Hatıralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hatıralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Şubat 2011 Salı

Bizim İller Sessiz, Bizim İller Sensiz!

12 yıl önceydi. Bugün. Ansızın. Bir haber aldım olduğum yere çakıldığım. Sanki her an yanımızda olacağına dair bize söz kesilmiş gibi, gidişinle büyük hayal kırıklığına uğradım o gün. Nasıl olur da, çocukluğumdan beri yanımda olan sen, bundan sonra olmayacaktın ve başka dünyaya gitmek üzere bizimle vedalaşacaktın? Ve dahi vedalaşmadan alelacele aramızdan ayrılacaktın? Bırakacaktın beni yalnız! Şarkıların gibi öksüz, yetim kalacaktım. O şarkılar ki her biri bir başka anı, bir başka zamanı çağrıştırandı. O şarkılar ki gülümsetirken içimdeki hüznü akıtandı. O şarkılar ki senin sesinden çıkmaydı. Ve o ses ki gülümsetendi,  aydınlatandı yüzümü, şimdiyse her duyduğumda yüreğimi burkan, ağlamama sebep olandı. Fotoğrafların ki beni çok acıtandı. Tıpkı soldaki gibi. Derinlemesine asla bakamadım gül yüzüne, göz ucuyla yetindim Gülpembe!

7 Aralık 2010 Salı

Barış Manço Moda 81300 - İstanbul

90'ların sonu.  Yer Beşiktaş. Üniversite yılları. Alabildiğine bunaldığım, bulandığım ve buhranlar geçirdiğim zamanlar. Bir zamanlar okulda başarısıyla göz dolduran, davranışlarıyla tüm yıldızları toplayan parlak çocuktan eser yok. Bir türlü geçemediğim derslerle uzadıkça uzayan okulum, başarısızlık, ilk sınavda tökezleyerek, üstümden atamadığım şaşkınlığımla devam eden hayal kırıklığım, ailemden hem fiziksel, hem de ruhen uzakta olmanın verdiği derin yalnızlığım, telefonda hiçbir şey belli etmemek adına yaptığım ruhsuz konuşmalarım,  en yakınlarıma en uzak oluşum, kızdığım ve gücendiğim tezatım, bir kanepe, bir masa, bir de küçük sofadan ibaret sefil evim, sefil arkadaşlarım ve tüm bunlara binaen, kendime yahut tanıdık birine yakalanınca, ışık hızıyla -gülümser insan-a dönen kaypaklığım, kendimi kendimden bile özenle kaçırışım.