Posts

Showing posts with the label ailem

İkiz bebek arabası ve ikizsel hazırlıklar

Tekrar merhabalar.. En son yazımı okuyup, facebooktan yorum yapan bi arkadaşımın yorumunu okuduktan sonra dedim ki; iç sesim benden daha kabaymış.. Bana sorulan sorular inanın gerçek ve fazlası da var. Ama elbette yüzünüzde bi tebessüm oluşturmak için yazılmış yorumlarımdı altındakiler. Hülasa, siz soruların en az 3 katı olduğunu bilin bu yeter. Bu yazımda ikiz gebelikte yaşadıklarımı yazmak istiyorum. Birçok gebe biliyordur ki, progesteron hormonu bizim en yakın kankeytamızdır. Çünkü tekil gebelerde 1 olan oran, ikiz ve çoğul gebelerde tabi ki en az iki kat fazla. Peki ne oluyor iki kat fazla olunca. Tabi ki, bünyesel değişiklikler gösterebilmekle beraber; ilk haftalarda hatta ilk trimestirde görülen bulantılar bu durumda bi kaç kat fazla olabiliyor. Bak okur! olur oldu demiyorum olabiliyor diyorum. Benden pesimistik açıklamalar duymayacaksın. Sakın ha içindeki pesimizmi benden bilme.. Benim ilk 4 ayım mortingen zortingendi. Bu şu demek.. Anlatmiyyciiiimm....

kızım

Image
Merhabalar okuyucularım, Tabi hala oralarda bir yerlerde beni okuyan birileri kaldıysa yazıyorum. Gerçi okurum ben kimse beni okumadığı zamanlarda da yazıyordum. Yani okunur muyum bilmem ama yazar olduğum kesin... Neler yaptığıma gelince... Bol bol çalıştım. Çok çalıştım. Yazı fotoğraflarla meşgul olarak geçirdim.  Gelelim sebeb-i yazıma ahah:)) Ne zamandır yazmayınca insan nereden başlayacağını bilemiyor. Kızım biricik kerimem tam 2 yaşında oldu. Yarın itibari ile 3'ünden gün alacak Allah izin verirse... Oğlum 5. yaşını hızla bitirip 6ya girme çabasında ve kızım 3 yaşına adım atıyor. İnanın biri bana bunları söylese "ha ha ha!" tek cevap olurdu. Canım kızım soğuk olmayan bir günde kısa sürede gözlerini açtı dünyaya. Büyümesi de aynı sessizliğinde sürerken; biz onun tuttuğunu koparan bir tatlı cadı olduğunu farketmiştik. Ağabeyi ile çekişmeleri, başta ağabeyi onu kıskanırken; şu anda onun ağabeyini daha çok kıskanması bizi hep şaşırtadurmuşt...

Kızım

Image
Gerçekten zaman o kadar hızlı akıyor ki... Cedric diye bir çizgi film vardır ya; fenomendir artık. Kayınpederim de hastasıdır ayrıca. İşte Cedric gibi oldum bende. Bla bla yaşındaysan, evliysen ve iki çocuğun varsa hayat çok zor!!! diye devam ettirerek elbette. Sonra bakıyorum kendime. Çalışmayı bıraktıktan sonra ev hanımı moduna kendimi koyamıyorum zaten. Birşeyler üretmeden, meşgul olmadan yada kendime zaman ayırmadan yaşayamıyorum. Zaten çocuklarıma da faydalı olamıyorum o zaman. Kızım adına yazı yazmadığımı farkettim. Yani öyle harala gürele geçiyor ki zaman; aman okuldu, hastalıktı derken istediğim gibi veremiyorum kafamı. Kızım, oğlum 28 aylıkken dünyaya geldi. Güneşli bir kış günüydü. Aralıktı ama güzel bir gündü :) Rana Eslem dünyaya geldikten sonra, oğlumun davranışları çok değişti. Her ne kadar ben, olmaması konusunda gerekeni yapsam da; olacağı konusunu hiç düşünmesem de, demek ki olacağın önüne geçilemiyormuş... Kızım o kadar sakin bir bebekti ki, öyle olacaksa inanın 5 ta...

Dedem

Yazarken bile daha anlamlı geldi bu kelime.. Dedem! Yakın zamanda; "küçükken neden dedemi severdim?" diye düşündüm. İndim çocukluğuma... Dedem severdi beni, gezdirirdi. Bakkal dükkanı vardı. Bir sürü ıvır zıvır verirdi, gönderirdi de... Yakışıklı adam dedem. Atatürk gibi, ama uzunu. Mavi gözlü... Hani derler ya; "filinta gibi" işte öyle benim dedem. Anneanneciğimi kızdırmaya bayılır, o kızınca gevrek gevrek güler. Biz de güleriz, ama görseniz siz de gülersiniz. Keh keh keh keh diye kahkaha atar. Gülünür... Çok prensiplidir. Ayak, sadece tırnak kesileceği zaman ellenir ve akabinde yıkanır. Sonrasında asla ellenmez! Hele bir görsün! o yumuşacık adam gider, derin bakışlı ve keskin sözlü adam gelir. Dışardan geldiği anda; kıyafetlerini çıkarır, yatağın üzerine serer ama düzgünce. Ev kıyafeti ayrıdır, onları giyer. Havlusu ayrıdır, eşininki ile karışmasın diye düğme dikilidir ve ipte asılacağı yer bile bellidir. Yüzünü havluya silmez, çünkü kurutma makinesi ile k...