23.ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23.ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ocak 2010

Arkadaşlık Çerçevesi

Ekin ve Berna' ya gittik. Öncesinde Ekin kuzuya bir hediye hazırlığı.

Gerekenler;
- evdeki atık kutulardan kesilmiş bir resimlik ve çerçeve,
- boya malzemeleri
- çerçeve süslemesi için çeşitli süsler, etiketler ve tutkal
- ve boyamaya meraklı bir minik

Boya yapacağız deyince Deniz çok heyecanlanıp "Yaçaçııın!!" diye bağırıp hoplamaya zıplamaya başlıyor, onun bu isteğini gördükçe benim de yayıntıya ve boyanan yerlere müsamaham artıyor galiba.

Önce eller boyanıp izi çıkarılır, sonrasında çerçeveler fırçayla ve arada parmaklarla boyanır, ben birkaç çerçeve kestim benzerinden anneanne-dedeye ve bize de 2 yaş el izi hatırası hazırlamak için.

Deniz boyarken arada fırçayı bana uzatıp "çok gücel olcak anneee" diye sesleniyor.
Boyanan çerçeve kuruyunca üzerine süsler yapıştırılır. Deniz yarısını yapıştırdı sonra da yorulup kalktı "kardeş dapcak anne" diye sandalyesine bebeğini oturttu yerde ayı dansı yapmaya başladı komik kızım benim.
Resimdeki boşluk bırakılan yere diğer boya meraklısı kuzunun el izi basılmak üzere arkadaşlık çerçevesi tamamlanır.


Kızlar çok eğlendiler kendi kendilerine oyun yaratıp durdular. Çok komik anlar da yaşadık arada 2lik Deniz oyuncakları kapıp "o meniiim hepci meniiim anneee" diye 2 damarını konuşturdu, 3lük Ekin de niye Deniz benim diyor onlar benim amaa, dediğimi neden yapmıyor anne diye anlamaya çalıştı. Keşke aynı yaşta olsalar dedik hep, böyle bile anlaşabiliyorken.

Küçük ressamlar işbaşında.

Çılgınlar gibi eğlendikleri anlar, defalarca zıplayıp katılırcasına güldüler dinlenip tekrar hoplamaya başladılar bizi de çok güldürdüler.

Çok keyif aldığım bu gün, güleryüzü, sohbeti ve çok daha öncesinden tanışmış olmayı dilediğim arkadaşlığı için Berna' ya çok teşekkürler, kocaman bir dilim ev yapımı pasta ve diğer yiyip içtiklerim için de :)

8 Ocak 2010

Mini mini oyunlar

Minicik, iki tane "iki" den bir oyun grubu.

Ayşegül ve Doğa' yla bir mail grubu sayesinde bu yaz tanıştık.
Pazartesileri buluşuyoruz aksilik olmadıkça.
Kızlar iyi anlaşıyor, iletişimleri güzel ikisi de dilli maşallah.. tabii bazen "iki" damarları tutuyor bıyaaak beniiim hayııyy o meniimm anneee!! krizleri yaşanabiliyor.

Dışarda, bizde ya da onlardayız. Deniz Doğa'nın evinden ayrılmak istemiyor ama.
Gitme vakti benden ciddi anlamda kaçıyor ıııhh ben buuyda kalcaaam ditmiyceem!!
Nedeni de kapkara bir Bitter, cocker kendisi.
Deniz Bitter'in topunu düşürmesini bekliyor kapıp gene ona atıyor "annne ona bak ona baak annee gidiyoo yakayadıı topuu ihhi ihi "

7 Ocak 2010

2010..

Yılın ilk haftası geçti bitiyor bile.

Oysa ben dileklerimi listeleyecektim. Süslerini atınca annanne ve dedenin bahçesine dikeceğimiz Deniz' in minik çam fidanını fotoğraflayacak, yılbaşı akşamı hediye heyecanını, çocuklar arasında nasıl oynayarak eğlendiğini anlatacaktım.

İçinde bulunduğumuz belirsizlik, muamma hali nihayet sona erdi, benim de huzursuzluğum, tuhaf ruh hallerim, miskinliğim. Olmayacağına kesin gözüyle baktığım bir gelişme oluverdi işte rüyamda görsem inanmayacağım. Değişiklik, yeni bir başlangıç. Hayırlısı diyorum klasik ağzımızda ya hep, güzel şeyler olsun umarım.

Yeni yıldan tek dileğim sağlık. Eşime, anne ve babama, bana, tüm sevdiklerime arkadaşlarıma en çok da Denizkızıma. Gerisi boş sanırım bir şekilde hayatın akışına uyum sağlıyoruz. Maceraya atılabilme gücü de istesem biraz.


Güzel başladı ilk hafta. Deniz ve vapur, tatilde aylak gezintiler, bolca kahve ve pasta tadımıyla. Arkadaşlarla uzun lezzetli kahvaltılar, Deniz'in halinden memnun, neşesinin enerjisinin hiç bitmediği anlarla. Ve tabii günü hiç kaçırmak istemeyip öğlenleri hiç uyumadığı akşamına da erkenden sızdığı günlerle.

Başı mı poposu mu belli olmayan komik tavuğa Deniz'in tepkisi, "Hoyoja bak anne ü-ürüüüü"

Önce midillilere yanaşırım sonra da bir hızla kaçarım
kaçarken de aynen böyle diyor " middiddii geymee kaçıyoyum been "

Güyo'yla ve Öjgüy amcayla koşturdum oynadım hiç yorulmadım.

Sinem & Mehmet'in yeni tükkanı :)

Çok şirin, çok emek verilmiş. Doğal, katkısız ürünlerle dolu Atatürk Orman Çiftliği, Güzelbahçe.
Arka taraftaki denize nazır saklı köşede kahvelerimizi içtik, bu arada etraftaki yumurtaları yutata canavarı Deniz'den korumaya çalışarak.

Unutmadan.. Yılın ilk günlerinde evimize bir kar tanesi düştü.
Füsuncum çok sevindirdin beni bunlardan biri de benim içinmiş meğer.
Çok teşekkür ederim arkadaşlığın, blogumu devam ettirme sebeplerinden biri olduğun için.

29 Aralık 2009

Öncesi - Sonrası

Yaklaşık on gündür öğle yemeğinden sonra Deniz kendi kendine " ee jamanı uuku jamanı" deyip yatağına gidiyor ben de nasıl yani diye şaşkın şaşkın bakıyorum arkasından.

Noldu birden, tamam yatağında kendi uyuyordu aylardır ama uyku zamanı deyince ne kadar koşup zıplamış, dans etmiş, yorulmuş olsa da mutlaka itirazını yapar, sızlanmaya başlardı.

Diego' ya ek olarak yeni öğle uykusu arkadaşları Pamuk ve Kahve, yani minik fareleri. Yeni almadık ama nedense onları da yanında istiyor ve mutlaka Pocoyo kitabını.

Geçen hafta çektim bu fotoğrafları.
Yattı ben de içeriye gittim ama mır mır sesler geliyor. Battaniyesini de üzerine çekmiş -ki hiç adeti değildir yere atar- fareler ve Diego yanı başında, onlara Pocoyo okuyor " Pocoğo lego oynuyoo Pocoğo jüt iççiyo".

"Annecim fotoğrafını çekebilir miyim?" dedim hıhı diye izin verdi.


Ve de sonrası uyumuş hali.



Haftasonu araya girip öğle uykuları 2 gün sekteye uğrayınca bugün şaştı bu yeni hali, ama biraz "anne gey anne yanıma dat ee dap" ısrarlarından sonra uyudu.

Suratı hala bebek olsa da ne çabuk büyüdü benim tatlı kızım.
Az önce küçülen bazı kıyafetleri, ayakkabıları, bebeklik oyuncaklarını 5-6 aylık kız bebekleri olan ve yarın göreceğim iki arkadaşıma vermek üzere ayırdım. Daha çok var ayrılacak ama zaman ve kendimde güç buldugum zaman onları da çıkaracağım meydana.
Şimdi hayvancıklarına giydirmeye çalıştığı birkaç tane de oynaması için bıraktığım minicik çoraplarını sevdim kaldırırken, sanki bütün eşyaları toplayacakmışım gibi hüzünlendim.

Büyümesini izlerken, beraber büyürken hep onu düşünmek, neye nasıl tepki vereceğini hayal etmek, geleceğini şekillendirmeye çalışmak;
farklı bir yola girebilmek, karar vermek çok zor.
Dilerim verdiğimiz kararlar onun için en iyisi, en doğrusu olsun..

23 Aralık 2009

Arkadaşlarım ve Ben

Çok sevdiğim arkadaşlarım Can, Ege, Ekin bana oynamaya geldiler. Artık birbirimizi tanıyoruz iyice.

Sallanan fil' im Buçi Buçi' ye 2 kişi hatta 3 kişi binmeye çalıştık.
Tünelimden geçtik sırayla içinde yuvarlandık çok eğlendik.

Berna teyzemin geçen aylarda hediye ettiği çocuk şarkıları albümümü çok seviyorum günde 4-5 posta anneme çaldırıp acayip figürlerle hoplayıp zıplıyorum, arkadaşlarıma da mini bir gösteri yaptım beraber dans ettik.

Bir ara Ekin'le mutfakta çay takımımı alıp kı.zkıza oynadık birbirimize çay ikram ettik.
Can da çay içmek isteyince kapıştık biraz, sonunda Can bardakla Ekin' e vurdu en çok aklımda kalan günün anlarından biriydi bu, hala anlatıyorum durup dururken,
- Aakadaş geydi
- Can vuydu Ekin'e
- Ekin'in kafaşına vuydu, ayladı Ekin
- buj, anneşi buj koydu geçti
- bi baa dapmıcak Can

Annemin yaptığı balkabaklı muhallebiyi, havuçlu cevizli keki yedik enerji depoladık. Gün sonunda uykusuzluktan yorgunluktan yerlere serildik hepimiz, uykucu arkadaşım Ege hariç.

Gene gelseniz, hep oynasak her gün oyun olsa..


* Fotoğraflar için Bernacım çok teşekkürler..

Bem kütükken

Deniz 3-4 kelimelik cümleler kuruyordu ama son iki haftada ne olduysa dili birden atak yaptı, biz şaşkınlıkla ve keyifle izliyoruz.

Otoparkta babasına sesleniyor,
- baba bak ooyda bi kedi vay
- bak oyda da da bi köpek vay *bazen tek bazen çift bu "da" larin sayısı şaşabiliyor :)

Tek tek tane tane konuşuyor, bazen söylemeye çalıştığını anlamayınca üzülüyorum ne dedi ne demek istiyor diye kafa yoruyorum çok komik gerçekten.

Bugün üzerini giyiniyoruz durup dururken şöyle bir inciledi,
- uçakı biidim
- efendim ??
- uçakı biidim anne
- hıım uçağa mı bindin?
- hııı ebet
- bem kütükken uçakı biidim
- sen küçükken??
- ebet bem kütükken
- hımm
- ee-e daptım *küçükken uçağa binmiş uyumuş??

Kahkülleri uzadı gözlerine giriyor, bu defa kesmeyeceğim artık, bir kenara toplayıp toka taktım diğer tarafa da takmamı istiyor,
- bu tayafa da
- bi tane daa vay oyda
Tokanın diğer eşini kaybetmiştik yok, aradan zaman geçti babası gelince toka dolabına götürdü açmaya çalışıp şöyle diyor,
- Bundan iki tane vaydı !!

Bunda çok güldürdü beni,
ilk defa gördüğü çingene pembesi, yaka kenarlarında keçeden minik süsler olan bir bornozu inceliyor,
- bu ne?
- havlu bornoz annecim,
- annenin?
- evet benim,
- hııı
- menim oysun? menim oysun? *bunu sorarken kafasını da emme basma tulumba gibi öne yana eğiyor :))

Temizlik onun işi,
- anne peççete içtiom? *peçete istiyormuş
- napacaksın peçeteyi?
- temizlik dapcam
5 dakika sonra peçeteyi çöpe attı,
- noldu bitti mi temizlik?
- gene baçka peççete içtiom
- peki :))

21 Aralık 2009

Minik eller kocaman kalpler


Bu kalpler kimin için?
Doğum günü olan babaya.


Süngerle boyamaya bayıldı, "bi baa yapalım bi baa" deyince iki tane hazırladık.
Bu kalpler kimin deyince,
- Denijin meniim!

Bu sabah telefonda babasına söyledikleri,
- Babcacım duum güğün tutlu oysun

Fikir buradan Our Crafts~N~Things.

Yeni Yıl Oyuncak Arkadaşı


Bu sene Deniz yeni yıl heyecanını erkenden doya doya yaşıyor.

Montessori grubumuzun Yeni Yıl çekilişinde Deniz Ankara' dan 14 aylık Kutluay' a çıktı ve hediyeleri cuma günü Deniz uykudayken geldi.
Genelde öğle uykusundan huysuz ağlamaklı uyanan Deniz' in ben "kargocu abi geldi arkadaşından sana hediye getirmiş koş bak salonda" deyiverince bütün uyku sersemliği gitti.
Çok heyecanlı, mutlu..

Hediyee aakadaaş diye bağırarak önce çok şirin uğur böcekli kartını inceledi Kutluay' ı fotoğrafından sevdi. Sonra paketlere saldırdı, bir kitap ve ahşap şekiller puzzle.
Yap-boz'lu masal kitabını çok sevdi kapağındaki simlere bayıldı süslü kızım benim.
Eline bir ahşap şekilleri aldi bir kitabını ikisini de bırakmadan.


İkinci paket de bana, anne -kız şanslıyız bu yıl. Kutluay'ın annesi Öznur beni de düşünmüş el emeği çok güzel bir atkı bere takımı göndermiş.

Öznur ve Kutluay' a çok teşekkürler hediyeler ve incelikleri için.
Bu yıl hep böyle şanslı olsun dilerim.

17 Aralık 2009

Geyik kardeşler ve Çam ağacı

- Deniz bu ne?
- Ağaç
- Ne ağacı?
- Neni yıy

Gerekenler; 4 üçgen yeşil karton 1 dikdörtgen kahverengi karton kestik, etiketler, renkli pamuklar ve tutkal. Deniz pamukların üzerine de yıldızlar yapıştırmaya devam etti :)

Yeni Yıl ağacı fikir buradan : Our Crafts~N~Things.

Bunlar da Deniz'in el ve ayaklarından geyikler. En çok bunu sevdim ben.
Önce kartona el ve ayak izlerini alıp kestik. Gözler etiketten, burun pamuktan.

Geyik fikri link : Our Crafts~N~Things .

- Deniz ne yapıyoruz?
- Giyiiik !!

Sırada Kardan adam. Deniz kopardığı pamuklara tutkal sürerken parmağına bulaşan pamuklardan çok rahatsız oldu anne pij pij uff uf demeye başlayınca yarım bırakıp lavaboya koşturdu.

Kardan adamı biliyor görünce "daydan dadaaam" diye bağırıyor ama kar nedir onu bilmiyor ki yavrum canlı canlı görmedi henüz.

Akşam babası gelince ilk iş elinden tutup eserlerini gösterdi,
- bem daptııım!
- neniyııı neniyııı neniyııı *Yeni yıl kutlu olsun şarkısını söylüyor.

16 Aralık 2009

Minik Fotoğrafçı


Büyüyorum Eğleniyorum Ögreniyorum 'da bu haftaki konu "Fotoğraf".

Haftasonu Bienal' deki fotoğrafları gezdikten sonra dün sabah deniz kenarına fotoğraf çekmeye gittik.
Ben çekerken mütemadiyen "bem de bem de! menimm!!" diye koşturan minik fotoğrafçımı serbest bıraktım işte Deniz'in deklanşöründen çıkan ilk fotoğrafları.

Yeni Yıl' dan ilk hediyeler


Bu sabah kapı çaldı "kargooo!!"

Sesi duyan Deniz "aabiii kaaagooo" diye zıplamaya başladı sucu abi, kargocu abi hepsine hayran geldiklerinde heyecanla seslenip kapıya dayanıp sabırsızlanmaya başlıyor.

Gelen paket İstanbul'dan. Füsun' un etkinliğinde ben Begüm'ün annesi Güneş'e çıkmışım meğer. Güneş' le aramızda bir bağ var sanki birbirimizin şansı oluyoruz hep. Deniz'in 23 Nisan oyuncak arkadaşı da Begüm olmuştu.

2.Montessori yeni yıl oyuncak arkadaşı etkinliğimizde Deniz'e bu sefer de Begüm çıktı. Biz çok mutluyuz bu durumdan, bir de yüz yüze tanışıp oynayabilseler.

Güneş' ten çok güzel iki hediye aldık, bir tanesi de Deniz 'e gelmiş Begüm'ün fotoğrafının da olduğu el emeği çok şirin bir kartla beraber.
Deniz bak arkadaşın Begüm' den sana hediye geldi deyince yaşadığı heyecan çok güzeldi akadaaş hediye diye diye Begüm'ün resmini elinden düşürmedi yetmedi bir de öptü.
Sonra da hediyeleri açtı benimkini de tabii.
Sevgili Güneş' çok teşekkürler çok beğendik hediyelerimizi, bugün güzel bir heyecan ve neşeyle başladı günümüz.

Benim hediyem de sevgili Özden' e gitti, hediye almak yanında vermenin ve beğenildiğini görmenin zevki daha da güzel.

15 Aralık 2009

Deniz 23 aylık


Çok cadı oldun benim tatlı kızım.

Bu aralar alışkanlığın gecenin bir vakti uyanıp ooyda yatcam diye bizim yanımıza geliyorsun, sabah ikimiz kalınca beni yataktan atmadığın kalıyor ne tarafa yatsam üzerime gelip koca yatağa yayılıyorsun ben tam dalınca da annee bak annee kalk demeye başlıyorsun elinle yüzümü severken.

Çok da süslüsün bu aralar, sabah uyandın ve ilk işin benim kolyelerimin asılı olduğu bebeği gösterip "ooyda koyye içtiom takçam vey vey vey" diye başımın etini yemek oldu.
Ben kahvaltı hazırlarken sen kolyelerini taktın yanıma geldin koşarak "bijj geydiik" diye. Ben geldim denir annecim diye düzeltince de tekrar "bem geydiiik" diyorsun.

Hiç kızamıyorum, kafanı yana eğip annee accecimm diyorsun sımsıkı sarılıveriyorum sana hiç büyüme istiyorum.. Hep böyle bir yer fıstığı olarak kalsan, mağara adamları gibi konuşsan, dergilerde gördüğün ya da hamurdan yaptığımız yılanlara bile gösterdiğin şefkatin, sevgin hiç eksilmese.