Bu ara en favori oyunu rol değişimleri. "Anne ben şimdi Akatan' ım sen de annesi ol ben okuldan geleyim açım sen bana yemek yap tamam mı" kuzeni Atakan abisi oluyor, Atakancılık oynuyoruz. Kazara Deniz diye seslenirsem ı-ıhh Deniz degil Akatan'ım ben diye uyarıveriyor. Bazen de beni Atakan yapıyor. Ya da "sen Deniz ol ben anneyim, sen ağla" diyor, ağlama taklidi yapınca aa bak Deniz burada ne var diye bana bir oyuncak kapıp getiriyor. Kriz anlarında dikkati başka yöne çekme işi kapılmış.
Türkiye' deki arkadaşları en çok da Ekin hala dilinde. Bu kadarcıkken nasıl da arkadaşlığı benimsiyor, onlara hasret duyabiliyorlar. Buraya gelsin Ekin beraber oynayalım diyor, Can da gelsin Çarp, Ege de diyor. İlk zamanlar beni üzen laflar ediyordu ben arkadaşlarımı istiyorum yenilerini değil Ekin'le oynamak istiyorum diye ağlıyordu. Geldiğimiz ilk hafta çekmiştim aşağıdaki fotoğrafı odasında Ekin'e dinozor resmi yaparken.
Uzun zamandır yeni arkadaşlarını da çok seviyor, yarın playgroup son toplanışımız havuza gidiyoruz sabah erkenden.
-Deniz kimler havuza oynamaya gelecek yarın? - (büyük bir heyecanla) ımm kokooo, hımm çofyayla maçyas, abisi maykııl baçka kimler geliyo anne? - jada, jemma, jeff ve june da gelecek - yaçaçııın oyuncaklarımı da almayı unutmayalım anne oluy mu? ama Diegomu götürmeyelim arkadaşlar onu sevmek ister ben vermem diye de ekliyor. Diego hala en kıymetlimiz.
Sofia ve Matias 'ın ülkelerine döndüğünü bir daha gelemeyeceklerini anlatmaya çalışsam da uzaklık -ülke kavramları o kadar anlamsız ki ona, pazar günü ülkelerine dönüyorlar. Anniina bugün eşyaları tıra yükledi bile, o da çok üzgün ben de. Cuma günü ikizlerin 3. yaşgününü kutlayacağız hep beraber en son.
Beklediğim zaman geldi çattı; Tr.ye biletlerimizi aldık bu Cumartesi gece uçuşumuz var. İçim bir yandan kıpır kıpır sonunda gidiyoruz. Hem de annemle babamın evlilik yıldönümüne denk geliyor. Ateş' in geride kalacak olması kısa süre olsa da içimi buruyor. Burada çalışıp ailelerini yanlarında getirmeyen expatlar da var 6 ayda 1 ailelerini görüyorlar belki de yılda 1. Nasıl yapabildiklerini anlamıyoruz kafa yorunca annelerini geçtim hiçbir çocuk bu kadar süre babasını görmeden büyümemeli. Deniz'in Çin'e geliş hazırlık süresinde 2 ay babasından uzak kalınca nasıl hırçınlaşıp huy değiştirdiği aklıma geliyor.
Babasının kızı. Ona çok düşkün, işten gelişini dört gözle kapıda bekliyor, babası da ona hayranlıkla bakıyor, büyük bir sevgiyle. Her Pazar Deniz'in istediği hayvan şekillerinde ona krepler yapıyor. Bazen kavga ediyorlar o benim bu senin onu alma oraya koyma diye özellikle lego oynarken, Deniz'in kızgın sesi geldikçe uzaktan dinleyip çok gülüyorum. Çoğu kız çocuğu gibi prenseslere değil de trenler, arabalar, inşaat vinçleri, kepçelerine düşkün bizimki. Babası da ona habire kamyon, uzaktan kumandalı araba gibi hediyeler alıyor Deniz 'in ağzı kulaklarında. Ama en sevdiği şey de dışarı çıkarken elbise giymek.
Bu ara çevremde taze bebekler arttı. Çok sevdiğim, birisi çocukluğumdan diğeri de uzun yıllardan beri çok şey paylaştıgımız iki arkadaşım Özge ve Özlem'in bebekleri oldu, Demir ve Mina dünyaya geldiler. Yanınızda olamadım ama hep aklımdasınız.
Bu aralar Deniz' in en sevdiği kitapları "How to catch a Star" ve "Lost and Found". Benim yeni keşfim Oliver Jeffers, Tr. de rastlamamıştım henüz dilimize çevrilmemiş sanırım. Deniz her gün birkaç defa yanıma getiriyor bıkmadan okuyup bakıyoruz. En sevdiği Anna Milbourne "Yağmurlu Bir Gün" ün önüne geçtiler. Çizimleri hikayesi çok hoş bakması gerçekten zevkli.
Burada İngilizce kitaplar Tr.daki gibi pahalı değil, normal Türkçe kitapları kaça alıyorsak o kadar. Uygun fiyatlı olunca ben de Deniz' e kitap almadan duramıyorum. Kitapları kasada düzenleyip iple bağlayıp teslim ediyorlar.
15 saatlik bir kez duraklamalı uçak yolculuğu var önümde. 3,5 ay önce buraya uçarken Deniz' le hiç bir şey yememesi dışında can sıkıcı bir şey yaşamamıştım, ilgiyle etrafını izlemiş insanlarla kaynaşmış gece uçuşunda da uyumuştu. THY İstanbul- Hong Kong uçağındaki kendini beğenmiş ve asık suratlı host ve hosteslere rağmen yolculuk iyi geçmişti. O gün vaktimiz olursa önce Hong Kong Disneyland gezilecek minik hem eğlenecek hem de yorulacak, gece yarısı da uçağa. Birkaç ay öncesine göre çok daha hareketli Deniz, korkum bu sefer ondan. Okuyanlar bol şans dileyin olur mu.