Selim İleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Selim İleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ağustos 2011 Cuma

Mavi Kanatlarınla Yalnız Benim Olsaydın - SELİM İLERİ



Her kitabın bitişinde bir burukluk kaplar içimi. Bir ayrılık havası, bir veda esintisi, bir hüzün çisentisi. Bazı kitaplar vardır, hayatını etkiler insanın. Bir de bu eklenince duruma hüznüm bir kat daha artar. Yemeği mükemmel yapan son dokunuşlar misali, kitabın içinde bu duygularımdan bahsedildiğini görünce hüzün sağanak olup akıyor yürekten.

Mavi Kanatlarınla Yalnız Benim Olsaydın'ı alırken beni güzel bir deneyimin beklediğini tahmin etmiştim ama içeriği hakkında feci şekilde yanılmışım. Karşımda okuduğum en sıra dışı romanlardan biri duruyor. Her sayfası adeta nakış gibi işlenmiş nazenin bir kitap...

Kitap, on bölümden oluşurken, bu on bölüm boyunca anlatıcımız bize eşlik ediyor, olanı biteni onun gözünden izliyoruz. Anlatıcımız da Selim İleri... İlk bakışta anı kitabı gibi gözükse de, aslında anı kitabı kalıbının hayli dışında.

İlk bölüm "Albüm"de Melek Hala'yla anlatıcımızın inceledikleri moda dergileri söz konusu. Ayrıntılı betimlemeler içeren bölüm belki ilk aşamada okuru olayın içine atan ilk bölümlere benzemediğinden herkes tarafından beğenilmeyebilir. Ben ise betimlemelerin ve duygu yüklü anlatımın hayranlık verici olduğu kanaatindeyim. Kıyafetler, resimler, resimler içinde olan bitenler kuru kuru değil, kalpten bir anlatımla geliyor karşımıza. İlk bölümde gördüğümüz bu betimlemeler kitap boyu karşılacaklarımızın da simgesi oluyor. Selim İleri, betimlemeleri yepyeni bir boyutta ele alarak ustalığını gösteriyor.

Devam eden sayfalardan "Komşularımızın Semtinde" ve "Kadıköyü'nün Hanımları" bölümleri insanı ele alıyor. Çocuk gözüyle komşu teyzeleri, amcaları bir bir anlatıyor bize. Olan biteni saf ve berrak bir niyetle ele alması, derin hüzünleri ve hayal kırıklıkları çok etkileyici. Mahallede sıradan insanları da görüyoruz, dönemin bazı ses sanatçılarını da...

"Türk Prensesi" ve "Deniz Köpüğü Tüller" Selim İleri'nin romancılıkta yeni bir sayfa açtığı bölümler. Romanın malzemesinin bir başka roman olduğu bölümler bunlar. Refik Halid Karay'ın "Nilgün" üçlemesinin geniş yer kapladığı anlatımlar diğer birçok kitaba da ev sahipliği yapıyor. Bir romanın insan zihninde nasıl can bulduğunu izliyoruz. Bu aykırı tarzı, "yaşam içinde canlanan roman" diye belirtsem de en iyisi okumanız ve bu eşi bulunmaz satırlara bizzat tanıklık etmeniz.

"İlençli Zamana Başlangıç" ve "İlençli Zaman" bölümleri ise Selim İleri'nin bir başka roman akrobasisine sahne oluyor. Bu bölümler kitaptaki kod adıyla "Geçmiş Zaman Yazarı"nın yaşadıkları etrafında şekilleniyor. Yazarın eserleri de sezdirme yöntemiyle, yani gerçeğine benzer isimle söylenerek gizem havası korunuyor. Selim İleri'nin eşsiz empati yeteneğinin de her satırda hissedildiğini belirtmek gerek. Gizemli yazar hakkında bilgisizliğimden olacak, kim olduğunu ancak bir araştırma neticesinde öğreniyorum. Yazarın kim olduğunu edebiyat bilgisi kuvvetli olanlar bulacaktır kitapta. Kitabın en efsunlu yanlarından biri de bu kısım kesinlikle.

"Çok Özel Bir Sözlük" ise Selim İleri'nin farklı başlıkları ele aldığı kişisel bir sözlüğü. Ön planda kelimelerin anlamlarından çok ne ifade ettikleri var. Elif Şafak'ın Mahrem'indeki Nazar Sözlüğü'nü de çok seven birisi olarak, bu bölüme bayıldım. Kitaba kattığı kişisellik açısından böyle bölümler çok hoşuma gidiyor.

Son bölümler "Melek Hala" ve "Peri Sanatı", anlatıcının güçlü bir sevgiyle bağlandığı Melek Hala'yı geniş pencereden seyretme imkânı sunuyor bizlere. Aynı zamanda devrin siyası olaylarından bazılarını da görüyoruz satır aralarında. Kendini bir nevi toplumdan soyutlayan Melek Hala'nın saatlere olan ilgisi kitaba da adını veriyor. Saatlerin de bir canı olduğu, hepsinin mavi kanatlı periler olduğu kanaati söz konusu. Saatler üzerinden Melek Hala'nın geçmişe ve geleceği yaptığı göndermeler kitabın ham maddesi bir bakımdan. Kitabın ismi de bu yüzden hayli manidar, "Geçmiş, bir daha geri gelmeyecek zamanlar" ana başlığı altında "Mavi Kanatlarınla Yalnız Benim Olsaydın" özenle seçilmiş bir isim...

Roman boyu beni en çok etkileyen insanların hayatına derinden ve sıcacık bir nazarla bakılması. Geçmiş zaman kavramını didaktik olmayan bir üslupla yavaş yavaş okuyucunun kalbine işlemesi apayrı bir ustalık.

Okuduğum ilk Selim İleri kitabı olma özelliği de taşıyor kitap benim için. Selim İleri'nin ustalığı karşısında saygıyla eğilmekten başka bir şey düşemez bana. Diğer kitaplarını da birer birer temin edeceğime de belirteyim.



Kitabın kapağı da kendisi gibi, sade ve etkili. Kitabın ruhuna uygun bir kapak.

"Geçmiş, bir daha geri gelmeyecek zamanlar"ın insanın ruhuna nasıl derinden işlediğine ve merhametin gerçek anlamına varabilmek, harika bir edebi şaheser tadabilmek için okuyun...

Selim İleri'ye ve Everest Yayınları'na teşekkürler...

Edebiyatla kalın!

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...