Aktivite etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aktivite etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Şubat 2010

Gözü alışsın

Çinli çocuk giydirmece oyunu.

Bütün kıyafetlerini Ateş kesti sağolsun makas eline yapıştı nerdeyse, o gık çıkarmadan keserken ben de durmadan çıktı aldım sonra da lamine ettim.
Çok şirin oldular :)
Ben çince isimler bulmaya çalışırken Deniz Buse ve Atakan koydu isimlerini, 5 yaşlarındaki kuzenleri "Buçe abla" ve "Akatan abi" si gibi.
Oynamak istediğinde "çinli çocuklaya bakağım mı anne?" diyor tıpkı "ben çin'e gitçem" dedigindeki gibi durumun farkinda mı acaba??


Kostum ve bebekler Activity Village 'ten ..

11 Şubat 2010

Sevgililer Günü bahane


Denizkızı keyifsiz birkaç gündür. Bugün doktora gittik öncesinde konuştuk beraber, gidelim mi Deniz diye, " dokdok teyjeye gitmeyelim dokdok amcaya gidelim " dedi.
Doktorunu çok seviyor Denizcim bakabilir miyim? bana söyler misin? diye konuşunca doktora bir güzel sakin sakin cevap veriyor bak, oyası acıyor, oyası acımıyor diye. Birkaç gündür birşey de yemiyor portakal suyu, yumurta ve yoğurtla besleniyor.
O keyifsiz olunca hep neşeli ve cıvıl cıvıl görmeye alıştıgımız için bizim de keyfimiz kaçtı.

Dün ona kalpler hazırladım, boyalar tutkallar çıkardım çok sevindi.
Sevgililer günü sebep olsun. Ben buna aşk balığı dedim o beni düzeltti "bayık değil o bayina anne " diye. Totally Tots da ve birkaç yabancı blogda görmüştüm. Çok basit ve eğlenceli. Tutkal ıslakken çekmişim, fotodaki beyazlıklar tutkal kuruyunca gidiyor, Deniz fırçayla bolca sürdü tabii. İşte aşk balinamız.


Babam için diye diye hazırladı. Babanın bavuluna bu da atılacak. Ateş 16 sında gidiyor artık kesin, yeni evimizin ilk dekoratif objesi de bu balina oldu şimdiden.

Bu da sevgililer günü kartı. 2 tane hazırladık. Deniz kartların içini pastellerle boyadı simli tutkalla süsledi. Kapağa da kalpleri çiçek şeklinde yapıştırdık. Deniz kapağı da süsledi.


Biri gene babaya diğeri de sürpriz !

11 Ocak 2010

Arkadaşlık Çerçevesi

Ekin ve Berna' ya gittik. Öncesinde Ekin kuzuya bir hediye hazırlığı.

Gerekenler;
- evdeki atık kutulardan kesilmiş bir resimlik ve çerçeve,
- boya malzemeleri
- çerçeve süslemesi için çeşitli süsler, etiketler ve tutkal
- ve boyamaya meraklı bir minik

Boya yapacağız deyince Deniz çok heyecanlanıp "Yaçaçııın!!" diye bağırıp hoplamaya zıplamaya başlıyor, onun bu isteğini gördükçe benim de yayıntıya ve boyanan yerlere müsamaham artıyor galiba.

Önce eller boyanıp izi çıkarılır, sonrasında çerçeveler fırçayla ve arada parmaklarla boyanır, ben birkaç çerçeve kestim benzerinden anneanne-dedeye ve bize de 2 yaş el izi hatırası hazırlamak için.

Deniz boyarken arada fırçayı bana uzatıp "çok gücel olcak anneee" diye sesleniyor.
Boyanan çerçeve kuruyunca üzerine süsler yapıştırılır. Deniz yarısını yapıştırdı sonra da yorulup kalktı "kardeş dapcak anne" diye sandalyesine bebeğini oturttu yerde ayı dansı yapmaya başladı komik kızım benim.
Resimdeki boşluk bırakılan yere diğer boya meraklısı kuzunun el izi basılmak üzere arkadaşlık çerçevesi tamamlanır.


Kızlar çok eğlendiler kendi kendilerine oyun yaratıp durdular. Çok komik anlar da yaşadık arada 2lik Deniz oyuncakları kapıp "o meniiim hepci meniiim anneee" diye 2 damarını konuşturdu, 3lük Ekin de niye Deniz benim diyor onlar benim amaa, dediğimi neden yapmıyor anne diye anlamaya çalıştı. Keşke aynı yaşta olsalar dedik hep, böyle bile anlaşabiliyorken.

Küçük ressamlar işbaşında.

Çılgınlar gibi eğlendikleri anlar, defalarca zıplayıp katılırcasına güldüler dinlenip tekrar hoplamaya başladılar bizi de çok güldürdüler.

Çok keyif aldığım bu gün, güleryüzü, sohbeti ve çok daha öncesinden tanışmış olmayı dilediğim arkadaşlığı için Berna' ya çok teşekkürler, kocaman bir dilim ev yapımı pasta ve diğer yiyip içtiklerim için de :)

8 Ocak 2010

Mini mini oyunlar

Minicik, iki tane "iki" den bir oyun grubu.

Ayşegül ve Doğa' yla bir mail grubu sayesinde bu yaz tanıştık.
Pazartesileri buluşuyoruz aksilik olmadıkça.
Kızlar iyi anlaşıyor, iletişimleri güzel ikisi de dilli maşallah.. tabii bazen "iki" damarları tutuyor bıyaaak beniiim hayııyy o meniimm anneee!! krizleri yaşanabiliyor.

Dışarda, bizde ya da onlardayız. Deniz Doğa'nın evinden ayrılmak istemiyor ama.
Gitme vakti benden ciddi anlamda kaçıyor ıııhh ben buuyda kalcaaam ditmiyceem!!
Nedeni de kapkara bir Bitter, cocker kendisi.
Deniz Bitter'in topunu düşürmesini bekliyor kapıp gene ona atıyor "annne ona bak ona baak annee gidiyoo yakayadıı topuu ihhi ihi "

21 Aralık 2009

Minik eller kocaman kalpler


Bu kalpler kimin için?
Doğum günü olan babaya.


Süngerle boyamaya bayıldı, "bi baa yapalım bi baa" deyince iki tane hazırladık.
Bu kalpler kimin deyince,
- Denijin meniim!

Bu sabah telefonda babasına söyledikleri,
- Babcacım duum güğün tutlu oysun

Fikir buradan Our Crafts~N~Things.

17 Aralık 2009

Geyik kardeşler ve Çam ağacı

- Deniz bu ne?
- Ağaç
- Ne ağacı?
- Neni yıy

Gerekenler; 4 üçgen yeşil karton 1 dikdörtgen kahverengi karton kestik, etiketler, renkli pamuklar ve tutkal. Deniz pamukların üzerine de yıldızlar yapıştırmaya devam etti :)

Yeni Yıl ağacı fikir buradan : Our Crafts~N~Things.

Bunlar da Deniz'in el ve ayaklarından geyikler. En çok bunu sevdim ben.
Önce kartona el ve ayak izlerini alıp kestik. Gözler etiketten, burun pamuktan.

Geyik fikri link : Our Crafts~N~Things .

- Deniz ne yapıyoruz?
- Giyiiik !!

Sırada Kardan adam. Deniz kopardığı pamuklara tutkal sürerken parmağına bulaşan pamuklardan çok rahatsız oldu anne pij pij uff uf demeye başlayınca yarım bırakıp lavaboya koşturdu.

Kardan adamı biliyor görünce "daydan dadaaam" diye bağırıyor ama kar nedir onu bilmiyor ki yavrum canlı canlı görmedi henüz.

Akşam babası gelince ilk iş elinden tutup eserlerini gösterdi,
- bem daptııım!
- neniyııı neniyııı neniyııı *Yeni yıl kutlu olsun şarkısını söylüyor.

16 Aralık 2009

Minik Fotoğrafçı


Büyüyorum Eğleniyorum Ögreniyorum 'da bu haftaki konu "Fotoğraf".

Haftasonu Bienal' deki fotoğrafları gezdikten sonra dün sabah deniz kenarına fotoğraf çekmeye gittik.
Ben çekerken mütemadiyen "bem de bem de! menimm!!" diye koşturan minik fotoğrafçımı serbest bıraktım işte Deniz'in deklanşöründen çıkan ilk fotoğrafları.

5 Kasım 2009

Organize işler


Meraklı Minik Temmuz' 08 sayısında rastladım mutfak setine bu ara habire tabak çanağı dolaplardan çıkarıp yemek masasına dizen Denizkızı' na çıktı alıp düzenleyip lamine ettim.
Masayı kurdu herşeyi yerli yerine koydu sonra da çatal, bıçak ve kaşığı bardağın içine koyup bana uzattı yeter bu kadar diye..

Yanımdaki mandalinlerdeymiş gözü, ben iri iri soydum temel şekilleri kesmek için, o da minik minik soyup şap şap afiyetle yedi.
Sonrasında şekiller puzzle'ındaki parçalarla mandalin kabuğundan şekilleri eşleştirdik.


İleride de bu kadar hevesli olur mu ki ev işlerine. Ben ne zaman elime süpürge, fırça, toz bezi vesaire alsam men meenn!! bem de bem dee!! diye bacağıma ya da elimdekine yapışıyor önce ona veriyorum o yapıyor ben de devamını, tabi bana geri verirse. Ne yaparsam yanımda olmak istiyor, en güzel oyun bunlar ona heralde.


Geçen cumartesi sabahı temizlik yaptık beraberce önce çamaşırları makineye doldurdu.
Neyse ki artık Diego'nun yıkanmasına da izin veriyor, önceden diego yıkanacak annecim çok kirlendi dersem kıyametleri koparıp diego'yu kaptığı gibi kaçıyordu, şimdi makineye kendi koyuyor.
Çamaşırlar yıkanıyor ve Diego dahil dışarı çıkarılıyor ,ama diego'nun kurumasına en fazla 10 dak tahammül var sonra başlıyor balkon kapısında dikilip "diego ooyda aç açç açç aaaçç" diye.


En sevdiklerinden biri bulaşık makinesini boşaltmak, oyuncak değil gerçek tava tencere olacak. Kesici veya tehlikeli aletleri çıkarıp ona izin veriyorum o bir yandan ben bir yandan, henüz bir şey kırılmadı bakalım. Hepsini masaya diziyor ben alıp yerleştiriyorum. Makina boşalınca da tabii ki "amma bi baa bi baa" !!

23 Ekim 2009

Boyalı kuş

Bir boyalı kuştum
Bir boyalı kuştum ben
Umut ettim çok
Çok hayal kurdum
Yükseklerde uçtum
Seni buldum
Ya da sen beni buldun
.....


Bu hafta anne-kız evde yalnızız, Ateş yurt dışında inşallah yarın gece gelecek,
iş çıkışı eve geldiğinde Deniz'le onun ilgilenmesi bana baya yardımcı oluyormuş her ayrılıkta daha iyi anlıyorum.


Bolca parmak boyası yaptık ortalık battı tabi ama kızım güzel eserler ortaya çıkardı benim parmağım olmayanları babaya göstermek üzere sergiye astık.
Daha önce fotograf çekememiştim bu sefer makinanın da boyanmasını göze alıp bolca çektim. Deniz çok eğlendi bıraksan akşama dek heryeri boyayacak öyle bir heves..


Kış kasveti gelmeden ne kadar dışarda olsak kardır deyip Deniz'in arkadaşlarına da rastlarız umuduyla her zamanki parka gittik, sahile çıktık çimenlerde koşturduk.
Ne kadar büyüdü sarı sıpam salıncakta minicik dururken dolduruyor şimdi.


Dün ve bugün toka sevdalısı oluverdi birden, takmamı istiyor sürekli, kafasına hiç birşey takamıyorduk şimdiye dek zaten o kadar ince ki saçları toka da durmuyor.
İnceleyip durdu saçlarını aynada çok hoşuna gitmiş olmalı hızını alamayıp öptü kendini.


Ve her uyku öncesinde, her sabah uyanışında babasını sordu ..

4 Ekim 2009

Ceviz kabuğundan yelkenliler


Birkaç yarım ceviz kabuğu alınır,
kağıttan üçgen parçalar kesilir,
kürdanlar kağıtların tam ortalarından geçirilir
kabuk içine oyun hamuru konup yelken direği bu hamura tutturulur.
Filomuz hazır.
Denizkızı musluktan kaba su doldurur; tabii ki doldurdukça doldurur suyla oynamaya başlar anne buna bir son verir.
Deniz kaptaki yelkenlilere baa baaay diyerek el sallar, üfleyerek rüzgar estirir ve yelkenlileri yüzdürür,
oyunun sonunda yelkenlilerin hepsini suya batırır.

Aktivite Tim Seldin' in Harika çocuk Nasıl Yetiştirilir kitabından.


Yelkenli yüzdürmece sonrası oyun hamuru ve kürdanlar alınır
top köfteler yoğrulur kürdan saplanır, küçük kirpiler yapılır.
sonrasında Deniz bütün hamuru alıp minicik minicik parçalara ayırmaya başlar ne yapıyorsun Deniz deyince mamaaa der.

12 Eylül 2009

Kipitap' ta okuyan gençlik


Çocuk kitapçisi Kipitap 'ın düzenledigi fotograf yarismasinda benim gönlümün birincisi Denizkızı yukarıdaki kitabına dalmış haliyle Ağustos 2009 ikincisi oldu..
Detaylar burada.. hepsi de çok şirin.. büyüdüklerinde de böyle hevesle okuduklarını görürüz inşallah ..

Fotoğrafı çekeli 2 hafta kadar oldu..yeni Ikea masa ve sandalyelerini almadan önce favori kitap okuma köşesi bu oyuncak kutusuydu ..hala da oraya oturmaya bayılıyor arada içine gömülüp canhıraş bir şekilde " annnaaaa" diye beni çağırıyor içinden çekip çıkarırken de kikirdiyor..


Bugünlerde neler yaptıgımıza gelince; ben arada dellenip iş hayatını özlüyorum sonra da silkinip küçük dertleri kafadan atıp Deniz'i günün her anı öpüp mis gibi kokusunu içime çekebilmenin tadını çıkarıyorum..


Sabah 7 civarı güne başlıyoruz Deniz gene ana ve babasına çekmiş açken pek çekilmiyor kahvaltısını hazırlayana dek mama mamaa diye başımın etini yiyor ballı ya da pekmezli ıhlamurunu içip yumurtasini da löp löp yuttuktan sonra keyifleniyor en son kavun- armut -üzüm meyva kasesini de önüne koyup ben kahvaltımı bitiriyorum.. çatalla pek güzel yiyor en son da tabağı ağzına dikip suyunu içiveriyor..
sonra bir kaka faslı başlıyor bazen söylüyor bazen oyun tatlı geliyor canı istemiyor..zorlamıyorum isterse tuvalete gidip oturak ya da lazımlığa oturuyor sifonu çekip sulara bay bay yapıp ellerini yıkıyoruz.. bekliyorum elbet zamanı gelecek ve tuvalete yapacak.. sabrın sonu selamet..
Dışarı çıkmazsak evde oyun oynuyoruz biraz kendisi genelde benimle beraber.. burada annenin yaratıcılık sınırları zorlanıyor bazen kafayı yiyerek de olsa seveceği aktiviteler bulmaya çalışılıyor.. kitapları inceliyoruz dansediyoruz güreşiyoruz derken banyoda suyla oynama sonrası uyku saati geliyor.. genelde öğlen 12/13 civarı uykuya dalıyor tabii ki Diego kolunun altında.. ortalama 2 saat uyuyor sonrasında öğle yemeği.. arada yine meyvasını yiyor.. akşamüstü 5 civarı sokağa çıkıp gezme park turları başlıyor.. benim canım arkadaşım, teyze Seren işe başladı onun için çok iyi oldu ama ben baya buruldum çok alışmışız.. iş çıkışı bize katılıyor gene neyse ki parkta koşturmaca devam ediyor..
Deniz öyle salıncakta uslu uslu sallansın kaydıraktan güzelce kaysın evrelerini atlattı şimdi kaydıraktan ters çıkmaya çabalama salıncağı itirip sallama tahteravalliyi bam güm indirip kaldırma heveslisi.. Kumlardan ayrılmıyor genelde oturdugu yerden başka köşeye gitmek isterse tasını taragını kovasına toplayıp gidiyor.. ya da başka bir çocuğun gözüne kestirdiği oyuncaklarını alıyor.. ama paylaşıyor da kuzu.. Ateş işten parka geliyor onun Deniz mesaisi başlıyor.. alışveriş eve gidiş Deniz'in banyosu.. hep beraber akşam yemeği sonrasında bu buu diye sütünü isteyip içtikten sonra çok uykusu gelmemişse kitap bakıp masal dinliyor.. ve konuşa konuşa 21.30 civarı uyuyor..
Yağmurlar başladı eve kapanıyoruz yavaştan.. evin içinde dıbıdıbıdıbı sürekli koşuşturan tırmanan bir miniklik.. arada kapıya gidip addaa addaaaa diye bağırıyor ya da "annee appa appa" Deniz'ce parka demek.. yağmur yağınca özellikle dışarı çıkmak istiyor ..

Birkaç oyun örneği.. Geçen aylarda baya oynadığımız baklagiller gene revaçta.. yemediği bakliyatlarla iş oynamaya gelince bayılıyor.. kaşıkla şişelere kaplara kurufasulye aktarmaca.. fasulye ya da boncukları kullanılmayan banyo kaydırmazı vantuzlarına dizmece.. bolca çizmece boyamaca.. Mothercare içindeki Elc 'den 4-5 ay önce aldığım bol meyvalı bıçaklı manav kasasını ortaya çıkarttım eliyle tutup meyvaları kesme işini sevdi..şimdi gerçek muzunu yemeden önce dilimlemeye çalışıyor sıkılıp da parmaklamazsa :)

Ara ara oynadığımız diğer oyunlara gelince aklıma gelenleri yazayım benim gibi 1,5 yaş miniğini oyalamakta zorlananlar varsa biraz yardımı olur :)

genelde yaz sıcakları devam ettiği için hala sularla baya bir oynuyor Deniz,
-küvette ya da su dolu leğen başında pipetlerle suya üfleme
-boş kapları suya daldırıp baloncuklar oluşturma
-kaptan kaba su aktarma
-yine sünger parçalarını suya batırma, sularını sıkıp yüzdürme pipetle üfleyerek ittirmece
-suda tenis topu yüzdürmece
-yazın sahilden topladıgımız taşları kozalakları dizmece
-dergilerden kestiğimiz bebek/çocuk resimlerini taklit etme gülenleri ağlayanları sarılanları vb bulup ayırmaca
-havaya attığımız eşarbı yakalama oyunu
-yere yastıkları dizip atlamaca
-tahtaya mutlu-ağlayan-kızgın-üzgün çocuk suratları çizme
-küçük topları teneke kutulara doldurmaca
-kapaklı kutular içine kuru üzüm , dut kurusu vs koyuyorum kapaklarını vargücüyle açmaya çalışıp içindekileri yiyip kapaklarını tekrar kapatıyor
-parmak boyasıyla kağıtlara baskı yapmaca

3 Temmuz 2009

Bu hafta.. bol aktivite.. bol sıcak..

Bu haftam böyle geçti..
Temmuz geldi hoş geldi ama daha da sıcak geldi.. eve kapandık gündüzleri.. favori oyunum annemin çevresinde başım dönene dek koşarak dönmek..

Geçen Pazar günü.. hem geçen haftayı bitirdik hem de bu haftaya neşeli başladık..Mehmet amca gene çoraplarımı çıkarıp minik ayaklarımla oynadı ben 2 aylıkken bebek kokusu diye kullanılmış çoraplarımı cebine atıp kaçmıştı..komik birisi..

Barbun var haanııım..annem yaz başı barbunya çıktıgından beri babama ayıklatıyor bana da kavanoz ve şişelere doldurmak düşüyor.. bu sefer hiç bitsin istemedim elimle tek tek doldurdum kaşıkla da denedim..boşaltıp boşaltıp gene doldurdum..

Maşayla pamukları kalıba dizmece oyunu.. Ceren' de görmüş bu aktiviteyi annem.. maşayı kıstıramadım henüz elimle dizdim..

Basket.. annem attıktan sonra baskeet diyor ben de "aapp"

Kumbaraya para atmaca.. boncukları ipe dizmece.. bunda mızıkçılık yapıp boncukları parmagıma takmayı tercih ettim..

Bunlar da bu ara mama sandalyesi oyunlarım, fotolar geçen haftadan.. Kutunun minik deliğinden çubukları atmaca..Süzgeç ve baharatlıktan kürdan geçirmece..Pipetleri renk renk dizmece..Kurufasulyeleri şişeye doldurmaca..

Bugün, Cuma akşamı.. Annem arkadaşı Evrim' le ben de arkadaşım 21 aylık Maya' yla buluştuk oynadık kumlara daldık.. bazen ben onun peşinden bazen de Maya benim peşimden koşturduk..

21 Nisan 2009

İlk Lapbook Procesi: Çiçekler


Sonunda Deniz'e bu aralar baharın gelişi ve ortalığın iyice çiçeklenmesiyle en favorisi haline gelen çiçek/ ağaç konulu lapbook yaptım..Meraklı Minik nisan sayısından çok faydalandık Deniz dergiyi tamamıyle eline geçirip parçalamadan ben biraz kesip biçtim yırtılmaması için laminasyon da yapınca ortaya bu çıktı bizim meraklı minik de çok sevdi..


Bu arada 15.ay kontrolundeydik önce herşey yolunda gitti sallanan ata bindi doktorun tüm oyuncaklarını yere serdi ama iş muayene sedyesine oturmaya gelince katılırcasına ağladı pnömokok aşı ignesini görünce iyice çığlığı bastı..aşı olur olmaz tekrar ata bindirince de gülücükleri saldı deli kız.. 81 cm 11.65 kg..fazla yemiyor diye üzülürken o kadar harekete bir de 650 gr almış bu ay ..valla şaştım maaşallah :)

9 Nisan 2009

Park Gülü

Bahar geldi geçiverecek hemen değerlendirmek lazım semt de park cenneti minikliğe ev dar geliyor artık hep dışardayız bazen sabah akşam 2 posta..
Denizkızı parkta iyice yorulup akşam yemegini güzelce yedikten sonra 2100 de uykuya dalıveriyor ama ben de seriliyorum koltuga Deniz uyuyunca yapmayı planladıklarım hayal ettiklerim gerçekleşemiyor genelde....
Park kalabalık değilse Denizkızı kesinlikle oyuncaklara binmeye yanaşmıyor hooop poposunu kumlara oturtuveriyor kum canavarı nasıl da mutlu kumlarda..
Bugün hava yaz gibi arkadaşlar dolu eşlik eden olunca önce oyuncakların tadına baktı kuzu.. bir de en sevgili oyun arkadaşlarından Serenimiz de yanımızda daha ne olsun..

Bıraksam şu ellerimi düşer miyim ki..olmuyo neyse ki bezim var popom acımıyo düşünce..yarın tekrar denemeliyim :)


Bu kızı seviyorum simitlerini hep bana veriyo..bi de bana teyse dedirtmeye çalışıyo bakalım..

Bu arada sobelenmişiz siyap a çok teşekkurler benden de severek vakit buldukça okudugum listemdeki tim bloggerlara gitsin..