Annelik ve Sigara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Annelik ve Sigara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ekim 2010 Pazartesi

Anne Riyakarlığı!

Aylardır esaretindeyim bu rezil duygunun. Her an sana hasret, güzellemeler diziyorum nerdeyse. Ne ki, biliyorum da bunların hiçbirine değmediğini. Ne denli çirkef, ne denli hain, ne denli sinsi ve ne denli alçak olduğunu da. Üstelik neden bilmiyorum, Kerim'in doğumundan sonra sana olan  hasretim an be an arttı, azalacağına. Sebep? Bilmiyorum! Belki o çok klişe ve çok aptal bahaneye sığınıyorum, "Bunalımdayım!" diyorum içten içe, belki de sadece bilmiyorum... İlk defa deli gibi arzuluyorum seni. Nerdeyse her an düşünüyorum, "Ah keşke, keşke şimdi yanımda olsaydı!" diyorum. Yanımda bir kalabalık olsa seni arıyorum, yalnızlığımda seni arıyorum, dertliyken seni arıyorum, yorgunken hatta. Keyifliyken aramıyorum ama. Oh ne ala!  Bir de çocuklar varken etrafımda. İstesem de, istemiyormuş gibi davranıyorum yanlarında.

22 Eylül 2010 Çarşamba

Bekarlık Özlemi ve Utanç

Bazı kızlar vardır  küçük yaşlarından itibaren mutlu evlilik hayalleri kurarlar. Böylelerinin gelinlik modelleri, pastaları, gelin çiçekleri, düğün seremonileri, düğün şarkıları hatta söz, nişan, kına ritüelleri bile eksiksiz kurgulanmıştır. Eşsiz bir koca ve aksesuarları çocuklar ile sonsuz mutluluktur şüphesiz bekledikleri.  Benim hayallerimse taban tabana zıttı bu durumdan. Büyük ablamın moda dergilerinde zihnime ve fikrime yer eden görüntüler eşliğinde hayaller kurdum hep. Özellikle bir görüntü hala saklıdır zihnimde. Arabasının yanında beyaz tayyörü ile poz veren iş kadını figürü hayatımı şekillendirmemde temel oluşturdu diyebilirim. Evlenmeyecektim, güçlü bir çalışan kadın olacaktım, kendine yeten, ailesine bakan, annesini ilerde rahat ettirecek, kudretli, bakımlı, güzel daha ne varsa. Öyle çoluk çocuk, ev kadınlığı -iyk- ve -öğk- idi.

18 Ağustos 2010 Çarşamba

Bir Sigara Rezaleti

Sigaraya üniversite yıllarında başladım. Kaldığım öğrenci yurdunda Tv karşısında, King masalarında yahut sohbet ortamlarında ucuz bir özentilikle yaktım durdum sigaraları peşpeşe. "Aman canım, nasıl olsa istediğim zaman fırlatır atarım!" deyip keyfimi kaçırmadım. Bu budalaca hareket bana sıkı bir sigara bağımlısı olma yolunda iyi mesafe aldırdı. Gün geldi hiç bırakmak istemedim. Ama budalalığım eksilmedi hiç, hala istersem bırakırım, sadece bırakmayı istemiyorum, diye avutuyordum kendimi.

Aradan yıllar yıllar geçti ben sigarasız yapamaz oldum, hiç de bırakmayı düşünmedim. Tam aksine bağımlılığım arttıkça arttı, günde en az 1 paket içer olmuştum. Özellikle sigara ve kahve ikilisi vazgeçilmezim olmuştu.