM, OCAĞIM YOK...
19 Ocak 2012 Perşembe
Daha çok var yahu ! ! !... Ama o gün ne giysem-2
Tüm kız kardeşler oklarını bana çevirmiş durumda ! Nişan da ne giyeceksin?Diktirilecek mi, hazır mı? Saçlarını nasıl yaptıracaksın ? Nişan nerede olacak ? Ayakkabı önemli ? Makyaj daha da önemli vs vs...
Benim çoğu zaman tek cevabım oluyor, tüm bu sorulara ; Daha çok var yahu !..
Bugün kankoşumun şu sözüyle bile kendime gelemedim ; Daha çok var diyosun ama yarın öbür gün kendini salonun ortasında bulacaksın, zaman çok hızlı geçiyor!
Daha çok var bence yaa, nişanım Allah izin verirse 23-Haziran'da...Sizce de öyle değil mi ?
Bu arada tekrar yardım istiyorum ama :) Elbise koleksiyonuma şu 2 si daha eklendi;
1.MODEL; Bunun aynını diktirmek istiyorum bu elbise çok ünlü bi tasarımcı olan "Zuhair Murad"ın. Ki adam Hollywood yıldızlarının modacısı :) Yani bunu bulabilmemin mümkünatı yok Türkiye'de :)
Benim çoğu zaman tek cevabım oluyor, tüm bu sorulara ; Daha çok var yahu !..
Bugün kankoşumun şu sözüyle bile kendime gelemedim ; Daha çok var diyosun ama yarın öbür gün kendini salonun ortasında bulacaksın, zaman çok hızlı geçiyor!
Daha çok var bence yaa, nişanım Allah izin verirse 23-Haziran'da...Sizce de öyle değil mi ?
Bu arada tekrar yardım istiyorum ama :) Elbise koleksiyonuma şu 2 si daha eklendi;
1.MODEL; Bunun aynını diktirmek istiyorum bu elbise çok ünlü bi tasarımcı olan "Zuhair Murad"ın. Ki adam Hollywood yıldızlarının modacısı :) Yani bunu bulabilmemin mümkünatı yok Türkiye'de :)
2.MODEL; Bu da yine ünlü bir modacının ama tam hatırlamıyorum Jovani olabilir.Renklere bakmayın bunda sadece model olarak düşünün ?
Sizce hangisi ??
18 Ocak 2012 Çarşamba
İstanbul var ama birde Üsküdar var...(Bi de bol foto var) :)
Ben İstanbul'u severim ; aşkımızın şehridir. Her semtinde el ele gezmişliğimiz, her sahilinde kağıt helva yemişliğimiz vardır.
Kah Kadıköy iskelede kahvaltı eder oturur Beşiktaş'a bakarız, kah Beşiktaş sahilde çay içerken Kadıköy'e içleniriz..
İstanbul'u severim her haftasonu Burgazdan kaçıp saklandığım büyülü şehrimdir..Tatilimdir kafa dinleyişimdir sevgiliyle..
Bir İstanbul var bende ; Eminönü'nden Yeşilköy otobüslerine bindiğimiz, Tophane'de nargile kokusuyla sarhoş olduğumuz, İstiklale beş parasız çıkıp sevgiliyle cebimizdeki son ufaklık parayla oynadığımız kazı kazandan tüm günü kotardığımız.. Ben ilk waffle denen tatlıyı Ortaköy'de yedim, pilav üstü kuruyu Ortaköyde tesadüfen sevdim..
İstanbul Avcılar kampüsünden hergün metrobüsle, Mecidiyeköye geldim! Şişli keşmekeşinden bile hayıflanmadım, sonunda huzura gidiyordum çünkü.. Yanımdan geçip giden kızgınlıkların ne önemi vardı?Koca AVMleri bile sevdim ışıklı oluyorlardı ne güzel ben zaten ışıklı biyer görmeyeyim :)
Üsküdar'dan vapurla Eminönü'ne, Eminönünden kankoş yanına Alibeyköy'e giderken otobüs güzergahının güzelliğine hayran kalırdım. Örnekse; Feshaneden geçerken bir Ramazan gelmeli buraya ya da Pier Lottiye çıkılmalı tekrar o da olmadı Eyüp Camii'ye anne-babayı getirmeli..
Evet böyle kocaman bir İstanbul var bende ama, ah bir de Üsküdar var !!
Ben Üsküdar'ı ilk gördüğümde kendimi 1970lerde bir Yeşilçam filminde zannettim.. Kız kulesine bakınca büyülendim, Mihrimah Sultan camiinin yanından öylesine geçen insanlara şaşkınlıkla baktım çünkü ben o camiinin bahçesinde dondum kaldım.. Kar yağıyordu ve sanırım kar Üsküdar'ı daha bi güzel yapıyordu.
Salacak sahilinde yürürdük sevgiliyle, bitmesini istemediğim o yol ahh ahh.. Soğuktu, kar yağıyordu ama üşümüyordum..
Fethi Paşa korusu vardır Üsküdar'da ağaçların, yeşilliklerin arasından zor bir patika çıkarsın ve karşına çıkıverir inanılmaz manzara, Boğaz'ı ilk kez ordan gördüm tüm heybetiyle.. Daldım kaldım. Sonra dedim ki sahi insanlar Üsküdar varken neden başka semtlerde otutururlar ki ?
Fıstıkağacı vardır sonra Üsküdar'da,sokaklarında alış-veriş torbalarıyla eve yürüdüğüm dar ama arnavut kaldırımlı temiz yakışıklı sanki o derece güzel gözümde o sokaklar.. İnsanlar saygılı, birbirine selamlı, gürültüden uzak Üsküdar'ın Fıstıkağacı..
Sonra Üsküdar iskelesi diğer tüm iskelelerin 1 adım önündedir benim için, harika bi kalabalık iskelenin önündeki büfelerden gelen güzel kokular ve az sonra seni karşılayan Mihrimah Sultan camii..
Birde çok parasızdık sevgiliyle o dönemler belki de o yüzden tatlı geldi Üsküdar bana ne bileyim orada yaptığım herşey daha bi değerliydi benim için, hani basit bir börekçi de bir dilim yediğim börek bile bambaşkaydı Üsküdar'da bak hala hatırlarım ismini" KOÇLAR BÖREKÇİ" :)
Sonra Üsküdar'da yazıhaneler vardır bak orası da apayrı bir tarihi dokudur benim için, orayı bile ayrı severim! O sokak inanılmaz güzel gelir bana nesi güzelse artık!
Paşalimanındaki kahvaltılar, Çengelköy sahildeki yürüyüşler bilmem ki ben nasıl anlatsam ki Üsküdar'ı size?
Ne zaman İstanbul'a gitsem uğramak isterim Üsküdar'a, sahilde gezinmek isterim yine salına salına.. Birgün yuva kurarsam Üsküdar beni de al yanına..
Bende bir İstanbul var ama ondan öte Üsküdar var...Özlediğim, içlendiğim, heveslendiğim...
Sevgiler...
Not: Fotoların hepsi bana aittir ve hepsi İstanbul'da çekilmiştir.. Kız kardeşler ve Gani'de foto içeriklerine dahildir benle beraber :))
Kah Kadıköy iskelede kahvaltı eder oturur Beşiktaş'a bakarız, kah Beşiktaş sahilde çay içerken Kadıköy'e içleniriz..
İstanbul'u severim her haftasonu Burgazdan kaçıp saklandığım büyülü şehrimdir..Tatilimdir kafa dinleyişimdir sevgiliyle..
Bir İstanbul var bende ; Eminönü'nden Yeşilköy otobüslerine bindiğimiz, Tophane'de nargile kokusuyla sarhoş olduğumuz, İstiklale beş parasız çıkıp sevgiliyle cebimizdeki son ufaklık parayla oynadığımız kazı kazandan tüm günü kotardığımız.. Ben ilk waffle denen tatlıyı Ortaköy'de yedim, pilav üstü kuruyu Ortaköyde tesadüfen sevdim..
İstanbul Avcılar kampüsünden hergün metrobüsle, Mecidiyeköye geldim! Şişli keşmekeşinden bile hayıflanmadım, sonunda huzura gidiyordum çünkü.. Yanımdan geçip giden kızgınlıkların ne önemi vardı?Koca AVMleri bile sevdim ışıklı oluyorlardı ne güzel ben zaten ışıklı biyer görmeyeyim :)
Üsküdar'dan vapurla Eminönü'ne, Eminönünden kankoş yanına Alibeyköy'e giderken otobüs güzergahının güzelliğine hayran kalırdım. Örnekse; Feshaneden geçerken bir Ramazan gelmeli buraya ya da Pier Lottiye çıkılmalı tekrar o da olmadı Eyüp Camii'ye anne-babayı getirmeli..
Evet böyle kocaman bir İstanbul var bende ama, ah bir de Üsküdar var !!
Ben Üsküdar'ı ilk gördüğümde kendimi 1970lerde bir Yeşilçam filminde zannettim.. Kız kulesine bakınca büyülendim, Mihrimah Sultan camiinin yanından öylesine geçen insanlara şaşkınlıkla baktım çünkü ben o camiinin bahçesinde dondum kaldım.. Kar yağıyordu ve sanırım kar Üsküdar'ı daha bi güzel yapıyordu.
Salacak sahilinde yürürdük sevgiliyle, bitmesini istemediğim o yol ahh ahh.. Soğuktu, kar yağıyordu ama üşümüyordum..
Fethi Paşa korusu vardır Üsküdar'da ağaçların, yeşilliklerin arasından zor bir patika çıkarsın ve karşına çıkıverir inanılmaz manzara, Boğaz'ı ilk kez ordan gördüm tüm heybetiyle.. Daldım kaldım. Sonra dedim ki sahi insanlar Üsküdar varken neden başka semtlerde otutururlar ki ?
Fıstıkağacı vardır sonra Üsküdar'da,sokaklarında alış-veriş torbalarıyla eve yürüdüğüm dar ama arnavut kaldırımlı temiz yakışıklı sanki o derece güzel gözümde o sokaklar.. İnsanlar saygılı, birbirine selamlı, gürültüden uzak Üsküdar'ın Fıstıkağacı..
Sonra Üsküdar iskelesi diğer tüm iskelelerin 1 adım önündedir benim için, harika bi kalabalık iskelenin önündeki büfelerden gelen güzel kokular ve az sonra seni karşılayan Mihrimah Sultan camii..
Birde çok parasızdık sevgiliyle o dönemler belki de o yüzden tatlı geldi Üsküdar bana ne bileyim orada yaptığım herşey daha bi değerliydi benim için, hani basit bir börekçi de bir dilim yediğim börek bile bambaşkaydı Üsküdar'da bak hala hatırlarım ismini" KOÇLAR BÖREKÇİ" :)
Sonra Üsküdar'da yazıhaneler vardır bak orası da apayrı bir tarihi dokudur benim için, orayı bile ayrı severim! O sokak inanılmaz güzel gelir bana nesi güzelse artık!
Paşalimanındaki kahvaltılar, Çengelköy sahildeki yürüyüşler bilmem ki ben nasıl anlatsam ki Üsküdar'ı size?
Ne zaman İstanbul'a gitsem uğramak isterim Üsküdar'a, sahilde gezinmek isterim yine salına salına.. Birgün yuva kurarsam Üsküdar beni de al yanına..
Bende bir İstanbul var ama ondan öte Üsküdar var...Özlediğim, içlendiğim, heveslendiğim...
Sevgiler...
Not: Fotoların hepsi bana aittir ve hepsi İstanbul'da çekilmiştir.. Kız kardeşler ve Gani'de foto içeriklerine dahildir benle beraber :))
17 Ocak 2012 Salı
Evlat olmanın vicdan azapları..
Bazen içimi buran şeyler düşünürken buluyorum kendimi. O kadar canım sıkılıyor ki bu duruma, kendime kızıyorum ama bi yandan da iyi ki aklıma geliyor bunlar diyorum. Anne ve babayı neden birey olarak da düşünmüyorum ki diyorum ? Anneler depresyona giremez, babalar bugün canım işe gitmek istemiyor diyemez, anneler sabahtan akşama kadar internette miskinlik yapamaz, babalar üzülemez, ağlamayamazlar ! Vay be amma zormuş he çocuk gözünden anne-baba rolü!
Şimdi bunlardan bir tanesini yapsa bizimkiler acayip yadırgarım! Ama olmamalı ben yapıyorum, kardeşlerim yapıyor canlarının istediklerini. Onlar neden yapamasınlar ?
Neyse , geçen gün annem küçükken beslediği "Kaz"ından bahsetti..Evet evet bildiğimiz kaz kuşu :) Annemin eteğinin dibinden hiç ayrılmazmış, hatta gece annem ve teyzemin yanında yatmak istermiş hep. Annem o kadar hevesli anlattı ki, çok seviyormuş kazını, her yere okula bile beraber giderlermiş. Annemin kazı okulun bahçesinde annemi beklermiş. Annemi kızdıran bir çocuk olursa annem kazıyla korkuturmuş hatta.. Ama sonra kazının kanadını kırmışlar annemin :( Sonra da kendine gelememiş ve ölmüş zavallıcık..Annem çok üzülmüş çok ağlamış kazına.. Bende çok üzüldüm annem adına :((
Sonra babam; babam çok fazla çocuk olamamış en küçük kız kardeşi çok şımarık babası da fazla despot bi adammış. Babam ve ablası en ufak yanlışlarında yerleşmiş dayağı :( Yazın sinema önlerinde simit,gazoz,lahmacun satmış daha küçücükken. Bazen de kuzenlerine para vermiş benim yerime 1 gün siz çalışın babama söylemeyin diye.. Neden çalışmadın da para verip kuzenlerini çalıştırdın peki diye sorunca ? Geziyordum arkadaşlarımla, çalışmak istemiyordum o yaşta.. dedi. Sonra babama da çok üzüldüm :(
Annem köy çocuğuymuş, köyde yaşamanın verdiği zorlukların yanında tertemiz ve çok eğlenceli bi çocukluk yaşamış kardeşleriyle.Ama bi yaştan sonra en küçük kardeşine bakmak zorunda kalmış, annesi çalışınca tarlada..
Babam şehirin acımasızlığı ve hayat gailesini çok erken yaşta öğrenmiş. Klişe olacak ama belki; çocukluğunu yaşayamamış bile :(
Şimdi babam facebook,skype,twitter yahut online oyunlar için çok fazla zaman harcasa hemen benim gözüme batıyor ! Ne haddime yahu bırak adamcağızı 40 yıldan fazladır çalışıyor zaten, bırak kendiyle,çocukluğuyla kalsın biraz..
Ve annem; 'Hiç bişey yapmadım valla TV izledim tüm gün dese'; ya anne yaa diye söylenmeye başlıyorum ! Nasıl da nankörüm / nankörüz !
Anne-baba istediğiniz kadar şımarın, istediğiniz kadar TV izleyip, istediğiniz kadar gezin tozun, miskinlik yapın,internette gezinin vs..
Nasılsa ne annemin kazını geri getirebilirim , ne de babamın çocukluğunu geri verebilirim...
Ve GERÇEKTEN ÇOK ÖZÜR DİLERİM !
Şimdi bunlardan bir tanesini yapsa bizimkiler acayip yadırgarım! Ama olmamalı ben yapıyorum, kardeşlerim yapıyor canlarının istediklerini. Onlar neden yapamasınlar ?
Neyse , geçen gün annem küçükken beslediği "Kaz"ından bahsetti..Evet evet bildiğimiz kaz kuşu :) Annemin eteğinin dibinden hiç ayrılmazmış, hatta gece annem ve teyzemin yanında yatmak istermiş hep. Annem o kadar hevesli anlattı ki, çok seviyormuş kazını, her yere okula bile beraber giderlermiş. Annemin kazı okulun bahçesinde annemi beklermiş. Annemi kızdıran bir çocuk olursa annem kazıyla korkuturmuş hatta.. Ama sonra kazının kanadını kırmışlar annemin :( Sonra da kendine gelememiş ve ölmüş zavallıcık..Annem çok üzülmüş çok ağlamış kazına.. Bende çok üzüldüm annem adına :((
Sonra babam; babam çok fazla çocuk olamamış en küçük kız kardeşi çok şımarık babası da fazla despot bi adammış. Babam ve ablası en ufak yanlışlarında yerleşmiş dayağı :( Yazın sinema önlerinde simit,gazoz,lahmacun satmış daha küçücükken. Bazen de kuzenlerine para vermiş benim yerime 1 gün siz çalışın babama söylemeyin diye.. Neden çalışmadın da para verip kuzenlerini çalıştırdın peki diye sorunca ? Geziyordum arkadaşlarımla, çalışmak istemiyordum o yaşta.. dedi. Sonra babama da çok üzüldüm :(
Annem köy çocuğuymuş, köyde yaşamanın verdiği zorlukların yanında tertemiz ve çok eğlenceli bi çocukluk yaşamış kardeşleriyle.Ama bi yaştan sonra en küçük kardeşine bakmak zorunda kalmış, annesi çalışınca tarlada..
Babam şehirin acımasızlığı ve hayat gailesini çok erken yaşta öğrenmiş. Klişe olacak ama belki; çocukluğunu yaşayamamış bile :(
Şimdi babam facebook,skype,twitter yahut online oyunlar için çok fazla zaman harcasa hemen benim gözüme batıyor ! Ne haddime yahu bırak adamcağızı 40 yıldan fazladır çalışıyor zaten, bırak kendiyle,çocukluğuyla kalsın biraz..
Ve annem; 'Hiç bişey yapmadım valla TV izledim tüm gün dese'; ya anne yaa diye söylenmeye başlıyorum ! Nasıl da nankörüm / nankörüz !
Anne-baba istediğiniz kadar şımarın, istediğiniz kadar TV izleyip, istediğiniz kadar gezin tozun, miskinlik yapın,internette gezinin vs..
Nasılsa ne annemin kazını geri getirebilirim , ne de babamın çocukluğunu geri verebilirim...
Ve GERÇEKTEN ÇOK ÖZÜR DİLERİM !
16 Ocak 2012 Pazartesi
Başkası olma!
Üniversitedeyken , İktisat ve Makro İktisat dersi aldım. İktisat dersimizin çok verimli olduğunu düşünmüyorum, belki hocadan belki de benden kaynaklı bilmiyorum ama Makro İktisat benim için çok daha verimli ve zevkli bir dersti. Bu dersin bu kadar zevkli olmasını sağlayan üniversitede en sevdiğim hocam olan İffet hocamdı.Ben onun kadar idealist bi insana nadir rastladım.(Canım hocama burdan saygılar..) Onun derslerini hiç kaçırmamaya çalıştım ve sonradan da kaymağını yedim açıkcası..Gerçi okuldan sonra ki vefasızlığım da takdire şayan çünkü mezun olduktan sonra hiç görüşemedik.. :(
Onun ve Gülnur hocam sayesinde ben okul sonrası yolumu çizdim açıkcası, eğitimime devam ediyorum şükürler olsun. İktisat 3.sınıf öğrencisiyim yapabilir miyim çok ağır gelir mi derken gün geçtikçe anlıyorum ki; İffet hocamın bana verdikleriyle ben çok rahat devam edebiliyorum yoluma ve iktisatı seviyorum..
Sevdiğim bölümü okuyorum ve tek istediğim işi yapma konusunda da emin adımlarla ilerliyorum.. Başka işler de yapabilirdim ama iyi ki İffet ve Gülnur hocamı dinledim. Önümde farklı iş fırsatları var mı bilmiyorum, çünkü bakmıyorum onlara açıkcası. Ben istediğim işi yapacağım inşallah ve bu yolda en azimkar şekilde yürüyeceğim..
Başkalarının dayattığı işlerde mutsuz, verimsiz değil de istediğim, hayal ettiğim meslek de canhıraş çalışacağım..Bununla beraber okumak istediğim bir bölüm daha var ama ona biraz daha var :) O apayrı bi konu.. Öğrenciliğimin bitmesini hiç istemiyorum ben gücüm yetene kadar öğreneceğim inşallah..
1.sınıf 2.dönem de hocamın odasına gittiğim de bana, " Gel bakalım Derya ne istiyorsun?"; diye sormuştu..." Haddime mi bilmiyorum ama ben sizin koltuğunuz da olmak istiyorum" dedim.. Ve uzun uzun konuştuk, o konuşmayı hiç unutmayacağım. Karmakarışık girdiğim o odadan kafam net çıkmıştım artık..
Çok çalışmalısın dedi hocam, çok çalıştım..Öğrenciydim;ailemden ayrı başka bi şehirdeydim gezip tozabilirdim, burslarımı orda burda yiyebilirdim,sınıf arkadaşlarımla daha da kaynaşabilirdim, (çoğu nefret ediyodur benden eminim :))) ) yapmadım..Okulu ikincilikle bitirdim şükürler olsun! Çok araştır dedi, çok araştırdım..Bilgisayarım yoktu,ev arkadaşımın uyumasını bekledim onunkinden araştırmak için..Ordan burdan kısıp internet kafelerde, o kötü ortamlarda saatlerimi harcadım. Eğitimine devam et burayla sınırlı kalma dedi, devam ediyorum.. Tek engel kaldı önümde ama o engelin biraz daha zamanı var, onu da başarıcam inşallah..
Bu da böyle bi yazı olmuş hiç farketmeden, halbüki aşktan maşktan bahsetcektim yahu! Neyse bu blogda onlara yer vermemek ayıp olurdu bence..
Sevgiler..
Onun ve Gülnur hocam sayesinde ben okul sonrası yolumu çizdim açıkcası, eğitimime devam ediyorum şükürler olsun. İktisat 3.sınıf öğrencisiyim yapabilir miyim çok ağır gelir mi derken gün geçtikçe anlıyorum ki; İffet hocamın bana verdikleriyle ben çok rahat devam edebiliyorum yoluma ve iktisatı seviyorum..
Sevdiğim bölümü okuyorum ve tek istediğim işi yapma konusunda da emin adımlarla ilerliyorum.. Başka işler de yapabilirdim ama iyi ki İffet ve Gülnur hocamı dinledim. Önümde farklı iş fırsatları var mı bilmiyorum, çünkü bakmıyorum onlara açıkcası. Ben istediğim işi yapacağım inşallah ve bu yolda en azimkar şekilde yürüyeceğim..
Başkalarının dayattığı işlerde mutsuz, verimsiz değil de istediğim, hayal ettiğim meslek de canhıraş çalışacağım..Bununla beraber okumak istediğim bir bölüm daha var ama ona biraz daha var :) O apayrı bi konu.. Öğrenciliğimin bitmesini hiç istemiyorum ben gücüm yetene kadar öğreneceğim inşallah..
1.sınıf 2.dönem de hocamın odasına gittiğim de bana, " Gel bakalım Derya ne istiyorsun?"; diye sormuştu..." Haddime mi bilmiyorum ama ben sizin koltuğunuz da olmak istiyorum" dedim.. Ve uzun uzun konuştuk, o konuşmayı hiç unutmayacağım. Karmakarışık girdiğim o odadan kafam net çıkmıştım artık..
Çok çalışmalısın dedi hocam, çok çalıştım..Öğrenciydim;ailemden ayrı başka bi şehirdeydim gezip tozabilirdim, burslarımı orda burda yiyebilirdim,sınıf arkadaşlarımla daha da kaynaşabilirdim, (çoğu nefret ediyodur benden eminim :))) ) yapmadım..Okulu ikincilikle bitirdim şükürler olsun! Çok araştır dedi, çok araştırdım..Bilgisayarım yoktu,ev arkadaşımın uyumasını bekledim onunkinden araştırmak için..Ordan burdan kısıp internet kafelerde, o kötü ortamlarda saatlerimi harcadım. Eğitimine devam et burayla sınırlı kalma dedi, devam ediyorum.. Tek engel kaldı önümde ama o engelin biraz daha zamanı var, onu da başarıcam inşallah..
Bu da böyle bi yazı olmuş hiç farketmeden, halbüki aşktan maşktan bahsetcektim yahu! Neyse bu blogda onlara yer vermemek ayıp olurdu bence..
Sevgiler..
12 Ocak 2012 Perşembe
O gün ne giysem ? Yardım istiyorum.....
Hemcinslerim gibi kız kardeşlerde alışverişe bayılır.. Mağaza mağaza gezinmeyi, vitrin bakınmayı vs. Ay ama ben sevmiyorum.. Yaza nişan merasimim için ne giyeceğim hakkında en ufak fikrim dahi yok aklımda! Bugün babam nişanı nerede yapacaksak ordan şimdiden gün almalıyız yoksa kalırız ayaza dediği an, bende ufaktan başladım düşünmeye.. En yakın dostum, kardeşim, kankoşumla ufak bi ön çalışma yaptık. Markaların internet sitelerini dolaştık şimdilik.. Ben böyle kabarık, abartı,süslü,taşlı tuşlu şeylerden hiç hoşlanmam.. Tek düşündüğüm nişan kıyafetimle ilgili uzun ve straplez olması..
Bugün bana göre makul olan tüm markaların internet kataloglarına baktık ve aynı markanın 2 modelini cebe koyduk.. Benim için biri diğerinden çok daha baskın ama bi de siz bakın isterim sizce hangisi?
Bugün bana göre makul olan tüm markaların internet kataloglarına baktık ve aynı markanın 2 modelini cebe koyduk.. Benim için biri diğerinden çok daha baskın ama bi de siz bakın isterim sizce hangisi?
1.MODEL;
2.MODEL;
Sevgiler..
Mutsuz değilim de..
.. Kafamda bir sürü soru birikmekte maalesef. Hiç haz etmem böyle hallerimden ama durum bu. Bilmem belki bu hal ve gidişata tek bozulan, tek kafa yoran benim. Bu gidişat, beklediğime değecekse ve gerçekten istenilen gibi en iyi şekilde sonuçlanacaksa mükemmel olur.Hatta ne iyi etmişiz diyeceğim beklemekle,bunca sıkıntıyı çekmekle.. Ama bunca bekleyiş sonunda, bugünkinden farklı bi durum olmayacaksa.......
Hayat çok kısa, yapmak istediklerimi yetiştirememekten korkuyorum..
Sevgiler..
Hayat çok kısa, yapmak istediklerimi yetiştirememekten korkuyorum..
Sevgiler..
11 Ocak 2012 Çarşamba
TV beni bunalıma soktu!
Gün boyu evde oturan bir insan neler yapabilir ? Ben internette geziniyorum,ders çalışıyorum, bulmaca çözüyorum ve genellikle TV izliyorum! Ama şu gündüz TV izlemek kadar bunalım bi durum yok arkadaş, bi kanalda evlenenler, bi kanalda Akasya Durağı, bi kanalda Arka Sokaklar..Bu iki dizi 10 yıldır falan sürüyor sanırım :) Dizilerden çok hoşlanmıyorum sadece 1 dizi izliyorum.Hal böyle olunca kumandayı kırasım, o an camı açıp kendimi atasım, yahut saçımı başımı yolasım geliyor :) Kapat TV'yi o zaman diyeceksiniz ama gün boyu evdeyseniz bi yerden sonra yine açıyorsunuz TV'yi.. Tekrar zap yapmaya başlıyorum bu kez çizgi film seyredeyim diyorum animasyonları çok severim çünkü.. Ama ne mümkün şimdi ki çizgi filmler çok sevimsiz bence :(
Ben küçükken Looney Tunes, Jetgiller,Heidi,Taş Devri,Candy,Tsubasa falan olurdu.. Şimdikiler çok kötü bence..
Şimdi haberleri seyretmekteyim onun bunun laf dalaşı deli etti beni yine.. He bi de şu an kardan felaketmiş gibi bahsediyorlar.. Kış bu kış tabii ki kar yağacak! Abartın güzel ülkem..
Sevgiler..
10 Ocak 2012 Salı
Gliko,kesme aşı,borani,çullama,kelecoş,lor dolması..
Ben bu başlıktakileri çok severim.Nedir yahu bunlar diyenler açıklayayım :)
Vedat Milor; NTVde çeşitli lezzetler deneyen bir gurme, bi de bi kaç kitabını gördüm raflarda yine yiyecek-içeçekle alakalı. (Bu kadar basite indirgedim ama belki daha başka işleri de vardır adamın benim bildiğim bu) Bi de fotosunu koyayım da tam olsun.
Vedat Milor bu kez Erzurum'a gitmiş ve yemekleri birer-ikişer götürürüyordu. Özellikle Cağ kebabı ve kadayıf dolması yerken ben burda kudurdum resmen! Resmen kızdım adama yahu! Başlığımdaki isimler Erzurum'un yemekleri:)Garip garip isimler ama böyle bi sürü yemek ismi var daha aklıma gelmeyen..Zaten Erzurum şivesinde o kadar değişik kelimeler var ki..Örnekse; kartol(patates),lobiya(yeşil fasulye),kuşkana(tencere),kıtlamak(ısırmak),çimmek(yıkanmak)...vs..Annemler bir araya geldiklerile çoğu kez bu şiveyle konuşur ve ben hiç bişey anlamam:) Gelelim konumuza Vedat Milor dün anneme Gliko yaptırdım diyetime inat :) Bazıları Cıdıl da derler.. Ben çok severim..
Gliko için bakınız;
Gliko bulgurdan yapılan üstüne yoğurt, kıyma, tereyağ şekli yapılan yemede yanında yat cinsinden bi yemek ımmm nefis..
Kesme aşı yada kesme çorbası;
Öğrencilik hayatımda en çok bu çorbayı özlemiştim, annemden tarifini aldım almasına da hamur açmayı bilmediğimden annemdem kesilmiş hamurları da aldım. Yaptım olmadı ayarı tutturamadım, resmen hamur çorbası gibi bişey oldu :)Kendimi geliştirmem lazım..
Gelelim "Borani" ye oyy bu kadar kolay olup da bu kadar lezzetli olan başka bi yemek var mı? Varsa ben bilmiyorum.Boraninin çeşitlerini duydum ama, biz de ve Erzurum da Patates boranisi yapılır sıklıkla.. Borani için ise;
Mmm zaten patatesin nesi sevilmez ki ama ?
Gelelim "Çullama"ya Çullama bi çeşit tatlıdır. Ben pek sevmem ama annem ve babam bayılır. Çullama'nın çeşitleri vardır; Dut çullaması, Pestil çullaması benim bildiklerim. Annem uyanık olsaydı sorardım başka çeşidi var mı diye..
Çullama;
Kuru dut, yumurta ve tereyağ, yahut pestil,yumurta ve tereyağdan yapılan bir çeşit tatlı. Bu fotoğrafda karışık yapmışlar. Görünüşe aldanmayın derim Vedat Milor bayıldı bu tatlıya :)
Kelecoş'un fotoğrafını bulamadım bi tane keledoş çorbası çıkıyor Google'a yazınca ama annem bunlar değil diyor.. Süzme yoğurtu sulandırıp,ekmekleri biraz ıslatıp yoğurdu ekmeklerin üstüne döküyorsun.. Sonra salçalı soğanlı bi sos hazırlıyormuşsun gibi bişeyler hatırlıyorum valla tam tarifini bilmiyorum. Bizim evde yapılmaz hiç neden bilmem ama teyzem çok yapar.
Birde lor dolması var bildiğimiz lor peyniri ve bulgurla pazı yaprağına sarılıyor, içinde başka baharat var mı bilmiyorum.Ben yapmayı bilmiyorum annem yaparken de hiç yanında bulunmadım ama lezettli, değişik bir tat tavsiye edilir.
Görünüşü etli yaprak sarmasına benziyor ama bu fırında pişiriliyor susuz yani.. Bu da lor dolması;
Ve soooon olarak benim vazgeçilmezim kuzu etini fazla sevmeme rağmen höpür höpür götürdüğüm, gözünün yaşına bakmadığım, tadına doyamadığım ve çok özlediğim CAĞ KEBABI..Erzurum'un etlerinin lezzeti başka bi yerde yok. O kadar yer gezdim hiç öyle leziz et yemedim, belki de bu yüzden Cağ kebabını da bu kadar severim çünkü Erzurumdan başka yerde yemem..Yanında tandır ekmeği varsa offff! Zaten en çok Vedat Milor'a Cağ kebabı yediği için söylendim..Ahhh ahhh!Ve KADAYIF DOLMASI aman Allah'ım o nasıl bir tatlıdır :) Biraz ağır olabilir ama umrumda değil annem ne zaman yapsa gözünün yaşına bakmam yani diyet falan hak getire...Mmm olsa da yesek..
Not: Resimler alıntıdır..
Sevgiler..
9 Ocak 2012 Pazartesi
Başlıksız olsun bi kere de :)
Böyle bir cümle söyleyip de lafı gediğine cuk diye oturtanlardan olamadım hiç, ya da "Vay beee" dedirtecek özlü sözüm de olmadı..
Atalarımız, yazarlar, düşünürler nasıl yapıyorlar bunu? HELAL valla adamlar boşuna düşünmemişler işte.. :)
''Söylediklerini onaylamıyorum, fakat ölümüne de olsa konuşma hakkını savunacağım.''
Atalarımız, yazarlar, düşünürler nasıl yapıyorlar bunu? HELAL valla adamlar boşuna düşünmemişler işte.. :)
''Söylediklerini onaylamıyorum, fakat ölümüne de olsa konuşma hakkını savunacağım.''
Demiş Voltaire vay bee!
Bu arada taktım bu özlü sözlere arkadaş..
Sevgiler...
He bu arada kardeşim bana hediye almış yaşasın! Hemen fotoladım..
7 Ocak 2012 Cumartesi
2012'de...
Uzun zaman oldu biliyorum ama aklım hep burdaydı! Yatılı misafirlerimiz vardı pcyi elime dahi alamadım, internet sağlayıcımız değişti internet kullanamadım derken! Yeni yıl geldi hatta 1 hafta oldu ben henüz yazayabiliyorum!
Kalemlerim çoğaldı yaşasın!!!
Ve işte Gani'nin bana yeni yıl sürprizi kocaman bir kar küresi...
Yeni yıla evde ailemle girdik. Ben zaten yeni yılı dışarda fix mönülere o kadar para vererek, Abe kaynana eşliğinde geçirmekten hiç hoşlanmam.. Ailemle meyve, kuruyemiş, güzel güzel bi sürü yiyecekle girdik 2012'ye şükür..Umarım güzellikle geçsin tüm yıl..
Biraz fotolu olsun istedim 2012'den taze taze;
Sabah kalktığımda Facebook'dan 80 bildirim! Screenshoot yapamadım direk foto çektim şaşkınlıktan :)
Muzur Elif burnum böyle olsa nasıl olur? pozunda :)
Fıstığım Azra'm bize perilik yapıyor, elindeki asayla kafamıza vuruyor güya sihir yapıomuş öyle :)
2012 de bulmaca manyaklığı başladı ben de :)
Kalemlerim çoğaldı yaşasın!!!
2012'de yine Betty Boop yeni Betty Boop kalemim,kalemtraşım!
Kankoşumun yeni yıl hediyesi minik Kar Küre'm! Bayılırım kar kürelerine!
Ve işte Gani'nin bana yeni yıl sürprizi kocaman bir kar küresi...
Ve kar küresinin içinde ikimizin fotosu!!
Sanırım hayatımda gördüğüm en güzel KAR KÜRESİ...
Bence bu yıl sağlık olsun önce sonra huzur!
Sevgiler...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)