bahçede etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bahçede etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Biizim küçük minnak bahçeciimizzz


Bu yaza kadar hep balkonda eğlendik, saksılarda zirai faaliyetlerimizi yürütmeye çabaladık, ama bu yaz gerçekten de baaahçeeevan geldi günlükçüm. 
Yanlız mahsul çok biçimsiz, yoğun bir aromaları, kokular var, nasıl yiyeceğiz bilemiyorum hihihiiiiii :)
Hatta bazılarını kurtlarla paylaşmışız çoktan. 

Her sene bir sürü şey deneyimleniyor, her sene aynı cümle telaffuz ediliyor;
-seneye böyle yapmayalım, diye. Geleneksel yöntemlerden vazgeçmemek lazım, yüzyıllık tecrübeler nihayetinde. Yüzyıllık tohumları da bugüne taşıyabilsek keşke, güvenilir tohuma, fideye ulaşmak konusunda ilerleme kaydedemiyoruz, aslında henüz bulamadık, biraz da süpriz oluyor, mahsülün şekli şemali, tadı vs.
Yerken beğendiğim ne varsa çekirdeğini saklıyorum ya da en kötü ihtimalle olduğum yerde yine toprağa sokuşturuyorum, ki tohumun devamlılığı olsun, belki büyür, meyve ağacı olur, kuşlar kurtlar yer, sonra o ağaca konan arı ben olacağam keje, paron günlükçüm kafa gitti yine, mesela üç senedir aynı pembe domatesin tohumunu kullanıyorum, yedim hoşuma gitti, tohumunu saklayıp ektim, sonraki mahsulde aynı döngü devam, bu sene bahçeye ektim, dışarıdan aldığımız fidelere göre çok yavaş büyüyorlar, bir sebebi mucizesi olsa gerek, neden dışarıdan aldıklarımız, kocaman kırmızı domateslerle dolu, benim tohumdan çimlendirdiklerim hala diğerlerinin yarısı kadar? Neden haa nedennnn???

   Genellikle seviyoruz, bahçeyle uğraşmayı, sulamak mesela, çok dinlendirici, suları serin serin ayaklara da tutmaca arada...ilk mahsul göründüğündeki o çocuğumuz oluyormuşçasına abartılı sevinmeler... bazen de kıskanıyorum ben, kocam bahçeye benden daha fazla ilgi gösteriyor diye... Sabah işe giderken sulamalar, akşam önce domateslerin yanına koşmalar falan..
Kıllık olsun diye çocukları takıyorum peşine, zaten Demir tek başına çekirge sürüsü gibi...
Hakkını da vermek lazım, hiç ilk bahçevanlık yapışı gibi değildi, hayretle izliyorum, baya baya ekiyor biçiyor, adam hallediyor günlükçüm, yapıcak bişe yok...
Tarlacık olarak belirlediğimiz alanın çevresine çit yaptırmak ta benim fikrimdi günlükçüm, onu da şeyapmayalım, güzel oldu çünkü.



Devamını Oku »

Güzel Şeyler... 1.


Canım günlükçüm benim, bitanemmm... 

Olmadı dimi... 

Bence de. Bi eğreti, yapmacık durdu...

Beni çapkın sevgilin gibi düşün blogcum, yeni ve daha genç sevgililer bulup, seni de elinin altında isteyen... Ve lütfen 'peki ama biz noolucaz?' diye de sorma, kapatırım dükkanı...


Bakarmısın günlükçüm, yağuşukluma, otur diyorum oturuyor, gül diyorum, gülüyor, yerim ben bu modeli, çok profesyonelim, sonerarıca saçlım benim...
 Annemlerdeki 30 senelik koltuk. Babam pek severdi, attırmazdı,  yenileri geldikçe ordan oraya taşındı, sonunda da aşağıya atıldılar. Ben de İkea dan kumaş alıp yeni kılıf diktim (havama bakma, annemle Sevim teyze diktiler) Bir nev-i fıntış eyledim (vintage) 

Bahçeye atıp bir otuz sene de ben keyif yapmayı, statusumu, 'kahfe keyfi' olarak güncellerken, içtiğim fincanın fotoğrafını da ig aracılığıyla sosyal ağlarda paylaşmayı hedefliyorum...







1. Spor salonunun çıkışına bir kaç tane araba geliyor, çıkışta kadınlar arasında bir toplaşma oluyor, ahşap boyama yapanlar için satış yapıyorlar. Ağaçlara asmak için kuş yuvası bulunur belki dedim, bende karıştım geçen gün araya. Minibüs gibi bi arabanın arkasında bi girdap var sanki, kafamı uzattım, beni de içine çekmeye başladı, bissürü tepsi, biblo, sepet mepet, kendime geldiğimde, kuçağımı doldurmuştum,

- 'bunu da boyarım ben, bunu da eskitme yaparım kii..' diye kendimden geçerken, silkindim ve kendime geldim, 

-''Bir turkuaz bir turuncu boya, bir de kuş evi  alacağım amca'' diyerek hızla uzaklaştım, Duruş anneannesiyle boyadı, müdehale etmemiş annem, böyle bir iş çıkarmış bizimki...





2. Şeker makinesi , 50 kuruş atıyoruz şeker veriyo bize. İçine şekeri de biz dolduruyoruz, paramızla rezil oluyoruz , böyle bi icat... Ama baktıkça bi seviniyo insan niye bilmiyorum :) 

3. Pazar günü, beyimle, çocukları anneme satıp elele bi dolaşalım dedik. Cafer Erol beyin şekercisine girdik, vitrindeki marzipanların da hipnotize edici bir etkisi var, (bi girdap ta orda var dikkat) Çocuklara bişeyler alıp vicdan rahatlatırken, kendime de bir kavanozcuk portakal reçeli almışım...Çok mu?

4. Annemin haşhaşlı çöreği ve kayınvalidemin portakal reçeli... Beni mutlu etmek için elele vermişler, sağolsunlar, çok başarılı bir çalışmaya imza atmışlar, ben de boş durmadım afiyetle yedim, dinimiz, amin...




Devamını Oku »