24 Temmuz 2011 Pazar

3'ü bi arada!

Bu aralar 3 yaş ile beraber biz 3'ledik hakikaten farkında olmadan :P
Bir anda oldu, hepsi peş peşe geldi..İyi mi oldu bilemiyorum ama dönüşü yok artık :))

İlk olarak Emzik ile başladık bu yeni alışkanlıklarımıza,


Emzik, o gün bugündür adı bile konu olmuyor evde, çok şaşırtıcı :) Oysa ben hep emzik'ten korkardım, yani şöyle ki, çok alışık olduğundan uyku esnasında hep nasıl olur der ve zamanı uzatırdım ta ki beyefendi kopartana kadar!!
Kendi yaptığının sonucu olduğundan mıdır bilemiyorum ama son buldu emzik işi!
Ama gelin görün ki, öğle uykuları da son buldu..Geçtiğimiz hafta uyumayı o red ediyor ben ısrarla yatırıyorum, o red ediyor ben yatırıyorum..Böylelikle neredeyse uyanma vakti geliyor ve kadının fendi erkeği henüz yeniyor, uykuya dalıyor...
Bu şekilde uyuyor artık,önceden emziği alır ve oyuncak bebek gibi, ağzına girdiği andan itibaren çoktaaaann uykuya dalardı :) Neyse buna da şükür diyelim :P

İkinci olayımız, Bez...
  
6 ay olmasına rağmen çocuk bezi bırakalı, ben hala uyku esnasında bağlıyordum..Ama neden? sorun bi  bakalım neden diye :P Gece ciddi anlamda çok dolu dolu yapıyordu çişini ve ben de bu sebeple bıraktırmıyordum....!!! (iyi bir bahene olmadı mı :P)

Neyse bir sabah uyuyorum, bu yana yakıla yanıma geldi, ''anne .pi.p.i.m acıyol, p.i.p.i.me buş koy anne'' diye;
Allah allah ne oldu acaba dedik, yine eli muhtemelen o dolaylardaydı ve acıttı diye düşündük, buz koyduk birkaç saniye!! Biraz zaman geçti sorduk, neden p.i.p.i.n acıdı oğlum dedik..

''Yamba yaktı!!!! anne'' dedi... Bahsettiği gece lambası, sen git sabah sabah, nerden vahiy indiyse, 
eyy oğul p.i.p.i.ni gel ve gece lambasına sürt diye!!! tövbe yarabbim..yakmış haliyle ;) yakmış derler, sıcak olduğundan...Bir de buz koy diyor bücür :))))
2 gün devam etti bu p.i.p.im acıyor muhabbeti, her çiş yapışında yanıyordu sanırım...
Sonra gece yatarken, bez takmamı red etmeye başladı...Haydaa ama nasıl olur, ben hiç te hazır değilim bezi bırakmaya ki! Burada ki ben! ben oluyorum :P
Çıkarttık tabii, ee n'oldu çıkartınca, sürekli çarşaf, külot vs. değiştirir oldum...Yakalayamadım bir türlü  vakitlerini..
Wc'ye gidiyoruz, peşinden su içiyor, gece hiç deliksiz uyuyan çocuk 3-4 kere uyanır oldu..Su için, çiş için vs. vs.
3 sene uykusuzluk çekmeyen ben, başladı mı uykusuz her gece'ler :)))
Şimdi daha temkinliyim, mümkün oldukça az su veriyorum :P sütü yarım saat önce içiriyorum, kendimce çözüm arıyorum ama yine de yakalayamıyorum tam olarak :))
Böyle devam ederse, yani merak ediyorum uykudan kaldırıp çişe tutmakmı gerekiyor, yoksa sabaha kadar uyuması mı? ee böyle de göl olur o zaman yatak!! Ee kaldırınca da en az 3 kez kalkıyoruz :))
Hal böyle olunca, hem emzik hem bez zor oldu tabii...

He gelelim son aşamaya, bu da eklenince çocuk ta biz de neye uğradığımızı şaşırdık :)) Yatak!

Doğduğundan 7 aylık olana kadar büyüyebilen yatak almıştık onda yatıyordu, sonra bundan düşer, atlar korkusuyla gidip park yatak aldık, diğeri hooopp depoya kalktı...Park yatak çok işimize geldi, hayatımızı kolaylaştırdı, bizimle gerek hava yolu, gerek kara yolu bütün seyahatlerimizde bulundu, itinayla gittiği yerde görevini sonuna kadar yerine getirdi ve 3 yaşına kadar da kullandık hala daha kullanabilirsin bizim 1 metrelik velet yan yatıyor, ayakları dikiyor filan ama sığıyordu :)))
Ama bana fenalık bastı, sanki hapis gibi onun içinde görmekten sıkıldım...Geçen hafta ani bir kararla hadi diğer yatağını kuralı dedim...Başra kenarlıkları da kurmaktı niyet! Fakata babamız yok üzerinden atlar, atlarken düşer vs. dedi diye birden kenarlıksız kurrmaya karar verdik :))

Sereserpe yatan çocuk, geniş geniş ferah ferah bunda nasıl yatacaktı...Büyütmedik yatağı, hala küçük ama kenarlıkları yok..Biraz alışsın tek kişilik yatak alırım dedim :P
Eee akşam oldu çocuk yatacak, ben tedirgin...Yere döşek serdim...Düşerken bari yumuşak iniş yapsın diye :))
Yatırdım, bekliyorum, kulağım megafonda ha düştü ha düşecek..Arada gidip bakıyorum, en son sola dönmüştü bunun sağa dönüşün de kesin yerde dedim ve saat gece 1, bir küüütt diye ses geldi ki, aklım çıktı...


Koştum bizimki yerde tabii :( Kaldırdım yatırdım yatağına, o gün bugündür bir kütürtü yok artık ben görmediğim, uykuya daldığım sıralarda yere mi inip yatıyor bilemiyorum ama!! Bazen hala yerde oluyor tabii :)
Sadece sessiz oluyor bu inişler, sanırım çözüm buldu kendince, güzelce inip yatıyor :))

Ya işte biz de durumlar böyle tabii yatakla beraber benim uykusuzluk daha da arttı, tedirgin uyuyorum-uyumuyorum-uyuyamıyorum...Kaç kez kalkıp bakıyorum ama kenarlıksız kullanmasını bende istedim, alışsın artık diye!! Belki erken oldu, belki de eşimin dediği gibi kışa en azından bir tarafına kenarlık taktırabiliriz, şimdi yazın sorun değil üzeri açık yatıyor kışın yere düşse zor olur ;)

He geçen gün Tibet'in resimlere bakarken yatağını gördü...hemen,
''Çilek alabaşı istiyolum men anne'' dedi, şaşırdım..
Henüz onun yatak olduğunun farkında değil tabii o sadece alaba kısmıyla ilgileniyor :))
Kenarlıksız yatağa geçtik, bezi, emziği bıarktık büyüme emareleri gösteriyoruz diye de hemen arbalı yatak alamayağım yani :P


13 Temmuz 2011 Çarşamba

3 yaş ile beraber!


Çok sıcak çok..
Böyle bir sıcak ben ömrümde görmedim desem yeridir, o derece sıcak yanii..
Rüzgar esmiyor, esse bile fön makinesi kıvamında :)
Böyle sıcak olunca tabii, uyumakta güçleşiyor..
Batı her daim çıplak geziyor ama yok isilik oldu yavrucak, duş alsa bile faydası yok!

3 yaş ile beraber emzik işine son verdik vermesine de! İyi mi yaptık kötü mü bilemedim!
Çünkü öğle uykularını da bitirdi :( Ve çok kötü oldu bu durum, doğdu doğalı hergün aksatmadan uyurdu hem o dinlenirdi hem ben..Ama şimdi uyumuyor, resmen yatakta savaşıyor, konuşuyor, kah su istiyor, kah koşup geliyor, kah konuşuyor, konuşuyor.....
Böylelike 1.5 saat geçiyor sonuç ''apşam uyulum anne'' deyip kalkıyor yataktan :(

Emzikten mi yoksa sıcaktan mı bilemedim..Bazen şeytan diyor, tık emziği ağzına uyusun :( ama onu da hazır bıraktı, daha bahsetmiyor bile, o yüzden tekrar başlamakta istemiyorum...

Ben bile gece yatmadan önce allah'ım nasıl uyuyacağım diyorum..O kadar yani.
İçtiğimiz suyun hatti hesabı yok, geceleri deliksiz uyuyan çocuk gece kaç kez su içer oldu :(
Üstünü değiştiriyorum ama sonuç anında terliyor tabii...

3 ay devam edeckmiş bu sıcaklar diye okudum bir yerde! Düşünebiyorum, buhar olup uçucam az kaldı..
Zaten zayıfladım oldukça, şimdi ter döke döke kilo veriyorum :)

8 Temmuz 2011 Cuma

En Mutlu Edenim!


 
Mutluluk;bir çift minik ayağın pat pat nasıl yürüdüğünü yada yürüyemediğini seyretmede, gülümsemekte !!
Mutluluk; minicik terliklerin içindeki minik parmakların şirinliğine bakmaya doyamamakta !!!
Mutluluk; bu insan yavrusunun senin yavrun olmasına şükür etmede, sevmekte, sevilmekte, ne kadar sarmalarsan sarmala doyamamakta......!!!!!
Benim en zor zamanımda sırf hayatımda o var diye gülmeye zorunlu kıldığım kendimi!
Sırf o var diye, kendime dikkat etmek zorunda olduğum...
Üzüntümü, buhranlı anlarımı ona belli etmemek için elimden gelenin fazlasını sarf ettiğim...yada bazen edemediğim....
O hayatımda ki en büyük lütuf benim için, onun benimle olması, benim olması, sırf o var diye, birşey yapmadan önce bin kez düşündüğüm, ovar diye sırf göğüs gerdiğim...
Onun varlığıyla şenlendiğim, sesiyle cıvıldadığım, uyurken özlediğim, bazen uyansın artık diye beklediğim...
Aslında çok fazla üzdüğün zaman olmadı beni, yani çocuktun aslında ama ben senden boyundan büyük hareketler bekledim genel de!!
O yüzden teşekkürüm de var sana, rutinlerine kolaylıkla alıştığın ve bundan yana beni sıkıntıya sokmadığın için....
Her hareketinde, ''ne zaman bu kadar büyüdün sen de bunları yapabiliyorsun'' diye kendi kendime söylediğim ve bundan mutlu olduğum...
İyi ki iyi ki doğurdum seni, iyi ki benimlesin, bana bir metrelik boyunla güç verensin....
İlham kaynağımsın, sen dediğim de, düşündüğüm de senin için şair bile kesilebiliyorum ne garip...
Sen benim canımın içinden can cingöz oğlum diyebildiğimsin....
 
(3 yıllık emziğimize başş başşş yapmış bulunmaktayız)

6 Temmuz 2011 Çarşamba

Son mu verdik emzik işine!

Uyku saatimiz geldi, rutin, süt içme, kitap okuma, su içme, öpüp-koklaşma merasiminden sonra ezmiğini aldı, uykuya dalmak üzere yattı ve ben çıktım odadan!! Arkamdam 2-3 dk. geçmedi megafondan gelen ses!!


Anne meme'm yıtıldı..
gidip baktım, ısırmış, kopartmış.
men simdi napıcam anne :(  (gayet üzgün, dudaklar büzük, boynu bükük :P )
memesiz uyabilirsin oğlum, büyüdün artık!
hee, apsam yenisini alılız anne!!  ( bu sefer gayet mutlu ve sevinçle! )
yok oğlum, artık başka satılmıyor malesef :P  dedim ve çıktım koşar adım :)))
men simdi napıcam anne!! çat diye patladı anne !! diye defalarca tekrarladı,
ayıcığını vereyim mi? onunla uyumak istermisin?  diye bir fikir geldi aklıma!! verdim.
ayy ayıcığım, meme'm çat diye patladı, anlıyomuşum ayıcıt... diye konuşuyor, dinlemedeyim :))

Şu an hala uyumadı ama su istedi, babamız götürdü ve babasına meme'm yıltıldı baba dedi. 
Basta alırız dimi baba diye de devam etti.
Şimdi ayıcığınla yat uyu oğlum, büyüdün hem artık sen...
Tekrar aynı istekte bulununca, babası da sağolsun çarşıya gidince alırız demez mi? !!!!!

Tekrar almayı planlamıyorum ama bana da belli olmaz hani :P Çünkü hiç kıyamıyorum emziğinden ayrılmasına, bir de sadece uykusunda emiyor ya, ne bileyim, üzülecek, bir yanı eksik kalacakmış gibi geliyor..delimiyim..!!!

O direnir mi, yoksa ben mi pes ederim bakalım önümüzdeki günler ne gösterecek .)

2 Temmuz 2011 Cumartesi

Bizi mutlu edenler

Sabah kalktım, daha yüzümü yıkamamıştım ki, zil çaldı...
Allah allah nidaları'yla kapıya yöneldim, ilk önce pencereden baktım..Y.Kargo, beni soruyor...
Ne ola ki bu şimdi dedim kendi kendime, bir taraftan Batı'da peşimde aynı soruyu soruyor :)

Açtık kapımızı, ben hemen kimden dedim almadan önce!
Adını söyleyince zaten tanıdım ve ama şaşkınlığımı üzerimden atamadım bir süre!!
Batı'da alıştı ya bu sıra paket gelmelerine, o nediy anne? nediy o diye diye peşimde :)


Ben hala şaşkın, cevap bile veremedim bir taraftan açıyorum paketi, nasıl, nereden buldu adresi, bu nasıl bir günümü aydınlatan pakettir böyle diye sevindirik oldum ne yalan söyleyeyim :)
Canım, içinde yazan not'la beni nasıl da duygulandırdın, nasıl düşünceli, ince, şeker bir insansın sen öyle!
Bunu zaten yüz yüze geldiğimde hissetmiştim, seni tanımaktan, bu tanışma fırsatını başarmaktan öyle mutlu olmuştum ki!.
Seni öyle çok seviyorum bunu biliyorsun, çok sık görüşemesekte yüreğim hep seninle..Beni bugün bu buhranlı günümde mutlu ettin ya! Allahta sizi yavrucuğunla, sevdiklerinle bir ömür mutlu etsin inşallah...
Çok çok çok teşekkür ederim/iz...Benim minik oğlum Tuğra ve onun güzel annesi Emine'm :)
Fark ettim de Batı'nın bu renk tshirt'ü yokmuş yaw..Sanki bilipte yollamışsın gibi :) Çok güzeller, kitabı da öyle içinde bir sürü hikaye :))

Bu arada hazır hediye demişken, dayımızın yolladıklarıyla da resimlerimizi çektik onları da ekleyeyim, ayıp olmasın :P dimi ama!!




Bu doğum günümüz de Batı ne çok mutlu oldu böyle, iyi ki varsınız...Sizler de olmasanız.....!!!!!!!!
Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin