Bugun itibariyle kreşine gelmeyeceğini söyledik. Bütün hastalıklı günlerimiz bir yana, en son kan testlerinde "beslenme yetersizliği"ne bağlı bir takım değerlerin eksik çıkınca ben de daha fazla direnemedim, "göndermeyelim" dedim. Sosyal bir takım beceriler kazanman, yeni bilgiler öğrenmenden ziyade öncelikle biyolojik olarak sağlıklı olman gerekiyor. Bu yetersizliğe ne neden oldu diye sorarsan, sanırım eve gelen kreş raporlarını anneler babalar sorun çıkartmasın arıza yapmasın diye dolduruyorlar ki yediğin görünen tüm besinlerin sanırım bir kısmını anca yemişsin, benim aklıma sadece bu geliyor. Zaten son zamanlarda eve gelen raporda yazılan onca şeyi nasıl 1 güne sığdırdıkları konusunda da ruhsal sıkıntılar yaşıyordum ve kamerada gördüğüm birkaç konu da beni rahatsız etmişti. Bunlardan biri öğlenden sonra saat 4 ile 5 arasında sınıf içinde önünüze hergün aynı oyuncakların konularak kendi halinize bırakılmanızdı, eee "çocuklar kendi haline bırakılıyorsa ne var" diyebilirsin ama herkes güzel güzel oynasa iyi, biri legolardan bir yapı yapıyor öbürü geliyor onu bozuyor, birileri odanın bir tarafında tepiniyor, diğeri asosyal asosyal oturuyor gibi rahatsız edici görüntülere sahne olan bir zaman dilimi oluyor. Sanırım ben çocuğumla ilgili daha kişisel bilgiler alabileceğim bir kreşe göndermek istiyorum seni.
Şimdi planımız ne, onu da bilmek istersin. Şuan için biliyorsun ki baban mecburi hizmete gidecek, tam yeri belli olana kadar evde zaman geçireceksiniz ya da bir oyun grubu bulacağız. Yer belli olduktan sonra maddi durumda, ruhsal durum da düzeleceğinden muhtemelen seni daha iyi bir kreşe alacağız. İyiden kastım ne onu da bilmiyorum tabii, ve sana para olmadan iyi birşeyin olmadığı bir ülkede yaşadığımız gerçeğini böyle söylemekten de nefret ediyorum ama maaselef öyle. Paran olmadan tedavi olamadığın gibi eğitimde alamıyorsun.
Ben bu konuda ne hissediyorum peki? Belki onu da bilmek istersin. "Anne ve baba olarak yine bir boku beceremedik" ana cümlesi çerçevesinde çok kötü hissediyorum kendimi. İşin kötüsü bu karara vararken sana sormadık da, sadece "okula gitmek istiyor musun" dedik, sen "hayır" dedin. Sanki elinden çok sevdiğin birşeyi sana hiç sormadan almışım gibi hissediyorum, bir de üstüne "herşey senin iyiliğin için yavrum" diyorum. Kendime yapılmasından küçükken hep nefret ettiğim birşeyi şimdi sana yapıyormuşum gibi rahatsızım. Ama sanırım bu benimle ilgili bir durum, kendi rahatsızlıklarımı da senin rahatsızlıkların gibi duyumsamamalıyım oysa.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder