Kiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ekim 2015 Pazartesi

Yemeklik Biber Sos


Uzun bir süre sonra merhaba..
Ciddi bir zaman dilimi süresince ayrı kaldım bloğumdan.. Neden? Halbuki normal hayatıma devam ediyordum.. Aslında biraz yetersizlik hissettim kendimde.. Fazla mı açıldım sağa sola? Hayır. Günlük sıradan hayatımın içinde kayboldum, sosyal medyada hep vardım ama mutfağa girme eylemim mecburiyet halinden öteye gitmiyordu. Bir de iğne oyası işi var tabi, yıllar var ki öğrenme aşkıyla yanıp tutuştuğum bir meziyet iğne oyası. Yaklaşık 1,5 yıldır yapıyorum, ufak tefek kazancım bile oluyor hatta. Bununla ilgili bir de sayfa açmayı düşünüyorum ama biraz daha vakit var. 
Evimin neşesini unutmamam lazım.. Benim küçük fındık kurdum 10 gün sonrasında 36 aylık oluyor. Onunla birlikte herşeyi yeniden keşfedip öğrenmek, tepkilerine şaşırmak, sorularına cevap yetiştirmek hayatımın en büyük paydalarından ve haliyle düzgün bir birey yetiştirme arzusu çok ağır basıyor. Karbon kağıdı gibi sizi taklit eden bir canlı düşünün ki hergün daha bir hayret ediyorum herşeye..
28. yaş günümü geride bıraktık Eylül ayı içinde, bayram telaşı içinde kaynadı gitti :) İnsan yüzüncü yaş gününü de kutlasa illaki bir özel hâl istiyor azizim. Beni her yıl unutmayan canım arkadaşlarım sağolsunlar bana kendimi özel hissettirdiler. Ailem ve eşim her zamanki gibi yanımdaydılar ve hepbirlikte güzel anlar biriktirdik yine.. Hamd olsun. 
Hepimizin yaşadığı şeylerdi muhakkak bu anlattıklarım ama ben ve bloğumun arasına girdi. Arayı ısıtacağız inşallah :)
Geçen hafta eşimle pazarda alışveriş yapıyorduk, ufak kırmızı biber dağları gördüm tezgahların arkasının görünmediği. Sonra dedim ki iyice vakti geçmeden paylaşayım belki faydalanan birileri olur :)
Biber sosunu salça ile birlikte biber salçası yerine kullanıyorum ben ve çok lezzetli oluyor. 

Malzemeler:
2 kg. kapya biber
Yarım çay bardağı sıvıyağ
Kaya tuzu

Yapılışı:
Biberler iyice yıkanıp çekirdekleri temizlendikten sonra robottan geçirilir.
Sıvıyağ tencereye alınıp hafif kızdırılır ve çekilmiş biberler ve tuzu eklenerek kaynayana kadar pişirilir. Kaynamaya başladıktan sonra altı kısılıp 45 dk. kadar pişirmeye devam edilir. 
Pişen biber sos temiz ve kuru kavanozlara pay edilip ağızları sıkıca kapatılarak ters çevrilir. Soğuduktan sonra serin bir yere kaldırılır. 

Afiyet olsun..

12 Eylül 2014 Cuma

Şeftali Marmelatı


Merhaba.
Hayırlı ve bereketli cumalar dilerim..
Kış hazırlıklarım bitti artık, emek verdim hazırladım Rabbim sağlıcakla tüketebilmeyi nasib etsin cümlemize inşallah..
Bugün son olarak tezgahları yavaş yavaş terkeden şeftaliden hazırladığım nefis marmelat..
Sevgili arkadaşım Duygu' nun bu nefis tarifini mutfak tartım olmadığından kendime göre uyarladım, sonuç fotoğraflarda...

Malzemeler:
1 kg. çekirdekleri çıkarılmış kabukları soyulmuş şeftali
4,5 su bardağı toz şeker
1 tatlı kaşığı tereyağ
Birkaç damla limon suyu
100 ml. su

Yapılışı:
Kabukları soyulup çekirdekleri çıkarılan şeftaliler 100 ml. su ilave edilerek robottan geçirilir. )Benim robotum hepsini almadığından iki seferde çektim suyu da ikiye bölerek tabi..)
Pürüzsüz olan şeftaliler tencereye alınıp şekeri verilir ve şeker eriyene kadar mikserle çırpılır.
Tereyağı da ilave edilerek ocağın altı yakılır göz göz olana dek yüksek ateşte karıştırarak pişirilir.
Pişirme esnasında oluşan köpükler toplanır.
Limon suyu da ilave edilerek birkaç dakika daha kaynatılır ve ocaktan alınıp sıcak sıcak kavanozlara doldurulur.
Kıvamı ilkin çok sulu gibi gelebilir size ama sonradan katılaşıyor, tadı da çok lezzetli :)

Afiyet olsun ..

10 Eylül 2014 Çarşamba

Dolma Biber Kurutmak


Merhaba..
Bugün ilk kez yaptığım dolma biber kuruları buluşacak sizlerle.. Giriş katta oturuyor olmama, balkonumun olmayışı biber kurutmama engel olamadı cam demirlerine bağladım yine kuruttum biberlerimi :)

Sevgili Nilay' cığımın çok güzel oluyor yapmalısın demesi ile pazarda köylülerden minik minik dolma biberlerini aldım iplere dizdim, camlara bağladım :) Kıpkırmızı oldular, pamuklu  kumaştanbir bez torba dikip içine koydum biberlerimi kaldırdım..

Malzemeler:
İstenilen miktarda küçük dolmalık biber
Büyük bir iğne ve pamuk ipliği

Yapılışı:
Biberlerin başları koparılıp yada kesilip çekirdekleri temizlenir. Bu işlemler esnasında biberler yıkanayacak.

İğneye uzunca pamuk ipliği geçirilip temizlenmiş biberler sırası ile ipe dizilir.

Dizme işleminin ardından bol güneş alan bir yere bağlanan biberler kurumaya bırakılır. İyice kuruyan biberler asıldığı yerden alınıp ipinden çıkarmadan pamuklu kumaştan dikilmiş torbaya doldurulur, serin bir ortama asılır.

Afiyet olsun..

9 Eylül 2014 Salı

Dondurucuda Kışlık Türlü


Merhaba..
Bu yıl kendimi aştım çeşit çeşit kışlıklar hazırlayıp kaldırdım, sizlerle gün gün paylaştım.. Sonuna geldik sayılır :)
Bugün de dondurucuda türlü tarifini vereceğim sizlere, yaz sebzeleri ile mis gibi hazırlayıp kışın afiyetle tüketebilirsiniz..
Belirtmek istediğim yegâne ayrıntı, patlıcanları bol sıvıyağda kızarttım, dondurucuya koyarken de, şimdi taze taze yaparken de kızartıyorum patlıcanı, su ile buluştuğunda haşlanmış tadı pek hoşuma gitmiyor çünkü..Benimle aynı fikirdeyseniz eğer sizde kızartın derim..


Malzemeler:
1 kg. taze fasülye
3 adet kabak
2 adet patlıcan
10 adet sivri biber
5-6 adet domatesin püresi
3 adet iri kırmızı kapya biber
Tuz

Yapılışı:
Patlıcanlar alacalı soyulup küp küp doğranır tuzlu suda bekletilir. 
Fasülyeler ayıklanıp yıkanır, 3-4 parçaya kırılır.
Kabaklar soyulup küp küp doğranır.
Patlıcanlar sıvıyağda kızartılır.
Biberler temizlenip minik minik doğranır, tencereye alınıp tuzlanarak sotelenir, üzerine domates püresi, fasülyeler, patlıcan ve kabaklar sırası ile eklenerek fasülyeler hafif solana kadar kavrulur.

Ocaktan alınıp soğuduktan sonra buzdolabı poşetlerine pay edilip, ağızları sıkıca kapatılarak dondurucuya kaldırılır. 

Afiyet olsun...

8 Eylül 2014 Pazartesi

Dondurucuda Karnıyarıklık Patlıcan


Merhaba..
Yazın en güzel lezzetlerinden birisi de patlıcan şüphesiz..
Yaz kış tezgahlarda boy gösterse de, patlıcan yaz sebzesidir efendim :)
Ben de hazırlıklar çerçevesinde karnıyarıklık olarak hazırladığım patlıcanlarımı sizlerle paylaşmak isterim..

Hatırlamak isteyenler veya yeni öğrenenler için Karnıyarık Tarifim Burada..

Malzemeler:
İstenilen miktarda kemer patlıcanı
Kızartmak için sıvıyağ
Tuz

Yapılışı:
Patlıcanlar alacalı soyulur, tuzlu suda bekletilir. Siyah suyu çıkan patlıcanların suyu süzülüp tekrar yıkanır, iyice kurulanıp ortası karnıyarık olması için yarılır.
Kızartma tenceresinde tuzlanarak her yeri eşit olacak şekilde kızartılır.
Kağıt havlu serili tepsiye sıralanan karnıyarıklar soğuduktan sonra buzluk kabına yerleştirilip, dondurucuya kaldırılır.

Afiyet olsun..

5 Eylül 2014 Cuma

Kışlık Taze Fasülye


Merhaba..
Kış hazırlıklarımıza kızımın çok çok sevdiği taze fasülye ile devam etmek istiyorum :) İki kişi olmamızdan mütevellit şimdiye kadar bir yada iki kilo fasülye koyuyordum bu yıl 3 kg. fasülyeyi hazırladım ve kaldırdım hamd olsun.. Artık 3 kişiyiz soframızda :)

Malzemeler:
3 kg. taze fasülye
Yarım kg. kırmızı kapya biber
Bir avuç dolusu sivri biber
4-5 adet domates
Tuz

Yapılışı:
Fasülyeler ayıklanır, yıkanır, süzülmeye bırakılır.
Kırmızı biberler ve sivri biberler ayıklanarak küp küp doğranır, tencereye alınıp tuz eklenerek sotelenir. Üzerine doğranmış domatesler eklenip sotelenmeye devam edilir..
En son taze fasülyeler de eklenerek fasülyeler hafif soluncaya kadar karıştırarak kavrulur.

Kavrulan ve ocaktan alınan fasülyeler soğuduktan sonra birer pişirim olarak buzdolabı poşetlerine pay edilir, ağzı sıkıca kapatılarak havası alınır ve dondurucuya kaldırılır.

Afiyet olsun..

4 Eylül 2014 Perşembe

Buzlukta Barbunya ve Doğranmış Sivri Biber


Merhaba..
Evlerimizi bereketlendirmek adına birçok hazırlık içine girdiğimiz malumdur, günlerdir bundan bahsediyorum :)
Fazla lafı uzatmadan bugün de barbunya ve sivri biberleri sizlere anlatmak isterim..

Dilediğiniz kadar barbunyayı alıp, ayıklayıp dolap poşetlerine birer pişirimlik miktarlarda pay edilir. Ben  hiçbir işlem yapmadan doğrudan yerleştiriyorum barbunyaları poşetlere ama isterseniz domates ve sivri biberle piyazlayıp da kaldırabilirsiniz..

Sivri biberleri ise yemeklerimize tat vermesi açısından yazınki çıtırlığı ve lezzeti ile istediğiniz miktarda alıp yıkayıp, ayıklayıp ufak ufak doğrayarak doğrudan dolap poşetlerine pay edebilir, kışın kullanmak üzere dondurucuya kaldırabilirsiniz..

Afiyet ve bereketli olsun..

3 Eylül 2014 Çarşamba

Kışlık Domatesli Biber Kızartması



Merhaba..
Kış hazırlıklarını tamamlamak üzereyim, hergün bir tanesini sırası ile sizlere ulaştıracağım inşallah..
Kışın malesef çıtır çıtır sivri biberleri bulamıyoruz, yazı hasretle bekliyoruz kavuşmak için.. Bende üç yıldır annemle yaptığımız şekilde bu yıl kendim yaptım ve adım adım fotoğrafladım sizler için..
Kavanozu açıp hafif ısıttığınızda ve yoğurtladığınızda yaz aylarında ekmek bana bana yediğiniz kızartmaların tadını yakalayacaksınız :)

Malzemeler:
3 kg. biber
1,5 kg. domates
Tuz
5-6 diş sarmısak
Kızartmak için sıvıyağ

Yapılışı:
Biberler ayıklanıp güzelce yıkanır, suyu süzdürülür.
Domatesler iri iri doğranıp tencereye alınır, doğranmış sarmısak ve tuz ekleyerek pişirilir. Suyunu salan domatesler blendırdan geçirilerek kıvam alana dek kaynatılır.
Yayvan bir tencereye dibini kaplayacak kadar sıvıyağ eklenip, tuz serpilir.. Kızdıktan sonra biberler eklenip biberlere de tuz serpilir. Tencerenin kapağı kapatılır. Ara ara karıştırarak biberler kızartılır.

Ben bol yağda kızartmak yerine bu şekilde kızartıyorum biberleri hem heryere yağ sıçramıyor, hemde daha hafif oluyor..
Kızaran biberler altına kağıt havlu serilmiş bir tepsiye alınıp, fazla yağı çektirilir,.

Kaynayan domates sos ve biberler birleştirilir..

10-15 dk daha kaynatılan biber ve domates karışımı temiz ve kuru kavanozlara pay edilip, yeni kavanoz kapakları ile sıkıca kapatılıp bir bez üzerine ters çevrilir. 1 gün bekletilip serin ve karanlık bir yerde kışın tüketmek üzere saklanır.

Afiyet olsun..

26 Ağustos 2014 Salı

Kışlık Domates Sos


Merhaba..
Gerek rahatsızlık gerek kış hazırlıkları gerek sosyal yaşantımızla epey yoğun günler geçiriyorum.. Buralara uğrayamayışımın sebebi bunlardır..
Mevsim sonbahara doğru hızla ilerlerken evlerde yoğun bir telaş hakim, hepimiz karınca kararınca birşeyler yapmaya çalışıyoruz. Bende domates sos, domates soslu biber kızartması, taze fasülye, barbunya, kırmızı biber közlemesi, dolmalık biber kurutması, tarhana, karnıyarıklık patlıcan hazırladım hepsini sizlerle paylaşacağım inşallah..
Domates sos ile başlayalım ne dersiniz?

Malzemeler:
20 kg. olgun tarla domatesi
Tuz

Yapılışı:
Domatesler güzelce yıkanıp iri iri doğranır. Ben blendırdan geçiridiğim için kabuklarını soymuyorum. İri iri doğranan domatesler fazla sulanmadan tencereye alınıp üzerine bol tuz eklenerek ara ara karıştırmak suretiyle pişmeye bırakılır. Suyunu salıp çekmeye başlayan domatesler blendırla inceltilip kıvam alması için 10-15 dk. daha kaynatılır.
Bulaşık makinesinin en sıcak programında yıkayıp steril edilen kavanozlara sıcak sıcak doldurulup yeni kavanoz kapakları ile seri bir şekilde kapatılır, biz bez üzerine ters çevrilip bir gün bekletilir.
Ertesi gün serin ve ışık almayan biryere veya buzdolabına yerleştirilir.
20 kg. domatesten yaklaşık 20 kavanoz domates sos çıktı..

Afiyet olsun..

20 Ağustos 2014 Çarşamba

Kastamonu Hamur Tarhanası


Merhaba..
Çok sıcak geçen bu günlere büyüklerimiz "hasıl sıcakları" derler.. Eskiden makine ağırlıklı tarım olmadığından tırpanla biçilen ekinler, günlerce kurutulur, anadut denilen yaba tarzı aletlerle ters çevrilir yine kurutulurdu..Sonrada düven ile samanı ile tanesi ayrılır, ayrılan buğdayda kurutulup değirmende un, taş değirmende bulgur yapılırdı. Ez cümle hasıl sıcakları kış hazırlıkları için de bir başlangıçtır.
Memleketimiz ve Anadolu' nun heryerinde tarhana vazgeçilmez bir çorbadır. Hazırlama şekli farklılıklar gösterse de tarhana izim için vazgeçilmez, her derde deva bir mamüldür.
Bende ilk kez bu yıl kendi tarhanamı hazırladığım için bu yıl paylaşmak kısmet oldu bloğumda.. Evveli annem yapar bana da getirirdi, bu yıl bu kuralı değiştirdik :) Kızım da çok sevdiği için Ramazan ayının başında yaptım ilk tarhanamı ama deneme olduğu için az yapmıştım, şimdi tamda zamanıyken bir sefer daha hazırlıyorum hamd olsun..
Bizde tarhana kurutulmadan hamur şekilde saklanır, nohut yada bulgur konmaz, genelde acılıdır ama ben acısız yapıyorum, daha bir lezzetli oluyor bu şekilde :) Bende size hamur tarhanayı tarif edeceğim bugün..

Malzemeler:
5 kg. yoğurt
1,5 kg. kuru soğan
1 kg. kırmızı biber
1 kg. domates
Yarım kg. sivri biber
1 bağ darak dalı (tohuma gitmiş dereotu)
Yarım bağ reyhan
Yarım bağ maydonoz
1 komposto kasesi tuz
2 çorba kaşığı pul biber
Karabiber
5 kg. un

Yapılışı:
Yoğurt büyük kapaklı bir leğene alınır.
Soğanlar iri iri doğranıp yoğurda eklenir. Aynı şekilde domatesler, kırmızı ve sivri biberler, darak dalı, maydonoz ve fesleğen de doğranarak yoğurda ilave edilir. Tuzu, pulbiberi ve karabiberi de eklenip karıştırılır. Leğenin kapağı kapatılıp 3-4 gün ekşiyene kadar bekletilir. Hava çok sıcak olduğundan bu süre fazla uzun tutulmamalıdır.
Ekşiyen yoğurtlu karışıma azar azar un ekleyerek tarhana yoğrulmaya başlanır. Ele yapışsa da kıvamlı bir hal alana kadar un eklemeye devam edilir.
Yoğrulan tarhana mayalanacağından büyükçe başka bir kaba da pay edilir ki taşmasın iki üç gün mayalanmaya bırakılan tarhana cam kavanozlara üstü boş kalacak şekilde doldurulup üzerine bolca tuz eklenir, ağızları kapatılır. Serin ve ışık almayan bir yerde saklanır. İlk birkaç gün kontrol etmekte fayda var tarhana kavanozlarda mayalanıp taşabilir..
10 ila 15 gün bekleyen tarhana kullanıma hazırdır.
Yarın tarhana çorbasını da paylaşacağım..

19 Eylül 2013 Perşembe

Lutenitsa (Göçmen Sosu)


Günaydın..
Mutlu günleri dliyorum tümm takipçilerime :)
Daha önce neden yapmamışım diye kendime kızdığım çok oluyor bazı lezzetleri yapıp tattığımda..
Bugün paylaştığım Lutenitsa' da bunlardan birtanesi..Balkan mutfağının baştacı olarak adlandırılan ve lezzeti mükemmel olan Lutenitsa, kahvaltılarımızın hatta her öğünümüzün baştacı olacak gibi :)
Eşim bu tür kahvaltılkları sevdiği için ve hazırını aldığı için bu işe bir el atmalıyım dedim ve Papatya' mın tarifi ile işe koyuldum :) Deneme amaçlı olarak vereceğim ölçünün yarısını yaptım ama bu hafta ölçünün iki katını yapacağım :)
Birde hafif dişe dokunsun diye iyice ezmedim robotta, isterseniz pürüzsüz olana dek ezebilirsiniz :)
Bu kadar övgüden sonra verelim tarifimizi yapın sizlerde :) Mahrum kalmayın aman :)

Malzemeler:
2 kg. kırmızı biber
1 kg. domates
1 kg. patlıcan
2 adet iri havuç
1 baş sarmısak
Yarım çay bardağı sirke
1 avuç kaya tuzu
Karabiber
Kekik
Zeytinyağı

Yapılışı:
Öncelikle biber ve patlıcanlar közlenip, kabukları soyulur robottan geçirilip bir kenarda bekletilir.
Havuçlar haşlanıp, robottan geçirilir.
Domatesler iri parçalar halinde robota alınıp parçalanır ve tencereye alınıp pişirilmeye başlanır.  Domates kaynamaya başladıktan sonra robottan geçirilmiş kırmızı biberler, patlıcanlar ve havuç eklenir.
Havanda dövülmüş sarmısak, sirke, zeytinyağ, tuz, kekik ve karabiber eklenip suyunu çekene dek pişirilir.
Sıcak sıcak cam kavanozlara doldurulup ağzı sıkı sıkı kapatılır ve ters çevrilip soğutulur.
Soğuduktan sonra kavanozları düz çevirebilirsiniz.
Kavanozları küçüklerinden tercih ederseniz taze taze tüketirsiniz :)

Afiyet olsun ...

4 Ekim 2011 Salı

Reçel Günü:) Şeftali ve Vişne Reçelleri

Merhabalar:))
Vişneleri bahçeden topladık:)
Şeftalileri pazardan aldım bursa yarması:)
Söze bir tuhaf başladım ama meyvelerle böylesine oynamak çok hoşuma gitti:) Her yıl reçel yapardık ama ben hiç kendi başıma kalmamıştım anacığımın kontrolünde yapardık:)Ana kumanda ilk kez elime geçti ve ben bu zevki tattım:)
Meyveleri yıkadım bir güzel doğradım bir doğradım bir yedim:) Vişnelerin çekirdeklerini çıkardım:) Bahçeden olduklarından tatlıydılar olgunlaşmışlardı iyice:)
Çok heyecanlıydım pişirdim ılıttım kavanozladım ertesi sabah ekmeğe sürdüm yedim/yedirdim:)
Vakti geçmeden paylaşayım istedim:)
önce şeftali reçeli:)

Malzemeler:
Şeftali
Tozşeker
Limon
Yapılışı:
Şeftaliler mini mini boyutlarda doğranıp tencereye alınır, üzerini örtecek kadar şeker eklenip bir gece dinlendirilir.
Ertesi gün hiç su ilave etmeden orta ateşte kaynatılır..Ocaktan almadan evvel limon suyu ilave edilip iki üç taşım daha kaynatılarak ocaktan alınan reçel ılınınca kavanozlara pay edilip serin bir yerde muhafaza edilir..

vee vişne reçeli:)
Malzemeler:

Vişne
Tozşeker
Limon
Yapılışı:
Vişnelerin çekirdekleri çıkartılıp tencereye alınır, üzerini örtecek kadar şeker eklenip bir gece dinlendirilir.
Ertesi gün hiç su ilave etmeden orta ateşte kaynatılır..Ocaktan almadan evvel limon suyu ilave edilip iki üç taşım daha kaynatılarak ocaktan alınan reçel ılınınca kavanozlara pay edilip serin bir yerde muhafaza edilir..

Afiyet bal şeker olsun :)

4 Kasım 2010 Perşembe

Kesme Çorbası ve Çorbalık Hazırlama Macerası


Merhabalar :))
Kucak dolusu sevgiler, selamlar, lezzetler sizlere benden:)) Çok beğeneceğinizi düşündüğüm bir yazımla karşınızdayım bugün..
Bir ana kız düşünün şimdi..
Mutfaklarına öğleden sonra güneşi tüm kuvveti ile yansımış kızıllığına hayran hem anası hem kızı..
Anası kuzineyi yakıyor, kızı hamur yoğuruyor..Unu eliyor tahtadan yapılmış eleği ile kabına ve  açıyor ortasını elleri miss gibi un kokusu, tuzla harmanlıyor ununu.. Bir yumurtayı bırakıyor içine sonrada sıcak suyunu. Yoğuruyor yoğuruyor.. Anası yakmış kuzineyi.. Çıtırtıları çam çırasınınhem kokuyor hem yanıyor için için.. Duman koklamak bile hoşlarına gidiyor.. Dumanı bile bir hoş kokuyor dışarıda çünkü..Kuruluyor yer sofrası köy örtüsü serilip yere.. Kızı başlıyor beze yapmaya patates büyüklüğünde anacığı açıyor unlaya unlaya oklavası ile..Kızı oklava ile küs ya ne yapsın... Kızı unu serpiştiriyor anacığı açıyor..Güneş ışığına yansıyan un zerrecikleri ve hamurunun kokusu anacığının kokusu..Missss gibi..
Anacığı açıyor kızı alıp diğer tarafa kesiyor kare karebol bol unla buluşturup bir güzel seriyor tepsilere.. Sonra kurutuyorlar onları güneşte üstüne örterek bembeyaz tülbentleri..

Sonra elleri ile diktikleri bez keselere dolduruyorlar.. Kışın soğuğunda el emeğinin sıcağını çeksinler diye içlerine...
Şimdi o anacığın o kızı sizlere bir seferliğin tarifini verecek...Tadı damaklara, kokusu ruhlara iyi gelecek.. Şifasını mevla verecek, kullarda ona biiznillah şükredecek....
İşte böyle canlarım, anacığımla beraber yaptık kesmelerimizi, ilk çorbasını da pişirdik üstüne tereyağ gezdirdik.. Şimdi sıra paylaşmasında sizlerle..









Malzemeler:
5 su bardağı un
1 yumurta
1,5 tatlı kaşığı tuz
Aldığınca ılık su
Sosu için:
3 diş sarmısak
Tereyağı
1,5 su bardağı yoğurt
Haşlamak İçin:
Kaynar su

Yapılışı:
Öncelikle kesmeleri hazırlamak için un yoğurma kabına elenip tuz eklenerek harmanlanır, ortası havuz şeklinde açılıp yumurtası kırılır ve ılık su ilavesi ile sert bir hamur yoğrulur..Elde edilen hamur iri iri bezelere ayrılarak oklava ile açılabildiği kadar açılıp üzeri bol bol unlanarak şerit şerit kesilir, eldeki şeritler de kare kare kesilip yine bol bol unlanarak tepsilere yayılır..2-3 gün kadar üzerine temiz tülbent bezi örtülüp kurutulur.

kuruyan hamurlardan 2 su bardağı kadarı alınıp (kişi sayısına göre çoğaltılabilir) kaynar suda makarna haşlar gibi suyuna çok az sıvıyağ ve tuz eklenerek haşlanır. Sonrasında ocaktan alınıp ılınması beklenir..
Bu esnada yoğurdun içine sarmısaklar havanda dövülüp eklenir ve parmak dayanacak kadar ılınan çorbaya hızlıca karıştırarak eklenir..

Üzerine kızdırılmış tereyağı ve karabiber gezdirilen çorbamız servise hazırdır..

Afiyet bal şeker olsunn :))

22 Ekim 2010 Cuma

Mantar Maceram ve Kanlıca Mantarı Tuzlaması

Merhabalar sevgili dostlar nispeten daha iyiyim bugün hepinizin güzel mi güzel içten mi içten dileklerine canı gönülden teşekkür ediyorum:))
Bu hafta sonu sizlerle mantar maceramı paylaşmak istiyorum sizlerle uğruna hasta olduğum bu mnatar sevdası bende bir tutku:)) Sizleri fotoğraflarımla başbaşa bırakmadan evvel kanlıca mantarına ilişkin birtakım bilgiler paylaşmak istiyorum..
Şapka
Büyüklüğü 5-15 cm kadardır. Mantar gençken ortası hafifçe çukurdur, kenarı içeri kıvrıktır, büyüdükçe ortası daha da çukurlaşarak hemen hemen huni şekline döner. Renk turuncudur, açık sarıdan erik sarısına kadar değişir, kenarda 1 milimetre genişlikte halka halinde açık parlak sarıdır ve belirgindir. Genel görünüşle turuncu ve sarıdan ibaret halkalıdır. Yeşil renkleme yoktur.
Lameller
Başlangıçta kırmızımtırak sarı beyaz, daha sonra açık portakal rengi tonundadır. Sapa doğru kıvrımlı şekil alır, sap üzerinde birazcık devam eder.
Sap
3-6,5 cm boyunda 0,8-2,5 cm kalınlığında, silindir şeklindedir. Renk bakımından portakal sarısı, dip kısmında kırmızımtırak sarı beyaz, yukarı kısmında şarap kırmızısı turuncudur. Sapın etli kısmı kırmızı-pembedir ve koparıldığında turuncu renkte bir sıvı çıkarır. Gençken içi dolguludur, daha sonra şapkaya kadar olan alt kısımda boşlukludur.
Etli Kısım
Kırmızımtırak sarı beyaz renkli, meyve kokulu ve yumuşak, sünger gibidir.
Spor İzi
Parlak kırmızımtırak sarı, tunç rengindedir.
Yetişme Yeri ve Zamanı
Çam meşçerelerinde ve çam ormanı açıklıklarında, çayırlıklarda, Avrupa'da yapraklı ağaç ormanlarında, ilkbahar ve sonbaharda yağmurlardan sonra görülür. Mantar gençken, kırılıp koparıldığı yerinden portakal renkli bir sıvı çıkarır, bu sıvı hava ile temas edince kırmızı olur, iki saat sonra kırmızımtırak portakal esmeri renk alır ve acıdır. Mantarın tadı acıdır fakat nahoş değildir, lezzetlidir.
Ülkemizde; özellikle Bolu ve Kastamonu illerinde yaygındır ama diğer bölgelerde de görülmektedir..
Evet görüldüğü gibi oldukça faydalı olan bu mantardan bizim memleketimizde de fazla fazla yetişiyor hatta şuanda toplanıp toplanıp otobüsler aracılığı ile istanbul ankara ve izmire götürülüyor..
Allahın hikmetidir ki tam burnumuzun dibindeki korularda yetişmekte kanlıca ve tabiiki mantar delisi olan ben zevkle toplamakta ve uğrunda hasta olmaktayım:))

Bizler bu mantarın ekmeğini, tuzlamasını, turşusunu, yoğurtlamasını yaparız bayıla bayıla yeriz.. Evet turşu sevmeyen ben bayıla bayıla yerim...
Çam pürlerinin altında gömülmüş olarak rastlanan bu nefis mantarları toplamak oldukça zevkli arkadaşlar ama çok dikkatli olunması şart elbette..
Bugün sizlerle tuzlamasını paylaşacağım..İstenilen miktarda temizlenmiş kanlıca mantarlarını tuz ve su eklemeden kısık ateşte iyice pişirilir.. İyice sulanacaktır.. Kaynatıldıktan sonra suyu dökülmeden bir gece bekletilir. Ertesi gün suyu süzülüp tekrar soğuk suya alınıp bir gece de böyle bekletilen mantarların ertesi gün suları süzülüp kurulacak kabın içine doldurulan mantarların üzerine bol tuzlu su dökülüp kapağı güzelce kapatılır.. İŞte bu kadar yaklaşık bir ay sonra hazır olacaktır:))


Ormnada gezerken kanlıca haricinde envai çeşit mantarlar var kimi ağaçların üstünde kimi otların arasında ama zehirli ama zehirsiz. Sizlerle paylaşmak istediğim bir kaç kare daha var..
Bu mantarın adı dilburan. Biz pek hatta hiç yemeyiz adında anlaşılacağı gibi acı bir mantar ama sevenleri var..

Bunlarda çeşitli ağaç mantarları
ve başka çeşit otlarda yetişen minicik mantarları..
İşte böyle canlarım bazen uğruna hasta olmaya değer desem de sakın annem duymasın:))
Daha çok fotoğraf var ama onları da başka posta saklıyorumm:))
Hepinize mutlu hafta sonlarıı:))
sevgiler..

16 Ekim 2010 Cumartesi

Kuşburnu Marmelatı

Merhabalar dostlar:))) Cumartesi gününün taze yepyeni dakikalarından selamlar hepinize...
Bir haftanın daha sonunu getirdik hani öyle böyle bir tatlı bir tuzlu bir sıcak bir soğuk:)) Hayat geçiyor:))
Dün öyle güzel birşey oldu ki sizlerle paylaşmazsam çatlarım:)) Yaklaşık on yıldır görüşemediğim ilk okul arkadaşım sevgili Serap ile seneler sonra facebook aracılığı ile buluştuk:)) Ayy ne hoşş çok mutlu oldum:)) Kaldığımız yerden devam ederiz inşallah.. Seneler bizi değiştirip olgunlaştırsa da kurulmuş düzenler hala aynı.. Güzel olan da bu zaten.. Yoksa bir araya gelmezdik sanırsam:))
ve bu haftaki haftasonu yazımızzzz.. Efendim bu görüntülerin üzerinden neredeyse üç hafta geçti lakin ancak sıra geldi:)) Hatta marmelat tüketilmeye başlandı ve bir can dosta yollandı bile:))
Kuşburnu allahın bir lütfu bizim buralarda.. Heryerde var.. Hanımlar toplayıp toplayıp satarlar köylerde pazar harçlıklarını çıkarırlar.. Anadolu insanı işte.. Her nimet bir imkana çevirip evlerine katkıda bulunurlar :) Bizde cümbür cemaat giittik karşımızdaki ormanın üst kısmına attık kendimizi kırlara yaklaşık 2 saatte yaklaşık 8 kg. kuşburnu topladık:))
Toplama birşey değil efendim mesele eve gelince ayıklamak ve pişirmek...
Neyse biz evvela toplama kısmından başlayalım..
En kırmızı en dolgun en olmuşları dikenli dalların arasından toplanmaya başlandı....Ellerim yırtıldı baya toplarken ama değdi:))

Nede güzeller baksanıza...

Topladık geldik ama etrafın seyrine doyamadık....
Bir güzel ayıkladık koyduk tencereye üzerini geçecek kadar su ile doldurduk haşladık..
Sonra alüminyum bir makarna süzgecine aldık..
Su ekleye ekleye sıktık meyvenin özünü..
Biriken özütü tekrar tencereye alıp kaynattık.. Kaynayıp kıvam alınca 2,5 su bardağı şeker ekledik.. az şekerli olması şart babam şeker hastası malumunuz tehlikesiz de olsa hastalık hastalıktır..Asıl yapma amacımız babam içindir zaten...Neyse şekerini damak zevkimize göre verip bir iki taşlım daha kaynatıyoruz ve oluşan marmelatı kavanozlara alıp kapaklarını sıkıca kapatıyoruz serin bir yerde muhafaza ediyoruz...
Sabahları kahvaltılarda yerini alıyor marmelatımız içimizi ısıtıyor hastalıklardan koruyor:))

Sloganımız malum yaşasın ev yapımı yiyecekler:)) Sağlıklı tüketim:))

Mutlu haftasonları dilerim:)