1984 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1984 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mart 2012 Salı

BİLDİRME İKTİDARI



on küsür yıl önce orwell mı haklı çıkıyor yoksa huxley mi minvalinde bir yazı yazmıştım. o zamanlar burroughs'la tanışmamıştım tabii. alıntı, 1964 yılında - gösteri toplumu'nun basılmasından üç, google'ın devreye girmesinden 23 yıl önce - yazılan nova express'ten.






"düşman stratejisindeki hata şimdi gayet açık — makina
stratejisidir bu ve makina yeniden yönlendirilebilir — yumuşak daktilo’da
yazılmış bağlantıları bulunan makina sadece sizin direktiflerinizi
tekrarlar çünkü hiçbir şey yaratamaz — operasyon çok tekniktir — bir fotomontaja
bakın — bir ifadeyi esnek resim diliyle verir — fotomontajla
verilen bir ifadeye x diyelim — x’in çeşitli yönlerini tanımlamak için x
sözlerini x renklerini x kokularını x imajlarını vesaire kullanabiliriz —
şimdi biz x’i hesap makinasına yüklüyoruz ve x ilgili renkleri, çakışmaları,
duygu yüklü imajları vesaire tarıyor biz birtakım öğeleri çıkararak
yahut ekleyerek ve makinaya yoğunlaştırmak istediğimiz faktörleri yeniden
yükleyerek x’i seyreltebilir ya da yoğunlaştırabiliriz — bir teknisyen
çağrışım kalıplarıyla düşünmeyi ve yazmayı öğrenir ki daha sonra
bunlar çağrışım ve çakışma yasalarına göre değiştirilebilir — çağrışım ve
koşullandırmanın temel yasasını amerika’daki öğrenciler bile bilir: bir
nesne, duygu, koku, söz, imajla çakışan her nesne, duygu, koku, söz
yahut imaj onunla çağrışım yapacaktır — bizim teknisyenlerimiz gazete
ve dergileri söylenen içerikten ziyade çakışma ifadeleriyle okumayı öğrenir —
biz bu ifadeleri çakışma formülleri şeklinde dile getiriyoruz —
bu formüller elbette dünya halklarını kontrol altında tutar — evet
insanların bugünden sonra bin yıl süresince neler düşüneceğini göreceğini
hissedeceğini ve duyacağını tahmin etmek oldukça kolaydır bu dönemde
kullanılacak çakışma formüllerini yazmışsanız eğer — ama
teknik ayrıntılar sizin anlayacağınız ve makinalar — bunların hepsinin
temel kusurları vardır ve hep elden geçirilmeleri, kontrol edilmeleri, değiştirilmeleri
gerekir hesap makinalarının tüm kalıpları her dakika silinir
ve bağlantısı kesilir — hızlı beyin dalgalarımız ve uzun hesaplar — ve izninizle ben yavaş yavaş sokulan rakiplerimin eleştirilerini yanıtlama fırsatını
kullanayım — benim acı ve zevk eşiklerini belirleyen araştırmalara
katıldığım ya da bunları teşvik ettiğim doğru değildir — bu gezegeni kontrol
altında tutan acı ve zevk çağrışımı formüllerini geliştirmek için bu
deneylerin özet halindeki raporlarını kullandım — etkisiz hale getirilmiş
bir beyine sunulan materyalden yola çıkarak çalışan bir fizikçiden daha
fazla bir sorumluluk kabul etmiyorum — ben insan sinir sisteminin bir
fiziğini kurdum ya da daha doğrusunu söylersek insan sinir sistemi benim
kurduğum fiziği belirliyor — elbette ben tümüyle farklı prensipler üzerine
çalışan başka bir sistem kurabilirim — acı kantitatif bir faktördür — zevk
de — aklanma davalarından ve toplama kamplarından alınmış materyaller
ve cesaretin sınırlarını belirleyen nagazaki ve hiroşima raporları vardı
bende — en kesin verilerimiz amerika’daki drog bağımlılarının işlemden
geçirildiği lexington, kentucky’den geldi — eroin yoksunluğunun bağımlıda
yarattığı acı kontrol koşullarında test edilmeye mükemmel elverişlidir —
acı, bağımlığın derecesine ve yoksunluk aşamasına göre
kantitatiftir ve hücre-saran ajanlar tarafından kantitatif bir şekilde hafifletilir —
acı ve zevk limitleri belirlenmişse ve çakışma formülleri oluşturulmuşsa
bin yıl süresince ya da formüller işlerliğini koruduğu sürece
insanların neler düşüneceğini tahmin etmek oldukça kolaydır — izin verilirse
başka yedek formüller de yapabilirim — hiç kimse kalitatif bir matematik
kurmak için pek kafa yormamış — benim formüllerim bunun
icabına baktı — şimdi burada bir hesap makinası var — elbette kalitatif
verileri işleyebilir — renk mesela — makineye mavi bir fotoğraf yüklerim
mavi bölüm’e geçer ve yüz ya da bin tane mavi fotoğraf hışır hışır çıkarken
makine mavi bir ozon kokan blues melodiler çalar tüm şairlerin
mavi sözleri yazı şeridinin üzerinden akarak dışarı çıkar — ya da bin
tane roman yüklerim ve son sayfaları tararım — bu bir niteliktir öyle değil
mi? bitti mi?”

25 Kasım 2010 Perşembe

ELİ KULAĞINDA!


bir haftadır terör beklentisiyle yatıyor, terör beklentisiyle kalkıyor, terör beklentisi yiyor ve içiyoruz. cdu'lu ("hristiyan demokrat birlik") almanya içişleri bakanı thomas de mazière "kasım sonlarında almanya'da büyük bir terör eylemi yapılacağına dair elimizde somut kanıtlar var" dedi ve ekledi: "endişelenmek için nedenimiz var, ama histeriye kapılmanın gereği yok."

o günden bu yana tren istasyonlarında, resmi binaların girişlerinde vs. makinalı tüfekleriyle sokakta görmeye alışkın olmadığımız polis birlikleri nöbet tutuyor. televizyonlarda, gazetelerde, café, meyhane muhabbetlerinde terörden bahsediliyor. arkadaş arasında yapılan şakaların bile harcı terör. de mazière "histeriye kapılmanın gereği yok" demişti, ama bu sözleri söylemek için ağzını açtığında bir histeriyi tetikleyeceğini kendisi de biliyordu kuşkusuz, ki bence ağır silahlarını göstere göstere - olur olmadık her yerde - nöbet tutan polis de insanların güvenliğini sağlamaktan çok güvensizliklerini, "terör tehlikesi"nin her zaman ve her yerde olduğunu anımsatmaya yarıyor.

zaten "eli kulağında, ha geldi, ha gelecek" derken, şişenin içinden cin çıktı: eyalet içişleri bakanları ve almanya içişleri bakanı de mazière, hamburg'da ağırlıklı gündemini güvenlik önlemlerinin arttırılmasının, dolayısıyla devletin insanların özel yaşamına burnunu sokmasından ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına, hatta ordunun almanya sınırları içinde görevlendirilmesine kadar çeşitli "güvenlik önlemleri"yle vatandaşların haklarının kısıtlanmasının oluşturduğu bir toplantı düzenledi.

internette "truva atı"yla takip etme, telefonda dinleme, sokakta kameralarla izleme, mektupların açılması vs. aracılığıyla insanların özel yaşamlarını çevreleyen duvarları şeffaflaştırılması konusu almanya'da uzun süredir gündemde. ancak bu tip girişimlere karşı ciddi de bir muhalefet var. her şehirde devletin 1984'leşmesine karşı aktif çalışan inisiyatifler var, her yıl almanya çapında yürüyüşler düzenleniyor. istedikleri gibi at oynatamayan "röntgenci"lerin en sevdiği yöntemse terör korkusunu sürekli canlı tutmak. eğer bir gün insanları canlarıyla özgürlükleri arasında bir seçim yapmak zorunda olduklarına tamamen inandırmayı başarabilirlerse, o zaman georg orwell yalnızca big brother'ın doğum tarihi konusunda yanılmış olacak.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...