Çinliler bayramları ve dolayısıyla tatili seven bir millet. Hükümet ve halk seviyor, Çinli şirketlerin çoğu için geçerli değil bu. Bana bir taksicinin söylediğine göre hükümetin özel günlerdeki tatil gün sayısını azaltmasını istiyor şirketler. Buradaki yabancı şirketlerde çalışan expatlar dolu dolu tatil yapabiliyorken biz 1-2 gün daha tatil verse şu şirket diye dua ediyoruz da buna da şükür.
Önce normalde 4 günlük ama bize 1 gün tatil olan sonbahar hasat zamanını kutladıkları "Mid-Autumn Festival" nam-ı diğer "Mooncake Festival" i yaşadık. Bizim bayramlardaki gibi yakın aile çevresi ve arkadaşlarını ziyaret edip beraberce bu güne özel "moon cake" yiyor Çinliler, her yerde muffin benzeri moon cake' ler satılıyor. Doris buraya özel yerel elbisesi içinde ziyaretimize geldi koca bir paket mooncake ve meyva sepetiyle birlikte. Damak tadları çok şekerli dolayısıyla bu kekler de öyle, ortalarında da yumurta var, Doris bize yanında getirdiği tadı ve rengi greyfurtu andıran ama greyfurtun 3 katı kadar büyüklükteki meyva "pomelo" ları soydu ve mooncake' in tadını bastırmak için beraberinde yemek üzere hazırladı. Kekleri Doris'in yanında yedik ama sonrası elimizi süremedik ben pomeloyu tercih ederim çok güzel bir tadı var. Tatil 1 gün olunca biraz evde tembellik biraz da yağmurda gölde yürüyüşle geçti.
Sonrası 1 Ekim' de başlayan ve 10 gun tatille devam eden "National Day". Öncesinden çok ümitlenmiştim herkesten uzuuun tatil lafını duyunca. Son anda kesinleşen bizim tatilimiz ise 4 gündü. Fotoğrafları aktaralı çok oldu ama hem internetin yavaşlığı hem de elim bir türlü klavyeye gitmeyince anca kaydedebiliyorum.
Tatil planı son ana kalınca yolculuk saatleri Deniz'i uykusuz bırakıp çok yordu. Ve bunun sonucunda şimdiye dek beraber gittiğimiz bütün tatillerde uyumuyla bizi şaşırtan, gezmekten zev.k alan Deniz bu tatilde tam tersiydi. Hiç tanık olmadığımız çığlık çığ.lığa ağlamaları, inanılmaz bir keçi inadı ve evime gitmek istiyorum tutturmalarıyla geçen bir 3 gün oldu bize.
Guilin şehrinden başlayan Lijiang nehrindeki tekne turuyla 4 saat sonunda YangShuo' ya vardık. Li nehrini ve Yangshuo'yu çepeçevre saran karst kayalıklar ve tepeler gerçekten çok etkileyici. Başında gelmese miydik derken tatil sonunda iyi ki gelmişiz daha çok kalsaymışız dedik.
Milli tatil de olunca yerli ve yabancı yüzlerce turist var. Burası dünyayı gezen insanların uğrak yerlerinden, özellikle Amerikalı ve Hollandalı turistler çoğunluktaydı. Gezi başlangıcında sabahın köründe bindiğimiz minibüsteki çift komşu Yunanistan' dan çıktı onlar da biz de çok sevindik nedense. Olga ve Apostolos, 40 yaşlarında Çin'in kuzeyine birkaç aylığına Çince öğrenmeye gelmiş bir çift.


Li nehri turu sırasında gemide sunulan yılanlı içki. Soramadık bile ne olduğunu anlamaya çalışıp şaşkın bakınırken, muhtemelen viski, içinde canlı bir yılanla içilmesi makbul olanından. Yan masalardan Hollandalı bir turist denedi.
Geminin üst tarafına Deniz'le çıkıp ne zaman manzara seyretmek istesek, etrafımız Deniz'le fotograf çektirmek isteyen ya da sadece onu çekmek isteyen yerli turistlerle çevrildi. Zaten keyifsiz Deniz ilgiyi istemeyip daha da huzursuz oldu. Biz istemedigini ağladıgını anlatmaya çalışsak da pek fayda etmedi çabalarımız aşağıya kaçmakta bulduk çareyi. Bu gemideki ısrarcı Çinli bir bayan öğleden sonra turunda da bizi yakalayıp aile fotoğrafımıza sızmak suretiyle Deniz'le fotograf çektirebildi, çok hoş bir anımız oldu böylece!?
Yangshuo varışında balıkçı ve karabatakları.
Pirinç tarlalarıyla çevrili "Little Li River" da denilen Yulong River.
Yulong nehrinde gelin ve damat.


Balık avlayan karabataklar.

YangShuo West Street.


Kahve molası.
Onca uykusuzluk ve yorgunluğuna rağmen "davulum o benim davulum" diye diye bavulunu taşımaktan vazgeçmeyen Deniz.