
Bütün annelik içgüdülerimi ve ezikliğimi bir kenara bırakıp yazacağım bu yazıyı zira böyle bayık bayık ağlak ağlak salya sümük bir yazı olacak yoksa, bu kısmı kendi bloğumda yazıp insanları baymayı yeğliyorum. 11.Ocak gecesi saat 2 de annem bizi uyandırdı, ateşin olabileceğinden endişelenip. Ölçtük ve bir de gördük ki ateşin 39 derece, neye uğradığımızı şaşırdık tabii, çünkü henüz aynı gece hiçbir hastalık belirtin yoktu ve gayet neşeli bir şekilde atlayıp zıplıyordun. Ateş düşürücü verip, aralarla ılık duş yaptırdık, ve bekledik, saat 4.30 a doğru ateşin düştü ve uyudun. Sabah 6.30 da tekrar çıkmaya başladı ateşin, saat 9 olur olmaz baban ve anneannen hastaneye götürdü seni. Bir sürü kanlar alındı, idrar ve kaka verildi, testler için. Test sonuçlarında idrar yolu enfeksiyonu teşhisi kondu. Eve gelince keyfin iyiymiş, akşam da biz babanla markete uğradık, eve bir geldik ki yediğin herşeyi kusmuşsun, ateşin çıkmaya başlamış ve tir tir titriyorsun, yüzünde hiç fer yok, ishal olmuşsun ve kakana kan ulaşmış. Ne yapacağımızı bilemedik tabii, hemen hastaneyi aradık, ve hemen çocuk acile gittik. Gidene kadar neler çektiğimizi kimseler bilmez, nasıl korktuğumuzu ve nasıl çaresiz hissettiğimizi... Hastanede hemen serum takıldı, enfeksiyon durumlarında ishal de görülürmüş, kan ise ishal nedeniyle poponun tahriş olmasındanmış. Serumu alınca keyfin yerine geldi, hastanede çocuk bölümünde bir muayene odasında bekledik serumun bitmesini, ateşin düştü, yüzünün feri geldi... Gece 11.00 gibi eve geldik. O gün sabahtan itibaren antibiyotik tedavisi başlamıştı zaten, Suprax, halen de kullanıyoruz, 10 gün kullanımdan sonra tekrar kontrole gideceğiz. O kadar dikkatli olmamıza rağmen neden böyle oldu diye kendi kendimize mızmızlanırken öğrendik ki kız bebeklerde çok sık rastlanan bir durummuş zaten. Umarım hemen geçer...