Bizimkisi tabureden yere düşmüş biryerleri acımış ama çok umursamıyor 1-2 vızıkladı tekrar taburenin başına çıktı. Bende "düşüyorsun annecim hadi yeter artık" dediğimde "ıııhhhhhh" diye kafa salladı ve tekrar suyla oynamaya başladı. Baktım oynuyor bende tekrar iş yapmaya başladım. Sonra bir ses geldi " ııııhhhhhhhhh", Ne oldu oğlum diyerek yanına gittiğimde gözlerim yuvalarından fırlayacaktı bizimkisi lavaboya çıkmış; ayakları lavabo'nun ucunda elleride aynanın altındaki ıvır zıvır koyduğumuz zımbırtıda sımsıkı tutunmuş ,yardım ister vaziyette, kılını kıpırdatmadan bekliyor. Yani şok oldum. Yok anacım yok bu veletleri yalnız bırakmaya gelmiyor. Mutlaka kendilerine zarar verecek birşeyler buluyorlar. Hala aklım kesmiyor nasıl oralara tırmandı diye.
24 Aralık 2009 Perşembe
Su Kenesi
Bizimkisi tabureden yere düşmüş biryerleri acımış ama çok umursamıyor 1-2 vızıkladı tekrar taburenin başına çıktı. Bende "düşüyorsun annecim hadi yeter artık" dediğimde "ıııhhhhhh" diye kafa salladı ve tekrar suyla oynamaya başladı. Baktım oynuyor bende tekrar iş yapmaya başladım. Sonra bir ses geldi " ııııhhhhhhhhh", Ne oldu oğlum diyerek yanına gittiğimde gözlerim yuvalarından fırlayacaktı bizimkisi lavaboya çıkmış; ayakları lavabo'nun ucunda elleride aynanın altındaki ıvır zıvır koyduğumuz zımbırtıda sımsıkı tutunmuş ,yardım ister vaziyette, kılını kıpırdatmadan bekliyor. Yani şok oldum. Yok anacım yok bu veletleri yalnız bırakmaya gelmiyor. Mutlaka kendilerine zarar verecek birşeyler buluyorlar. Hala aklım kesmiyor nasıl oralara tırmandı diye.
27 Ağustos 2008 Çarşamba
Su Kenesi
40'mız çıktı. Bebekler 40 günde 40 kere değişirmiş. Bu bizde pek olmadı. Kene aynı kene.
Oğluşla nasıl vakit geçiyor anlamıyorum vallahi. Bende artık geceliklerden ev kıyafetlerine terfi ettim. Tabi terfi için önce küçük çaplı bir alışveriş yapıldı. Oğluşu ananesine bırakıp ilk defa dışarıya çıktık. İlk 1 saat gayet güzeldi, salına salına o mağaza senin bu mağaza benim dolaştım. Kıyafetlerin birini giydim birini çıkardım, bu arada 38 bedenden 40 bedene de terfi etmişim. Neyse sonuç itibaren bir kot ,önden düğmeli bir badi ile alışverişi bitirdim. Daha çok alırdım ama 40 bedene alışmamak için fazla kıyafet almak istemedim. Geri kalan kısımda da oğluşa kıyafet aldım. Evden uzakta 2. saatimizde oğluşu özlemeye başladım, acaba ne yapıyor, uyudu mu?, bir problem varmı ki diye endişelenmeye başladım. Arada birde göğüslerimi kontrol ettim sızlıyor mu diye. Bebek ağlayınca göğüsler sızlarmış da. Sızı mızı olmayınca biraz rahatladım. Eve gidince bu söylemin doğruluğunuda onaylamış oldum Belki de bir tasadüften ibaretti orasını bilemeyeceğim. Böylelikle oğluşdan ayrı ilk 3 saatimizi geçirmiş olduk. Ama eve gelene kadar kokusu burnumda tüttü vallahi. Yol bitmek bilmedi. Kırmızı ışıklar sanki 1 saatmiş gibi geldi. Nihayet eve ulaştık. Bizim ki mışıl mışıl uyuyor. Biz gittiğimizden beri de uyuyormuş. Nasıl rahatladım anlatamam. Çok mu abartıyorum diye de düşünmüyor değilim. Ama öyle hissediyorum ya ne yapayım.
Bu arada antalya hala bir cehennem. klima 24 saat mesai yapıyor. Sadece klima mı fazla mesai yapıyor sanıyorsunuz. Elektirikli ev aletleri neye uğradıklarını şaşırmış durumdalar. Haftada 2 defa çalışan bulaşık makinesi hergün, haftada 1 defa çalışan çamaşır makinesi 2 güne 1, ütü 2 güne 1. Tabi bu şaşkınlıklarını elektirik faturası ile dile getiriyorlar. Su faturasınıda unutmamak lazım değil mi. Oğluşu hergün yıkıyoruz. suyu çok seviyor videodanda anladığınız gibi. Zaten yıkamazsak rahat uyuyamıyor. O yıkanıyor ben duş alıyorum ve kucak kucağa güzel rüyalara dalıyoruz.