28 Haziran 2011 Salı

Nerde kalmıştık;)


Uzun bir aradan sonra merhabalar.Sakın aklınıza kötü şeyler gelmesin,
yokluğumda ara ara gelip ne var ne yok bakıp gittim ama nedense kendimde bir şeyleri paylaşacak kadar önemli bulmadım.
Çok şükür canımız sağ ve hayattayız .
Etrafımızda olup bitenler bazen hayata dair umutlarımızı kırıyor.
Bu süre zarfında en heyecanla yaptığım şey ,plates ,latin dansı ve aerobik seanslarımdı.Bizim kızlarla tiyatro ve konser programlarımız da
olabildiğince devam etti.Hepimiz bu muhtereşem buluşmalarda çocuklar gibi şendik.
Tiyatro sezonunu Cihan Ünal ve Hande Ataizi ikilisiyle yaptık ya da onlar bizimlemi yaptı demeliydim:))
Çok şükür bu sene sağ salim LGS YGS maratonunu bitirdik.
Bu sene sadece biz değil şifreyi alamayanlarla birlikte mağdur edildik.
Yani yalnız değildik .Çeşitli nedenlerle sınava giremeyen gençleri görünce onlarla birlikte de gözyaşı döktüm.
Hafta sonu yapılan sınavların bazı testlerindeki 3-4 sorunun iptal edilmesi gerektiğini söylüyor uzmanlar ama ösym de yine tık yok.
Tüm reziliklere rağmen ÖSYM başkanı Cin Ali YÖK başkanının da uyarısına rağmen koltuğuna yapıştı.
Eee ama daha yerleştirmeler yapılmadı tabii eh bir de kendi zihniyetlerini istedikleri yerlere yerleştirsin belki gönderilir diyorum.

Seçimleri de beklenilen sonucları görerek geride bıraktık.
Gani Müjde'nin bu konudaki sözlerini hiç unutmayacağım:)

İnsan olayları yaşarken dakikalar,saniyeler çok önemli oluyor sanki
o yaşanılan olay çok önemliymiş gibi geliyor,o an tek sorun oymuş gibi geliyor
üzerinden zaman geçince önemini yitiriyor.
Zaten bizim ülkemizde en önemli olaylar en geç bir haftada unutulmuyor mu?.
Bu yüzden değil mi hiç bir kuruma güvenimiz yok
Düzene uyup herşeyin geçmesini bekliyoruz.Koyun gibi güdülüyoruz.
Bu aralar şu mısraları çok tekrar ediyorum;

Öldük,ölümden birşeyler umarak,
Bir büyük boşlukta bozuldu büyü...
Nasıl hatırlamazsın o türküyü,
Gök parçası,dal demeti,kuş tüyü,
Alıtığımız bir şeydi yaşamak...

Tüm olumsuzluklara rağmen; hayat, umutsuzluktan umut yaratmaktır.
Enerjiniz ,sağlığınız bol olsun diyorum.
Bu gün Miraç kandili,Dualarınız kabul ,kandiliniz mübarek olsun.
Sevgilerimle

14 Mayıs 2011 Cumartesi

Tarihe Geçtik;

Uzun bir aradan sonra tüm arkadaşlarıma merhaba. Neredeydim derseniz buradaydım ama inanın kafam o kadar karışıktı ki hiç bir şeye yoğunlaşamıyorum. Eee ne var derseniz? Çok şükür canımız sağ sağlıklıyız ama şu iki yıldır yakamızı bırakmayan sınav skandalı canımı oldukça sıktı. Hayırlısıyla bir bitsede kurtulsak diyorum.
Geçen seneden bilen arkadaşlar biliyor zaten hani şu sınava Lgs sınavı. Kızım geçen yıl ilk kez denenen üniversite sınavının birinci aşamasını geçip ikinci sınava hazırlanıyordu. Biz tüm işlemler yaptık sınavı bekliyoruz diye düşünürken sınav giriş belgemiz gelmemişti ÖSYM iki kere aramama rağmen beklemem gerektiğini söylediler ve sonrada kusura bakmayın sınav kaydınız yapılmamış ve zaman da kalmadığı için bu saatten sonra yapılacak bir şey yok dediler. O anki şoku ve yaşadıklarımı tekrar yaşamıyım diye dualar ettim. Bu sene daha beterini yaşıyoruz. Geçen sene bizimle birlikte sadece sekiz bin kişi sınavzede olmuştu:) bu sene bir milyon yedi yüz kişi deniyor ama bu da doğru değil çünkü kendi yandaşları olan ve bu sınavdan faydalanan kaç kişi olduğunu biz bilmiyoruz.
Bizim sınav sonucumuz bizim için gayet iyi ama ne kadar hakkımız yenildi bilemiyoruz. Ayrıca bu sınavla yerleştirme yapılmayacak ama bu güvensiz ortamda ikinci sınavda nasıl yapılacak onu bilememek bizi kaygılandırıyor.
Bir aydır TV de tartışılıyor bu sınavın tümden iptal edilmesi gerek diye ama soruşturma devam ederken sonuçlar açıklanıyor. Dün YÖK başkanı açıklıyor. Hiçbir öğrencinin hakkı yenmemiştir. Hiç bir öğrencinin puanı yeniden hesaplanmamıştır(ee her gün TV çıkıp şu puanı aldım itiraz ettim şu puana yükseldim diyenler yalan mı söylüyor. Tabiî ki yalan çünkü bu kadar değişim olsa bizim sıralamamız değişir ama hiç kimsenin sıralaması değişmiyor.)ÖSYM başkanının istifasına gerekçe yokmuş zaten. Pişkinliğin bu kadarına pes artık başkan otursun ama protesto eden genç okuldan atılsın.
Özgürlüğü elinden alınan çocuk büyür diye bir söz var. Bu çocuklarda birden büyüdüler. Ne acı 12 -13 yıl emek ver okula dershaneye git ve bir sınava gir yan gelip yatanlar senden öne geçirilsin ve sen kalk haktan, hukuktan, dinden, imandan, kul hakkından konuş. Bunlar insanı resmen dinden imandan ederler.
Yani anlayacağınız arkadaşlar iki yıldır yaşadıklarımla tarihe sınav zede olarak geçtim. Allahtan sonunun hayırlı olmasını diliyorum. Yapanların yanına kar kalmasın diyorum.
Tüm bu sıkıntılar içinde hayat devam ediyor. Allahtan spor yapıyorum da biraz rahatlıyorum. Haftada bir gün dans süper iyi geliyor. Gezmeler tozmalar devam uzaktaki arkadaşlarım gelince doğum günü yemeğimi sayarsak bu yıl doğum günü kutlamalarım bir ay sürdü. Bu durum tüm sıkıntıların arasında beni oldukça mutlu etti.
Hafta başı Dilekcim ve Ferdayla tiyatroya gittik. Hakan Gerçek Cemal Süreyya şiirleriyle harika bir gece yaşattı.Bu günde( az sonra) Hande Ataizi ve Cihan Ünal’ı izlemeye gidiyoruz.Bu arada saçlarımı daha da sarı yaptım .Biraz merak edin fotoları sonra görürsünüz.Eee kadılar sıkıntıda olunca ya saçlarını değiştirirler yada alış veriş yaparlar ben bu ara her ikisini de fazla fazla yapıyorum.
Benden bu kadar hazırlanmam gerekiyor kızları bekletmemeliyim. Herkese sevgilerimi yolluyorum. Sağlıkla kalın gerisi zaten olacağına varıyor.

17 Nisan 2011 Pazar

Doğum Gününü Kutlamalarım;

Daha önce yazmıştım ,bilenler bilir benim için özel günler özel kutlanır diye.Bu sene doğum günü kutlamalarım geçen senelere göre daha da uzun sürdü hatta daha kutlanacak gibi de görünüyor:)
Hafta başı annemin ısrarıyla işim var bitmeden gelmem desemde geçte olsa gittim.Bana süpriz yapmış kendi arkadaşlarını da çaya davet etmiş ve benim sevdiğim pasta börekle dolu güzel bir masa hazırlamış.Yorgunluğun üstüne oldukça iyi geldi hoşuma da gitti ne yalan söyleyim.Yedik içtik birazda okey oynadık günü sonlandırdık.
Salı günü Eskişehirden görümcem geldi, kayınvalidemde kahvaltıda güne başladık öğlenden sonra süpriz pasta kesimiyle doğum günümü kutladık, akşam ailecek yemekte kutlamaya devam ettik.
Çarşamba günü plates dersime gittim dönüşte akşam yemeğini erkenden hazırladım ve akşam Dilek ve Ferdayla kutlama yapmak için ODTÜ'ye gittik.Daha doğrusu sevgili Dilek'le ODTÜ de buluştuk.Erkenden gidip yemekten önce biraz sohbet ettik hayaller kurduk.Akşam yemeğinde Zekai Tuncanın bize özel şarkılarıyla coştuk:))şaka bir yana dilediğimiz ve sanki benim doğum günüm şerefine söyler gibi oldukça manidar eserler seslendirdi.
Ertesi gün dans dersinden sonra arkadaşlarımla sinemaya gittik.Flim öncesi pastayla birlikte kahvelerimizi içtik.Çoğunluk Flimini izledik .Türk toplumundaki çoğunluğun aile yaşantısı flimdeki gibiyse bizim toplumsal kalkınmamız için daha çok zamanınız var diye çok kaygılandım.Zengin bir iş adamının çocuklarına ve eşine davranışını görünce birkez daha hiçbir şeyin dışarıdan göründüğü gibi olmadığını düşündüm ve Allah çocuklarımızı ve bizleri iyi ailelerle karşılaştırsın diye dua ettim.
Cuma günü sabah erken tlf öğrendiğim bir haberle yıkıldım.Yakın bir arkadaşımın eşi vefat etmişti.Çok üzüldüm, kendi yaşadıklarımı babamı hatırladım.Anneme kahvaltıya gittim .Kuzeni gelmişti onların telkinleri ve hoş sohbetleriyle biraz toparlandım.
Cumartesi günü önceden programladığınız Eskişehir gezimiz için erken kalktık.Kızımla birlikte trenle günü birlik Eskişehir'e gittik.Bir saat onbeş dakikaya Eskişehire vardık.Oldukça renkli bir yolculuk oldu.Tren seyahati çok güzeldi ama şansınıza kalabalık bir kadın grubu vardı eee gerisini siz tahmin edersiniz.Pastalar börekler çaylar ve kokuları düşünün, gürültüleride cabası.Kızım bir ara teyzeee kısır varmı diye sordu kendilerinden birisi zanedip cevap bile verdiler.Gülermisin ağlarmısın şaşırdık.Hosteslerin uyarması bile işe yaramadı.
Akşam altıya kadar Eskişehirin altını üstüne getirdik.Porsuk çayının kenarında yemeğimizi yedik çaylarımızı içtik.Güzel restore edilmiş Odun pazarı evlerini,cam müzesini ,lületaşı dükkanlarını gezdik.Lületaşı tasarımları oldukça sıradan geldi bana yani alışveriş yapmadan döndüm üzgünüm.
Dönüş yolunda herkes yorgun olduğundan mı bilmem nisbeten daha sakin bir yolculuk yapıyorduk bende güzel güzel kitabımı okuyordum birden kendimi kötü hissettim tansiyonum düştü şekerler çikolatalar yedim ama nafile kafamı tutamıyordum sanki tüm tren etrafımda dönüyor tüm yolu kızımın kucağına yatarak geçirdim.Kızım eşimi aramış bizi almaya geldi kendi arabamı otoparkta bırakıp eşimle polikliniğe uğradık biraz dinlendim tansiyonumu ölçtürüp eve geldik.Tüm geceyi dinlenerek geçirdim.Hiç hastalanmam derdim acaba yeni yaşımla birlikte birşeyler değişiyor mu?hiç sevmem yaşlanıyorum demeyi ama yaş alırken biz istemesekte vücudumuz yıpranıyor ve bize de sinyaller veriyor.
Bugün kahvaltı masasını topladım ,yıkanan çamaşırları astım dinleniyorum.Akşam yemeği eşimden ama beni bekleyen ütüyü düşündükçe içim iyice sıkılıyor.
Benden bu kadar herkese iyi haftalar sevgilerimle.

10 Nisan 2011 Pazar

Hafta'nın özeti;

Nisan ayı doğduğum ay olması sebebiyle benim için özeldir.Uzun yıllardır dikkat ediyorum Nisan ayına girince benim koşturmacam heyecanım daha da artıyor.Benim anlam yüklememden mi yoksa baharın çoşkusundan mı bilmiyorum ama bu durum hoşuma gidiyor.Daha öncede yazmıştım özel günleri sevdiklerimle kutlamaktan çok mutlu oluyorum.
Bu hafta da aynen böyle yoğun geçti.Pazartesi evin genel bakımından sonra dışarıda koşturmacalı banka işlerimi hallettim.
Salı günü oldukça zevkli bir dans seansından sonra arkadaşlarımla kahve keyfi yaptım.Bir önceki günden kalan dışarı işlerimi hallettim eve gelip ev halkı için akşam yemeği hazırladım.Akşama çok değerli misafirlerimiz vardı. Sevgili Balkahvemle giyinip süslenip yola koyulduk.İstanbul'dan sevgili Lale abla , kızı Gamze ve Leylak Dalıyla akşam yemeğinde sazlı sözlü:),bol sohbetli eğlenceli bir akşam yemeği yedik.Lale abla ve Leylak Dalı yazılarındaki kadar samimi ve içtendiler.Nurşen hanımla bir türlü programlayamadığımız buluşmamızda bu sayede gerçekleşti:)Demek ki herşeyin bir zamanı varmış.Sevgili Gamze buluşmaya annesigilden önce geldi ama biz sanki birbirimizi daha önceden tanıyormuş ve hep görüşüyormuş gibi koyu bir sohbete koyulduk.Konuşmasını, heyecanını kendime benzettiğim Gamzeylede tanıştığıma çok mutlu oldum.Yazılarından tanıdığım Lale abla ve Nurşen hanımda tam hayal ettiğim gibiydiler.Başka zamanlar da görüşmekten mutluluk duyacağım arkadaşlar edinmekten mutluluk duydum.
Çarşamba günü plates dersinden eve henüz dönmüştüm ki tlf çaldı.Camdan beni gören arkadaşım bir kahveye uğrayabilirmiyim dedi tabi kahve oldu çay sohbeti.
Sevgili Yaseminle keyifli bir sohbet ve çocukluk anılarıyla o günüde mutlu mesut bitirdim.
Perşembe günü güne daha erken başladım.Kızımı dersaneye bıraktım oğlumun toplantısına gittim.Toplantı sonrası yolumun üzerindeki avm uğradım eve dönerken annem aradı çay hazır bana uğra dedi.Annemle nefis bir ikindi çayı içtik.Eve geldim aldığım balıkları pişmeye hazırlayıp salatamı yaptım üzerimi değiştirip bu kez annem ,Dilek ve Ferdayla başka bir etkinliğe katılmak için yola koyuldum.Güzel iki saatin ardından eve geldim ayarlamış olduğum balıklar pişmiş evi nefis kokular kaplamıştı ev halkıda arkam sıra içeri girdi .Böylelikle bir günü daha sağlık ve huzurla tamamladık.
Cuma günü annemle taziye ziyareti yaptık.Daha sonra alışveriş ve güzel bir öğlen yemeğinden sonra eve gelip çayımızı içtik.Annem evine giderken ben akşam yemeği ve ertesi gün gelecek misafirlerim için tatlılarımı pişirdim.
Cumartesi günü erkenden kalktım.Öğlenden sonra gelecek misafirlerim için hazırlıklarımı tamamladım.Çocukluk arkadaşlarım ve anneleri geldi.Geçmişe bir yolculuk gibiydi .Çocukluk anılarının anlatıldığı ,şimdi kimler nerede ne yapıyor gibi meraklı soruların bol bol sorulduğu bir sohbet gerçekleşti. Annelerimiz görüşüyordu ama bizler için özellikle haberim olmadığı için bana çok süpriz oldu.
Yani bu hafta bu güzel buluşmalar benim için doğum günümden önce ön kutlamalar gibiydi.
Bu güzel dakikaları yaşadığım için kendimi çok şanslı hissediyorum.Çünkü hayatta en önemli şeyin dostluk olduğunu düşünenlerdenim.Malın mülkün olsa ama paylaşacak dostların olmasa hiç bir anlamı yok.Evlat ,eş ,kardeş ,hepsi önemli ama seni anlayan ,derdine sevincine ortak olan arkadaşta başka oluyor.
Hepimize sağlıklı,huzurlu sevdiklerimizle ve güzel dostlarla dolu güzel bir yaşam diliyorum sevgilerimle iyi haftalar.

4 Nisan 2011 Pazartesi

Dün,bugün...

Cumartesi günü çocukların da evde olmaları nedeniyle öğlenden sonraya kadar ev işleri ,kahvaltı faslı biraz uzadı.Öğlenden sonra kızımla sosyete pazarına gittik.Başkalarında görüp beğenirim ama ben pazara gidince hiç birşeyi beğenemiyorum.Belki kalabalıktan belkide herşeyi bir arada görünce daralıyorum.Kızım hiç gitmemişti hadi gönlü olsun diye gittim ,birkaç şeye bakıp döndük.Her seferinde bir daha gitmiycem diyorum ama bu sefer bu işi bilenle şansımı deniycem.Eve döndüm evdekilere akşam yemeği hazırladım süslendim ve süper üçlü olarak ODTÜ de sıra gecesine gittik.Ortam her zaman ki gibi süperdi.Urfadan gelen ekip harikaydı.Yemekler mezeler tam urfa mutfağının tadındaydı.Özellikle çiğ köfte,içli köfte ,künefe ve urfa kebap doyumsuzdu.Geriye ne kaldı diyeceksiniz ama menü o kadar boldu ki hepsini yazmadım.
Güzel bir gecenin ardından pazar sabahına biraz geç kalkarım dedim ama çocuklar alışık oldukları zaman da uyanınca bende uyandım.Mükellef bir kahvaltı hazırladım uzun bir kahvaltının ardından üç posta çamaşır yıkandı asıldı .Akşam üzeri karşı bloktan kuzen çaya davet etti.Kızımla sevinerek kabul ettik.Mükemmel bir ikindi çayı içtik.Eşim oğlumu dershaden alıp bana jest yaptı yemek yiyip geldiler.Güzel bir çay faslından sonra tüm gece ütü yaptım.
Bugün öğlenden sonraya kadar rutin temizlik işleri yapıldı.Öğlenden sonra banka işlerimi halletim.Şu an itibariyle çocuklarla eve toplanmış durumdayız.Pratik bir çay sofrası hazırladım bir taraftan yazıyorum bir trafatan da akşam yemeğini hazırlıyorum.
Yarın dans günüm, salı gününü sırf bu nedenden dolayı iple çekiyorum.Herkese iyi haftalar sevgilerimle

1 Nisan 2011 Cuma

Süpriz:))

Yasaklar yasaklar yasaklar nereye varacak bu işin sonu bilmem?Herzaman ki gibi yaşın yanında kuruda yanıyor.Başkalarının illegal yaptıklarının bedelini bizler ödüyoruz.Uzun zaman oldu ama aklımla, kalbimle buradaydım ilk günlerde birkaç kere denedim engellendim.
Bugün sabah kızkadreşin bir Nisan şakasıyla ayıktım.Her yıl olağan şakalarına maruz kalıyorum.Benmi çok unutkanım yoksa onun oyunculuk kabiliyetimi yüksek her yıl unutulmaz anılar yaşatır bana.
Güzel bir güne başlamanın enerjisiylemi yoksa şansımın bu günlerde açık olmasından mı bilmem?bloga girmemle açılması bir oldu süpriz. Çok mutlu oldum.
Bu uzun arada neler yaptım ;günlük rutin işler ,spor,gezmeler ,misafirler tam gaz devam .Benim için önemli olanlar ;Cemil İpekçi defilesini oldukça havalı bir ortamda izledim:))),yaklaşık bir yıldır beklediğim Zerrin Tekindor sergisini gezdim.D&R uzun uzun zamanlar geçirip kitaplar aldım okudum,Facebook açtım ama sevmedim kapatmak için karar aldım (herzaman tlf yada yüzyüze iletişimi sevdiğimi söylerim)ve en önemisi kızım ygs sınavına girdi .Aklımda kalanlar bunlar.
Bahar geldi daha da enerjim arttı.Canımız sağ,hayattayız,sevdiklerimiz yanımızda ,yapacak ,görülecek daha çok şey var daha doğrusu hayata dair planlarımız var umarım tüm hayallerimizi gerçekleştirebileceğimiz olanaklarımız olur.EEE daha ne olsun demi?
Umarım bu büyü bozulmaz ve ben günlük gibi olmasada buraya yaşadıklarımı yazmaya devam ederim.sevgilerimle.

3 Mart 2011 Perşembe

Fazıl SAY;

Bugün zaman bulup biraz ne var ne yok diye bakınıyım dedim ama kapı gibi engelleniyorum.Sevgili Asise ,Leylak dalına erişemiyorum,bazı blokları hiç açamıyorum.Sorun ne ise bir an önce çözülür umarım.
Yokken neler yaptım iki gün üst üste arkadaşlarla birlikteydim.Sabah spor öğlenden sonra pasta börek oldukça tezat değilmi ama ikisini de çok seviyorum ne yapıyım.Eh şimdilik kilo problemimde yok ileride düşünürüm.
Bunlar alışıldık günlerdi ama dün akşam öyle bir geceye gittikti hiç unutulmayacak.
Lösev yararına Bilkentte düzenlenen bir geceydi.Misafirimiz daha doğrusu misafir olduğumuz sanatçı Fazıl Say'dı.Yaşayarak eserleri çaldı.Çok yakından izlemekte ayrı bir keyifti.Ellerini görerek, yüzündeki mimiklerini, ruh halini hissederek dinlemek olağan üstüydü.Gelirken arabada kızımla hiç bir şey dinlemek istemedik.Harika bir müzik ziyafetini kirletmek istemedik.Arabesk müzik için söylediği sözlere bir kez daha hak verdik.Güzel olan her müziği severim .Ama Allah belanı versin şeklindeki sözleride dinleyenlere de yok artık diyorum.
Bir alkış bir kıyametle geceyi bitirdi tüm ısrarlara rağmende sadece selamlamak için iki kez döndü.Haklıydı çünkü ne kadar yorulduğuna ben bile şahit oldum:)
Hepimize hayallerimizi gerçekleştirebileceğimiz bir yaşam diliyorum.Ayrıca
sanatın güzellikleriyle zenginleştirebileceğimiz günler geceler yaşamayı diliyorum.
Sevgili atamız ne demiş;"sanatsız kalan bir milletin hayat damaralarından biri kopmuş demektir".
Benden bu kadar spor seansına yetişmem gerek herkese iyi günler sevgilerimle