30 Eylül 2009 Çarşamba

Loplopumuz:)

Medusa

Dolaşırken, NLP ve hafıza eğitim seminerini görünce
Gülayı' da haberdar edip bugün bu seminere katıldık.
Bugün okula gitmedim.
Ayarlayabilirsem çarşambaları okula gitmeden sürekli
bu kursada katılmak istiyorum.
Hem çok eğleniyor hem de beynimizi, sinirlerimizi
programlamayı öğreniyoruz.
Hay allah bir bu eksikti denecek haldeyim ama
ne yapayım sabit ve rutin işleri sevmiyorum.
sürekli yakınan sorunlarını net anlatmayıp gizem yaratan,
sizi saçma sapan düşüncelere sevk eden insanları ve olayları
sevmiyorum.Durum böyle olunca etrafınızdaki arkadaşlarınızla
benzer eğitimler alarak daha mutlu olunabileceğini düşünüyorum.

DFG (Dilek Ferda Gülay) Düzenli Faliyet Grubu
Beynimizin sağ ve sol lopunu kullanmaya bir başlarsak
daha neler yaparız biz..
Bu arada arka arkaya en az 20 farklı kelimeyi şaşırmadan
sayabiliyoruz artık..Elbet bir işimize yarayacak boru mu,:)
Kurstan sonra Gülay ev gezmesine gitti.
Ferdayla bilardo ve masa tenisi oynadık.
Söylemesi ayıp (ayıp değil ama)masa tenisini iyi oynarım..
hatta NLP hocası ödev verdi sağ elini kullananlar biraz sol elini
ve sol elini kullananlarda sağ eliyle yazı yazma ve benzeri
işler yaparak loplarını çalıştıracaklar.
bizde bu kuraldan hareketle ters ellerimizlede oynadık..

Şuanki gelişmelerden ötürü inanın benim loplarım çalışmaz durumda
şaşkın şaşkın bakıyor sağa sola...
Çocuk kayıplarınında üzerimde yarattığı etkiyle bu endişeli halimize
Çare olsun NLP :))

28 Eylül 2009 Pazartesi

Bilinmeyen Sendrom


Son gittiğim tatilden bir foto ile merhaba demek istedim sizlere.
Dalga kayalara ne kadar hırçın davrandı, kaya sevgiyle ona direnç
gösterdi. Doğanın bu aşkı karşısında benim onlara hayranlık duymaktan
başka çarem kalmadı.

Tatillerimin hepsi birbirinden güzel geçti.
Sanırım abarttık bile, yani ben abarttım yorgunum bir türlü dinlenemiyorum.
Ankara dışında her yerde olmaktan mutlu oluyorum.

Burda evimi eşimi dostumu ve malumunuz sanat aktivitelerimi seviyorum ama
şehri asla sevmiyorum..
Kızlarla,
ve uzun bir ayrılık döneminden sonra yemeğimize gittik.
çok sevdiğimiz kırmızı lokantada tavuk dürümümüzü zevkle tükettik
bu yemek benim 40. yaş günümün kutlamasıydı.
Yorgunluğumun bir sebebi de bu:))
Yemekten sonra Tiyatroya geçtik ucu ucuna yetiştik.
"Kerbela"isimli oyuna bilet aldım umarım sıkıcı bir anlatımı yoktur.
Diye düşündüm.
Kızlardan önce koşturdum salona, bileti almalıyım ya
Aa! halıları yıkıyorlar kapının önünde
kolay gelsin Kerbelanın (oyunun) halılarını mı yıkıyorsunuz dedim gülerek.
Nasıl yardımcı olabiliriz dediklerinde anladım ki büyük bir hata yaptım
sevincim nedeniyle tarihi karıştırdım ve 3 Ekimde ki oyuna bir hafta önceden kızları da sürdükledim:)))
Umarım gülümsetecek mevzularımız çok olur hepinize sevgiyle merhaba.