2 yaş 10 aylıksın..
Bodrum'da teyzemlerdeyiz (sen "nene" diyorsun kendisine). Teyzem yıllar önce aldıkları dürbünü verdi sana bir gece. Yıllar önceyi özellikle söyledim zira ben ortaokuldayken falan almışlardı onu herhalde ve ben etrafı dikizlerdim onunla. Neyse, sen ise dürbünü dergilerden biliyorsun ve eline aldığın tek dürbün dedenin oyun hamurundan yaptığı dürbündü. Gerçek bir dürbünü eline alınca böyle denizce bir heyecan yaptın. Neyse, ayı gösterdik sana. Ve işte diyalog...
Deniz : (Gözler dürbünden bakıyor, sağ baş parmak ayı işaret ediyor) Aaaaaaaaa, alabilil miyim onuuu? (Gözler hala dürbünde, el ayı avuçlamaya çalışıyor)
Baba: (Gözlerinden dürbünü çekerek) Alamayız kızım aslında ay çok uzakta, dürbün onu yakınlaştırıp incelememizi sağlıyor.
Deniz:(Yüzde ufak bir hayalkırıklığı ifadesi) Haaa. (Gözler tekrar dürbünden bakıyor, işaret parmağı ayı gösteriyor). Dokunabilil miyim onaaaaa.
Baba: (Gözlerinden dürbünü çekerek) Alamayız kızım aslında ay çok uzakta, dürbün onu yakınlaştırıp incelememizi sağlıyor.
Deniz: (Gözler tekrar dürbünden bakar, ağız açık, bakar bakar bakar...bir öfff çeker...) KANAT LAZIM BABACIM. Bana kanat alalım mı?
Yirim seni çocuk.