RSS
İbadet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İbadet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Muharrem

Esselamu aleykum ve rahmetullah..

Gününüz hayırlı, ömrünüz bereketli, cuma'nız mübarek olsun inşâAllah, Ecmain..
Bildiğiniz üzere hicri yeni yıla çoktan girmiş bulunmaktayız, bugün Muharrem 7. Çok hayırlı bir ay, içinde de özel hadiseleri barındırıyor, güzel geçirmeye gayret etmek lazım vesselam :)

Yeni öğrendiğim bir ibadeti burada da paylaşmak istiyorum.

Muharrem ayının 1'i ile 10'u arasında kılınacak 6 rekatlik pek hayırlı bir namaz var, bir an önce istifade etmeniz dualarımla.

Namazın kılınışı:
2 rekatte bir selam verilerek 6 rekate tamamlayacağız. Namaz akşamla yatsı arasında, kılınamazsa yatsıdan sonra da kılınabilir. Namaza şöyle niyet edilir;
"Niyet eyledim Ya Rabbi senin rıza-yı şerifin için namaza. Herhangi bir komşumun ve din kardeşimin veya herhangi bir kimsenin bana hakkı geçmiş ise bu hakkın ödenmesi için." Allahu Ekber...
1. rekatte: 1 Fatiha-i Şerife, 1 Ayetü'l-Kürsi, 11 İhlas-ı Şerif.
2. rekatte: 1 Fatiha-i Şerife, 10 İhlas-ı Şerif.
3. rekatte: 1 Fatiha-i Şerife, 1 Elhâkümü't-tekâsür, 11 İhlas-ı Şerif.
4. rekatte: 1 Fatiha-i Şerife, 10 İhlas-ı Şerif.
5. rekatte: 1 Fatiha-i Şerife, 3 Kul yâ eyyühe'l-kâfirûn, 11 İhlas-ı Şerif.
6. rekatte: 1 Fatiha-i Şerife, 10 İhlas-ı Şerif.

Kul hakkı ile alakalı Efendimiz(s.a.v)'in de çok güzel bir duası var onu da bolca zikredelim inşâAllah:
"Ya Rab! Ben hangi bir mü'mine onu üzecek ve gönlüne ağır gelecek bir söz söylemişsem kıyamet gününde o sözü onun için sana kurbiyyet eyle; yani o sözden müteessir olduğu kadar onu sana yaklaştır."

* Bilinmeyen surelerin yerine ihlas okunabilir. 

Kurban(Yakınlık) Bayramı

Esselamu aleykum ve rahmetullah...
Geçmekte olan Cuma'mız mübarek olsun öncelikle, hayırlar getirsin inşâAllah..

Bugün Zilhicce 8, yarın arefe, ertesi gün de mübarek Kurban Bayramı'nın ilk günü... Şimdiden cümle mü'minlere mübarek olsun inşâAllah... Yardımlaşma adına kullar arasında ve yakınlaşma adına Allah(c.c)'la olan münasebetimizin artmasını dilerim. 

Hz. Muhammed ümmeti olarak zor imtihanlardan geçtiğimiz günlerdeyiz, önümüzdeki bayram birçok aile için buruk ve eksik geçecek. Rabbim kalplerine şifa, selamet versin. Yaşanılan hiçbir zorluk kolay aşılmıyor, önemli olan bunlar karşısında sergilediğimiz tavırlar... İnşâAllah yanlışa düşmeyen Allah'ın sadık kullarından oluruz... Yaşananlar karşısında hepimiz üzülüyoruz, ama önemli olan madden ve manen kardeşlerimizin yanında olmak ve birbirimizi isyana değil İslam'a/İman'a ısındırmak inşâAllah...

Kardeşliğe kurban olmak

Kurban, Resûl-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz'in çok önem verdiği bir ibadettir. Hanefi mezhebinde "vacip" sayılan kurbana, Şafii mezhebinde "sünnet" denmesi (İki mezhep arasındaki ıstılah farkı da düşünülmelidir) katiyen bu ibadetin hafife alınmasına sebebiyet vermemelidir. Kurban Bayramı bir taraftan muhtaçlara yardım açısından çok iyi değerlendirilmeli, diğer yandan da o mübarek ve önemli ibadet herkese sevdirilmeli, herkes ona özendirilmelidir.

Kur'an'da da belirtildiği gibi, kesilen kurbanlarda hedef; ihlâs, takva ve Allah'a yaklaşmak olmalıdır. Bu maksat ve gaye olmadıktan sonra kesilip dağıtılan etlerin, kanların Allah nezdinde bir değeri yoktur. Zira Allah'ın, insanın yaptığı hiçbir ibadete ihtiyacı olmadığı gibi, keseceği kurbana da ihtiyacı yoktur. O'nun katında makbul olan şey, insanın ihlas ve samimiyetidir. Bunun için bu ibadet görevimizi de ifa ederken Allah'ın hoşnutluğunu kazanmayı hedeflemeli ve kestiğimiz kurbanla, yeri geldiğinde en değerli varlıklarımızı da O'nun yolunda feda edebileceğimizi göstermeliyiz.

Melekler sadece fiilleri ve amelleri yazarlar. Kalbî amel de diyebileceğimiz hâlis niyet, takva, ihlas ve mülahazalardaki derinliklere gelince, onları sadece Allah bilir ve ötede sürpriz şekilde kullarının karşısına çıkarır. İbadetlerin sevabı bire on, yetmiş, yedi yüz... olarak kemmiyet planında cereyan eder. Allah'la münasebet adına ortaya koyduğunuz kalbî ameller ise, keyfiyet planında cereyan eder; onlarda riyazî ölçüler ve rakamlar yoktur.

Somali, Habeşistan ve Kenya gibi ülkelerdeki kuraklık ve kıtlık haberlerini seyredince ağladığım gibi oralarda yağmur yağdığı müjdelerini aldığımda da sevinçten gözyaşı döktüm. Zannediyorum, her tarafa yetişmeye çalışan Anadolu'nun hassas insanları da aynı hislerle dolup taşıyorlardır. Bu itibarla da, o ülkelerdeki muhtaç insanları, kıvrandıran bir fakr ü zaruret içinde görünce, "Türkiye'dekiler iyi kötü geçiniyorlar, biraz da Etiyopya, Somali, Kenya, Uganda ya da Tanzanya'ya yönelelim!" diyebilirler. Kanaatimce, bugüne kadar bir tane kurban kesenler, mümkünse bu sene iki tane kessin; gücü yeten insanlar üç tane kessin; onlardan bir tanesini oralara göndersin. Fakat, imkanı olan herkes Güneydoğu ve varoşlarda yardım bekleyen insanlara da bayram neşvesi yaşatılmasına mutlaka iştirak etsin.

Kurban mevsimi sadece muhtaçlara yardım açısından değil, aynı zamanda bizim sarsılmayan kardeşliğimizin ifadesi olarak da çok iyi değerlendirilmelidir. Hasbî ruhlar, kendilerinden daha ziyade o bölgelerdeki kardeşleri için tir tir titremelidirler. Zira, bugün birileri tarafından bir kısım çatlama, kırılma ve kopmalar hasıl etmek için gösterilen korkunç gayrete karşı mutlaka muhteşem surlar oluşturulmalı ve o türlü çözülmelere asla meydan verilmemelidir.


Yazımı fazla kalabalıklaştırmadan, arefe ve bayram gününe dair küçük ibadetlere de yer vereceğim müsadenizle;
Arefe gününü bin tane ihlasla zinetlendirmek, bayramın ilk günü de sabah namazıyla bayram namazı arasında on dokuz tane Fetih Sûresi okumak Allah'ın hoşnut olacağı umulurarak yapılır.

Arefe gününün sabah namazından itibaren bayramın 4. günü ikindi namazına kadar 23 vakit farz namazın ardından birer defa Allahü Ekber Allâhü Ekber Lâ ilâhe İllâllahü Vallâhü Ekber, Allâhü Ekber ve Lillâhi'l-Hamd şeklinde tekbir alınır. Bunlara teşrik tekbirleri denir.

Arefe gününün orucu bin gün oruç tutmak gibidir. (Tergîb ve Terhîb)

"Arefe günü gelince, Yüce Allah rahmetini saçar. Hiçbir gün o günde olduğu kadar insan cehennemden azat olunmaz. Kim Arefe günü gerek dünya ve gerekse âhiret ile ilgili olarak Allah'tan bir şey isterse, Allah onun dileğini karşılar."

"Arefe günü tutulan oruç, geçmiş bir senenin ve gelecek senenin günahlarına keffaret olur." (Tergîb ve Terhîb)

Bu günlerde dilimizden düşürmememiz gereken, en güzel tesbih; 'Sübhanallahi velhamdülillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim'dir." 

Kurban ibadetinin ya­rarı sadece sosyal dayanışma ve malî yar­dıma indirgenmemelidir. Her ibadetin öz ve biçim olarak ayrı anlam ve hikmetleri bulunduğu için kurban yerine başka bir ibadetin ikame edilmesi, meselâ kurba­nın parasının dağıtılması, fakirlere gıda yardımı yapılması, namaz kılınıp oruç tu­tulması caiz görülmez. Yardım yapılmalı elbette lâkin bu da kurban yardımı şeklinde olmalıdır.

Kurban edeceğimiz hayvana, kesmeden önce de kesim anında da en güzel şekilde muamele etmeliyiz, çünkü o bizim Allah'a yaklaşmamızın vesilesi olacaktır inşâAllah. Aklımızda bulunması gereken şey az sonra yiyeceğimiz kavurma değil, Allah'a yakın olacak olmanın verdiği heyecan, samimiyet ve mutluluk olmalıdır... Hz. İbrahim ve Hz. İsmail kıssası aklımızda olmalı ve keseceğimiz kurbanı nefsimiz olarak düşünmeliyiz. 

“Kurbanlarınızın etleri ya da kanları Allah’a ulaşmaz; ama sizin takvanız Allah’a ulaşır.” (Hac:37) 

Unutlumaması gereken bir diğer husus da, bolca dua etmek, bilindiği gibi bizler evlerimizde, ailelerimizle bayramı yaparken, bir kısım Allah'ın güzel kulları arafatta vakve yapıyor, hac ibadetlerini yerine getiriyor olacaklar, onlarla olmayı gönülden dilemeli ve dualarımızı onların dualarına karıştırmalıyız. Cenab-ı Zül Celali Vel İkram'dan müslümanları mazlumiyetten, mağlubiyetten mağduriyetten, kurtarmasını, imanımızı, irfanımızı, yakînimizi, teslimiyetimizi, sadakatimizi artırmasını dilenelim inşâAllah.

Dua ile, hayırlı bayramlar :)

Yarın Zilhicce 1...

Esselamu aleykum ve rahmetullah...
Ne yazmak ne de konuşmak istediğim günlerden birindeyim, lâkin mesele mühim... 

Allah-u Zül Celal birlik ve beraberliğimizi kuvvetlendirsin, Van'daki kardeşlerimizin ve sınır ötesinde vatan için silah tutan askerlerimizin yar ve yardımcısı olsun, dualarımızla onlarlayız... Bu birliği bozmak isteyen, vatanı bölmeye çabalayan, masumları kullanan, masumların kanını döken zalimlere de El-Kahhar ismi şerifiyle tecelli etsin!


Başlıkta da görüldüğü üzere yarın kameri aylardan Zilhicce'nin 1'i. Zilicce'nin 10'u da Kurban bayramının ilk günü. Bu mübarek ay, aynı zamanda hac ibadetinin de yapıldığı ay. Bu ayın ilk 10 gecesi 'leyâli-i aşere' yani on mübarek gecedir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in bu günler hakkındaki müjdesi şöyle;
 "Allah`a ibadet edilecek günler içinde Zilhicce`nin ilk on gününden daha sevimli günler yoktur. O günlerde tutulan her günün orucu bir senelik oruca, her gecesinde kılınan namazlar da Kadir Gecesine denktir."
 (Tirmizi: Savm, 52; İbn Mace: Sıyam, 39)
 
Yine Efendimiz(s.a.v.)'in bir başka teşviği;
"Allah indinde Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin!" 
 (Abd b. Humeyd, Müsned, 1/257)
 
Tesbih; sübhanallah, tahmid; elhamdülillah, tehlil; lâilâheillâllah, tekbir ise Allahu ekber dir.
 
İbni Abbas`ın şu rivayeti ise, bugünlerdeki ibadetin cihattan bile faziletli olduğunu gösteriyor:

Resulullah(s.a.v) şöyle buyurdu:
"Allah katında içinde bulunduğumuz şu günler (Zilhicce`nin ilk on günün)'deki salih amelden daha sevimli (salih amelin bulunacağı) başka günler yoktur."
 
Sahabeler, sordular:
"Ya Resulallah, Allah yolunda cihat da mı?"
 
Resulullah (s.a.v.) cevap verdi:
"Evet, Allah yolunda cihat da. Meğerki bir adam canıyla ve malıyla cihada çıkıp da kendisine ait mal ve candan hiçbir şeyi geri getiremez olursa, o başka." 
 (İbni Mâce, Sıyam: 39.İbni Hacer, 5:119)
 
Bu mübarek zaman diliminde, oruç dışında günlük ibadetlerimize de daha bir özen göstermeli ve ekleyebiliyorsak nafileler eklemeliyiz... Eğer ramazan ayından kalan kaza oruçlarımız varsa bu zaman diliminde tutulabilir ancak ikisine de niyet edilmez. Bu oruçlar nafile ibadet olduğundan, ramazan kazalarına öncelik verilmesi de yerinde olacaktır. 
 
Bu mübarek gün ve gecelerde dualarımızı müslüman kardeşlerimizin üzerinden esirgemeyelim, başımıza gelen bu musibetleri uzak diyarlardan görerek yardımını esirgemeyen tüm insanlardan Rabbim razı olsun, insan nasıl teşekkür edeceğini, ne diyeceğini şaşırıyor... Sözün bittiği yer gibi bir şey... Bizi çok mutlu ettiler, Allah'ın selamı, selameti onların üzerine olsun.
 
Muhabbetle...
 

Şevval...

Esselamu aleykum..

Ramazan-ı Şerif'ten sonra Şevval ayında tutulması gereken 6 nafile oruçtan haberi olmayan yoktur sanırım. Var ise de söylüyorum, Ramazan oruçlarından sonra tutmamız gereken, yani tutulmasında büyük nimetler bulunan 6 günlük nafile Şevval orucu var, bugün 17 Şevval... Yani tutmak isteyenlerin 13 günlük bir zamanı var, oruçlar ister ara verilerek ister arka arkaya tutulabilir.

"Ramazandan sonra Şevval ayında da 6 gün oruç tutan, anasından doğduğu günkü gibi günahsız olur."
(Taberani)

"Ramazan orucu ile Şevvalde de altın gün oruç tutan, bir yıl oruç tutmuş sayılır."
(İbni Mace)

"Ramazan ayı orucu on aya, Ramazandan sonra tutulan 6 gün oruç da iki aya mukabil olur ki, böylece bir yıl oruç tutma sevabına kavuşulur." 
(İbni Huzeyme)

Ve şöyle bir haber daha; Enes bin Malik (r.a.)'dan rivayet olunan hadisi şerifte,

Peygamber Efendimiz(s.a.v) şöyle buyurdular :

-"Kim Şevval ayında ister gece ister gündüz olsun sekiz rekat namaz kılarsa,Her rekatta 1 Fatiha 15 İhlası şerif okuyup. Namazdan sonra 70 Salevatı Şerife, 70 Tesbih duası(SübhanAllahi velhamdulillahi vela ilahe illAllahu vAllahu ekber vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyilaziim ) okursa, 
Beni hak Peygamber olarak gönderen Hz.Allaha yemin ederim ki; Herhangi bir kul bu namazı tarif ettiğim gibi kılarsa muhakkak Allahü Teala(c.c) o kimsenin kalbine ilim ve hikmet pınarları akıtır.O hikmetlerle dilini konuşturur,O kişiye dünyanın derdini gösterdiğinde devasını da gösterir.
Yine beni hak Peygamber olarak gönderen Allaha yemin olsun ki; Kim bu namazı vasf ettiğim gibi kılarsa, bu kılmış olduğu namazın en son secdesinden başını kaldırmadan mağfiret olur.
O kişi, o yıl içerisinde vefat ederse, affa uğramış ve şehid olarak ölür.Eğer o kişi bu namazı seferde kılarsa varacağı yere kolaylıkla varır. Oradaki maksadına erer.Eğer o kişi borçlu ise , Allahu Teala(c.c) onun borcunu eda ettirir.Eğer o kişi ihtiyaç sahibi ise Allahu Teala(c.c) onun ihtiyacını giderir. 
Yine beni hak Peygamber olarak gönderen Allah'a yemin olsun ki; Herhangi bir kimse bu namazı kılarsa, Allahu Teala bu namaz içinde okuduğu ayetteki her bir harf karşılığında ona Cennette mahrefe verir."
 
Ashab sorar ; "Mahrefe nedir ? Ya RasulAllah!"

Peygamber Efendimiz(s.a.v) buyurdular ;
"Mahrefe Cennette Bağlık,bahçelik, bostanlık, hurmalıktır ki; Bir atlı her bir ağacın gölgesinde 100 sene at koştursa yine de nihayete ulaşamaz.(Başladığı noktaya varamaz)"

 
Kaynak: Gunyetuttalibin arapça aslı:Cilt 2/Sayfa 249

Mola bitti :)

Esselamu aleykum ve rahmetullah..

Merhaba dostlar, yeni kayıt butonuna basmayı, yorum yapmayı/okumayı, bloglarınızı gezmeyi, hepinizi çoook özledim :) 22 günlük uzun aranın ardından sağ salim, dinlenmiş vaziyette karşınızda olmaktan çok mutluyum elhamdülillah! 

Bulunduğumuz yerden başka bir yere gidince, yada uzakta olan yakınlarımız yanımıza geldiğinde, ne kadar mutlu olursak olalım hiç doyamıyoruz, hiç bitmesin, hiç gitmesinler istiyoruz.. Hayat ne garip gitmeler-gelmeler, hüzünler-vedalar hiç eksilmiyor hayatımızdan... Hiç gelmek istemedim bende, kabuğumda sadece benim istediklerimi yapmam, zaman sınırlaması olmadan, koşuşturmaca ve gürültüden uzak.. güzeldi. :) Okumayı planladığım kitapların hepsini bitirdim ^_^ teker teker paylaşacağım hepsini. Yeğenlerimle vakit geçirdim, bıkana dek :) Görmek istediklerimi ve istemediklerimi gördüm. Sevindim, sabrettim.. İnsanlarla ilk iletişimimin çok iyi olduğunu düşünmüyorum, bu tatil baya aştım kendimi :)) 

Bazen insanları sadece kendi istediğim şekilde tanıdığıma karar verdim. Bundan sonra daha daha daha önyargısız yaklaşmaya çalışacağım, yani ne pozitif ne de negatif değerler vermeyeceğim, bunu kendinin kazanmasını bekleyeceğim.

Ve birde sonbahardayız. Annelerin kış hazırlıkları, çocukların okul hazırlıkları ve doğanın yazın rehavetini üzerinden atması, insanların o sarı yapraklarla bir kez daha gidenleri hatırlamaları... Her şey için hazırlık yapıyoruz, yıllar içeren planlar kuruyoruz... 
Belki de bu bizim geçireceğimiz son bahar?... Bunun hazırlığını da yapıyor muyuz?...

11 ayın sultanını geride bıraktık, Ramazan'dan önce halimiz nasıldı, Ramazan'da neler değişti ve en önemlisi Ramazan sonrası nasıl bir haldeyiz, hemen eski hale iade mi yaptık, yoksa bir şeyler değişti mi rutinimizde... Şevval ayındayız 6 günlük nafile oruçlarımızı tutacak mıyız mesela? O sıcak günleri atlatıp azıcık serinlerken zaten alışan bünyeye çok zor gelmese gerek 6 gün?..

Ha unutmadan, bundan sonra cumartesileri öğleye kadar olan mesaimizi kaldırdık, bu sebeple hafta içi iş saatlerini daha verimli(!) hale getireceğimizden bu durum kitap okumamı ve bloglar arası gezintimi de  etkileyecek. :r Tatil haberine sevinemedik bile :? 4 saat pineklediğimiz hafta sonu mesaisi bize yoğun kısıtlama olarak geri döndü... Neyse hayırlısı, kızmıyorum benim patronum iyi adamdır.

Verimli iş saatimden bu kadar kaytarma yeter, sevgilerimi saygılarımı sunarım, muhabbetle :)


Görsel

Ramazan Ayında Her Güne Bir Namaz

Esselamu aleykum ve rahmetullah..
Ramazan'ı umarım herkes hayırla, ihlasla, rahmet ve bereketle geçiriyordur, ben öyle mutluyum ki, bu güzel günlerin hiç geçmemesini diliyorum Allah'tan. Her şeyimize dikkat ediyoruz, az yiyoruz, az konuşuyoruz... Çok ibadet ediyor, çok rıza arıyoruz Allah'ın izniyle.. Bu rıza vesilelerinden biri de elbette dinimizin direği Namaz... Sevgili lâ-illâ blogunda öyle güzel bir paylaşıma yer vermiş ki, Allah ondan razı olsun, duymamıştım daha önce, mübarek Ramazan'ımızın her gününe kıymette paha biçilemez zahmeti az ama sevabı inşâAllah çok olan namazlar varmış, inşâAllah Rabbim izin verdiğince kılmaya çalışalım. :)

1- Ramazan ayının birinci gecesi kılınacak namaz: Bu gecede bir kimse 2 rekat namaz kılsa, her rekatta da KADİR SÜRESİNİ okursa; Allahû Teâlâ(c.c.) o kişiye 3 türlü kolaylık verir.

— Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır.

— Bu ay içinde orucu ve namazı Allah(c.c.) tarafından kabul edilir.
— Gelecek yıla kadar fakirlikten emin kılınır.

2-
Ramazan ayının ikinci gecesi kılınacak namaz: Peygamber Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor ki: Bu gecede bir kimse bir FATİHA SURESİ ile 4'er kere FELAK ve NAS SURELERİNİ okumak suretiyle 2 rekat namaz kılsa, o yıl içinde ettiği muameleden ziyan görmez. İmansız kalmak tehlikesinden emin olur.Ahirette de iki iyilik bulur.

— Cehennemden halas(kurtulma) olur.

— Cennete felah bulur.
(Hz. Ömer(r.a.) rivayet ediyor.)

3- Ramazan ayının üçüncü günü kılınacak namaz: Peygamber Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor ki: Bu gecenin sonunda 1 FATİHA SURESİ, 5 KEVSER SURESİ ve 5 İHLAS SURESİ okumak suretiyle 2 rekat namaz kılan kişi, Hz. Ebubekir(r.a.) elinden bir kase dolusu Kevser şarabı içer ki asla susuzluk görmez.
 
(Hz. Ömer r.a. ve Hz. Said r.a. rivayet etmiştir.)

4- Ramazan ayının dördüncü gecesi kılınacak namaz: Peygamber Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor ki: Bu gece 1 FATİHA SURESİ ile
4 kere ASR SURESİ okuyarak altı rekat namaz kılan kişi altı türlü iyilik bulur.

— Müslüman olarak dirilir.

— Müslüman olarak ölür.
— Kabir sualine İhlâs okur gibi cevap verir.
— Yüzü ayın on dördü gibi olur.
— Sırat köprüsünden yıldırım gibi geçer.
— Hz. Ebubekir r.a. k
öprübaşında ona cenneti müjdeler.

(Hz. Derda (r.a.) rivayet etmiştir.)


5- Ramazan ayının beşinci günü kılınacak namaz: Peygamber Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor ki: Kim bu gecede 4 rekatlık namaz kılıp 1. rekatta FATİHA SURESİ ile 1 TEKASÜR SÜRESİ, 2. rekatta bir FATİHA bir ASR SURELERİ, 3. rekatta bir FATİHA ile bir MAUN SURESİ, 4. rekatta bir FATİHA ile üç İHLAS SURESİ okuyan kişi kabir azabı görmez. Allah(c.c.) Onun günahlarını defterinden kazır. Yerine büyük taatlerin sevabını yazar.



6- Ramazan ayının altıncı gecesinde kılınacak namaz: Peygamber Efendimiz
(s.a.v.) buyuruyor ki: Bu gecede bir kişi bir FATİHA SURESİ, bir AYETEL KÜRSİ ile ŞEHİDALAHÜ ENNEHÜ ( Al-i İmran suresi, Ayet:18 )ayetini hesapsız olarak okuyarak iki rekat namaz kılarsa, Allah(c.c.) buyuruyor ki:

Ey kulum! Bu namaz ile bütün günahlarını bağışladım.Artık bunun gibi güzel amellere başla, er gibi ol, güzel işlerden yüz çevirme.


7- Ramazan ayının yedinci günü kılınacak namaz: Peygamber
Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor kiir kimse bu gecenin yarısında dört rekat namaz kılarsa ve her rekatında bir FATİHA SURESİ ile 10 ar defa İHLAS, FELAK, NAS SURELERİNİ okursa, Allah(c.c.) meleklere buyurur ki:

Görün benim kulumu ki, tatlı uykusunu terk edip benim rızamı ister.O halde siz şahit olun ki, ben de kulumun günahlarını bağışlayıp cennete girmesini emrederim.


8- Ramazan ayının sekizinci gecesinde kılınacak namaz: Peygamber
Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor ki: Bu gecede bir FATİHA SURESİ birer defa İHLAS, FELAK, NAS SURELERİNİ okuyarak iki rekat namaz kılan kimseye: yedi cehennem kapısı kapanır, sekiz cennet kapısı açılır.

9- Ramazan ayının dokuzuncu gecesi kılınacak namaz: Peygamber
Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor kiir kimse, bu gecede bir FATİHA SURESİ, 10 İHLAS SURESİ ve 5 er kere FELAK ve NAS SURELERİ ile 12 rekat namaz kılsa, on türlü haceti kabul olunur ve kıyamette yüzü ayın bedir hali gibi nurlanır.

10- Ramazan ayının onuncu gecesi kılınacak namaz: Peygamber
Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor ki: Bir kişi bu gecede 4 rekat namaz kılsa, birinci rekatta bir FATİHA, bir AYETEL KÜRSİ, Şehidalahü ennehü ( Al-i İmran suresi, Ayet:18 ) ayeti ile DUHA SURESİNİ, ikinci rekatta birer defa FATİHA, A’LA ve ĞAŞİYE, üçüncü rekatta birer defa FATİHA ve DUHA SURESİNİ, dördüncü rekatta da FATİHA ile İNŞİRAH SURELERİNİ birer kere okusa, Allah(c.c.) O kulun namazını kabul edip ölüm meleğine emir verir ki:

Ben bu kulumu, benim şiddetimden ve azabımdan emin kıldım.


11- Ramazan ayının on birinci gecesi kılınacak namaz: Peygamber
Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor ki: Bir kişi bu gecede dört rekat namaz kılarsa, her rekatında 1 kere FATİHA, 10 kere AYETEL KÜRSÜ, 10 kere KEVSER ile 10 kere İHLAS SURELERİNİ okursa, kıyamet gününde kendisine bütün peygamberlerin sevabı verilir.Ayrıca kıldığı bu namaz 50 yıllık geçmiş günahlarına kefaret olur.

12- Ramazan ayının on ikinci gecesi kılınacak namaz: Peygamber
Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor kiu gece, ALLAH cc.’nın verdiği sure ile ( herhangi bir sure ) 10 rekat namaz kılan kimse, muhakkak ki günah derdine karşı dermanı tam olarak bulmuştur.

13- Ramazan ayının on üçüncü gecesi kılınacak namaz: Peygamber
Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor ki: Bu gecede bir kimse ,1 kere FATİHA ve 30’ar kere FELAK ve NAS SURELERİNİ okumak suretiyle ile altı rekat namaz kılsa, o kimsenin bütün günahlarını bağışlar.O kimsenin günahları deniz köpüklerinden fazla olsa da.

14- Ramazan ayının on dördüncü gecesi kılınacak namaz: Peygamber
Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor kiu gecede bir kimse 1 kere FATİHA ve 30 kere İHLAS SURESİNİ okumak suretiyle 4 rekat namaz kılarsa rızkı ve bereketi fazla olur.Aynı zamanda o yıl içinde bütün muradları hasıl olur.

15- Ramazan ayının on dördüncü gecesi kılınacak namaz: Peygamber
Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor kiir kimse bu gecede 1 kere FATİHA ve 10 kere İHLAS SURESİNİ okuyarak altı rekat namaz kılsa her iki rekatta bir selam vererek, Allah(c.c.) O kimseyi cehennemden azad ettiği gibi ona Tevrat’ı, İncil’i ve Hz. İbrahim As. İnen sahifeleri okumuş kadar sevap verilir.Ayrıca yetmiş yıl aralıksız ve hiç dönmeden kafirlerle gaza etmiş gibi sevap verilir.Aynı zamanda 100 kerede hac etmiş sevabı verilir.

16- Ramazan ayının on altıncı gecesinde kılınacak namaz: Peygamber
Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor kiu gece seher vaktinde bir kimse 1 kere FATİHA ile KULLİLLAHÜMME ( Al-i İmran suresi, Ayet 26 ) okuyarak iki rekat namaz kılarsa, Allah(c.c.) O kimsenin 100 türlü hacetini verir.Bunların onu dünya ve doksanı ahiret hacetidir.

17- Ramazan ayının on yedinci gecesi kılınacak namaz: Peygamber
Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor ki bir kimse bu gecede ilk rekatında 1 kere FATİHA il KEVSER SURESİNİ, 2. rekatta 1 kere FATİHA ile 10 kere İHLAS SURESİNİ okuyarak iki rekat namaz kılarsa, ALLAH cc. O kimseyi Müslümanlık üzerine diriltir ve Müslümanlık üzerine öldürülür.Ayrıca Azrail As. Son nefesinde ona Kevser şarabından içirir.Kıyamette açlık ve susuzluk görmez.

18- Ramazan ayının on sekizinci gecesi kılınacak namaz: Peygamber
Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor ki: Bu gece bir kimse dört rekat namaz kılarsa, her rekatta 1 kere FATİHA, 3 ‘er kere AYETEL KÜRSÜ, İHLAS , FELAK ve NAS SURELERİNİ okursa o kimse, anasından doğduğu gibi günahlarından soyunup çıkar.Azrail As. Ona geldiği vakit, kendisini cennetle müjdeler.

19- Ramazan ayının on dokuzuncu gecesinde kılınacak namaz : Peygamber
Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor ki: Bir kimse bu gecede 4 rekat namaz kılsa, her rekatında 1 FATİHA ile 7 kere ZİLZAL SURESİNİ okursa, o kişi kıyamet korkularından emin olur ve bütün günahlarından arınır.Bütün kötülükleri iyiliğe dönüşür.

20- Ramazan ayının yirminci gecesinde kılınacak namaz: Peygamber
Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor ki: Bir kimse, bu gecede altı rekat namaz kılsa her rekatında da 1 kere FATİHA ile DUHA SURESİNİ okusa, o kimsenin kabri nurlu olur ve hesabı da kolay olur.

21- Ramazan ayının yirmi birinci gecesi kılınacak namaz : Peygamber
Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor ki : Bir kimse bu gecede iki rekat namaz kılsa, her rekatında 1 kere FATİHA ile 5’er defa FELAK ve NAS SURELERİNİ okursa, o kimseye gelecek yıla kadar kötü nazar değmez ve rızkı bereketli olur.O yıl içerisinde ölecek olsa şehit olarak ölmüş olur.

22- Ramazan ayının yirmi ikinci gecesi kılınacak namaz: Peygamber
Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor ki: Bir kimse bu gece yarısında 4 rekat namaz kılsa, her rekatında da 1 kere FATİHA il 4 kere İNŞİRAH SURESİNİ okusa, o kimse kırk peygamber sevabını bulur.

23- Ramazan ayının yirmi üçüncü gecesi kılınacak namaz : Peygamber
Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor kiu gecede bir kimse gece yarısında iki rekat namaz kılsa, her rekatta 1 kere FATİHA ile 5’er kere DUHA SURESİNİ okursa, o kimsenin yüzü kıyamette güneşten daha fazla nurlu olur.Onun yüzünün nuru ile sırat köprüsünden ev halkının 70 kişisi rahatça geçer.

24- Ramazan ayının yirmi dördüncü gecesi kılınacak namaz: Peygamber
Efendimiz(s.a.v.) efendimiz buyuruyor kiu gecede bir kimse 1 kere FATİHA ve 1 kere KARİA SURESİ ile iki rekat namaz kılsa, o kimseye şöyle nida gelir.

Korkma! Muhakkak ki sen, emin ( korkusuz ) kılınanlardansın.


25- Ramazan ayının yirmi beşinci gecesi kılınacak namaz: Peygamber
Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor kiu gecede bir kimse iki rekat namaz kılsa, her rekatta 1’er defa FATİHA, FİL ve KUREYŞ SURELERİNİ okusa, o kimse kıyamette kime şefaat ederse şefaati ret olunmaz.Ayrıca suya kanmış ve karnını tok tutmuş olur.

26- Ramazan ayının yirmi altıncı gecesi kılınacak namaz: Peygamber
Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor kiu gecede bir kimse iki rekat namaz kılsa her rekatında 1 kere FATİHA, 1 kere AYETEL KÜRSÜ ve 3 kere de İHLAS SURESİ okursa, kıyamet gününde o kimseye öyle bir taç giydirilir ki, bütün mahlukların kılları sayısınca dil olsa o tacın kıymetini tavsif edemez.

27- Ramazan ayının yirmi yedinci gecesinde kılınacak namaz: Peygamber
Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor kiu gecede bir kimse iki rekat namaz kılsa, her rekatında 1 kere FATİHA ile 7 kere KADİR SURESİNİ okursa, o kişinin sevabı, Kadr’e yetenlerin sevabından eksik olmaz.

28- Ramazan ayının yirmi sekizinci gecesinde kılınacak namaz: Peygamber efendimiz ( SAV ) buyuruyor ki: Bu gecede bir kimse 1 kere FATİHA ve 3 kere İHLAS SURESİNİ okuyarak iki rekat namaz kılsa, anasından doğduğu gün gibi günahlarından çıkar ve kıyamette hesaptan kurtulur.


29- Ramazan ayının yirmi dokuzuncu gecesinde kılınacak namaz: Peygamber
Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor ki bu gecede bir kimse 1 kere FATİHA, 7 kere İHLAS ve 1’er kere FELAK ve NAS SURELERİNİ okuyarak iki rekat namaz kılsa, Allah(c.c.) O kimseye nida eder ki:

Ey kulum! Sana müjdeler olsun ki, orucunu ve namazını kabul ettim.Günahlarını bağışlayıp cenneti sana vacip kıldım.


30- Ramazan ayının otuzuncu gecesinde kılınacak namaz: Peygamber
Efendimiz(s.a.v.) buyuruyor ki: Bu gece bir kimse 1 kere FATİHA, 10 ‘ar kere İHLAS, FELAK, NAS SURELERİNİ okuyarak iki rekat namaz kılarsa, o kimsenin şu üç türlü büyük haceti kabul olunur.

—Taatleri makbul olur
 
—Dünyadan imanla gider.  
—Kitabı sağ tarafından verilir

Allah kabul etsin...

Yazmam gerekiyor diye düşünerekten...

Esselamu aleykum ve rahmetullah...
Dostlar, kardeşler Ramazan-ı Şerif cümlemiz için mübarek olsun. Rahmet, bereket, muhabbet ve ihlasın sağanak sağanak yağdığı hayırla geçireceğimiz bir Ramazan duasıyla başlıyorum. 

Herkesin keyfi yerindedir inşâAllah, sıcakmış, gün uzunmuş, susuzlukmuş, hiiç biri bize dokunmaz Allah'ın izniyle :) Yine uzun günlere denk geldi bu yıl Ramazan, sevabı da en çok olan oruçlarımız bu ay içinde olur kim bilir?.. Melekler orucun sevabını bilmezlermiş, amel defterimize yalnızca "kulun bir günlük oruç tuttu" diye yazarlar, sevabı da Rabbim kendisi takdir edermiş. İnşâAllah en güzel oruçlarımızla geçiririz bu Ramazan'ı.. 

Tabi, orucu yalnız bırakmamalı bu Ramazan da, değil mi?.. Ramazan oruç ayı olduğu kadar Kur'an ayı da aynı zamanda, içinde barındırdığı Kadir Gecesi nedeniyle.. Bu yüzden oruca verdiğimiz değeri Kur'an-ı Kerim'den de esirgemeyelim.. Hatimlerle, hayırlarla, güzel namazlarımızla, uzun zamandır aramadığımız, küs olduğumuz dost ve akrabalarımızı arayarak, bol bol iftar vererek ve davetlere icabet ederek ve tabi işlediğimiz hayırsız işleri de terketme yoluna girmekte büyük yarar vardır inşâAllah... Herkes kendi eksiğini daha iyi bilir.. :)

Aslında Ramazan dolayısıyla keyfim çok yerinde, insanın içini tarif edilemez bir huzur, dinginlik ve Rabbimizin rızası için yapma yoluna girdiğimiz işler nedeniyle feraha ulaşmış, şeytanın zincire vuruluş nedeniyle daha masum.. İyiyim yani.

Bir yandan da, acziyetimin çok farkına varıyorum bu günlerde.. Çok çaba sarfediyoruz isteklerimiz için, bazen öyle çaba sarfediyoruz ki, gerçekleşmemesi için hiçbir neden olmadığını ve muhakkak gerçekleşeceğini umuyoruz... Cüz-i irademizi aşarak Külli iradenin varlığını unutuyoruz hafazanAllah...Ve gerçekleşmediğinde de öyle yıkılıyoruz ki, her şeyi yapmış olmamıza rağmen neden gerçekleşmediğine bir türlü inanamıyoruz, isyan ediyoruz, eksik arıyoruz... Her şeyin bizim istememizle bir yere kadar olacağını ve o yerden sonra ancak Rabbin dilemesiyle gerçekleşeceğini unutuyoruz... Mesela hayır için girdiğimiz bir yolda, niyetimiz her ne kadar güzel olursa olsun sonunun nereye varacağını bilmiyoruz, hayır için çıktığımız yolların sonu da şerli bitebiliyor bazen.. İnsan o noktada çaresizliğini bir kez daha keşfediyor... Diyorsun "Rabbim ben senin rızan için çıkmıştım bu yola ama olmadı, beceremedim, bir yerlerde yanlış yapmış olmalıyım..." Diyeceğim şu ki, biz niyetlerimizi hep güzel tutalım da sonunda gelecek olan şerse eğer, Rabbim ona da dayanma gücü verecektir.. 

Hayırlı ramazanlar, dua ve muhabbetle...


Görsel: Zeynepin evi

Miraç Kandili

Esselamu aleykum ve rahmetullah..

Receb-i şerefin son günlerini yaşarken içinde barındırdığı ikinci hayırlı gece olan Miraç Kandili'yle taçlanacağız inşâAllah bu gece... Ümmet-i Muhammed için hayırlara vesile olmasını dilerim. 

Miraç hadisesi Güller Sultanı(s.a.v)'e ve bizlere çok şeyler ifade etmektedir, Rabbimiz Rasülullah(s.a.v)'le görüşmüş ve O(s.a.v)'na hediyeler ihsan etmiştir;
Bu gecede Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam bütün iman hakikatlerini gözleriyle gördü; Melekleri, Cenneti, âhireti, hattâ Cenab-ı Hakkın cemâlini gözleriyle müşahede etti. Sözlerinde ve vaadinde en küçük bir hilafı, aksi beyanı olmayan o yüce insan mü'min ruhlara manen şöyle diyordu: “Sizin inandığınız, melekleri, âhireti, Rabbinizin Nur cemâlini bizzat gördüm; bu iman esasları vardır, mevcuttur; tereddüt ve şüphe etmeyiniz.” Böylece mü'minler sonsuz bir imana ermenin saadetine kavuşmalıdır. Efendimiz Miraçta Cenab-ı Hakkın cemalini görme nimetini tattı. Bu manevi nimetin Cennette mü'minlere de nasip olacağı müjdesini verdi. “Ayın on dördünü nasıl açıkça gözünüzle görüyorsanız, Rabbinizi de öyle Cennette apaçık göreceksiniz” buyurarak bu ezelî müjdeyi bizlere hediye olarak getirdi. 5 vakit namaz da mü'minlere Miraç hadisesiyle gönderilmiştir. 

Rabbimiz bizlere böyle güzel geceleri de ihsan etmiştir ki, hatalarımızdan dönelim, bir kere daha doğru yolu bulalım, Rabbin rızası için çabalayalım ve sonunda Cennet ve Cemalullah ile müjdelenelim inşâAllah... Hepimiz için bu gecenin Miraç olmasını, hata ve günahlarımızı ölçüp tartacağımız ve inşâAllah hepsini geride bırakacağımız ve gelecek hayırlı günlerin temellerini atacağımız bir gece olmasını dilerim. 

"Miraç gecesinde iyi amel eden için yüz yıllık mükâfat vardır." İmam-ı Gazali 
 
Geceyi oruçlu karşılamak ve ertesi günü de oruçlu geçirmek çok yerinde olacaktır inşâAllah :) "Recebin 27. günü(Miraç günü) oruç tutana, 60 yıllık oruç sevabı verilir." İmam-ı Gazali
 
Bu geceyi namaz kılarak ibadetle geçirmenin sevabı çok büyük. Miraç gecesi ve gündüzündeki namazları cemaatle kılmaya gayret edelim inşâAllah. Kaza namazı bulunanlar, bu namazları kaza etmeye çalışmalı. Üzerinde namaz borcu olan kimsenin bu gecede hiç olmazsa bir günlük namaz kaza etmesi uygun olur. Böylece hem borcunu öder hem de geceyi ihya eder inşâAllah. Hz. Peygamber (s.a.v) Efendimize hiç olmazsa bir tesbih, salat ü selâm okumalıyız. Can ü gönülden, “Es-salatü ve’s-selamü aleyke ya Resûlellahdemeliyiz.Kusur ve günahlarımızdan tevbe ve istiğfarda bulunmalıyız. En azından bir tesbih “Estağfirullah” demeliyiz. Kur'an-ı Kerim de ihmal edilmemeli bu gecede... 
 
Yine Yatsı namazından sonra 12 rek'at "Hacet namazı" kılınabilir. Namaz 2'şer rek'atte bir selam verilerek tamamlanır. Her rek'atte Fâtiha'dan sonra 10 İhlâs okunur.
Namaza niyet:
"Yâ Rabbî, rızâ-i şerîfin için niyet eyledim namaza. Bu gece yedi kat gökleri ve bütün esrârını göstererek muhabbetin ile müşerref kıldığın sevgili habîbin Resûl-i Zîşan Efendimiz hürmetine ben âciz kulunu afv-ı ilâhîne, feyz-i ilâhîne ve rızâ-i ilâhîne mazhar eyle, Allâhü Ekber."

Namazdan sonra:
4 Fâtiha-i şerîfe,  100 defa: "Sübhânallâhi vel-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azıym" 100 İstiğfâr-ı şerîf, 100 Salevât- şerîfe okunup duâ edilir.
Bu namazda, İhlâs-ı şerîfeler 100'er adet okunursa veya bu namaz 100 rek'at olarak kılınırsa; bunu yerine getiren mü'min huzûr-i ilâhîye namaz borçlusu olarak çıkmaz. İnşâAllah! 
 
Miraç gecesinden sonraki gün öğle ile ikindi arasında 4 rekat namaz kılınır. Her rekatta Fatiha'dan sonra: 5 Ayetül Kürsi, 5 Kul ya Eyyühel Kafirün, 5 İhlası şerif, 5 Kul euzu birabbil felak, 5 Kul euzu birabbinas okunur. Vaktimiz olursa ihmal etmeyelim inşâAllah.
 
Recep ayında bir gün ve gece vardır ki Receb’in 27. gecesidir. Kim o gün oruç tutar ve geceyi ibadetle geçirirse yüz sene oruç tutmuş ve yüz sene ibadet yapmış gibi olur. 
 
İstifademize inşâAllah, hayırlı kandiller. 

Şehrullah(Allah'ın ayı)

Esselamu aleykum ve rahmetullah...

Allah'ın benim ayım dediği 3 aylardan ilki olan Receb-i şerif ayını geçirmekteyiz şu günlerde. Bu aylar bizler için imanımızı tazelediğimiz, islamla yeniden dirilişimiz için bir bahar ayı niteliğinde olmalı. İbadetlerimize daha bir özen göstermeli, kaza ve nafile namaz kılma sıklığını arttırılmalı ve en güzel ibadet, nefse dur durak diyen oruç tutma aralığımızı da sıklaştırmalıyız. Sıcaklar hepimizce malum, lâkin bizlere kazandıracağı şeyleri düşünürsek yapılamayacak şey değil. Bu ayda tutulan her bir oruca 1'er aylık oruç tutmuş sevabı verilecek inşâAllah, mesela her pazartesi ve perşembeyi oruçlu geçirebilir, hemde sünnet işleyebiliriz. :) Bu ay Cenâb-ı Hakk'a mahsus bir ay olduğu için yalnız Allah'ı bildiren ihlâs suresini bolca okumak lazım. Recep ayı boyunca her gün, başında ve sonunda 7'şer fatiha ile 100 ihlas okumak çok faydalı inşâAllah. Yine bu aya hürmeten günlük tesbih sayılarımızı da arttırmalıyız; tevhid, istiğfar ve salavat-ı şerife de bolca okunmalı.


Büyük tasavvuf ehli Zünnün Mısrî der ki: 
"Receb ekme ayıdır, Şaban sulama ayıdır, Ramazan derleyip toplama ayıdır. Herkes ne ekerse onu biçer, ne yaparsa cezasını çeker. Bir kimse ekimi bırakırsa, hasat zamanı ekmediğine pişman olur. Kıyamet gününde ise çok kötü duruma düşer."

Recep ayı içerisinde kılınması gereken hacet namazından bahsedelim. 1 ile 10'u arasında,10'u ile 20'si arasında ve 20 ile 30'u arasında 10'ar rek'at olmak üzere toplam 30 rek'at. Bu namazlar, akşamdan sonra da, yatsıdan sonra da kılınabilir. Fakat, cuma ve pazartesi gecelerinde ve bilhassa teheccüd vaktinde kılınması efdaldir. Bu namaz, mü’min ile münâfığı ayırır. Bu 30 rekat namazı kılanlar, hidâyete ererler. Münâfıklar bu namazı kılamazlar. Bu namazı kılanın kalbi ölmez. Bu 30 rekat namaz Rasûlullah Efendimiz(s.a.v.)’in berberi, Selmân-ı Pâk (r.a.) tarafından rivâyet edilmiştir.

Kılınış şekli: Hacet namazına şu niyetle başlanır: “Yâ Rabbî, beni, teşrifleriyle dünyâyı nûra gark ettiğin Efendimiz hürmetine, sevgili ayın Recebi şerîf hürmetine, feyz-i ilâhine, afv-ı ilâhine, rızâ-i ilâhine nâil eyle. Âbid, zâhid kulların arasına kaydeyle. Dünya ve âhiret sıkıntılarından halâs eyle. Rızâ-i şerîfin için, Allâhü Ekber.
Her rek’atte 1 Fâtiha, 3 Kul yâ eyyühe’l-kâfirûn, 3 İhlâs-ı şerif okuyup, 2 rek’atte bir selâm verilir. Böylece 10 rek’at tamamlanır.
 
İlk on gün içinde kılınan namazdan sonra, 11 defa “Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh. Lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü yuhyî ve yümît. Ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedihi’l-hayr. Ve hüve alâ külli şey’in kadîr” okunup dua edilir.
İkinci on gün içinde, yani Receb’in 11’i ile 20’si arasında kılınan 10 rek’atten sonra, 11 defa “İlâhen vâhıden ehaden sameden ferden vitren hayyen kayyûmen dâimen ebedâ” okunup dua edilir.
Üçüncü on gün içinde, yani Receb’in 21’i ile 30’u arasında kılınan 10 rek’atten sonra da 11 kere “Allâhümme lâ mânia limâ a’tayte, velâ mu’tiye limâ mena’te, velâ raadde limâ kadayte, velâ mübeddile limâ hakemte, velâ yenfeu ze’l-ceddi minke’l-ceddü. Sübhâne rabbiye’l-aliyyi’l-a’le’l-vehhâb. Sübhâne rabbiye’l-aliyyi’l-a’le’l-vehhâb. Sübhâne rabbiye’l-aliyyi’l-a’le’l-kerîmi’l-vehhâb. Yâ vehhâbü yâ vehhâbü yâ vehhâb” okuyup dua edilir.

Ayrıca Recep ayı boyunca bu dua da sıkça tekrar edilmeli :) 
"Allâhümme bârik lenâ recebe ve şa'bân ve bellığnâ ramazân
"Allah'ım! Recep ve Şaban aylarını bizim için mübarek kıl ve bizi Ramazan ayına ulaştır." 
Ecmain...


Tesettür...

Esselamu aleykum...

Cumamız mübarek olsun, Rab Teala bu mübarek günü hakkımızda şefaatçi eylesin inşâAllah... Cuma'nın hakkını veren mü'minlerden olmak duasıyla...

Uzun zamandır yazmak istediğim, ancak yoğunluk ve konunun önemi sebebiyle ertelediğim bir yazı vardı; Tesettür... Aklım yettiğince bildiklerimi aktarmaya çalışacağım, yanlış veya eksiklerim elbette olabilir..

Malum ahir zaman münasebetiyle, dinimizin gereği olan örtünme de malesef aşınmaya maruz kalmıştır... İslamın gereği olan kadının örtünmesi, hakkı verilerek yerine getiril(e)memekte ve hakkıyla yerine getirmeye çalışan hanımlar da itilip kakılmakta/hor görülmektedir... Ama bilinmelidir ki; mahşer meydanında örtü dahi bizden hakkını isteyecek, gereğince yapılmayıp/ saptırıldığında hakkını arayacaktır...

Tesettür bir moda, tarz, gelenek...vs. değildir!

İslam dini gereğince kadınlara farz olan yaşam biçimidir! Hafife alınamaz, saptırılamaz, tartışılamaz, engellenemez!... Allah'ın emridir, uyulması farzdır!

Bu konuyu yazmaktaki düşüncem kimseyi kırmak yada eleştirmek değil, yalnızca doğru bilinen birkaç yanlışı düzeltmek... Maalesef birçok örtünmeyen hanım, örtünün hakkını vermeyen, başındakine dahi eziyet ederek tesettürlü olduğunu iddia eden(!) hanımlarla kendini kıyaslayarak, vicdan rahatlatmaya çalışmakta ve şeytanın tuzağına düşmektedir...

Örtünme; şekliyle dahi Kur'an-ı Kerim'de anlatılmış, Rasülullah(s.a.v) de birçok Hadis-i Şeriflerinde ifade etmiştir. Tesettür, Efendimiz(s.a.v) zamanında hakkı verilerek yerine getirilmiş birçok örneğiyle karşımızda durmaktadır; Hz. Hatice(r.a), Hz.Fatıma(r.a.), Hz. Aişe(r.a)... validelerimiz gibi... Her şeyde olduğu gibi ibadette de kendimizi en iyilerle/üstünlerle kıyaslamalı, onlar gibi olmaya çalışmalıyız.

Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
"Kadının [yüz ve iki elinden başka] bütün bedeni avrettir." 
Mecmaul-enhür, El-mugni

Bu hadis-i şerifte kadının tesettürü açıkça bildiriliyor. Allahü Teâlânın Resulüne tabi olup Onun bildirdiği şekilde tesettüre riayet edilmelidir!

Hazret-i Esma, ince elbise ile gelince, Resulullah efendimiz baldızına bakmadı. Mübarek yüzünü çevirip;
"Ya Esma, bir kız, namaz kılacak yaşa gelince, yüz ve elleri hariç, vücudunu erkeklere gösteremez!" buyurdu. 
Ebu Davud

Hazret-i Âişe validemiz buyurdu ki: 
"İlk muhacir kadınlara Allah rahmet etsin! Tesettür ayeti inince, hemen futalarını yırtıp başlarını örttüler" buyurdu. 
Buhari, Nesai

Kadın avrettir, tesettürü farzdır. Ayet-i kerimeyi kendi görüşüne göre tefsir edip bu farzı inkâr etmek küfürdür!...

Sadece kalp temizliği yada iyi insan olmakla Rabb'in rızası kazanılacak ve cennete girilecek olsaydı, İman/ibadet etmemize gerek kalmazdı zaten... Nefis var-imtihan var, imtihan var-cennet/cehenneme tabi tutulmak/Rabbin rızasını kazanıp/kaybetmek var!

İyi insan olduğunu iddia eden kardeşlerim, örtünmeninde hakkını vererek taçlandırın o halde iyilik/güzelliğinizi! Rabbin rızasını kazanmak için bir adım daha atın, O(c.c) kendisine yaklaşan, rızasını arayan kulunun her zaman yanında olarak, şüphesiz yâr ve yardımcısı olacaktır...

Dünya ve ahiret saadeti için; Nefsin değil/Rabb'in buyruklarına uymalı, etrafımızdakilere bakarak değil, Kur'an/sünnet ahlakıyla yaşamaya çalışmalıyız...

İstifademize inşâAllah... 
Muhabbetle...


Bu yazı şurada ve şurada da yayınlandı...

Âşura günü

Esselamu aleykum ve rahmettullah..

Günümüz hayır ve bereket dolsun, Âşura günümüz mübarek olsun inşâAllah.. Hicrî senenin ilk ayı olan Muharrem Ayı'nın 10. günü; yani bugün Âşura Günü'dür. Muharrem Ayı'nın diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Aşura Günü'nün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır.

 :) Bugün af günü, bağışlanma günü, bereket günü, bugün tufandan kurtuluş günü dostlar..

Durmayın öyle, dua edin, yakarın Rabb'e, kalbinizle, aklınızla, bedeninizle, fiilinizle, her halinizle... Yakarın ve affımızı, kurtuluşumuzu dileyin.. Cahillik/korkaklık/muhabbetsizlik/bilgisizlik/ilgisizlik... tufanlarından kurtuluşumuz ola inşâAllah...

Değil mi ki asırlar önce bugün şu kutlu hadiseler meydana gelmiştir;

1. Allah, Hz. Musa'ya (a.s.) Âşura Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür.
2. Hz. Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağının üzerine Âşura Gününde demirlemiştir.
3. Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından Âşura Günü kurtulmuştur.
4. Hz. Âdem'in (a.s.) tevbesi Âşura Günü kabul edilmiştir.
5. Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Âşura Günü çıkarılmıştır.
6. Hz. İsa (a-s.)
Âşura Günü dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.
7. Hz. Davud'un (a.s.) tevbesi
Âşura Günü kabul edilmiştir.
8. Hz. İbrahim'in (a.s.) oğlu Hz. İsmail
Âşura Günü doğmuştur.
9. Hz. Yakub'un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf'un hasretinden dolayı kapanan gözleri
Âşura Günü görmeye başlamıştır.
10. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından
Âşura Günü şifaya kavuşmuştur.
Hz. Âişe'nın belirttiğine göre, Kabe'nin örtüsü daha önceleri
Âşura Gününde değiştirilirdi.

Peygamber Efendimiz (s.a.v)in geçmiş ve gelecek bütün günahlarının affedilmesi de Âşura günü olmuştur.
Ayrıca İdris (a.s)’ın göklere kaldırılışı, Davut (a.s)’ın tevbesinin kabul edilmesi, Süleyman (a.s)’a saltanatın ihsan edilişi gibi olaylarında Âşura gününde vaki olduğu rivayet edilmiştir.
 

İşte bu güzel hadiselerin gerçekleştiği bugün saadet asrından beri mü'minlerce kutlanagelmiştir.

Bu günde oruç/oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel âdetlerin de yaşatılması isabetli ve yerinde olacaktır. Herkes imkânı nispetinde ailesine, akraba ve komşularına ikramda bulunur; bugünlerin faziletini bildiren hadiseleri hatırlayarak ihsanda bulunursa şüphesiz sevabını kat kat alacaktır. Bilhassa, Peygamberimiz, mü'minin aile efradına Âşura Gününde her zamankinden daha çok ikramda bulunmasını tavsiye etmiştir.

Efendimiz (s.a.v) bir hadiste şöyle buyuruyor: 
"Her kim Âşura Gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder."

İmkânı/durumu yerinde olanlar, o güne mahsus olmak üzere aldığı erzakı biraz bolca, çeşit olarak da biraz fazlaca almalıdır. Yani mutfak erzak bakımından diğer günlerden biraz daha zengin ve geniş olursa, Allah’ın izniyle göreceğiz ki, sene boyunca evimizden ve mutfağımızdan bolluk ve bereket eksik olmayacak. :)
 
Yine Âşura gününde yapılması gerekenlerle alakalı olarak denildi ki:

Kim Âşura günü on müslümana selâm verirse, bütün mü’minlere selâm vermiş gibi sevap alır.

Kim bu gün bir yetimin başını okşarsa, Allah-u Teala onun her tüyüne karşılık cennette bir derecesini yükseltir.
Kim Âşura günü zerre kadar bir şey sadaka verse, Allah-u Teala ona Uhud dağı kadar sevap verir.

Âşura günü mümkün mertebe yoldan eziyet verecek şeyler kaldırılmalı, dargın müslümanların arası bulunmalı, hastalar ziyaret edilmelidir.
Bu rivayetlerden yola çıkarak, Âşura gününün çok kıymetli bir gün olup en iyi şekilde değerlendirilmesi gerekiyor. Oruçlarımızı da ihmal etmedik inşâAllah, bir gün öncesi ve sonrasıyla birlikte...
 

Ayrıca bazı mü'min kardeşlerimin bugünü yas merasimine dönüştürdüklerini görünce üzüldüm açıkçası ve ona da bir açıklama getirmek istedim;

Âşura gününün güzelliği ve bereketi üzerinde Kerbela karanlığının kesafeti de görülmektedir. 61. hicret yılının Muharrem'ine ait 10. gününde Hazret-i İmam Hüseyin (r.a.) 55 yaşında iken Sinan bin Enes isimli bir hain tarafından Kerbelâ'da hunharca şehit edilmiştir. Bu gadr ve zulmün arkasında Emevi Halifesi Yezid, onun Küfe valisi İbni Ziyad vardır. Yarım asır öncesinden Peygamberimizin bizzat haber verildiği bu ciğerleri yakan olay Hazret-i Hüseyin'i Cennet gençlerinin efendisi olma şanına yüceltmiştir.

Şehitler mükâfatını almış en yüce mertebelere ulaşmıştır. Yüce Allah'ın da zalimlere hak ettikleri cezayı en âdil bir şekilde vereceğinden şüphemiz yoktur. Kader hükme boyun eğen her mü'min bu olaya üzülür, ancak itidalini ve soğukkanlılığını kaybetmez. Duyguları yanlışlara ve taşkınlıklara götürmez. Çünkü meydana gelen bütün olaylar ezelî takdirin bir hükmüdür. Bu açıdan bunu bir "yas merasimi" haline dönüştürmek ehli-i sünnetin itikat ve inancına aykırıdır...

İstifademize inşâAllah..